Yabancı Yatırımcı "Mali Disipline ve Siyasi Reformlara Devam" Dedi

Yabancı Yatırımcı "Mali Disipline ve Siyasi Reformlara Devam" Dedi

Türkiye'deki Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Oluşturulan Türkiye Yatırım Danışma Konseyi 4'üncü Toplantısı'nın Sonuç Bildirgesinde, Türkiye'nin Son Yıllarda Gerek Ekonomik Gerek Siyasi Alanda Kat Ettiği Mesafeler Takdir ile Karşılanırken, Önümüzdeki Dönemde Türkiye'nin Yabancı Yatırımcı Açısından Bir "Cazibe Merkezi" Haline Gelmesi İçin Özellikle Düşük Enflasyon, Mali Disiplin ve Siy...

Yabancı Yatırımcı

-Türkiye'deki yatırım ortamının iyileştirilmesi amacıyla oluşturulan Türkiye Yatırım Danışma Konseyi 4'üncü Toplantısı'nın sonuç bildirgesinde, Türkiye'nin son yıllarda gerek ekonomik gerek siyasi alanda kat ettiği mesafeler takdir ile karşılanırken, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin yabancı yatırımcı açısından bir "cazibe merkezi" haline gelmesi için özellikle düşük enflasyon, mali disiplin ve siyasi reformların devam etmesi gerektiği kaydedildi.

İSTANBUL(ANKA) - Türkiye'deki yatırım ortamının iyileştirilmesi amacıyla oluşturulan Türkiye Yatırım Danışma Konseyi 4'üncü Toplantısı'nın sonuç bildirgesinde, Türkiye'nin son yıllarda gerek ekonomik gerek siyasi alanda kat ettiği mesafeler takdir ile karşılanırken, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin yabancı yatırımcı için bir "cazibe merkezi" haline gelmesi için özellikle düşük enflasyon, mali disiplin ve siyasi reformların devam etmesi gerektiği kaydedildi.

Konsey toplantısının sonuç bildirgesi, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, IMF Birinci Başkan Yardımcısı John Lipsky, Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Shigeo Katsu ve American International Group (AIG) Başkan Yardımcısı Jacob Frenkel'in katıldığı basın toplantısı ile duyuruldu.

Sonuç bildirgesini okuyan American International Group (AIG) Başkan Yardımcısı Jacob Frenkel, Yatırım Danışma Konseyi toplantısı için dördüncü kez Türkiye'ye gelmekten büyük mutluluk duyduğunu belirterek, toplantının önümüzdeki dönemde Türkiye'ye de yapılacak yatırımlar açısından önemli bir toplantı olduğunu söyledi.

Dördüncü Yatırım Danışma Konseyi Toplantısı'nın sonuç bildirgesinde şu görüşlere yer verildi:

-"2004 yılındaki ilk toplantıdan bu yana, Türkiye'deki yatırım ortamının iyileştirilmesi için birçok tavsiyelerde bulunulmuştu. Geçen 3 yıl içinde, bu konuda çok açık bir çaba ortaya kondu. Uygulanan politikalar, iş dünyasında 'gerçek iyileşme' olarak algılandı. Yerel ve uluslararası yatırımcılar da bunu çok net bir şekilde gördü. 2006 yılındaki 20 milyar dolarlık yabancı yatırım girişi, Türkiye'nin giderek artan 'güçlü bir ülke' olma konumunu güçlendiriyor."

-"Son yıllarda yürürlüğe konan politikalar, özellikle rekabetçiliğin geliştirilmesi ve istikrarlı büyümenin yakalanması çok önemlidir. Yatırım ortamında gelişmenin hükümetin öncelikli alanlarından biri haline gelmesi sevindiricidir. Bu süreçte, fikri mülkiyet hakları ve patent hakları ile ilgili gelişmeler ilgiyle takip edilmektedir. Yatırım Ajansı'nın kurulması da, Türkiye'nin yatırım kapasitesi açısından önemli bir adımdır. Kurumlar Vergisi'nin de yüzde 30'dan yüzde 20'ye indirilmesi de gelecek vaad eden bir adım olarak değerlendirilmiştir."

-"Özelleştirmede gelinen aşama, Türkiye'nin en başarılı olduğu alanlardan biri olmuştur. Verimlilik oranlarının artırılması da Türkiye'nin yabancı yatırımcılar için cazip hale gelmesinde önemli rol oynamıştır. Önümüzdeki döneme ilişkin bir eylem planının ortaya konması, Türkiye'deki yatırım ortamının geliştirilmesi için önem arz etmektedir."

-"Mali disiplinin sürdürülmesi, düşük ve istikrarlı enflasyon ve iş gücü piyasasına ilişkin reformların devam etmesi önemlidir. AB'ye uyum sürecinde bölgesel farklılıkların ortadan kaldırılması, eğitim ve verimlilik gibi alanlardaki gelişme kaydedilmesi de yatırım ortamının devamlılığı için gereklidir."

-"Türkiye'nin yabancı yatırımcı için bir cazibe merkezi olabilmesi için, önümüzdeki yıllarda da gösterdiği çabayı sürdürmesi gerekmektedir. Bu gidişatın devamı halinde, gelecek yıl da yabancı yatırımcı çekme konusunda kayda değer gelişmeler yaşanacaktır."

-"Enflasyonun düşürülmesi ve enflasyon rejiminin devamı ile döviz piyasasındaki serbest kur rejiminin sürdürülmesi gerekmektedir. Mali disiplinden taviz verilmemesi, kayıtdışı ile mücadele, istihmdam piyasasının hareketlendirilmesi, özel sektörün mesleki eğitime önem vermesi ve kadınlar ile gençlerin iş gücü piyasasına katılmasının teşvik edilmesi hükümetin öncelikli olarak ele alması gereken konulardır."

-"Türkiye'nin bir enerji koridoru haline gelebilmesi için enerji ve ulaştırma alanında ciddi altyapı çalışmalarına ihtiyaç vardır. Ayrıca enerji sektöründeki liberalizasyon da hayata geçirilmesi gereken bir başka unsurdur."

-"Kopenhag Kritelerleri'ne uyuma ilişkin olarak son yıllarda kat edilen mesafe büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde de siyasi reformlara devam edilmesi ile demokrasinin kalitesinin iyileştirilmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve temel haklar konusundaki özgürlükler konusundaki iyileşmeler de Türkiye için önem taşımaktadır."

-"Türkiye'nin ekonomik ve siyasi alanda katettiği mesafeyi ve AB'ye uyum sürecini destekliyoruz. Türkiye doğru yolda ilerliyor. Bugüne kadar kaydedilen gelişmeler, bundan sonraki dönemde daha hızlı ve iyi reformlar için kullanılmalıdır. Bu süreç, Türkiye'yi küresel arz zincirinin bir parçası haline getirecektir." (ANKA)