Elif Zorcan - Eee peki... Kimsin sen? - Haberler.com

Eee peki... Kimsin sen?

Eee peki... Kimsin sen?

Kimsin sen dediklerinde aslında kimsin de demezler, kendinizden biraz bahseder misiniz derler), okuduğum okulları yani diplomalarımı ve sahip olduklarımı söylemem beklenir. Ne iş yaparım, ne okurum, evli mi bekar mıyım, evliysem kaç çocukluyum, ve kaç çocuk düşünüyorum, hobilerim ve pek tabi fobilerim nelerdir?

Yani sorunun sorulma amacı tam olarak böyle bir şeydir. Elde ettiğin şeyler nedir demek isteriz bi anlamda.

Sen bunca yıldır yaşıyorsun, anlat bakalım nasıl başarılara ya da başarısızlıklara imza attın.

Bunu fotoğrafçılık kursuna gittiğimde yaşadığım bir olayı anlatarak daha iyi anlatabileceğim sanırım. İkinci çocuğum dünyaya geldiğinde, ben çalışma hayatından ev hanımlığı durumuna yatay geçiş yapınca duruma pek alışamadım. Bir şekilde çalışmış, çalışmaya, para kazanmaya, bir şeyler üretmeye alışmış pek çok insan gibi bana da evde olmak yani bilfiil çalışmıyor olmak boş oturmak gibi geldi.

Oysa ev dipsiz bir, 'yaptığın işi emme kuyusu' bence. Bence dediğim kısım haklılığımı tartıştığım kısım değil, yaptığım teşbihteki bölüm. Yoksa, her gün bile temizlenip derlenip toplanan evin bir kaç saat aradan sonra darmaduman olmasının gerçekliğini kimse sorgulamaz bence. Bir de bizim evden çıkan çöpler var ki of aman… Yani ev ev değil de acaba çöp üretme tesisi mi diyorum kendime. Çöp toplayan görevli acaba hakkımızda ne düşünüyordur diyererek bırakıyorum çöpleri yerine çok zaman.

Neyse konuya dönecek olursam, gittiğim fotoğrafçılık kursunda hoca nedendir bilinmez (kendine bir networking yapmaya çalışması olduğunu sanıyorum şimdi) hepimizin ne iş yaptığını listeliyordu.

Herkes sırayla yüksek sesle söylüyor, o da elindeki ajandaya not alıyordu. Sıra bana gelene kadar ne söyleyeceğimi düşündüm. Sıra bana geldiğinde ise yeni doğum yaptım falan gibi şeyler geveledim. Aslında yöneticilik yapıyordum falanlar ağzımdan belli belirsiz kısıklıkta çıkan seslerle yerini bulmuş olacak ki, hoca da cevaben; yani işsiz dedi gevrek bir gülümsemeyi yüzüne takındığı alaycı sesiyle.

Nasıl utandığımı hiç unutmuyorum. Demek işsiz olmak utanç duyulacak bir şey olmalı diye tanımlamış olmalıyım sanırım. bu yüzden ev hanımıyım tanımını kısık sesle söyleyen, yeni doğum yaptığı için utanarak çalışmadığını ifade edenleri yüz metre öteden tanıyıp, onlara 'yaa boşver. Takılma' diyorum ya da demek istiyorum. Belki de kendime o zaman diyemediğim şeyi, şimdi başkalarına diyerek o yarama merhem sürmek istiyorumdur.

Ve her yerde yüksek sesle, instagramda hatrı sayılır kalabalık bir gruba ya da olduğum ortamda güçlü bir duruşla söyleyip altını çiziyorum ki;

Birinin benim bilmem kaç sene önce aldığım diplama, bana iş verecek kişi dışında diğerlerini neden ilgilendirsin? Okuduğum okul, konumuz okulların akademik ya da sanatsal başarısını tartışmak ya da sosyolojik bir konuyu tanımlamak değilse neden mevzu bahis olsun? Kime ne anlıyor musun?

Hatta bana ne? Senin hani okulu okuyup, şuan hangi pozisyonda çalıştığından? Kazandığın maaşı benimle mi bölüşeceksin? Ya da aldığın başarı madalyalarına adımı da mı yazdıracaksın? Kaç başarı madalyan var hem?

Neyi başardığımızı söyleyeceksek illaki, o zaman ben de babam karşı olmasına rağmen ingilizce kursuna, kendi kazandığım parayla nasıl gittiğimi anlatayım sana. Ya da imam hatipte okurken, 28 şubat gibi bir süreç sonrası lise son sınıfı açık öğretim lisesinden yani sadece sınavlara girerek bitirdiğimi anlatayım. Bütün arkadaşlarım okula giderken, benim ne ders çalışmak istediğimi, ne sınavı düşünebildiğimi hem okul arkadaşlarımı özlediğimi hem de ihl mezunu olmamış olmaya sevindiğimi anlatayım sana.

Ya da 25 yaşında anne olduğumda ve günde 4-5 saatlik uykuyla sinir sistemimi nasıl korumaya çalıştığımı konuşuruz belki. İkinci çocuğa rağmen, o psikoloji ile bir şeyler yapmaya çalışırken; 'fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Freelance çalışarak işe dönüştürebilir ve hem oyalanır hem de para kazanırım' diye düşünerek bu kursa geldiğimi anlatabilirim saatlerce.

Yani kendimizden bahsetmemiz istendiğinde, keşke ben öfkemi kontrol etmeyi öğreniyorum. Ya da, içimdeki çocuğun ilgiye ihtiyacını karşılamaya çalışıyorum. Hayatın getirdiği anlık değişimlere karşı, farkındalığımı her an arttırmaya çalışıyorum diyebilsek.

Eee peki? Sen kimsin?

Sevgimle

Elif Zorcan

Yorumlar
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title