Nevşehir'de Kentlilik Kültürü, Çevre ve Şehirde Yaşama Konferansı
Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver, Çağdaş ve Modern Bir Kent Oluşumuna Yönelik Çalışmalarının Devam Ettiğini Belirterek, Yasaklarla Donatılı Bir Belediyecilik Yerine, Modern Dünyada Özümsenecek Çalışmaları Hayatın Her Alanında Oluşturmaya Gayret Ettiklerini Söyledi.
Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver, çağdaş ve modern bir kent oluşumuna yönelik çalışmalarının devam ettiğini belirterek, yasaklarla donatılı bir belediyecilik yerine, modern dünyada özümsenecek çalışmaları hayatın her alanında oluşturmaya gayret ettiklerini söyledi.
Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver, Nevşehir'deki çeşitli eğitim kurumlarında eğitimlerini sürdüren öğrencilere yönelik olarak başlatılan "Kentlilik Kültürü,Çevre ve Şehirde yaşamak" konulu konferans serisine başladı.
Nevşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Kapadokya bölgesini tanıtan CD'nin izlenmesinin ardından Nevşehir Anadolu Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi'nde öğrencilere konferans veren Belediye Başkanı Hasan Ünver, Nevşehir'de yaşayan herkesin kendisinin bu kentin bir ortağı olduğu düşüncesi ile hareket etmesi gerektiğini belirtti. Ünver, "Bu kentte yaşayan herkesin ‘Ben bu kentin ortağıyım,ben bu kentin hemşerisiyim ve hizmet alma hakkına sahibim’ bilincine ulaşması gerekiyor. Bu kentte yapılan her şey yine bu kentte yaşayanlara yönelik olarak yapılmaktadır" dedi.
Yasaklarla donatılmış bir hizmeti hiçbir şekilde benimsemediklerini anlatan Ünver, "Çekirdek çitleme, yasak, otobüs durağında bir arada oturma yasak, çimlere basma yasak’ anlayışı içerisinde bir kısıtlamaya giderek hizmetleri ortaya koyamazsınız. Yasaklamalar evlerde başlar. Toplumun bir çok katmanında da kendini bir şekilde ortaya koyar. Bunun tabanında da yatan "Ne derler" düşüncesidir. ‘Bu kravat olmamış hemen değiştir, ne derler, Bu gömlek sana olmamış, ne derler, bu çorap sana hiç uymamış, ne derler’ Bu gösteriş toplumunun birer göstergesi. Bu aslında geçmişten gelen ciddi bir sorun. Örneğin "Bulgur Pilavı yesen de dişini öyle karıştır ki pirzola yemiş desinler" deyişi buna güzel bir örnektir. Türkülere de yansıyan (Ne derler )ile hareket eden toplumdan başarı beklemek yanlış olur" dedi.
Ünver, yasaklara karşı gerçekçi bir tavır koyarak yasakçılığa yönelik ciddi bir mücadele başlattıklarını belirterek, "Parkları genellikle duvarlar çevrelerdi, duvarların tamamını yıktık. Park duvarla korunmaz zaten, o park halkın, halk kendisinin yararlanacağı, çoluğunu ve çocuğunu alarak oturacağı parkı zaten koruyacaktır. Koruma bilinci de kentlilik kültürünün kazanılmasında oldukça etkin bir mekanizmadır. Yapılan kalıcı hizmetlerin de korumacılığını bizzat sizler yapacaksınız. Babanızın aldığı bir otomobile ne denli sahip çıkıyorsanız, oturduğunuz parklardaki masaların da aynı şekilde babanızın parası ile alındığı düşüncesinden hareketle yıpratmayacak ve üzerlerine yazılar yazmayacaksınız. Ben korumacılık anlamında bu mekanizmanın Nevşehir'de fazlasıyla sağlam temeller üzerinde oluştuğunu gözlemliyorum. Yasak ile hiçbir şeyin ortaya konulamayacağının bilinmesini istiyorum. Bu yapılanları ben babamın parası ile yapmıyorum, bu hizmetlerin tamamı sizlerin cebinden çıkıyor, babalarınızın ödediği vergilerle yapılıyor. Sizler ne denli temizliğe uyarsanız, biz temizliğe o nispette az para harcayıp, temizlik için ön gördüğümüz paralarla sizlere daha modern yürüyüş yolları, dinlenme parkları, spor kompleksleri ve yeni bilgisayar merkezleri kurarız" diye konuştu.
Hayatı boyunca farklı kentlere gittiğinde gördüğü modern yapıların kendi yaşadığı kentte de ortaya konulması düşüncesini yıllar yılı yaşadığını dile getiren Ünver, "Öğrenim hayatımız başta olmak üzere farklı çalışmalar için gittiğimiz kentlerde otobüs duraklarına, sinemalara, parklara bakarak imrenirdim. Hep bu yapılanmaların yaşadığım kentlerde de oluşturulmasını isterdim. Şimdi geçmişte imrendiğimiz çalışmaları yaşadığımız bu kentte tesis etmeye azami gayret gösteriyoruz. Artık büyük kentlerde ne varsa, buna benzer hizmetleri Nevşehir'de de oluşturmak için çaba harcıyoruz” şeklinde konuştu.
Yaklaşık bir saat süre ile devam eden konferansın son bölümünde Ünver, öğrencilere küçük bir zeka testi yaptı. Akılda kalıcılığın ortaya konulmasında ve unutulmamasında hikaye kurgusunun öğrenmede temel bir prensip olduğunu belirterek, alt alta yazdırdığı 20 değişik kelimenin oldukça kısa süre içerisinde ezberletilmesini de sağladı.
Ünver'in başlattığı konferans serisinin diğer eğitim kurumlarında da önümüzdeki günlerde devam edeceği belirtildi.
(MÖZ-SE-Y)
04.12.2007 09:05 TSİ










