Türkiye'nin Paris Büyükelçisi, Avrupa-Amerika Basın Kulübü'nde Konferans Verdi

Türkiye'nin Paris Büyükelçisi, Avrupa-Amerika Basın Kulübü'nde Konferans Verdi

Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa, Amerikan Basın Kulübü'nde Paris'teki yerli ve yabancı basın mensuplarına konferans verdi ve soruları yanıtladı.

Türkiye'nin Paris Büyükelçisi, Avrupa-Amerika Basın Kulübü'nde Konferans Verdi

Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa, Amerikan Basın Kulübü'nde Paris'teki yerli ve yabancı basın mensuplarına konferans verdi ve soruları yanıtladı.

Büyükelçi İsmail Hakkı Musa, Amerikan Basın Kulübü'nde konferans vermesi istendiğinde özellikle 15 Temmuz darbe girişimini konu olarak seçtiklerini dile getirdi. Musa "Yaptığım temaslardan edindiğim izlenimim, az bilinen bir konu olduğu ve basında ülkemize hemen her gün yersiz eleştirilerin yöneltildiği konunun daha iyi anlaşılması için" seçtiklerini söyledi.

İsmail Hakkı Musa, Türkiye-AB ilişkileri ile ilgili olarak, ülkemizin bu ilişkiyi hangi noktadan gördüğün ve başka bir ortaklık yapmaya gitmek isteyip istemediği konusunun çok merak edildiğini belirtti. Musa, "Bu aslında kendi düşündükleri ama söylemeye cesaret edemedikleri. Bizim niyetimizin tam üyelik olduğunu ve bunun dışında hiçbir şey kabul etmeyeceğimizi, kendilerinin bu bağlamda bir zorluğu varsa onu dile getirmeleri gerektiğini söyledik," dedi.

"İhraçlar, güvenlik tedbirinden ibaret"

Musa darbe girişimi sonrası yoğun olarak getirilen eleştirilerden birinin de Türkiye'nin çok yoğun bir şekilde bürokrasisinde temizlik yaptığı yönünde bir algı olduğunu dile getiren Musa "Halbuki biz ne yaptığımızı biliyoruz. Bu yapı ile irtibatlı olduğu konusunda ciddi şüphe duyduğumuz veya bu yapının mensubu olduğunu bildiğimiz kişilerin başlangıçta güvenlik tedbiri olarak işten uzaklaştırılmasından ibaretti. Bunlar yapıldı, bunu biliyorlar. Bilmedikleri bir şey vardı, onu gördük: Hak arama mekanizmaları etkin bir şekilde kullanılması sonucu 35 bin kişi işlerine tekrar döndü, bu bilinmiyordu. İç hukuk yolu olarak Avrupa Konseyi'nin tavsiye ettiği temyiz yolu uygulamada, bunu da çok fazla bilen yok. Gözaltı süreleri bir aydan bir haftaya indi. Bu demektir ki, alınan tedbirlerle devlet normalleşiyor," ifadelerinde bulundu.

"Devletin bekasıyla sorunu olmayan ile, devletin de sorunu yok"

"Genel olarak Türkiye bazı gazetecilere ve işadamlarına yönelik tedbir aldı, bazı televizyonlar, dernekler, vakıflar kapatıldı. Türkiye'de 110 bin dernek 50 bin vakfın hepsi özgür çalışıyor. Devletin bekası ile sorunu olmayan hiçbir yapı ile devletin de sorunu yok. Söz konusu olan, 300-500 dernek veya vakıf. Terörist yapı ile bağlantılı; bazısı FETÖ ile bazısı PKK ile, DHKP-C ile irtibatlı, iltisaklı olduğu için bunların eylemlerini kolaylaştırdıklarından devlet tedbir alacak. Bunun da sonuçlarına katlanacaklar."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı Avrupa liderlerini "Nazi" olmakla itham ettiği şeklinde sorular olduğunun hatırlatılması üzerine Musa, olayın böyle olmadığını belirterek konferanstakilere konuyu açıkladığını anlattı: "Olay böyle değil, bunu kendilerine söyledik, buna da biraz şaşırdılar. Cumhurbaşkanımız 'devlet başkanı' sıfatı ile ifade ediyor kendisini. Bütün cumhurbaşkanları herhangi bir ülkede böyle yapar. Kendi dilinde kendini iade eder. Cumhurbaşkanımızın mesajları farklı dillere çevriliyor. Türkçesini dinlediğinizde Almanya, özellikle Hollanda'da yaşananlardan sonra "bunlar anlaşılır gibi değil, bütün bu yapılanlar bize Nazi uygulamalarını hatırlatıyor" Cumhurbaşkanımızın dediği budur, hiç kimseye siz Nazi'siniz, siz bu ithama layıksınız dediği yok. 'Kabul edilmez bu uygulamalar, Nazi uygulamalarını hatırlatıyor,' doğrusu da budur. Savaş halleri dışında bir ülkenin temsilcisinin göz altına alındığına insanlık tanık oldu mu? Bunu biz yaşadık Hollanda'da. Bunları gören devlet başkanı tabii ki tepkisini koyacak. Gerekli açıklamayı yapacak. Bunun da olması gerektiği gibi aktarılmasına ihtiyaç vardı, onu düzettik."

"Türkiye yalnızlaşmıyor, inisiyatif alıyor"

'Türkiye yalnızlaşıyor mu?' sorusuna Musa, "Türkiye yalnızlaşmıyor, coğrafyasını ve dünyayı kendi optiğinden okuyor. Türkiye'nin yalnızlaştığını müttefiklerinden uzaklaştığını söyleyenler, Türkiye'nin artık kendiliğinden inisiyatif almasından rahatsız olanlar. Türkiye hiçbir şekilde yalnızlığa gitmemiştir. İzolasyoncu politikalar izlememektedir. Türkiye'nin politikalarından rahatsız olanlar meseleyi böyle takdim etmektedirler," açıklamasında bulundu.

"Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) arasında bir çatlağın oluşmasını arzu etmediğini belirterek, Türkiye ve AB arasında görüşmelere devam edilmesi gerektiğini söyledi. Macron ile cumhurbaşkanımız arasında görüşmeler devam ediyor mu?" sorusuna ise Musa şu yanıtı verdi: "Cumhurbaşkanımızla Macron arasında, sayın Macron cumhurbaşkanı seçildikten sonra belli sıklıkta bir görüşme trafiği var. 18 Eylül'de New York'ta tekrar görüşmeleri söz konusu. Çok ciddi meseleleri gerek ikili, gerek çok taraflı ele alıyorlar. Bizim burada edindiğimiz izlenim de bu yöndedir. Fransa sorumlu ve ehil bir Avrupa Birliği ülkesi olarak kendi politikalarını izliyor. Türkiye ile müzakerelerin sürdürülmesine ilişkin beyanatları da bu yönde okuyorum. Çok sağduyuludur, çok aklı başındadır ve Türkiye ile Fransa arasındaki temelleri asırlar öncesinde atılmış ilişkilerin ruhuna da lafzına da uygundur. Önümüzdeki dönemde Fransa ile ilişkilerimizi daha da geliştirmek istediğimize dair anlayışla da çok örtüşmektedir." - Paris