Yaşam Destek Makinasının Fişi Çekildikten Sonra Hayata Dönen Şahıs Taburcu Oldu

Yaşam Destek Makinasının Fişi Çekildikten Sonra Hayata Dönen Şahıs Taburcu Oldu

Geçirdiği Trafik Kazası Sonrasında Yaklaşık 1 Ay Yoğun Bakımda Kalan ve Yaşam Destek Makinasının Fişi Çekildikten Sonra Tekrar Hayata Dönen Hamdi Mantar Taburcu Edildi. Mantar, Yürüyerek Evine Döndü.

Yaşam Destek Makinasının Fişi Çekildikten Sonra Hayata Dönen Şahıs Taburcu Oldu

Geçirdiği trafik kazası sonrasında yaklaşık 1 ay yoğun bakımda kalan ve yaşam destek makinasının fişi çekildikten sonra tekrar hayata dönen Hamdi Mantar taburcu edildi. Mantar, yürüyerek evine döndü.

Mantar ailesi, 20 yaşındaki oğullarının hayata dönmesinin mutluluğunu yaşarken, Hamdi'nin kaza anı ve yoğun bakımda kaldığı günlerin dışında her şeyi hatırlaması ise ailenin sevincini ikiye katladı. 44 gün sonra evine dönen Hamdi, ailesini çok özlediğini ifade etti. Hamdi Mantar'ın ilk mesajı ise motosiklet sürücülerine "Motosiklet kullanırken kask takın, hız yapmayın ve ehliyetsiz motosiklet kullanmayın" uyarısı oldu. Doktorların hayatından umut kestiği ve yaşam destek makinasının fişinin çekilmesiyle

birlikte yeniden hayata dönen Hamdi, duygularını şöyle anlattı:

"Ailemle birlikte olmaktan mutluyum. Kaza anını hatırlamıyorum. Yoğun bakımda kaldığım günleri hatırlamıyorum. Onun dışında her şeyi hatırlıyor ve biliyorum. Gözlerimi açtığım ilk anı hatırlamıyorum ancak annem, babam, hemşireler ve doktorum başımda olduklarını hatırlıyorum. Kaza anı hariç geçmişe dönük yaşadıklarımı hatırlıyorum. Hastanede yattığım süre içerisinde biran önce ayağa kalkmak ve evime dönmek istedim."

Mutluluktan konuşmakta güçlük çeken anne Nevin Mantar ise, "Çok mutluyum. Allah kimsenin başına böyle bir acı vermesin. Bize destekçi olan herkese teşekkür ederim. Ben çok mutluyum. Ben durumunun ağır olduğunu bilmiyordum. Gördüm içim rahatladı. Daha sonra Ankara'ya yanına gittim, iyi olduğunu gördüm. Şimdi ise çok mutluyum" diye konuştu.

Oğlunun yanından hiç ayrılmayan baba Hasan Mantar ise, "Allah kimsenin başına böyle bir kaza vermesin. Oğlumuzun sağ salim dönüşüyle noktalandı. 44 gün çok stres yaşadık. Tüm hastaneler de kendi çocuklarıymış gibi ilgilendi. Şu an çok mutluyuz. Acıyla tatlının biraraya karışması gibi bir şey. İlk yoğun bakımdan çıktığında konuşmuyordu. Doktor geldi, 'seni konuşturacağım' dedi ve omzunu sıktı. Hamdi "of" dedi. Biz de mutlu olduk. Yoksa karamsarlığa düşüyorduk. Ankara'da konuşması daha da düzeldi. Ben

Ankara'da Hamdi'yi konuşturmak için durmadan soru sordum. Başına gelen kazayı da yavaş yavaş anlattım. Bana doktorlar 'tıbbın yapa bileceği kalmadı. Yaşam ünitesinden çekelim mi dedi?' 'Çekmeyin hocam' dedim. Çünkü umudum vardı. Ancak, mezarına varıncaya kadar da tüm hazırlıkları yaptık. Ben eve geldim, durumu annesine çaktırmamak için kendimi çok zor tutum. Namaz kılarken seccade bile yaş oldu. Biz sabah hastaneye gittik. Ben annesine iğne vuracaklar diye beklerken, doktor 'gözleri reaksiyon verdi' dedi.

Bu arada da öldü diye duyanlar hastaneye geliyor. Mutlu haber gelince sevinmeye başladım. Cenaze beklerken yaşadığını öğrendik. Mutluyuz" diyerek mutluluk gözyaşları döktü.

Hamdi'nin en küçük kardeşi olan Remzi Mantar ise "Ağabeyim geldiği için çok mutluyum. Sapa sağlam geldi. Ben geldiğinde şaşırdım. Yürüyordu. Ben tekerlekli sandalyede geleceğini düşünüyordum, çok mutlu oldum" dedi.

(MK-OK-OK-Y)