Tzob Genel Başkanı Bayraktar Giresun'da

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (Tzob) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Hükümetin Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği'ne (Fiskobirlik) Destek Olması Gerektiğini Belirterek, "Hükümet, Fiskobirlik'in Kendisine Uzattığı Eli Tutmalı ve Sıkmalıdır" Dedi.

Tzob Genel Başkanı Bayraktar Giresun'da

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, hükümetin Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği'ne (FİSKOBİRLİK) destek olması gerektiğini belirterek, "Hükümet, FİSKOBİRLİK'in kendisine uzattığı eli tutmalı ve sıkmalıdır" dedi.

Bayraktar, Giresun Ziraat Odası'nda (GZO) düzenlediği basın toplantısında, birlik olarak fındık bölgesi ziraat odaları başkanlarıyla birlikte fındık ürünü için önemli mücadeleler verdiklerini söyledi. Fındık politakasının mutlak surette FİSKOBİRLİK'i de yanlarına alarak Türk fındık üreticileri tarafından belirlenmesi gerektiğine dikkat çeken Bayraktar, bu manadaki mücadelelerinin 2007 yılında da davem edeceğini ifade etti. Doğu Karadeniz Bölgesi'nde ziyaretlerde bulunduklarını, fındık üreticilerinin

sorunları hakkında görüş alışverişinde bulunduklarını kaydeden Bayraktar, fındık üreticilerinin 2007 ürünü fındık fiyatlarının ve fındığın geleceğinin ne olacağı yönünde endişeli olduğunu gözlemlediklerini dile getirdi. 2007 ürünü fındık alımları için devlet tarafından tekrar Toprak Mahsulleri Ofisi'ne (TMO) yetki verilmesinin kamuoyunda konuşulduğuna dikkat çeken Bayraktar, yeni mahsül ürün alımları için TMO yerine TZOB olarak FİSKOBİRLİK'in görevlendirilmesini arzu ettiklerini kaydetti ve şunları

söyledi:

"Çünkü FİSKOBİRLİK'in TMO'ya göre altyapısı ve elemanları herşeyiyle buna hazır durumdadır. Hükümete tavsiyemiz, piyasaya FİSKOBİRLİK ile girilmesi ve birliğe destek sağlanması yönündedir. TMO'ya verilen destek FİSKOBİRLİK'e sağlanmış olsa, bana göre fındık politikasında birlik çok daha başarılı olur."

Hükümetin, FİSKOBİRLİK'i dışlamaması ve birliğe destek sağlaması gerektiğini tekrarlayan Bayraktar, "Hükümet, FİSKOBİRLİK'in endisine uzattığı eli tutumalı ve sıkmalıdır. Kaldı ki FİSKOBİRLİK, hükümete elini uzattı ama hükümet bu eli sıkımıyor. Bunu net söylüyorum. Yeni göreve başlayan arkadaşlar iyi niyetle, sayın başbakan ve ilgili bakanlarla da görüştüler. TMO yetkilileriyle görüşerek onlara el uzattılar. Dediler ki 'Birlikte hareket edelim. Fındık politikasında birlikte hareket edelim. Fındık ve

ihracat fiyatlarını yükseltelim. Üretici mağdur olmasın ve ülke ekonomisi kazansın'. Bu eli geri çevirmeye hükümetin hakkı yok. Bunu net söyleyeyim. Ama son gelinen nokta bu el sıkılmıyor ve tutulmuyor" diye konuştu.

TMO'nun fındık piyasasına girmesini doğru bir politika olarak görmediklerini dile getiren Bayraktar, "Ama her şeye rağmen alımları illa da TMO yapacak diyorlarsa o zaman ofisin geçen yılki hatalarını tekrarlamaması gerekiyor. Geçen yıl isteyen üreticiler TMO'ya fındık veremedi. Kesintiler yüksekti. İşten anlamayan elemanlar üreticilerimizi mağdur etti. En önemlisi de TMO piyasaya erken giremedi. Altyapısı sağlam olmayan, zamanında piyasaya giremeyen ve doğru alım politikası oluşturamayan TMO, malesef

piyasayı regüle edemedi. Bu nedenle TMO, bu yıl 2006 ürününde yaptığı hataları tekrarlamamalıdır" dedi. Bayraktar, TMO'nun fındık alımlarına tekrar görevlendirilmesi durumunda TZOB ile istişare yaparak kendilerinin görüşünü alması gerektiğini de ifade etti.

Türkiye'nin önceki yıla oranla 2006 ürünü fındık ihracat miktarında önemli artış olduğuna dikkat çeken Bayraktar, ancak elde edilen gelirin bir önceki yıla oranla oldukça düşük durumda bulunduğunu söyledi. Türkiye'nin fındık ihracatından kaybının bir önceki yıla oranla 500 milyon dolar daha az olduğunu söyleyen Bayraktar, "Geçtiğimiz yıl fındıkta kısmen başarılı olduk. Ama fiyatları arzu ettiğimiz seviyeye getiremedik. Geçen yıl, bir önceki yıla göre daha fazla fındık ihraç ettiğimiz halde döviz girdisi

maalesef bu yıl daha düşük. 500 milyon dolar daha az gelir sağlandı. Bu, Türk ekonomisinin kaybı. Yazık, günah değil mi? Dış alıcılar ve bazı ihracatçılar bundan memnun, ama ülkeyi yönetenlerin bundan memnun olmasını hayal bile etmek istemiyorum. Fındık üreticisinin bundan memnun olması zaten mümkün değil" şeklinde konuştu.

Fındık gibi stratejik ürünlerin mutlaka devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini belirten ve dünyada tüm ülkelerin bu uygulamayı yaptıklarına işaret eden Bayraktar, şunları söyledi:

"Karadeniz'de eğer biz fındığımızı koruyamıyorsak, Türkiyenin menfaatini koruyamıyoruz demektir. Kimse kusura bakmasın. Böyle stratejik ürünleri dünyada tüm ülkeler bazı desteklerle koruyor. Ama Türkiye'ye geldiğimizde 'arz fazlası varsa yapacak bir şey yok' deniliyor. Dünyada tarımı serbest piyasa ekonomisinin zulmüne maruz bırakan hiçbir ülke yok. Bizim de bizim böyle bir şansımız yok. Yaptığımız takdirde Türkiye gıda güvencesini tamamen kaybeder."

Bayraktar, TZOB olarak fındıkla ilgili yaptıkları mücadelelerine siyaseti bulaştırmadıklarını, mücadalelerinin siyaset üstü gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Fındıkla ilgili yaptığımız mücadelede doğru yaptığımıza inanıyoruz. Bu mücadelede siyaset yapmadık. Siyaset bizim işimiş değil. TZOB Başkanı olarak ben ve oda başkanları olarak tüm partilere eşit mesafedeyiz. Partiler üstü görev yapıyoruz. Hiçbir mitingimize de siyaset bulaştırmadık. Biz siyaset üstü görev yapmaya devam edeceğiz. Çiftçinin hak ve

menfaatlerini arama noktasında taviz vermemiz düşünülemez" dedi.

Kimsenin kendilerinden taviz vermelerini beklememesi tavsiyesinde bulunan Bayraktar, "Kimse baskı yaparak korku yaymaya çalışmasın. Çünkü biz öteki dünyada korku için, hatır için 2 sopa fazla yiyemeyiz. Hiç de niyetimiz yok. Herkes de hesanını buna göre yapsın. Mücadelemiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir" diye konuştu.

Bayraktar, 2007 ürünü fındıkta rekolte kayıbının olacağını, bu yönde incelemelerinin sürdüğünü politika olarak görmediklerini sözlerine ekledi.

(AÇ-MU-OK-E)