Uluslararası Katılımlı Çevre Sempozyumu

Uluslararası Katılımlı Çevre Sempozyumu

24.10.2013 16:03 | Son Güncelleme: 24.10.2013 16:03
Uluslararası Katılımlı Çevre Sempozyumu

Gümüşhane Valisi Mayda: "Çözüm bireylerden başlamak üzere bu konuda toplumsal bilincin oluşturulması, çevre ile dost üretim yapılması ve denetimlerin de belli sektörlerde değil tüm sektörlere si...

Gümüşhane Valisi Yusuf Mayda, çevre sorunlarına ilişkin "Çözüm bireylerden başlamak üzere bu konuda toplumsal bilincin oluşturulması, çevre ile dost üretim yapılması ve denetimlerin de belli sektörlerde değil tüm sektörlere sirayet edecek şekilde gerçekleştirilmesidir" dedi.

Gümüşhane Üniversitesi (GÜ) ve Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneği (ÇEKÜD) işbirliğinde düzenlenen "Uluslararası Katılımlı Çevre Sempozyumu", Mühendislik Fakültesi Çok Amaçlı Salonu'nda başladı.

Vali Yusuf Mayda, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, dünya üzerinde yoğun bir nüfus artışının olduğunu, gelişen teknoloji ve kentleşmeye bağlı olarak çevre sorunlarının ortaya çıktığını belirtti.

Çevre sorunlarının özellikle 1970-1980'lerden itibaren tüm dünyada dikkatleri üzerine topladığını ifade eden Vali Mayda, "Üniversitelerde dersler, hatta bölümler teşkil edildi ancak özellikle çevreci yaklaşımlar, sanayileşmiş batılı ülkelerden başlamak üzere gelişmekte olan ülkelere de baskı unsuru alarak kullanılmaya başladı. Sanayileşme tüm batı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de başladı ancak oradaki sivil toplum örgütleri kendi ülkelerinde herhangi bir çalışma yapmamakla birlikte ülkemizde adeta çalışmaları engelleyici mahiyette gayretlere girmekteler. Halbuki bunda da samimiyet ve ölçülülük en temel esas olmalı" diye konuştu.

Mayda, Çernobil'de yaşanan nükleer patlamaya da değinerek, şunları söyledi:

"Orada elektrik üretimi yapılıyordu. Ucuza mal edilen bir elektrik var. Onun geliri de Rusya'nın hanesine yazılıyordu ancak patlama sonucu oluşan maliyeti biz de paylaştık. Özellikle Karadeniz Bölgesi'nde yaşayan insanlarımız olmak üzere bunun olumsuz etkilerini bizler üstlenmek durumunda kaldık. Bu noktada uluslararası toplumun, müdahaleleri dengeli şekilde yapması çok önem arz ediyor. Çözüm bireylerden başlamak üzere bu konuda toplumsal bilincin oluşturulması, çevre ile dost üretim yapılması ve denetimlerin de belli sektörlerde değil tüm sektörlere sirayet edecek şekilde gerçekleştirilmesidir. Bu sayede sürdürülebilir kalkınmanın, yaşanılabilir çevrenin korunması mümkün olacaktır."

-"Yeşil vergi reformu yapılmalı"

Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Günaydın ise Türkiye'de çevre vergi gelirlerinin, OECD ülkeleri arasında toplam vergi gelirleri içerisinde en büyük payı aldığını fakat bu vergilerin çevre kirliliğini önlemekten ziyade gelir oluşturma amacında olduğunun görüldüğünü savunarak, şöyle devam etti:

"Türkiye'de petrol ürünlerinden çok yüksek oranda vergi alınıyor. Bu vergi, yakıtın oluşturduğu kirlilik düzeyinden değil de tüketim üzerinden alınıyor. Motorlu Taşıtlar Vergisinin de silindir hacmine göre alınması mantıklı ancak yaş konusunda da ters bir durum ortaya çıkıyor. Yaşlı araçların hem emisyonları daha fazla oluyor hem de kirlilik oluşturmaları fazla. Normalde yeni araçların daha düşük, eski araçların daha yüksek MTV vermesini sağlamak gerekir. Türkiye'de bilim adamları, çevreci kuruluşlar, siyasiler ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan yeşil vergi komisyonu oluşturulmak suretiyle yeşil vergi reformunun yapılması büyük önem taşıyor. Bu şekilde hem çevreyi koruyabiliriz hem istihdamı artırabiliriz."

-"Çevreyi kirleten de sorunları çözecek olan da benim"

ÇEKÜD Başkanı Süleyman Yorulmaz, çevre sorunlarının aslında disiplinler arası bir sorun olduğunu kaydederek, "Çevre sorunlarının çözümünde sadece endüstriyel çözümlere odaklanmanın yeterli olmadığını biliyoruz. Çevre sorunları ne mühendislerin ne sivil toplum kuruluşlarının ne de devletlerin tek başına çözeceği bir konu olmadığını da biliyoruz. Aşamadığımız tek konu herkesin çevre sorunlarını çevresinde araması. Halbuki herkesin 'zaruri ihtiyaçlarım için de olsa çevreyi kirleten benim, o halde çevre sorunlarını çözecek olan da benim' demesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Yorulmaz, tüketim hızının tetikleyici baş aktörünün israf olduğuna dikkati çekerek, "Türkiye'de günde 6 milyon, yılda 2 milyar ekmek israfının karşılığı 542 bin ton buğday, yani bir yıllık un ihracatımız söz konusudur. En büyük çevre felaketi savaşlardır. Suriye'de 200 bin, Irak'ta  milyon canın feda edilmesi, sadece yakın coğrafyamızda yaşayan üç milyon çocuğun iç savaş sebebiyle evlerini terk etmesi küçümsenecek bir olay değildir" dedi.

Sempozyum,  yarın kapanış oturumu ile sona erecek. - Gümüşhane

Kaynak: Anadolu Ajansı

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet

Haberler

Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Uluslararası Katılımlı Çevre Sempozyumu - Haber
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 25.9.2020 22:06:25. #1.14#
title