Türkiye Faize Çalıştı

Borçlanmanın Kamu Finansmanında Ağırlığının Arttığı Son 25 Yılda Devlet Bütçeden 433 Milyar Dolarlık Faiz Ödemesinde Bulunurken, Yatırımlara Ayrılan Pay İse Bunun Dörtte Birine Bile Ulaşamadı. 1983-2007 Yılları Arasında Devlet, Halktan Topladığı Her 100 Dolarlık Verginin 51 Dolarını Faiz Ödemeleri İçin Kullandı.

Türkiye Faize Çalıştı

Borçlanmanın kamu finansmanında ağırlığının arttığı son 25 yılda devlet bütçeden 433 milyar dolarlık faiz ödemesinde bulunurken, yatırımlara ayrılan pay ise bunun dörtte birine bile ulaşamadı. 1983-2007 yılları arasında devlet, halktan topladığı her 100 dolarlık verginin 51 dolarını faiz ödemeleri için kullandı.

Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı verilerinden yararlanarak yaptığı araştırmaya göre, bütçe açığının büyütülüp, hem dış hem de iç borçlanmaya ağırlık verilmeye başlanan 1983 yılını izleyen son 25 yıllık dönemde faiz ödemeleri adım adım bütçe harcamalarının en büyük bölümünü oluşturdu. Türkiye'nin maliye politikasına "vergi alma borç al" politikasının egemen olmaya başladığı 1983 yılında 942 milyon dolar olan bütçeden yapılan faiz ödemeleri, faiz oranlarının ve

borçlanma miktarlarının artmasına paralel olarak her geçen yıl hızla büyüyerek son yıllarda 40 milyar dolara yakın bir büyüklük oluşturmaya başladı. 1983-2007 yıllarını kapsayan 25 yıllık dönemde Türkiye'nin toplam bütçe harcamaları 1 trilyon 316 milyar dolara ulaşırken, bunun 373.9 milyar doları iç, 59.4 milyar doları da dış olmak üzere toplam 433.3 milyar doları faiz ödemelerine gitti. Aynı dönemde devletin bütçeden yaptığı yatırımların tutarı 100 milyar dolarda kalırken, personele de 335.8 milyar

dolar ayrıldı.

HER 100 DOLARLIK HARCAMANIN 33 DOLARI FAİZ

Araştırmanın sonuçlarına göre, 1983 yılında Türkiye'nin bütçe harcamalarının yüzde 8.1'i kadar bir büyüklük oluşturan iç ve dış borç faiz ödemeleri, izleyen yıllarda hızla artarak 1990 yılında yüzde 20.4'e, 2000 yılında yüzde 43.9'a kadar çıktı. 2001 yılında ise devletin yaptığı her 100 dolarlık bütçe harcamasının 51 dolarını faiz ödemesi oluşturdu. Faiz ödemelerinin bütçe harcamaları içerisindeki payı 2001 krizinden sonra yavaş yavaş da olsa azalmaya başladı. 2006 yılında yüzde 26.2 olan faiz

ödemelerinin toplam bütçe harcamaları içerisindeki payının bu yıl ise yüzde 26 düzeyinde kalacağı hesaplanıyor. Yüksek Planlama Kurulu'nun kabul ettiği 2008-2010 dönemine ilişkin Orta Vadeli Mali Plan'a göre faiz ödemeleri 2008 yılında da bütçe harcamalarının yüzde 26.2'sini oluşturacak. Ekim ayı ortasında TBMM'ye sunulması gereken ve 225.9 milyar YTL'ye ulaşan 2008 yılı bütçesinde faiz ödemelerine 59.3 milyar YTL'lik bir ödenek ayrılması bekleniyor. 1983-2007 yılları arasında Türkiye'nin toplam bütçe

harcamaları 1 milyar 315 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu harcamanın yüzde 32.9'u faiz ödemelerinden oluştu.

VERGİ GELİRLERİNİN YARISINDAN FAZLASI GİTTİ

Türkiye'nin yüksek düzeye ulaşan borçlarının oluşturduğu tedirginlik nedeniyle çok sayıda ekonomik kriz de yaşadığı 1983-2007 yılları arasında devletin yaptığı vergi tahsilatı 845.1 milyar dolara ulaşacak. Aynı dönemde yapılan faiz ödemelerinin 433 milyar doları bulduğu dikkate alınırsa, son 25 yıllık dönemde devletin Türk halkından topladığı her 100 dolarlık verginin 51.3 dolarla büyük bölümünü borç aldığı kesimlere faiz olarak aktardığını ortaya koyuyor. Verilere göre 1983 yılında faiz ödemeleri vergi

gelirlerinin yüzde 10.9'u kadar bir büyüklük oluşturuyordu. Bu oran 1990 yılında yüzde 25.3'e kadar yükseldi. Hazine'nin yüksek düzeydeki iç ve dış borçlarını çevirebilmek için yurt dışından gelecek sıcak paraya bağımlı hale geldiği bu nedenle de reel faizlerin rekor düzeylerde seyretmeye başladığı 1990'lı yılların sonuna gelindiğinde faiz ödemelerinin vergi gelirlerine oranı yüzde 70'i aştı.

2001 KRİZİNDE VERGİ FAİZE YETMEDİ

Devlet, 2000 yılında topladığı her 100 dolarlık verginin 77 dolarını faiz ödemeleri için ayırmak zorunda kaldı. En kötü konuma ise 2001 yılında gelindi. İlk kez devletin topladığı vergiler faiz ödemelerine yetmedi. 32.5 milyar dolarlık vergi tahsil edilen 2001 yılında yapılan faiz ödemeleri ise 33.5 milyar dolara ulaştı. Faiz ödemelerinin vergi gelirlerine oranı 2001 krizini izleyen yıllarda azalma eğilimine girdi. 2006 yılında her 100 dolarlık vergi gelirine karşılık 33.4 dolarlık faiz ödemesi yapıldı.

Bu yıl ise her 100 dolarlık vergi gelirinin 33.5 doları faiz ödemelerine gidecek. Hazırlıkları sürdürülen 2008 yılı bütçesinde de durum fazla değişmeyecek. Devlet gelecek yıl da toplayacağı her 100 dolarlık verginin 34 dolarını borç faizleri için kullanacak. 2008 yılında vergi gelirlerinin 174 milyar YTL civarında gerçekleşmesi bekleniyor.

"HALKTAN TOPLANAN VERGİLER DÜŞÜK KUR YÜKSEK FAİZ YOLUYLA ULUSLARARASI SPEKÜLATİF SERMAYEYE AKTARILIYOR"

ATO Başkanı Sinan Aygün, dönemin hükümetlerinin 1980'li yılların başında uygulamaya koyduğu "vergi alma borç al" politikalarının Türkiye ekonomisini 1990'lı yıllarda ve 2000'li yılların başında çok ağır krizlere sürüklediğini hatırlattı. Ekonomide borçlanmayla şişirilen balonların, krizlerde birbiri ardına patlayarak halkı çok büyük yoksulluklara sürüklediğini belirten Aygün, "Kazancının neredeyse yarısını vergi olarak devletine ödeyen Türk halkı, ödediği bu vergilerin kendisine eğitim, sağlık, altyapı,

güvenlik ve diğer kamu hizmetleri olarak dönmesini bekliyor. Oysa yıllardır Türkiye'nin iliğini kurutan bu yüksek faiz-düşük kur politikası yüzünden toplanan vergiler uluslararası spekülatif sermayeye aktarılıyor" dedi.

Faiz ödemelerinin payındaki azalmaya rağmen hala bütçe içerisinde çok büyük pay aldığını kaydeden Aygün, Merkez Bankası'nın faiz indirimlerini artık gündemine alması gerektiğini bildirdi.

(BK-ÖZ-E)