'Vicdan', Üçlü Bir Aşk Öyküsü...

'Vicdan', Üçlü Bir Aşk Öyküsü...

Atıf Yılmaz ve Fatih Akın Gibi Farklı Kuşaklardan Usta Yönetmenlerle Çalışan Nurgül Yeşilçay, Vicdan'ın Yönetmeni Erden Kıral İçin 'Mükemmel Bir İnsan,' Diyor.

'Vicdan', Üçlü Bir Aşk Öyküsü...

ATIF YILMAZ VE FATİH AKIN GİBİ FARKLI KUŞAKLARDAN USTA YÖNETMENLERLE ÇALIŞAN NURGÜL YEŞİLÇAY, VİCDAN'IN YÖNETMENİ ERDEN KIRAL İÇİN 'MÜKEMMEL BİR İNSAN,' DİYOR.

Günaydın, filmin setinde başrol oyuncusu Nurgül Yeşilçay'la röportaj yaptı:

- Vicdan, oldukça karmaşık bir olgu. Film bu olguyu nasıl ele alıyor?

- Suç ve ceza kavramları üzerinden biraz suçun ne olduğunu eşeliyor. Çünkü suç algısı toplumdan topluma, hatta insandan insana değişen bir kavram. Filmde suçun, vicdanı rahatsız eden yanı ele alınıyor ve vicdanın öldürücülüğü öne çıkarılıyor.

- Bildiğimiz kadarıyla da bir aşk hikâyesi üzerinden anlattığınız mevzu işlenecek...

- Üçlü bir aşk öyküsü. Tutkulu bir aşk, ama biraz da tuhaf... Adam evli, karısını seviyor ama aynı zamanda karısının yakın arkadaşına da sırılsıklam âşık.

- Filmde canlandırdığınız Aydanur'un varoşlarda yaşadığını biliyoruz. Ama iç dünyası nasıl?

- Gündüzleri kiremit, geceleri de fırça fabrikasında çalışıyor. Çok fazla geliri yok. Ama kendini güzel buluyor, önemsiyor ve yaşadığı hayattan memnun değil. Belki biraz ünlü olmak, magazin sayfalarında gözükmek istiyor. Fabrikalarda çalışarak amacına ulaşamayacağını biliyor. Bunun için de pavyonda çalışıyor. Ama hiçbir şey istediği gibi de olmuyor. Bunun da sıkıntısını çekiyor. Açıkçası ailem zengin değildi. Ve ben de Aydanur gibilere çok da yabancı değilim. Ayrıca dünyaya o kadar da kapalı olmadım. Onun için Aydanur'un yaşadıklarını anlayabiliyorum. Bu da işimi kolaylaştırıyor.

- Uzunca bir süre ön çalışma yaptınız bu film için. Erden Kıral da doğaçlama ağırlıklı çalıştığınızı söyledi. Bu ön çalışmanın doğaçlamaya ne gibi faydası oldu?

- Vicdan doğaçlamanın bu kadar öne çıktığı ilk filmim. Açıkçası biraz daha aktif bir şekilde filme katkıda bulunma imkânı sağlıyor bu yöntem. Hikâyeyi, hikâyenin akışını temel olarak biliyoruz. Ama sahne kurulurken, diyaloglar yaratılırken ağırlıklı olarak doğaçlama yapıyoruz. Kabul etmem gerekir ki, biraz zorlayıcı oluyor. Ama acayip bir gerçekçilik katıyor. Tabii, sırıtmaması için bunu dozunda ayarlamak gerekiyor. Ben canlandırdığım Aydanur karakterini, 'üstün gerçekçi' bir şekilde yorumladım diyorum. Yani çok gerçekçi olsun istedim. Filmi izleyenler eğer beni tanımıyorlarsa bu kız fabrikada çalışan biri herhalde desinler istedim.

- Atıf Yılmaz'dan sonra bir başka usta ile çalışıyorsunuz. Erden Kıral'ın seti de Atıf Bey'inki kadar öğretici mi geçiyor?

-Erden Kıral mükemmel bir insan. Öncelikle oyuncularına imkân tanıyor. Bizi ciddiye alıyor. Bu oyuncunun önemsendiğinin en büyük göstergesi zaten. Ayrıca çok rahat. Çünkü onun kafasında her şey net.

- Siz genelde yönetmenlerle güven ilişkisi kurmayı seviyorsunuz.

- Evet. Karşılıklı bir şey. İlk başta bir tanışma faslı, sonra birbirimizi keşfediyoruz, anlıyoruz. Bu karşılıklı güvenmenin zeminini oluşturuyor. Film çekildikten sonra da birbirimizi bırakmıyoruz. Arkadaşlığımız devam ediyor.