Yardımsever gezgin çift insanlara ve hayvanlara el uzatıyor (2)

Yardımsever gezgin çift insanlara ve hayvanlara el uzatıyor (2)

Evlendikten sonra Türkiye'nin güzelliklerini keşfetmek için gezi serüvenine başlayan doğa gezginleri Elif ve Burak Ovacıkaşı çifti, yaptıkları el emeği bileklikleri satarak elde ettikleri gelirle gezdikleri yerlerdeki ihtiyaç sahibi aileler ile sokak hayvanlarına yardım eli uzatıyor.

Yardımsever gezgin çift insanlara ve hayvanlara el uzatıyor (2)

Evlendikten sonra Türkiye'nin güzelliklerini keşfetmek için gezi serüvenine başlayan doğa gezginleri Elif ve Burak Ovacıkaşı çifti, yaptıkları el emeği bileklikleri satarak elde ettikleri gelirle gezdikleri yerlerdeki ihtiyaç sahibi aileler ile sokak hayvanlarına yardım eli uzatıyor.

"Bugünler de dünlerin yarınları değil miydi?" sözünden hareketle tanıştıklarında birbirlerine hayallerini ertelememek için söz veren 3 yıllık evli Ovacıkaşı çifti, Türkiye'nin güzelliklerini keşfetmek için uzun sürecek bir yolculuğa çıkmaya karar verdi.

Türkiye'de 78 il ve 400'den fazla ilçeyi otostopla gezen Ovacıkaşı çifti, ülkenin hiç gidilmemiş bakir koylarını gezerek, sosyal medya hesaplarından paylaşıyor ve insanları gezmeye teşvik ediyor.

Yardımsever Ovacıkaşı çifti, gezileri sırasında yaptıkları el emeği bileklikleri satarak elde ettikleri gelirle de hem ihtiyaç sahibi ailelere gıda yardımı yapıyor hem de sokak hayvanlarına mama alıyor.

"Bakir alanları keşfetmeyi seviyoruz"

Doğa gezgini 30 yaşındaki Burak Ovacıkaşı, AA muhabirine, sabit bir meslekleri olmadığını,hayatın akışına göre işlerinin değiştiğini söyledi.

Gezi serüvenlerine evlendikleri zaman başladıklarını anlatan Ovacıkaşı, Türkiye'nin 78 ilini, 400'ün üzerinde de ilçesini otobüs ya da özel araba kullanmadan, otostopla gezdiklerini belirtti.

Ovacıkaşı, gezilerinin bol aksiyonlu olduğunu ifade ederek, "Zor olduğu yerleri oluyor ama bunların da üstesinden geliyoruz. Çünkü karşımıza çıkan insanlar genellikle iyi niyetli ve alçak gönüllü oluyor. Bu yüzden kolayca ulaşımı sağlıyoruz. Edirne'den Artvin'e Türkiye'nin dört bir yanını geziyoruz. Daha çok bakir alanları keşfetmeyi, kültürel geziler yapmayı seviyoruz. Sahil kesimleri ile Ege, Akdeniz, Marmara ve Karadeniz bölgelerindeki koylara, bakir alanlara gidiyoruz." diye konuştu.

"Hayallerinizi yarınlara ertelemeyin"

Evlendikleri zaman Türkiye'deki insanların sol yanına dokunabilmek için birbirlerine söz verdiklerini dile getiren Ovacıkaşı, şunları anlattı:

"İnsanlarımız maalesef hayatlarında bazı şeyleri erteliyorlar. Ne gibi? Emekli olduktan ya da çocuklarını evlendirdikten sonra bazı şeylere ulaşmak istiyorlar. Hep bir şeyleri arzuluyorlar ama erteliyorlar. Biz de dedik ki 'Hayaller ertelenmez, hayallerinizi ertelemeyin.' Babamın bir hayali vardı. 'Oğlum askerden döndükten sonra küçük bir kayıkla denizde balık tutucam' derdi. Çok kolay, basit bir hayal. Askerden dönmeme 10 gün kala babamı kaybettim ve bu yüzden hayallerimi ertelemeyeceğime dair kendime söz verdim."

Eşine de evlendiği gün bu olayı anlattığını aktaran Ovacıkaşı, hayallerini ertelememek için bu yola çıktığını belirtti.

Doğa gezgini Ovacıkaşı, gittikleri bütün illeri sosyal medya hesaplarından tanıttıklarını aktararak, "Burak Elif Doğa Gezginleri' sayfamızda insanlara bunu anlatmaya çalıştık. Benim takdir ettiğim bir slogan var, 'Bugünler de dünlerin yarınları değil miydi?' O yüzden hiçbir zaman hayallerinizi yarınlara ertelemeyin. Yarınlara ertelediğinizde hayatı kaçırırsınız. Ailenizle sevdiklerinizle hayal kurun, kurduğunuz hayalleri geciktirmeyin. Çünkü hayaller ertelenecek kadar basit değil ve zaman geçtikçe bunları gerçekleştirmek zor oluyor." ifadelerini kullandı.

"Zor durumda olan herkese el uzatmaya çalışıyoruz"

Yolculukları sırasında yaptıkları bileklikleri satarak, ihtiyaç sahiplerine gıda yardımı yaptıklarının altını çizen Ovacıkaşı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnsanlara dokunmak sadece hayalleri gerçekleştirmek anlamına gelmiyor. Çünkü maalesef hayallerin ucu biraz paraya dokunuyor. O yüzden zor durumda kalan ailelere de dokunabilmek istedik. Eşimin yaptığı bileklikleri gittiğimiz yerlerde satmaya çalıştık. Burada bir yerde bilekliği satmak zor olabilir ama gittiğimiz yerlerde bunları ihtiyaç sahibine bir gelir olarak beyan ettiğimizde çok daha kolay olabiliyor. Bu yüzden gezdiğimiz yerlerde bir ücret belirtmeden bunları sattık. Gerek cüzi gerek yüksek ücretler topladık. Topladığımız bu parayı gittiğimiz kasabalardaki ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırdık. Bunlar arasında şehit aileleri ve zor durumda aileler de var. Sadece ailelerle de kalmadık, sokak hayvanlarını da besledik. Zor durumda olan herkese el uzatmaya çalışıyoruz."

Ovacıkaşı, sabit bir gelirleri olmadığını, belirli sürelerde çalışıp elde ettikleri kazançla uzun süre gezebildiklerini, emekli olmak gibi bir kaygıları olmadığını söyledi.

Gezilerine yurt dışında devam etmek istemediklerini belirten Ovacıkaşı, "Yurt içinde o kadar güzel yer var ki sanırım ömrümüz yetmez yurt dışındaki yerlere gitmeye. O yüzden şu anlık yurt dışı hedefimiz yok. Rize, Şırnak ve Van'ı gezmedik. Sanırım önümüzdeki hedefimiz bu 3 ili gezmek." dedi.

"Yeni insanlar tanımak muazzam güzel bir şey"

Doğa gezgini 26 yaşındaki Elif Ovacıkaşı da yola çıkmak için eşinin kendisini cesaretlendirdiğini dile getirerek, onunla otostop yapmayı ve kamp kurmayı öğrendiğini anlattı.

Gezmeyi ilerleyen yaşlarında da sürdüreceğini ifade eden Ovacıkaşı, "Belki otostopu bırakabiliriz ileriki yaşlarda. Ama kamp kurmak çok zevkli olduğu için geziyi bırakmayacağım. Gezilerimizde yeni insanlar tanımak çok büyük bir kazanç. Tanıştığımız insanlarla hala görüşüyoruz, bir şeyler paylaşabiliyoruz. Sevgimizi, yediğimiz, içtiğimizi paylaşmak, yeni insanlar tanımak muazzam güzel bir şey." diye konuştu.

Ovacıkaşı, gezilerinin yaklaşık 1,5 ay sürdüğünü, ellerindeki bütçeye ve gittikleri yere göre bu sürenin uzayıp kısalabildiğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

"Mutlaka herkesin yeni insanlar tanıması, kamp kurması, doğayla iç içe olması gerekiyor. Çoğu insan doğayla iç içe olmaktan çekiniyor, çekinmesin mutlaka gitsinler. İlk başta zor oluyor. İlk dönemlerde yoğunluğun çok olduğu yerlere gidip kendilerini alıştırsınlar. Daha sonra bizim gibi bakir koylara, güzel yerlere gidip keşfedebilirler. Gerçekten pişman olmayacaklarını düşünüyorum."

Kaynak: AA