Tayyar Tepe - İnsan doğuştan iyi midir, yoksa kötü mü? - Haberler.com

İnsan doğuştan iyi midir, yoksa kötü mü?

İnsan doğuştan iyi midir, yoksa kötü mü?

Ahlaki yargılarımızdır bizi biz yapan. Özümüze derinlemesine işlemişse eğer, kişi yalnız başına esnerken bile, ağzını kapatırken bulur kendini. Gülmek örneğin ilginç bir eylemdir. Bir kişinin neye güldüğüne bakarak zekâsı, nasıl güldüğüne bakarak ahlakı hakkında fikir sahibi olunabilir. Ahlaki yargılar insana doğrunun yanlışın ne olduğu konusunda karar verdirir. Hangisi iyidir, hangisi kötüdür öğretir bize. İnsanlar, tarih boyunca ahlak kavramını birçok farklı yönden ele almış, bazen din ekseninde, kimi zaman da dinden bağımsız bir şekilde tartışmış. Kimileri dünyaya doğuştan tertemiz boş bir levha gibi (Tabula Rasa) geldiğimizi ileri sürmüş. Bu görüşe göre insanın başına ne gelirse dünyada geleceğine, iyi, kötü gibi kavramları dünyada öğrendiğine inanılmış. İnsanın mayasının şekil almasında sadece çevresel faktörlerin etkili olduğu, yetiştirilme tarzları, aile tutumları, okul ve akran gruplarından etkilenerek bireye dönüşeceği düşünülmüş. İlk kez oksijen ile tanıştığında ciğerlerindeki yanmanın etkisiyle ağlayan, kocaman bir sıfır olarak dünyaya merhaba diyen insan, zamanla iyi veya kötü bir bireye dönüşecektir denilmiş.

Özetle bu görüşe göre eğitimsiz bir insanın olamayacağına, alınan eğitimler sonucu iyi veya kötü bir bireye dönüşeceğimize inanılır. Peki insanın doğuştan gelen yargıları olabilir mi? Genetik materyalimizle taşıdığımız, kalıtımsal olarak anne ve babamızdan bize aktarılan iyi, kötü gibi kavramlar ile dünyaya gelmiş olabilir miyiz? Bu ilk bakışta ürkütücü gelebilir. Burada vurgulanmak istenen dünyaya salt iyi veya kötü olarak gelmek değil, iyi veya kötü kavramlarının varlığından haberdar olarak doğmuş olmaktır. 2013 yılında Yale Üniversitesinden Dr. Karen Wynn önderliğinde gerçekleştirilen bir dizi deney sonucunda bebeklere, tiyatro sahnesinde iyi ve kötü karakterli oyuncak kuklalardan oluşan oyun sahnelenmiş, oyuncak kuklalar bebeklere sunulduğunda yüzde 75'inden fazlasının iyi olanı tercih ettiği görülmüş. Kuklalar ile hazırlanan tiyatro sahnesinde iyi, kötü, hırsız gibi anlamlar yüklenen kuklalar çocuklara uzatıldığında yüzde 75 gibi yüksek bir oranda iyi olanı tercih ettikleri, kötü olana yardım eden kuklayı cezalandırıp seçmedikleri gibi sonuçlara ulaşılmış. Deneyde 1-2 yaşındaki bebekler seçimlerini uzanarak göstermişler. 1 yaş altındaki bir bebeğin örneğin 2 aylık bir bebeğin hangi seçimi yaptığını nasıl anlarız diyebilirsiniz. Burada da bebeğin uzatılan kuklalara bakma süreleri karşılaştırılmış ve iyi olan davranış sergileyen kuklaya çok daha uzun süre baktığı görülmüş. 2 yaşın altındaki yüzlerce bebek üzerinde yapılan bu çalışmalar bize doğuştan birçok ahlaki yargı ile birlikte dünyaya geldiğimizi göstermektedir. Deneyi detaylıca izlemek isteyenler web arama motoruna "ahlaki yargılar doğuştan mı" anahtar kelimelerini yazarak arama yapabilirler.

Demek ki hem Freud hem de Piaget' nin bebeklerin doğuştan bir ahlaklarının olmadığı görüşü aslında gerçeği yansıtmıyor. Tarihte 15. Yüzyılda "insanın düşünen organı beyindir, o zaman kafatası büyük olan insanlar daha zekidir ve yüksek ücret almayı hak eden işler için insanların kafatası ölçülerine göre karar vermeliyiz" gibi çarpık bakışların olduğunu ama yaygınlaşamadığını biliyoruz. Allah'tan o zamanlarda bu çarpık görüşteki insanların elinde böyle deneyler yapma imkânı yokmuş! Olsaydı "bu bebeğin içine şeytan kaçmış" diyebilirlerdi.

Peki nasıl oluyor da yüzde 75'in üzerinde bir oranda iyiyi tercih ederek dünyaya gelen insan sayısını muhafaza edemiyoruz? Bu sorunun cevabı üzerine insanlık çok daha uzun süreler boyunca kafa yoracağa benziyor.

İyileri kaybetmemenin formülünü bulmalıyız. Yoksa Jonas Salk' ın dediği gibi midir insan? "Dünya üzerinden bütün böcek türlerini yok ettiğimizi düşünelim, 50 yıl içerisinde dünyada hayat sona ererdi. Eğer insan dünyadan yok olsaydı 50 yıl içerisinde bütün yaşam kendini yeniler ve gelişirdi".

İnsanda var olanı korumayı başardığımız sürece bu dünyada fazlalık değiliz!

Sağlıcakla…

Yorumlar
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title