Özlem Koç - Belkıs gibi eteklerimizi kaldırarak yürüyoruz yanılsamalarımızın üstünde - Haberler.com
Haberler
Haberler
Özlem Koç

Özlem Koç

Yazar / Fotoğrafçı
20.05.2022 12:36

Belkıs gibi eteklerimizi kaldırarak yürüyoruz yanılsamalarımızın üstünde

Günün birinde Gregor Samsa gibi, dev bir böcek olarak uyandığınızda hiç kimse yüzünüze dahi bakmayacak, bunu unutmayın. İstediği kadar yakın olsun yürekleriniz, en bağlısından kan bağınız olsun, birbirinizin en iyi arkadaşı, kardeşi de olsanız, çıkarları bittiği an siz de bitecek ve sadece sen olacaksınız. Hani derler ya; birini kırk gün sırtında taşırsın ve bir günlüğüne dahi indirsen senden kötüsü olmaz diye. Bazen; biz olmasak kimilerinin, hayatlarında, hiçbir şeyi başaramayacaklarmış gibi gelir ya, çocuğun ayakkabısını bağlayamaz mesela, eşin aç kalır, annen doktora gidemez, baban para bulamaz, kardeşin okuyamaz, iş yerinde tüm işler kalır, sokakta kediler aç kalır gibi gelir ya, aslında o kadar da vazgeçilmez ve yokluğuna alışılmaz değilsindir. Sadece birkaç gün sonra herkes ama herkes hayatın getirdiklerine tam olarak adapte olur ve yaşamlarını idame ettirir. Arada bir özleyenler olur mutlaka, kader, nasip, hayırlısı gibi kelimelerle teselli edilir geçici süreliğine ve en teselli edilemeyen de anne olur. Kutsal kase. Kadına bahşedilmiş en büyük mucize bu olsa gerek. Minicik bebeklerin yanına görevlendirilmiş melekler, evlatlarını en çok düşünenlerdir, çok çok kötü bir insan dahi olsa dokuz ay karnında ya da kalbinde büyütmesi bile karşılığı ödenemez büyüklüktedir. Etrafınıza ne kadar faydanız varsa o kadarsınızdır hayatlarında. Düştüğünüzde yanınızda kim durmaya devam ediyorsa, elinizden tutan kim ise onu sakın bırakmayın ve diğer tüm çıkarcılar için ciddi bir temizliğe başlayın.

"Biz küçükken çok büyüktük. Mesela kollarımızı bir açardık, dünyayı kucaklardık. Güzeldik biz küçükken." diyen Nazım da mı böyle hissediyordu ki? Şimdi büyüdük ve her şey menfaatle doldu.

Belkıs gibi eteklerimizi kaldırarak yürüyoruz yanılsamalarımızın üstünde ve "Bu taht senin" dendiğinde inancımız geliyor Tanrı' ya sadece. Bizim bile çıkarlarımız olduğunca, dileklerimiz hayallerimiz olduğunca dua ediyoruz. Hayatında her şeyi yolunda olanların Tanrı' ya bile ihtiyacı yokmuş gibi. Hayat her zaman cömert olmadığından, isyanlarla geçiyor çoğunlukla. Hesabı ödemezsen yemek dahi yiyemezsin ve her şeyin karşılığı var. "Usta! Bana bir ömür çek, acısız olsun!" demeye, bedelini ödedikten sonra hakkın vardır, onda da tabağından ne çıkacağını asla bilemezsin. "Kafkaesk" kelimesi artık hemen hemen hepimizin dünyasında, kimimiz kelime olarak ne anlama geldiğini bilmesek de, ne dil, ne din, ne insan olarak hiçbir yere ait hissedememek ve yalnızlığı tercih etmek, yabancılaşmak var ki, bu iyi midir kötü müdür inanın bilmiyorum.

Ömrünüz mucizelerle dolsun!

Özlem KOÇ

500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title