"Türkiye Saat Sarkacı Gibi Gidip Geliyor"

"Türkiye Saat Sarkacı Gibi Gidip Geliyor"

Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, "Türkiye İki Dava Arasında Saat Sarkacı Gibi Gidip Geliyor." Dedi.

Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, "Türkiye iki dava arasında saat sarkacı gibi gidip geliyor. Terazinin bir kefesine Ergenekon denilen -ki bu yargının da verdiği bir isim değil dışardan verilen bir isim- öbür taraftan kapatma davası. Varsa yoksa bu iki davayla Türkiye bir kıskaca sokuldu" dedi.


Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından kurulun gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurulda işçi ve bağkur emeklilerinin maaşlarına yılın ikinci yarısı için yapılacak artışın görüşüldüğünü belirten Çiçek, emeklilere yılın ikinci yarısında yüzde 7.2 oranında artış kararlaştırıldığını açıkladı. Çiçek, bu artışla birlikte 2008 yılında işçi ve Bağkur emeklilerin maaşlarının yüzde 9.3 oranında artırılmış bulunduğunu söyleyerek, enflasyonun 2008 sonunda bekleneni üzerinde çıkması halinde enflasyon farkının ayrıca maaşlara yansıtılacağını belirtti.

-KURAKLIK GENELGESİ HAZIR-

Hükümet Sözcüsü Çiçek, bu sene yaşanan kuraklıktan dolayı kamuoyunda kuraklık kararnamesi olarak bilinen kararnamenin de kurul gündemine geldiğini kaydederek, kuraklık tespit edilen 35 il ve 230 ilçede çiftçilere bazı iyileştirmeler yapılacağını belirtti ve ayrıntıları yarın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın AKP grup toplantısında açıklayacağını ifade etti.


Başbakan Erdoğan'ın geçen hafta Irak ve Fransa'ya yaptığı geziler hakkında kurulun bilgilendirildiğini söyleyen Çiçek, Irak'la imzalanan yüksek düzeyli strateji belgesine göre yılda bir kez başbakanlar ve yılda 3 kez de anlaşmada geçen bakanların bir araya geleceğini söyledi.

-"HUKUKA SAYGISIZLIK YAPILMAYA DEVAM EDİYOR"-

Çiçek, bir gazetecinin Ergenekon iddianamesinin mahkemeye verildiğini anımsatarak, iddianameyle ilgili yapılan eleştirileri nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine, "Aslında iddianame açıklanmış olmadı. Çünkü içeriğiyle ilgili bir şey söylenmedi. Söylenmesi de esasen mümkün değil. Hukuku azıcık bilen bir insan zaten böyle bir beklentinin içine girmez. Hukuku bilmek yetmiyor, hukuka saygısı da olması gerekiyor insanların" dedi.


"Maalesef hukuka saygısızlık yapılmaya devam ediliyor" diye konuşan Çiçek, bütün demokratik ülkelerde hazırlık soruşturmaların gizli olduğunu anımsattı. Çiçek şöyle konuştu:


"Maalesef uzunca bir zamandan beri gazetelerde bu soruşturmayla ilgili bilgiler yayınlanıyor. Halbuki bugün yapılan açıklamada iddianamenin esasıyla ilgili olmayan birkaç tane husus söylenmiştir. Dolayısıyla muhalefet nesine itiraz ediyor, ne yapıyor, bunu şahsen bilme imkanına sahip değilim. İddianamenin açıklanması İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yetkisindedir"

-"15 GÜN BEKLEMEK LAZIM"-

Ceza Muhakemesi Yasası 174'üncü maddesine göre mahkemenin iddianameyi incelemek için 15 günlük bir süresi olduğuna işaret eden Hükümet Sözcüsü Çiçek, şöyle konuştu:


"Bu süre içerisinde dava açılmasına bir eksiklik yoksa, iddianameyi kabul edecek ondan sonra aleni hale gelecektir. Aleni hale gelmeden, içeriğinde ne var ne yok bilinmeden, içeriğine yönelik iddiaların yapılması doğru olmaz. O nedenle bugünkü açıklamaları kim açıkladıysa, kimseyi kastederek de söylemiyorum, hukuki itirazlardan daha çok kendince siyasi değerlendirmeler yapmaktadır. Zaten Türkiye'nin yaptığı en büyük yanlışlardan bir tanesi hukukla siyasetin çokça, zaman zaman karıştırıyoruz birbirine. O nedenle bu tür sıkıntılar oluyor. Onun için 15 günü beklemek lazım" Çiçek, soruşturmayla ilgili olarak Anayasa'nın 138. maddesinin de ihlal edildiğini kaydetti.

-"TÜRKİYE BİR KISKACA SOKULDU"-

AKP hakkında açılan kapatma davası kapsamında Anayasa Mahkemesi raportörünün raporunun tamamladığının anımsatılarak, "Bu ne anlama geliyor? Kulislerde kapatma davasının bu ayın sonuna kadar tamamlanacağı konuşuluyor. Sizin değerlendirmeniz ne olacak?" sorusu üzerine de Çiçek, sürecin kendileri açısından tamamlandığını ve kendilerinin de davanın bir an önce bitirilmesini istediklerini söyledi. Çiçek şöyle devam etti:


"Türkiye iki dava arasında saat sarkacı gibi gidip geliyor. Terazinin bir kefesine Ergenekon denilen -ki bu yargının da verdiği bir isim değil, dışardan verilen bir şey. Öbür taraftan kapatma davası. Varsa yoksa bu iki davayla Türkiye bir kıskaca sokuldu. Dışardan gelen herkesin sorduğu iki dava da bu. Yani Türkiye dışarıda olup bitenleri bunlar sebebiyle takip edemiyor. Türkiye bundan dolayı dışarıda bir imaj kaybına uğruyor. Türkiye hakikaten önü açık bir ülkeyken, yatırım yapılacak bir ülkeyken, şimdi bir siyasi belirsizliğin olduğu ülke olarak dışarıdan karalanmaya başladı. Bunun bedelini de millet olarak biz ödüyoruz."

-"DEMEK Kİ HUKUK İŞLİYOR"-

Sinan Aygün'ün serbest bırakılmasıyla ilgili bir soru üzerine de Çiçek, "Kim karar verirse tutuklamaya tahliye edecek de o makamdır. Yani hükümetle alakası olan bir konu değil. Türkiye'de hukuk demek ki işliyor. Tutuklanması gereken varsa tutuklanıyor, tahliye edilmesi gerektiği zaman da tahliye ediliyor. Meseleye öyle bakmak lazım. Halen anlaşılıyor ki adına Ergenekon dediğimiz davayla uzun süre yatıp kalkacağız. İki sorudan biri bu olacak. Halbuki ben bu sorulara cevap vermek istemiyorum, doğru da bulmuyorum. Bırakalım yargı kendi işini yapsın başkaları da kendi işini yapsınlar" (ANKA)


(İG/TT/ZG)