Türkiye STK'larıyla da Lübnan'ın yaralarını sarıyor

Türkiye STK'larıyla da Lübnan'ın yaralarını sarıyor

Türkiye, tarihinin en büyük felaketlerinden birine maruz kalan Lübnan'a sadece resmi kurumlarıyla değil sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) destek veren ve yardım ulaştıran ülkelerin başında geliyor.

Türkiye STK'larıyla da Lübnan'ın yaralarını sarıyor
15.08.2020 11:53 | Son Güncelleme: 15.08.2020 13:51

Türkiye, tarihinin en büyük felaketlerinden birine maruz kalan Lübnan'a sadece resmi kurumlarıyla değil sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) destek veren ve yardım ulaştıran ülkelerin başında geliyor.

Beyrut Limanı'nda 4 Ağustos'ta patlayıcı maddelerin bulunduğu depoda önce yangın çıktı ardından da tüm kenti sarsan çok güçlü bir patlama meydana geldi.

Ekonomik kriz ve çeşitli sorunları aşmaya çalıştığı bir dönemde 2 bin 750 ton amonyum nitratın infilak etmesiyle, Lübnanlılar kendilerini yeni bir facianın göbeğinde buldu.

Türkiye de bu zor zamanlarında farklı alanlarındaki imkanlarını seferber ederek, Lübnan'ın yardımına koştu. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Sağlık Bakanlığı UMKE ve Türk Kızılay ekipleri, şiddetli patlamanın yaşandığı Beyrut Limanı'ndaki arama-kurtarma çalışmalarına katılmak üzere hemen Lübnan'a hareket etti.

Türkiye, patlamanın ardından aralıklarla sağlık ve insani yardım malzemeleri yüklü iki A400 tipi kargo uçağını Lübnan'a gönderdi.

Türkiye'den birçok sivil toplum kuruluşu da patlamayla sarsılan Beyrut'a gelerek arama-kurtarma, enkaz kaldırma ve insani yardım faaliyetlerine destekte bulundu.

TİKA'nın da şiddetli patlamada tahıl silolarının zarar görmesi nedeniyle oluşan acil gıda ihtiyacını karşılamak üzere yaklaşık 400 ton buğday yardımını ilerleyen günlerde Lübnan'a ulaştırması bekleniyor.

3 günde 50 ton un yardımı

Lübnanlıların yardımına koşmak için Beyrut'a gelen Sadakataşı Derneği'nin Yönetim Kurulu Üyesi Adem Varıcı, 4 Ağustos'ta patlamanın yaşandığı ilk 24 saatten itibaren, Türkiye'deki yardımseverlerin Beyrut'a yardımlarını ulaştırmak için çalıştıklarını belirtti.

İlk günlerden itibaren Sadakataşı'nın sıcak yemek dağıtımı, gıda paketi ve günlük ihtiyaç olan hijyen paketlerini Lübnanlılara ulaştırdığını belirten Varıcı, "Patlama, Beyrut Limanı'nda gerçekleşti ancak bu patlamanın etkileri Beyrut'un ve hatta Lübnan'ın tamamında ekonomik olarak hissedildi. Sadakataşı olarak, gerek patlamanın merkezindeki Beyrut'un bölgelerinde ve gerekse Beyrut'un uzak bölgelerinde bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi.

Varıcı, aynı şekilde patlamadan zarar gören evlerin tamiri gibi faaliyetler yürüttüklerini belirterek, günlük 400-500 aileye gıda paketleri verdiklerini söyledi.

Limandaki Osmanlı döneminden kalma 250 yıllık tarihe sahip tahıl ambarlarının patlama nedeniyle büyük tahribata uğradığını, bu durumun da halihazırda ekonomik darboğazdaki ülkede ekmeğe ulaşımı daha da zorlaştırdığını vurgulayan Varıcı, son üç günde yaklaşık 50 ton unu Lübnan'daki ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını anlattı.

"Siz tarihte bizim kardeşimizsiniz, bizim özümüzsünüz"

Sadakataşı Derneği Gönüllüsü gazeteci İbrahim Bedir, 15 yıldır savaş ve afet bölgelerinde çalıştığını belirterek, patlamanın etkisiyle Beyrut'un adeta bir afet bölgesi haline geldiğine dikkati çekti.

Lübnan'da yardım faaliyetinde bulundukları sırada başına gelen bir olayın kendisini çok etkilediğini anlatan Bedir, olayı şöyle aktardı:

"Patlama bölgesinin etrafında Lübnanlılarla sohbet ettiğimiz sırada. Bizim hizmet ettiğimiz kıyafetlerimizin üzerinde ay yıldızlı bayrağımız var. 72 yaşında bir teyzemiz bu bayrağı gördükten sonra ayağa kalktı, değneklerinden destek alarak yanımıza gelmeye çalıştı. 'Teşekkürler, Türkiye' diyerek bizi ayakta karşılamaya çalıştı.

Kendisine 'Niye bizi bu kadar seviyorsunuz? Niye bu kadar Türkiye'ye sevgi gösterisinde bulunuyorsunuz?' diye sordum. Hayatımın belki de unutamayacağım tek sözünü söyledi. 'Siz tarihte bizim kardeşimizsiniz, bizim özümüzsünüz. Buraya patlamadan sonra gelen yine siz oldunuz. Yine siz geldiniz. Yine siz yaralarımızı sardınız. Yine siz varsınız' dedi. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, Türk olduğum için söylemiyorum bunu. Gurur duyuyorum ülkemle."

Yardım gönüllüsü Bedir, Türkiye'den geldiklerinde sevgi gösterileriyle karşılaştıklarını bazı yerlerde kendilerini alkışladıklarını sözlerine ekledi.

Beyrut Limanı'ndaki patlama

Beyrut Limanı'nda 4 Ağustos'ta patlayıcı maddelerin bulunduğu 12 numaralı depoda önce yangın çıkmış ardından tüm kenti sarsan çok güçlü patlama meydana gelmişti.

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, patlamaya 6 yıldır Beyrut Limanı'ndaki bir depoda tutulan 2 bin 750 ton amonyum nitratın yol açtığını söylemişti.

Patlamada yaklaşık 180 kişinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 6 bin kişinin yaralandığı ve 30-40 kişinin kayıp olduğu belirtilirken, yaralılardan 120'sinin yoğun bakımdaki tedavilerinin sürdüğü ve 1500 civarında da özel tedavi isteyen yaralı bulunduğu aktarılmıştı.

Lübnan resmi makamları patlamaya saldırıdan ziyade "ihmalin yol açtığını" değerlendirmiş, bunun üzerine Lübnan sokağında sorumluların cezalandırılmasını talep eden protestolar düzenlenmişti.

Protestolar sonucu, Lübnan Başbakanı Hassan Diyab hükümeti 10 Ağustos'ta istifa etmişti.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet

Haberler

Haberler.com Ios Uygulaması Haberler.com Android Uygulaması Haberler.com Huawei Uygulaması
Şu an buradasınız: Türkiye STK'larıyla da Lübnan'ın yaralarını sarıyor - Beyrut
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 22.9.2020 09:10:22. #1.14#
title