HABERLER.COM VIP SALONU



Sorularınıza Pinhânî' nin Cevapları

ARDA ERGÜL: Pinhani grubu üyelerini tanıyabilir miyiz?

SİNAN KAYNAKÇI: Vokal, Gitar, Alto
Saksafon 25 Aralık 1979 tarihinde İstanbul'da doğdu. Çocukluğu Florya ve Bakırköy'de geçti. Cağaloğlu Anadolu Lisesi'nden 1998 yılında mezun oldu. Müziğe bu okulda başladı. 1995 yılında yan flüt dersleri aldı, gitar çalmaya da aynı yıl başladı. 1996 yılından itibaren aralıklarla stüdyo hiphop'ta davul dersleri aldı. 2001 - 2003 yılları arasında "Van Basten" grubuyla Beyoğlu'nda çeşitli mekânlarda çaldı. Bu dönemde kendi parçalarını yazmaya başladı. Farklı hedefleri nedeniyle gruptan ayrılmak zorunda kaldı. Pinhâni nin şimdiye kadar yayınlanan iki albümünün tüm söz ve müziklerini yazdı, vokal yaptı, farklı enstrümanlarla katkıda bulundu. Kolektif İstanbul grubuna da ihtiyaçları olduğunda eşlik etmektedir.


AKIN ELDES: Gitar
Frankfurt (Almanya) da doğdu. Müziğe ilk adımlarını herkes gibi mandolin ve flüt ile attı. Sağ - Sol olaylarına karışmasını istemeyen ailesinin gitar almaması nedeniyle anca lisede gitar çalmaya başladı. E-5, Painted Bird, Asım Can Gündüz ve Çapkınlar gruplarından sonra 1986 ile 2000 yılları arasında Bulutsuzluk Özlemi'nde yer aldı. 2000 yılından sonra çeşitli gruplarla sahneye çıktı ve albüm kayıtlarında bulundu. Tüm bu koşuşturmanın arasında boş durmayan Akın Eldes, kendi müzikal bakışını anlatan beş de albüm yayınladı. Pinhâni' nin her iki albümünde müzikal prodüktör ve gitarist olarak yer aldı . Akın Eldes, Pinhâni' nin tüm konserlerinde çalmaktadır.


ZEYNEP EYLÜL ÜÇER: Bas Gitar
16 Eylül 1985 tarihinde İstanbul'da doğdu. Çocukluğu Teşvikiye'de geçti. 1991-1997 yılları arasında TRT İstanbul Çocuk Korosu'nda şarkı söyledi. Ortaokula İstanbul'da başladı. 1 yıl sonra ailesiyle Antalya'ya yerleşti. Antalya Koleji'nde okudu ve okulu adına 2. ligde uzun süre basketbol oynadı. Sinan'ın ona hediye ettiği basgitarla aktif müzik yaşantısı başladı. Müzik öğretmeni olan annesinden solfej ve armoni dersleri aldı. 2004′ten itibaren aralıklarla geldiği İstanbul'a 2005′ te yeniden yerleşti. Halen İ.T.Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Çalgı Yapım bölümünde öğrenim görmektedir.


HAMİ ÜNLÜ: Davul
12 Mayıs 1985 tarihinde İstanbul' da doğdu. Ortaokul ve liseyi Notre Dame de Sion'da okuduktan sonra 2004 senesinde Galatasaray Üniversitesi İktisat Bölümünü kazandı. Şu sıralar üniversiteye devam etmektedir. Müzik hayatı 2000 senesinde kayıt olduğu Drum Club'ta başladı. Ders aldığı Drum Club hocaları arasında Hakan Açıkalın, Bülent Akbay, Alişan Topaloğlu ve Berke Özgümüş yer almaktadır. Ortaokul ve lise yıllarında amatör anlamda cazla ve davulla iç içe yaşadı. Üniversitede Paris Konservatuarı Caz bölümünde hoca olan Phillipe Poussard eşliğinde caz atölyelerine katıldı. Mayıs 2006 yılında Pinhâni grubuna dahil oldu. Ayrıca zaman zaman Akın Eldes Trio konserlerinde de çalmaktadır.


SELİM AYDIN: Klavye, Gitar
16 Mayıs 1981 tarihinde Ankara'da doğdu. Çocukluğu Adana'da geçti. Ortaokul yıllarında klasik gitar dersleriyle müziğe başladı. Lisedeki grubuyla yarışmalarda ve konserlerde çaldı. Üniversite yıllarında Sinan Kaynakcı ile tanıştı ve onunla beraber Van Basten'de yer aldı. Cem Nasuhoğlu ile gitar ve armoni üzerine çalıştı. Yurtdışında olduğu için ilk albümün kayıtlarında bulunamadı. 2006 Doğu Anadolu turnesi sırasında ise askerdeydi. İlk konserlerinden itibaren Pinhani ile çalıyor.



AHMET YILMAZ: Bu kadar kısa zamanda, bu kadar iyi yollar kat etmeyi düşünüyor muydunuz? Sizce grup elemanlarının buna nasıl katkıları var?

PİNHÂNÎ: Müziğimize güveniyorduk ve başarılı olacağımızı tahmin ediyorduk fakat şu anki ilgi, beklentimizin üstünde. Bir grubu elemanlarından ayrı düşünmek olanaksız. Sonuçta grubun başarısı, kendi içinde iddialı olmasından da kaynaklanıyor. Pinhani, yetenekli ve uyumlu insanlardan oluşuyor. Başarı için tabii ki daha fazlası lazım ama bunlar olmadan diğer nitelikler genelde bir işe yaramıyor.


ELİF FIRAT : Parçalarınızı yaparken nelere dikkat ediyorsunuz?

PİNHÂNÎ: Parçalarımızı oluştururken kaliteli bir şeyler yapmaya dikkat ediyoruz. Öncelikle alt yapısı oluşturuyoruz, daha sonra üzerine Sinan sözleri yazıyor.


ONUR : Merhabalar, öncelikle yapmış olduğunuz başarılı güzel müzikler için teşekkür ederim. Benim sormak istediğim, yeni bir albüm projeniz var mı?

PİNHÂNÎ: Yeni albümümüz Şubat 2012 ayı içerisinde çıkacak.


ŞAZİYE CEYHAN: Pinhânî diyince aklıma Kavak Yelleri dizisi geliyor. Diziyle özdeşleştiniz sanırım. Bu durumdan memnun musunuz?

PİNHÂNÎ: Müziklerini yaptığımız diziyle özdeşleştirilmemiz normal bir durum, bunu bekliyorduk. Dolayısıyla şikâyetçi de değiliz. Şu anda yaptığımız işler arasında en bilineni bu. Umarız gelecekte Kavak Yelleri, Pinhani'nin müziklerini yaptığı dizi olarak anılır. Bunun için bize de daha çok üretmek, birçok albümde, filmde ya da projede yer almak düşüyor.


HATİCE ÇAKIL: “Yitirmeden” isimli şarkınız bana çok dokunuyor. Parçanın bir hikâyesi var mı? Bu arada klibi de süper!.. Çok teşekkürler

PİNHÂNÎ: Her şarkının en az bir hikayesi vardır. Bazen bir olay, hayatınızdaki bir çok hikâyeyi bir araya getirir. Bu şarkı öyle bir şarkı. O olayın da ne olduğu malum, sevgili Tanju Duru'nun vefatı.


FATMA NURDAN: Merhaba bestelerinizi düşünerek mi yapıyorsunuz yoksa hissederek mi? Yılda kaç beste yapıyorsunuz? İlham periniz ne zaman gelir? Şarkı sözü yazmak teknik bir şey midir yoksa o anki duygulardan mı ibarettir?

PİNHÂNÎ: Söz yazmak ya da beste yapmak konuşmak gibidir. Bazıları güzel konuşur, bazıları boş. Tabii ki donanımın ve deneyimin konuşmaya ya da yazmaya etkisi çoktur. Ancak kişi hissettiklerini içtenlikle müziğe ve kelimelere aktarırsa güzel şeyler üretir. Zaten bunun bir sayımı da yapılamaz, çünkü yüzlerce küçük şey üretir ve bunlardan da bütünlüğü olan şarkılar ve albümler üretirsiniz.


ALİCAN: Her grubun olduğu gibi sizin de mutlaka bir hikâyeniz vardır. Müziğe başlangıç hikâyenizi çok merak ediyorum. Rica etsem anlatır mısınız? Şimdiden teşekkür ediyorum.

PİNHÂNÎ: Her birimizin müziğe başlangıç hikâyesi farklı gibi görünse de aslında çok benziyor. Hepimiz, içindeki müzik sevgisiyle müzikten alakasız bir yöne sürüklenirken birgün müziksiz yaşayamadığımızı anlayıp bu mesleği seçtik. Yoksa kimse bizi banyoda şarkı söylerken keşfetmedi :)


MELEK: Yakın tarihte Muğla ve civar şehirlerde konser programınız olacak mı? En yakın konser programınızla ilgili kapsamlı bilgi verir misiniz?

PİNHÂNÎ: Muğla'da iki konserimiz oldu, ilçelerinde de epey çaldık. Bundan sonrasını da pinhani.com'dan takip edeceksiniz artık.


ONUR: Merhaba… Öncelikle yapmış olduğunuz başarılı ve güzel şarkılar için çok teşekkür ediyorum. Yeni albüm projenizden bahseder misiniz? Ne zaman çıkacak, kaç şarkı var?

PİNHÂNÎ: 15 Şubat’ta yayınlanacak umarız. Bize gelecekte yapacağımız başka albümler için umut veren bir albüm oldu. 12 şarkı var içinde.


AKIN: Dizi sayesinde sizi geniş kitleler tanıdı fakat ben müziğiniz sayesinde diziyi fark ettim. Böyle güzel şarkılar verdiğiniz için çok teşekkür ederiz. İleriki zamanlarda yine Kavak Yelleri gibi dizilerin müziklerinde sizi görecek miyiz?

PİNHÂNÎ: Yeni albüm yayınlandıktan sonra epey konserimiz var ve yakın zamanda böyle bir şey yapamayız, yapsak da güzel bir şey yapamayız. Dolayısıyla başka bir dizi müziği yapmak şu an uzak görünüyor. Zaten Kavak Yelleri de planlarımız arasında yoktu, daha az konser verdiğimiz ve ikinci albüm kaydına henüz başlamadığımız bir dönemdi.


ONUR: Kavak Yelleri Dizisi’nin bitmesi sizi nasıl etkiledi?

PİNHÂNÎ: Albüm için dikkatimizi toplayabilmemiz açısından çok önemliydi. Neticede biz bir albüm grubuyuz. Yaptığımız diğer tüm işler, albümlerimizi desteklemek için yapılan şeyler.


HABİB: Can Bonomo’nun Eurovision’a katılması konusunda düşünceleriniz nelerdir?

PİNHÂNÎ: TRT için çok cesurca bir karar. Sadece bu bile bizi memnun eder. Altında bir şey aramıyoruz. Arayanların da arama sebepleri çok çirkin. Can Bonomo ile ilgili herkes kadar fikrimiz var. Eminim TRT yetkilileri hem yarışmayı, hem de Bonomo'yu daha iyi tanıyordur. Önemli olan, o yarışmaya en güzel şarkıyı koyabilmektir. En iyi dereceyi almak, çok farklı etkenlere bağlı.


ŞEVKET: Neden medyada çok görünmüyorsunuz, bunun özel bir nedeni var mı? Sizi televizyonda daha sık görmek istiyoruz? Teşekkürler

PİNHÂNÎ: Daha çok sokakta gezebilmek için. Televizyon kanallarında gezmekten çok daha zevkli.


ALİ RIZA: Türkiye’de müzik endüstrisinin durumu hakkında görüşleriniz nedir?

PİNHÂNÎ: Müzisyenler kendi haklarını savunamadığı için pek iyi durumda değil. Müzisyenler, mevcut yapılarıyla da bu durumu tersine çeviremezler. Biraz daha fazla kazanmak için sırtlarından bir endüstri dönmesine izin veriyorlar. Günün birinde de bunun kurbanı oluyorlar.


FATMA: Sizce Türkiye’nin en güzel yeri neresi? En sevdiğiniz şehir ve tatil mekânı hangisi?

PİNHÂNÎ: Sevmediğimiz, sıkıldığımız birkaç şehir oldu. Ama büyük bir çoğunluğu için şunu söyleyebiliriz, bu işin en zevkli kısmı, uzun yolculukların sonunda varılan güzel şehirler, tanışılan sıcak ve samimi insanlar. Birde bize özel kısmı var, o da yenilen yemekler:)


ELMAS: Kitap okuma fırsatınız oluyor mu? Kült kitaplarınız hangileri?

PİNHÂNÎ: En çok yolda ya da yatmadan önce kafamız dağılsın diye kitap okuyoruz. Roman sever değiliz, genelde merak ettiğimiz konuları ya da kişileri anlatan kitaplardan hoşlanıyoruz.


ESRA COŞKUN: Şarkılarınızda hep bir sakinlik var.Sizin albümlerinizi dinlerken insan sakin bir moda geçiyor. Bu ruh haliözellikle seçilmiş bir durum mu?

PİNHÂNÎ: Ruh halini seçebilen insan var mı? Biz de her zaman sakindeğiliz, şarkılar da her zaman sakin değil.


ERDOĞAN ASLAN: Pinhani, Ezginin Günlüğü'nühatırlatıyor bana. Şarkılarınızda, tavrınızda onlardan izleri görüyorum. Sizcede öyle mi? Sever misiniz, dinler misiniz onları?

PİNHÂNÎ: İlk ve ikinci albümümüzün kayıtlarını yapan 2008 yılındahayatını kaybeden Tanju Duru Ezginin Günlüğü’nün kurucularındandı. Gitarıylabize eşlik etmişti. Kayıtlarda onun elinden çıktığı için benzetiliyor.


HASAN KARLI: Pinhani’nin hitap ettiği kesimgençler. Şarkılarınızı yaparken, sözlerini yazarken bu durumu gözetiyor musunuz?

PİNHÂNÎ: Pinhani sadece gençliğe hitap etmiyor, her kesimdendinleyiciye sahibiz. Her yaştan dinleyicimizin olması bizi sevindiriyor.


HASAN KARLI: Pinhani’nin hitap ettiği kesimgençler. Şarkılarınızı yaparken, sözlerini yazarken bu durumu gözetiyor musunuz?

PİNHÂNÎ: Pinhani sadece gençliğe hitap etmiyor, her kesimdendinleyiciye sahibiz. Her yaştan dinleyicimizin olması bizi sevindiriyor.


BİHTER AKSAL: Pinhani’nin kuzenlerden oluşan birgrup olduğunu biliyorum. Aranızda hiç anlaşmazlık olmuyor mu? Böyle durumlarda,birbirinizi nasıl hoş görüyorsunuz? İlk adımı kim atıyor?

PİNHÂNÎ: Anlaşmazlıkların olmadığı yerde aslında bir problem vardemektir. Kendi içimizde sorunlarımızı çözüyoruz. Her iki taraftan da adımatılıyor.


EREN: Merhabalar, internet ve sosyal medyaile ilişkiniz nasıl?

PİNHÂNÎ: Twitterdan bizimle ilgili yazılanları takip etmekten çokhoşlanıyoruz.


SEVİNÇ: Albümünüzdeki ”Düğün” şarkısını çokbeğeniyorum. Farklı, eğlenceli ve çok içten. Sanki diğer şarkılarınızdan farklıgeliyor bana. Size de öyle geliyor mu?

PİNHÂNÎ: Evet, bize de öyle geliyor. Konserde de en farklı çaldığımızşarkı o galiba, bizim de en çok eğlendiğimiz şarkı çalarken.


SEVDA: Farklı hobileriniz var mı?

PİNHÂNÎ: Spor yapmaktan hoşlanıyoruz, aslında en önemli hobimizmüzikti, ancak artık mesleğimiz müzik oldu. Yeni hobiler bulmalıyız.


EMRE: Grup halinde çalışmanız dışındabirlikte sıkça vakit geçirir misiniz?

PİNHÂNÎ: Çok sık sayılmaz ama fazla konser olmayan dönemlerde biraraya gelmeye ve arayı açmamaya özen gösteriyoruz.


BEYAZ: Konserlere ya da tv yayınlarınaçıkmadan önce şans getirsin diye yaptığınız şeyler var mı?

PİNHÂNÎ: Yok, o konser için iyi hazırlanmışsak iyi geçiyor zaten.


TAN: Grup üyelerini daha spesifik şekilde tanımlayabilirmisiniz? Mesela en heyecanlı kim? Dünya yansa umurunda olmayan kim? Risk almayıseven kim? En eğlenceli kim? vb.

PİNHÂNÎ: Duruma göre değişir, en heyecanlı Akın abi olsun, dünyayansa umrunda olmayan yok, risk almayı seven Zeynep, en eğlenceli Selim.


NURAY ÇAN: Pinhani’nin “keşke” leri var mı?

PİNHÂNÎ: Keşke 3 değil de 23 tane albümümüz olsaydı.


ALİ: Müzik ile uğraşmasaydınız şu an hangiişi yapıyor olurdunuz?

PİNHÂNÎ: Hepimiz farklı işler yapardık ama ekip olarak belki amatör spordallarında eğitmenlik olabilirdi.


BANU: Konserlere çıktığınızda, binlercehayranınızla birlikte, aynı şarkıyı söylediğiniz anı’n, sizdeki karşılığınedir?

PİNHÂNÎ: Başka insanların hayatında var olmak.


DİLAN YAVUZ: Sevgili Sinan kaynakçı nasıl bu kadargüzel ıslık çalabiliyorsunuz? Seni gördükçe daha sakız kağıdından sesçıkaramayan kendimden utanıyorum yahu..Bir de bu kadar çok enstrümanı nasılöğrenebildin?

PİNHÂNÎ: Çalışmak, çalışmak, çalışmak.


Haberler.com VIP Salonu'nun Önceki Konukları

Pelin Batu

Pelin Batu Haberler.com VIP Salonu'nun Aralık ayındaki konuğu oldu ve sorularınızı cevapladı.
Sorulan soruları ve Pelin Batu'nun cevaplarını görmek için tıklayın.

Pinhani
2004 yılında Zeynep Eylül Üçer ve Sinan Kaynakçı tarafından kurulduktan sonra; gitarda Akın Eldes, davulda Cem Aksel'in de katkılarıyla albümleri 'İnandığın Masalları' çıkardılar. Tıpkı gruplarının 'gizli' anlamına gelen 'Pinhan' sözcüğünden türeyen adı gibi, onlar da müzik piyasasında gizliden gizliye ilerlediler ve kendilerine sağlam bir dinleyici kitlesi edindiler.

İlk albümün çıkmasından hemen sonra verdiği yüze yakın konserle önemli bir dinleyici kitlesi yakalayan grup, "Kavak Yelleri" adlı televizyon dizisinin müziklerini yapmaya başladıktan sonra dinleyici kitlesini hızla artırdılar. İlk albümünde yer alan "Hele bi gel" ve "Beni al" ı dizinin içerisinde kullanan grup, daha önce yayınlanmamış "Bir anda" ve "Ne güzel güldün"ü "Kavak Yelleri" ile dinleyicisiyle buluşturdu.

Dizinin katkısıyla şarkıları bilinen ve davet edildikleri televizyon programlarında seçici olarak kendilerini medyada çok göstermeyen bir grup olarak...