Yatırımların Finansmanında İslami Sermayenin Kullanılması" Konferansı

Yatırımların Finansmanında İslami Sermayenin Kullanılması" Konferansı

Yatırımların Finansmanında İslami Sermayenin Kullanılması' Konferansı
Anadolu Ajansı - Haberler | Ekonomi

IMF Borç ve Sermaye Piyasası Enstrümanları Bölümü Finansal Sektör Yüksek Uzmanı Khalid Sulaiman AlSaeed, "İslami finansın ruhuna uygun bir yaklaşımın geliştirilmesi için aşırı risk alınmaması, reel sektörde yatırımın geliştirilmesi ve farklı yatırımcı tabanları için işin cazip kılınması gerekli" dedi.

IMF Borç ve Sermaye Piyasası Enstrümanları Bölümü Finansal Sektör Yüksek Uzmanı Khalid Sulaiman AlSaeed, "İslami finansın ruhuna uygun bir yaklaşımın geliştirilmesi için aşırı risk alınmaması, reel sektörde yatırımın geliştirilmesi ve farklı yatırımcı tabanları için işin cazip kılınması gerekli" dedi.

Anadolu Ajansı'nın (AA) "global iletişim ortağı" olduğu, Dünya Bankası, Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul iş birliğiyle G20 çatısı altında düzenlenen "Yatırımların Finansmanında İslami Sermayenin Kullanılması" konferansı sona erdi.

AlSaeed, burada düzenlenen "İslami finansmanı uzun vadeli yatırımlarda canlandırmanın önündeki zorluklar" adlı son panelde, IMF olarak İslami finans sektöründe son zamanlarda çok önemli çalışmalar yaptıklarını anlattı.

Geçen yıl Körfez ülkeleri, Londra ve Malezya'da İslami finans ile ilgili bazı toplantılara gittiklerini hatırlatan AlSaeed, amaçlarının, dünyanın bazı önemli bölgelerinden geri bildirim almak olduğunu söyledi.

AlSaeed, şu ana kadar İslami finans ile ilgili alt yapının yeterince gelişmediğine işaret ederek, o yüzden bir ayrışmanın söz konusu olduğuna değindi.

Sukuk ile ilgili temel unsurlara bakıldığında sözleşme anlaşmalarının her taraf için açık olması gerektiğini belirten AlSaeed, şöyle devam etti:

"Anlaşmaların gereksiz risk veya spekülasyon içermemesi lazım. Sukukların çoğunun, uygun olduğuna dair fetva verilmesinin, piyasaya önemli etkisi oldu. Ama bu uygulamanın nasıl yürütüleceğine dair belirsizlikler de devam ediyor. Bunun için sektörün netlik kazanması lazım. Gerçek anlamda şeriata uygun yaklaşımın geliştirilmesi gerekiyor. Dolayısıyla İslami finansın ruhuna uygun bir yaklaşımın geliştirilmesi için daha yapılması gereken şeyler var.

Aşırı risk alınmaması, kaldıracın kısıtlanması, reel sektörde yatırımın geliştirilmesi, farklı yatırımcı tabanları için işin cazip kılınması gibi alanlarda sukuk için daha çalışma yapmak gerekli. Şu ana kadar toplam 700 milyar dolarlık sukuk ihraç edilmiş. Bunun içinde vadesi dolmuş olanlar da var."

Gerçek anlamda menkul kıymetleştirmenin nasıl yapılacağının da önemli olduğunu vurgulayan AlSaeed, bunun yanı sıra konsantrasyon, para birimi, bölgesel ve sektörel risklerin de bulunduğunun altını çizdi.

AlSaeed, bütün bu farklı risk unsurlarının göz önüne alınması gerektiğini belirterek, "Enstrümanın karmaşıklığı ve standartlaşma eksikliği de çok önemli bir sorun. Nasıl standartlaştırma geliştirebiliriz? Burada 'merkezi bir şeriat kurulu' gibi bir şey oluşturmak lazım. Bu konuda İslami akademinin oynayabileceği bir rol var. Standartlaştırma derken sadece temel sözleşmelerin standartlaşması ve inovasyona yer bırakılmasından bahsediyorum. Bu sayede belli merkezileşmiş şeriat kurullarının ötesinde çalışma yapabiliriz. Şu anki haliyle ülkeler bazında kalıyoruz. Her ülkenin kendi yorumuna göre farklı uygulamalar söz konusu oluyor" diye konuştu.

 

"İslami finansmanda marka değeri yaratma meselesi hala eksik"

 

Uluslararası Menkul Kıymetler Komisyonları Örgütü (IOSCO) Kıdemli Politika Danışmanı Cengiz Alp Eroğlu da makro ihtiyati regülasyonların düzeltilmesi gerektiğini ifade etti.

Bunların likiditeye kısıt teşkil edebildiğini ve kurumsal yatırımcıları da kısıtlayabildiğini aktaran Eroğlu, "Uzun vadede sigorta şirketleri ve emeklilik fonları uzun vadeli projeler için gelmek istiyor ama portföy kısıtlamaları onların iştahını azaltıyor. Onun için makro ihtiyati düzenlemeleri biraz ayarlamamız gerekli" değerlendirmesini yaptı.

G20'nin odağında alt yapı ve KOBİ finansmanı bulunduğuna dikkati çeken Eroğlu, KOBİ finansmanında likiditenin önemli bir problem olduğunu söyledi.

Eroğlu, KOBİ'lerin küçük ve riskli şirketler olduğuna işaret ederek, bunun da talep tarafında kurumsal yatırımcıları KOBİ'lerden uzak tuttuğunu ifade etti.

İslami finansmanda marka değeri yaratma meselesinin hala eksik olduğunu dile getiren Eroğlu, yatırımcıların ürünleri bilemediğini hatta ürünlerin varlığından haberdar dahi olamadığını kaydetti.

Eroğlu, bunun da bir problem olduğunu vurgulayarak, bazı İslami finansman ürünlerinin "sadece Müslümanlar içinmiş gibi" algılandığını aktardı. Eroğlu, tüm bunların marka oluşturma konusuyla ilgili olduğunu söyledi.

ICD Strateji ve Planlama Bölüm Direktörü Majid Kermani ise artık küresel iş birliği ve çok taraflı katılıma ihtiyaç duyulduğunun görüldüğünü belirtti.

Yatırım stratejilerinin tek başına işleyen mekanizmalar olmadığını vurgulayan Kermani, buna büyüme stratejileri, mali ve finansal sürdürülebilirlik tedbirleri ile makro ihtiyati tedbirler gibi alanların eşlik etmesi gerektiğini söyledi.

Kermani, alternatif yatırım yolları ve imkanlarının vurgulanmasının da önemine işaret ederek, geleneksel olmayan finansman yollarının da G20 ülkelerinin stratejileri açısından çok önemli olduğunu ve İslami finansın rolünün de burada başladığını sözlerine ekledi.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title