Türkiye-AB İlişkileri Ekseninde Ufuk Avrupa ve AB Programları İstişare Toplantısı

Türkiye-AB İlişkileri Ekseninde Ufuk Avrupa ve AB Programları İstişare Toplantısı

26.10.2020 17:25 | Son Güncelleme: 26.10.2020 19:20
Türkiye-AB İlişkileri Ekseninde Ufuk Avrupa ve AB Programları İstişare Toplantısı

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Yeşil Mutabakat çağrısının enerji, çevre, ulaştırma gibi birçok alanı etkileyebileceğini belirterek, "Türkiye'nin AB ile ihracat hacmi dikkate alındığında bazı sektörlerimizi çok yakından ilgilendirecek.

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Yeşil Mutabakat çağrısının enerji, çevre, ulaştırma gibi birçok alanı etkileyebileceğini belirterek, "Türkiye'nin AB ile ihracat hacmi dikkate alındığında bazı sektörlerimizi çok yakından ilgilendirecek. Bunu bir tehdit olarak değil bir fırsat olarak değerlendireceğimiz görüşündeyiz." dedi.

Mandal, çevrim içi olarak düzenlenen "Türkiye-AB İlişkileri Ekseninde Ufuk Avrupa ve AB Programları İstişare Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Ufuk 2020 Programı'nda son 2 yılda elde ettiği başarıların net bir şekilde görüldüğünü söyledi.

Bu başarının tesadüfi olmadığını vurgulayan Mandal, 2018'den itibaren TÜBİTAK'ın destek modelini Avrupa Araştırma Alanı ile daha da ilişkilendirmeye çalıştıklarını anlattı.

Mandal, bu dönüşümün Avrupa Birliği (AB) programlarından alınan geri dönüşü hızlandırdığına dikkati çekerek, "Destek programlarımızı girdi temelinden daha çok, çıktı ve etki temeline dönüştürdük. Türkiye'de 2000'li yılların başından itibaren Ar-Ge'ye ciddi bir kaynak ayrıldı. 2018'den itibaren var olan kaynaklarımızı, potansiyelimizi yetkinliğimizi çıktı ve etkiye dönüştürmeye odaklandık." diye konuştu.

Gelecek yıla ilişkin bütçe teklifinde TÜBİTAK'ın destek bütçesinin 2020'ye göre 2 katına çıkarıldığının altını çizen Mandal, "Bu da ülkemizin bu konuya verdiği önemi gösteriyor. Türkiye'nin Ar-Ge'ye ayırdığı kaynağın milli gelire oranı 2018'de 1,03 iken 2019'da 1,06'ya çıktı. Özel sektörün gerçekleştirdiği Ar-Ge harcaması oranının da yüzde 64,2'ye yükselmesi de bizim açımızdan kıymetli." değerlendirmesinde bulundu.

Mandal, "birlikte başarma" yaklaşımını merkeze almaya çalıştıklarına işaret ederek, yakın zamanda başlatılan Sipariş Ar-Ge, Patent-Lisans ve Sanayi Doktora programlarından bahsetti.

Kovid-19 ile mücadele döneminde, normalde 5 yıla yayılabilecek aşı çalışmalarının 1 yıl içinde gerçekleştirilmesi ve 3 aşı adayının hayvan deneylerinin tamamlanması gibi başarıların "birlikte başarma" yaklaşımının sonucu olduğunu dile getiren Mandal, bu süreçte insan kaynağı, tedarik zinciri ve altyapıyı beraber kullanmanın önemli bileşenler arasında yer aldığını ifade etti.

"Yeşil Mutabakat çağrısını fırsat olarak değerlendirebiliriz"

Mandal, Ufuk 2020 Programı'nda, Türkiye'nin 2019 ve 2020 yıllarındaki başarılarına değinerek, "Programdan geri dönüşümüz 267 milyon avro oldu, bunun yıl sonunda 300 milyon avroya çıkacağına inanıyoruz. Maddi kazanımın yanında, iş birliği ve networkün gelişmesi ve katma değerin oluşmasında da önemli kazanımlar var." şeklinde konuştu.

Programa ilişkin bilgiler veren Mandal, burada yer alan KOBİ'lerin daha da artması için özel çaba gösterdiklerini bildirdi.

Mandal, TOBB'un da AB programlarında en önemli paydaşlarından biri olduğunu belirterek, Ufuk 2020 kapsamındaki paylaşımları Birlik vasıtasıyla duyurmaya devam etmek istediklerini söyledi.

Programda son 2 yıldaki başarıya rağmen daha gidilecek yol olduğuna dikkati çeken Mandal, "Ticaret hacmimizin olduğu ükeler aynı zamanda AB çerçeve programlarında başarılı ülkeler. Dolayısıyla Ar-Ge tabanlı ikili iş birlikleri hem firmalarımızın hem de ülkemizin kazancına dönüşecek." diye konuştu.

Mandal, Yeşil Mutabakat çağrısının da enerji, çevre, ulaştırma gibi birçok alanı etkileyebileceğine değinerek, "Türkiye'nin AB ile ihracat hacmi dikkate alındığında bazı sektörlerimizi çok yakından ilgilendirecek. Bunu bir tehdit olarak değil bir fırsat olarak değerlendireceğimiz görüşündeyiz." dedi.

"1 milyar avroluk bir fon imkanı var"

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Ufuk 2020" ve "Ufuk Avrupa" programlarının içeriğini bilmenin, programlarla sağlanan imkanlar ve yararlanma süreçleri hakkında bilgi sahibi olmanın önemini vurguladı.

Girişimcilerin ve odaların, Ufuk 2020 ve gelecek yıldan itibaren Ufuk Avrupa fonlarından daha fazla faydalanmanın yollarını araması gerektiğine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, "Ülke olarak buraya kaynak koyuyoruz, bu kaynaklardan istifade edebilmemiz lazım. IPA fonlarında elde ettiğimiz başarıyı, Ufuk 2020 programında da elde edebiliriz." diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, AB'nin çevreye ilişkin hedefleri kapsamındaki düzenlemelerinden Türkiye'nin ihracatının da doğrudan etkileneceğini belirterek, şunları kaydetti:

"Türkiye için AB en büyük ticaret ortağıdır. AB ile ticaret yapmanın, ülkenin üretim altyapısının gelişmesinde ciddi katkısı var. Gümrük Birliği, bizim üretim altyapımızın ve kapasitemizin gelişimine olumlu katkıda bulunmuştur. AB ile ticari ilişkilerimizin geleceğini göz önünde bulundurursak, 'Yeşil Mutabakat'ın ihracatımız üzerinde doğrudan etkisi olacağı muhakkaktır. Biz 'Yeşil Mutabakatı' da üretim yapımızı dönüştürme aracı olarak kullanabiliriz."

"Yeşil Mutabakat" için proje çağrısıyla 1 milyar avroluk bir fon imkanı olduğuna değinen Hisarcıklıoğlu, bu programlardan maksimum fayda sağlanması ve sunulan fonlardan yararlanmada herkese görevler düştüğünü söyledi.

Hisarcıklıoğlu, TOBB olarak bu konuda farkındalık oluşturmak ve üyeleri teşvik etmek üzere çalışmaları da artırarak devam ettireceklerini anlattı.

"Gümrük Birliği güncellemesi herkesin yararına olacak"

Dışişleri Bakan Yardımcısı Faruk Kaymakcı da özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelmeyi önemsediklerini, AB programlarının daha iyi anlaşılması konusunda birçok toplantı yaptıklarını dile getirdi.

Türkiye-AB ilişkileri konusunda gelinen son duruma ilişkin bilgi veren Kaymakcı, katılım müzakereleri, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize serbestliği, terörle mücadele ve göç konusunda iş birliği, Türkiye AB diyalog toplantılarının yapılması gibi konularda gelinen aşamadan bahsetti.

Kaymakcı, Gümrük Birliği'nin güncellemesi noktasında, Almaya Dönem Başkanlığının olumlu bir tutum sergilediğini belirterek, şöyle konuştu:

"Doğu Akdeniz'deki sondaj çalışmaları çerçevesinde yaşanan gerginlikleri çözme konusunda Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve son dönemde Fransa'nın atmış olduğu adımlarla son dönemde istediğimiz müzakere sürecini başlatamadık. Türkiye her zaman uzlaşmadan ve sağduyulu adımlar atılmasından yana. Bir veya birkaç ülkenin kendi çıkarlarını AB'nin çıkarları önüne koymasını kabul edemeyiz. Akıl ve mantıktan yana tavır alınırsa Türkiye her zaman ilişkilerini müzakere çevresinde geliştirmekten ve Doğu Akdeniz'de tüm kıyıdaş ülkelerin çıkarına olan bir iş birliğinden yana. Gümrük Birliği güncellemesi sürecinin başlatılması da herkesin yararına olacak."

Katılım öncesi mali iş birliği programlarına değinen Kaymakcı, Türkiye'nin şu anda 8 AB programı veya ajansından yararlandığını bildirdi.

Kaymakcı, bu programların büyük bir kısmının süresinin yıl sonunda dolacağını, 2021-2027 döneminde yeni programların başlayacağını ifade etti.

Açılış konuşmalarının ardından, katılımcılardan gelen sorular cevaplandırıldı. Daha sonra, "Ufuk 2020 Programı: Yeşil Mutabakat Çağrısı" sunumu yapıldı.

Kaynak: Anadolu Ajansı / Sevgi Ceren Gökkoyun

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet

Haberler

Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Türkiye-AB İlişkileri Ekseninde Ufuk Avrupa ve AB Programları İstişare Toplantısı - Ekonomi
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 30.11.2020 06:14:44. #1.15#
title