Türkiye'nin Kavgaya Değil, Bir Arada Yaşamaya İhtiyacı Var"

Türkiye'nin Kavgaya Değil, Bir Arada Yaşamaya İhtiyacı Var"

TEKİRDAĞ (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin huzura ihtiyacı var. Türkiye'nin kavgaya değil, bir arada yaşamaya ihtiyacı var. Polemik siyasetin doğasında var, çok fazla yadırgamam ama bunun bir düzeyinin olması lazım. Polemiğin ruhunda biraz gülmecenin de yatması lazım." dedi.

Türkiye'nin Kavgaya Değil, Bir Arada Yaşamaya İhtiyacı Var

TEKİRDAĞ (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin huzura ihtiyacı var. Türkiye'nin kavgaya değil, bir arada yaşamaya ihtiyacı var. Polemik siyasetin doğasında var, çok fazla yadırgamam ama bunun bir düzeyinin olması lazım. Polemiğin ruhunda biraz gülmecenin de yatması lazım." dedi.


Bir televizyon kanalında canlı yayına katılan Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olacağına inandığını, onun herkesi kucaklayacağını söyledi.

AK Parti'li, MHP'li ve Saadet Parti'lilerin İmamoğlu'na rahatlıkla oy verebileceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Hiç kimseyi kırmadan, hiç kimseyi üzmeden herkese hizmeti götürecek, yoksul mahallelere hizmeti götürecek. Belediye başkanı arkadaşlarıma söylüyorum; 'Siz ayrımcılık yapmayacaksınız ama yoksul mahallelere pozitif ayrımcılık yapacaksınız, oraya daha fazla hizmet götüreceksiniz." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, İstanbul'da her mahalleye kreş yapacaklarını, bazı sınıfların 65 kişilik mevcudunun olduğunu, Ekrem İmamoğlu'nun başkan olması halinde yeni okullar yaptıracağını ve sınıfların 25 kişilik olacağını kaydetti.

Yerel yönetimlerde elde edecekleri muhtemel başarıyı sürdürebilir kılmak zorunda olduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Çok büyük başarılar elde ettik' diye meydanlara çıkma gibi bir niyetim yok. Bizim niyetimiz şu; aldıktan sonra verdiğimiz sözleri nasıl ve ne zaman tuttuğumuzu halkımıza anlatacağız. Hiçbir belediye başkanı arkadaşım, yok efendim 'enkaz devraldık', şu bu filan edebiyatı yapmayacak. Belediyelerin borçlu olduğunu biliyoruz, büyük borçları olduğunu da biliyoruz ama biz hem o borçları ödeyeceğiz, hem de tüm vaatlerimizi yerine getireceğiz."

Kılıçdaroğlu, en son "Metastaz" adlı kitabı okuduğunu, fazla televizyon izleme şansının olmadığını, kitap okumak için de fazla zaman bulamadığını ve uzun süredir görmediği torununu özlediğini söyledi.

"Türkiye'nin huzura ihtiyacı var. Türkiye'nin kavgaya değil, bir arada yaşamaya ihtiyacı var." diyen Kılıçdaroğlu, "Polemik siyasetin doğasında var, çok fazla yadırgamam ama bunun bir düzeyinin olması lazım. Polemiğin ruhunda biraz gülmecenin de yatması lazım ve o saygı içinde, hani karşılıklı birbirini mat etme gibi özünde insanı çok fazla yaralamayan ama kullandığınız dil ve üslupla karşınızdaki kişinin, bir daha o konularda konuşmamasını sağlayan bir dil, bir üslup oluşması lazım." ifadelerini kullandı.


Kemal Kılıçdaroğlu, Şişli'de adayları Muammer Keskin'in kazanacağını savunarak, adaylarının Şişli'yi çok iyi bilen ve toplumun her kesimiyle iyi ilişkiler kurmuş bir insan olduğunu aktardı.


"Mansur Bey'e tahammül edemiyorlar"


Partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş'la ilgili tartışmalara ilişkin Kılıçdaroğlu, Yavaş'ın Beypazarı'nı Ankara'nın markası haline getirdiğini söyledi.


"Mansur Bey'e tahammül edemiyorlar. Mansur Bey ne yaptı? Beypazarı Belediye Başkanlığı yaptı." diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:


"Mansur Yavaş diyor ki, 'Ankara bir Cumhuriyet kentidir ve ben bu kente bir başkent kimliği kazandıracağım, bir Cumhuriyet kenti kimliği kazandıracağım.' Seymenleri var, angorası var... Bütün markaları yok edildi, her şey yok edildi. Ankara da beton ormanına dönüştü. Mansur Bey diyor ki, 'Ben Ankara'ya hizmet etmek istiyorum.' Tahammül edemiyorlar. Efendim, 'Bilmem nerede ne olmuş da...' Birkaç yıl önceki olayı pişirip getiriyorlar. Burada acı olan şu; bunun iktidar partisinin sözcüsü tarafından dillendirmesi, dillendirirken de bütün televizyonların canlı vermesi. Eyvallah verebilirsin. Mansur Bey de cevap verdi. Niye cevap verilirken televizyonlar canlı vermedi? Sonra da çıkıyorlar, 'Biz tarafsız yayıncılık yapıyoruz.' diyorlar, ortalıkta geziyorlar. Ne tarafsız yayıncılığı. Mansur Yavaş diyor ki, 'Ben seçildiğim andan itibaren Ankara'yı kucaklayacağım, hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğim.' Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu, Mustafa Bozbey ve diğerleri, belediyeleri aldıkları zaman göreceksiniz, bu belediyelerde asgari ücret net 2 bin 200 lira olacak."


Kemal Kılıçdaroğlu, Mansur Yavaş'ın canlı yayına çıkmak için kendisinden izin almasına gerek olup olmadığının sorulması üzerine, "Olur mu öyle şey? Mansur Bey, televizyona çıkar tartışır. Genel başkandan 'Televizyona çıkacağım' diye niye izin alacak, hangi gerekçeyle izin alacak? Bu neyi gösteriyor? Özhaseki, Ankara'yı yönetemez, Ankara'yı başkası yönetir. Binali Yıldırım İstanbul'u yönetemez, başkası yönetecek." ifadelerini kullandı.

İntibak Yasası


Türkiye'de emeklilerin ciddi bir intibak sorununun olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, emeklilerin aldıkları aylıklarla ödedikleri primler arasında farklılıklar bulunduğunu belirti.


Kılıçdaroğlu, emeklilerin intibak sorununu çözeceklerini savunarak, "Diyelim ki ben 5 bin gün prim ödedim, siz de 5 bin gün prim ödediniz, aynı yaşlarda emekli olduk ama emekli olduğumuz tarihler farklı. Siz daha yüksek aylık alıyorsunuz ben daha düşük aylık alıyorum. Bu nasıl oluyor diyeceksiniz? Çünkü yasalar değiştiği zaman geriye yürümemiş. Eskilerin hak kayıpları var, yeniler biraz daha iyi aylık alıyorlar. İntibak sorununu da çözeceğiz." şeklinde konuştu.


Türkiye'de işsizlik rakamlarının yükseldiğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, krizin ortalarında olduklarını, daha çok büyük sorunların karşılarına çıkacağını ileri sürdü.


CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet tarihinde ilk kez "Sokak Ekonomisi Çalıştayı" yaptıklarını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Türkiye'de 6 milyon kişi sokaktan geçiniyor. Bu rakam bana ait değil, akademisyenlere ait. Aileleriyle bunlar 23-24 milyon. Kimisi simit satarak, kimisi çöpten plastik ve kağıt toplayarak, kimisi kestane veya şeker satarak. Bunları bilen var mı? Bunların sorunlarıyla ilgilenen var mı? Hani sen sosyal devlettin. Fakir fukara, garibanın adamıydın. Bunların sorunlarını biz dile getiriyoruz Nerede yoksul vatandaş varsa onların hakkını savunmak bizim görevimiz."


(Bitti)

Kaynak: AA