Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: "Uçağın Kara Kutusu Değil Gensoru Boş"

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: "Uçağın Kara Kutusu Değil Gensoru Boş"

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, CHP'nin Bağdat'ta Düşen ve 28 Türk İşçisinin Öldüğü Uçak Kazasıyla İlgili Verdiği Gensoru Önergesinin Görüşmeleri Sırasında Muhalefetin Eleştirilerine "Uçağın Kara Kutusu Değil Gensoru Önergesi Boş" Yanıtını Verdi. Yıldırım, "Kan Üzerinden Siyaset Yaparak Hiçbir Şey Kazanamazsınız" Dedi.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım:

-Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, CHP'nin Bağdat'ta düşen ve 28 Türk işçisinin öldüğü uçak kazasıyla ilgili verdiği gensoru önergesinin görüşmeleri sırasında muhalefetin eleştirilerine "Uçağın kara kutusu değil gensoru önergesi boş" yanıtını verdi. Yıldırım, "kan üzerinden siyaset yaparak hiçbir şey kazanamazsınız" dedi.

ANKARA (ANKA) -Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, CHP'nin Bağdat'ta düşen ve 28 Türk işçisinin öldüğü uçak kazasıyla ilgili verdiği gensoru önergesinin görüşmeleri sırasında muhalefetin eleştirilerine "uçağın kara kutusu değil gensoru önergesi boş" yanıtını verdi. Yıldırım, "kan üzerinden siyaset yaparak hiçbir şey kazanamazsınız" dedi.

Meclis Genel Kurul'unda gensoru önergesinin ön görüşmeleri sırasında muhalefetin suçlamalarına yanıt veren Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, gensoruya konu olan iddiaların dört maddeden oluştuğunu belirterek bunları "düşen uçağın güvenli olmadığı, sigortasının eksik olduğu, Irak'a bir çok şirket uçuş yapmazken, Moldova şirketine izin verilerek kazaya sebebiyet verildiği, genel müdür himaye edilerek sağlıklı bir soruşturma yapılmasına engel olunduğu" şeklinde sıraladı. Bağdat'ta düşen uçağın Moldova devletine ait olduğunu ifade eden Bakan Yıldırım, 28 Türk işçisinin öldüğü kazada ölenler arasında Ukraynalı, ABD'li ve Moldovalıların da bulunduğunu söyledi. Kazanın soruşturulmasının ortakları arasında Moldova, Ukrayna ve Rusya ile Türkiye'nin bulunduğunu dile getiren Bakan Yıldırım, kazanın ardından 3 kişilik uzman ekip görevlendirildiğini ve bu ekibin hemen kaza yerine gittiğini söyledi. Iraklı yetkililerin kaza yerine 4 gün sonra geldiğini kaydeden Yıldırım, kazanın pilotaj hatasından kaynaklandığını belirtti. Türkiye'nin kendi şirketlerinin uçmaması halinde başka ülke uçağına izin verileceğini ifade eden Yıldırım, "Bu tür uçuşlar yüzlerce yapılmış ve yapılmaya devam ediliyor. Irak bizim üçüncü ticaret ortağımız. Ticaret hacmimizin 3 yıl içinde 20 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Dünyanın her yanından uçak seferi yapılıyor, biz burnumuzun dibindeki ülkeye sefer yapmayalım mı?" diye konuştu.

Bakan Yıldırım, uçak kazalarında sigortalı olup olmadığına bakılmaksızın 160 bin dolarlık hasar ödeme zorunluluğu bulunduğuna işaret etti. CHP milletvekillerinin "kara kutu boş mu?" şeklindeki sözlerine Yıldırım "Poliçe eksik, evet, kara kutu dolu da gensoru önergesi boş" karşılığını verdi. Yıldırım, Meclis kürsüsünden kara kutuya ait bilgilerin yer aldığı kağıdı da gösterdi. Yıldırım şunları söyledi:

"Verilmeyecek hesabımız yoktur. Yaptığımız her işin arkasındayız. Şüpheniz olmasın. Sorumluluğumuzun gereğini yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Kaza üzerinden, kan üzerinden siyaset yaparak bir yere varamazsınız. Bildiğiniz bilgi varsa paylaşırsınız, ölenlerin yakınlarının haklarını beraber uluslararası alanda ararız. Biz görevimizin bilincindeyiz."

-RÜŞVET İDDİALARINA AÇIKLIK GETİRDİ-

Bakan Yıldırım konuşmasında muhalefetin Sivil Havacılık Genel Müdürü hakkındaki rüşvet iddialarına ilişkin eleştirilerine de yanıt verdi. Yıldırım, "Bir haber çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı iddiaların mesnedi olmadığına karar verdi. Ben suçlulara sahip çıkmıyorum. Kimse ispat edilmeden suçlanamaz, cezalandırılamaz. Yargısız infazı alışkanlık haline getirenler için bu sözlerim bir mana ifade etmeyebilir. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere herkesin bilmesi gereken şey Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğudur. Şirket sahibi sizinle de görüştü. Bu görüşmeyi kayda almış olabilir dikkat edin. Ben konuştuklarımı inkar etmiyorum arkasındayım. Şirket sahibini çağırdım, meseleyi sordum. Eksiği varmış, parası yokmuş. Buna rağmen izin vermemizi istedi. '160 eksiğin var olmaz' dedik; 'Param yok' dedi. 'Parası yok' diye şirkete izin mi verseydik? İşportacılık yapmakla havacılık yapmak arasında ciddi fark var" diye konuştu. (ANKA)


(EG/ZG)