Türkiye-Ab İlişkileri

Türkiye-Ab İlişkileri

Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa, Türkiye'nin AB ile ilişkileri konusunda, "Fransa sorumlu ve ehil bir Avrupa Birliği (AB) ülkesi olarak kendi politikalarını izliyor.

Türkiye-Ab İlişkileri

Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa, Türkiye'nin AB ile ilişkileri konusunda, "Fransa sorumlu ve ehil bir Avrupa Birliği (AB) ülkesi olarak kendi politikalarını izliyor." değerlendirmesinde bulundu.

Büyükelçi Musa, Avrupa Amerika Basın Kulübü'nde verdiği konferansı Türk basın mensuplarına değerlendirerek, onların sorularını yanıtladı.

Konferansın konusunu bilinçli olarak "15 Temmuz darbe girişimi" şeklinde seçtiklerini aktaran Musa, 15 Temmuz'un Avrupa kamuoyunda en az bilinen konulardan olduğunu ve hemen her gün Fransa basınında Türkiye hakkında yersiz eleştiriler çıktığını belirtti.

Bugün iş adamları, diplomatik temsilciler ve basın mensuplarının bulunduğu geniş bir kitleye hitap ettiğini anlatan Musa, "Bu konudaki hassasiyetlerimizi, duyarlılıklarımızı ve beklentilerimizi kendilerine aktarmak ve paylaşmak için iyi bir fırsat oldu." dedi.

Darbe girişimiyle ilgili olarak "Türkiye'nin devlet bürokrasisinde temizlik yaptığı" algısı bulunduğunu ifade eden Musa, şunları söyledi:

"Hak arama mekanizmalarının etkin şekilde işletilmesi sonucu 35 bini aşkın kişi işlerine tekrar döndü. Bu bilinmiyordu. Bir araştırma komisyonu ihdas edildi. Avrupa Konseyi'nin bizden talep ettiği, tavsiye ettiği bir şeydi. Bu bir temyiz mekanizması olarak uygulamada. Bunu da çok fazla bilen yok. Bundan sonra idari mahkeme var, ondan sonra da Anayasa Mahkemesi var, iç hukuk yolu olarak."

Ayrıca Türkiye'de gözaltı sürelerinin azaltıldığını, bu sürenin bir aydan bir haftaya düştüğünü anımsatan Musa, şöyle devam etti:

"Demek ki alınan tedbirler bir an önce semeresini verdi. Başarı elde edildi. Devlet süratle normalleşme yolunda ilerliyor ama bekasına kasteden bu yapıyla mücadele etmekte de kararlı.

Bunlar, 'Türkiye, durup dururken bazı gazetecileri hapse attı. Tutukladı. Bazı işadamlarına karşı tedbir aldı. Bazı televizyonları kapattı. Bazı dernekler, bazı vakıflar kapatıldı.' diye düşünüyor. Böyle değil tabii ki, Türkiye'de 110 bin dernek, 50 bin vakıf var. Bunların hepsi gayet hür, özgür, serbest şekilde çalışıyor. Devletin bekası ile sorunu olmayan hiçbir yapı ile sorunu yok devletin ki tedbir almıyor bunlara karşı. Söz konusu olan, 300-500 dernek veya vakıf. Bunlar da terörist yapılarla, bazısı Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile bazısı PKK ile DHKP-C ile irtibatlı, iltisaklı olduğu için, bunların eylemlerini kolaylaştırdıkları için tabiatıyla tabii ki devlet tedbir alacak. Bunun da sonuçlarına katlanacaklar."

Türkiye-AB ilişkileri ve Türkiye'nin başka bir ortaklık tesisine gitmek isteyip istemeyeceğinin konferansı izleyenlerin en merak ettiği konular arasında yer aldığını dile getiren Musa, Türkiye'nin niyetinin tam üyelik olduğunu ve bunun dışında hiçbir şeyi kabul etmeyeceğini vurguladığını aktardı.

Nazi uygulamaları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı Avrupa liderlerini "Nazi" olmakla itham ettiğine yönelik sorular olduğunun hatırlatılması üzerine Musa, konferanstakilere konuyu açıkladığını anlattı. Musa, şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkçe yaptığı konuşmada, Almanya'da ve özellikle Hollanda'da yaşananlardan sonra, Hollanda'da bakanımızın 30 metrelik bir mesafede başkonsolosluğa erişiminin engellenmesinden sonra, bakanın 7 saat süre ile bir hanım olarak arabaya adeta hapsedilmesini gördükten sonra, maslahatgüzarımızın bir süreliğine gözaltına alındığını gördükten sonra dediği şudur: 'Bunlar anlaşılır gibi değil, tüm bu yapılanlar bize, Nazi uygulamalarını hatırlatıyor.' Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği budur. Hiçkimseye, 'Siz Nazi'siniz. Siz bu şekilde ithama layıksınız.' dediği yok."

Musa, savaş halleri dışında bir ülkenin temsilcisinin gözaltına alındığına insanlığın tanık olmadığını da ifade ederek, "Diplomasi tarihinde yok. Bunu biz yaşadık Hollanda'da." dedi.

Fransa ilişkileri

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) arasında çatlak oluşmasını arzu etmediğini belirterek, Almanya'nın Türkiye hakkındaki olumsuz tezlerine karşı Macron'un olumlu bir tavır sergilediğinin anımsatılması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Macron arasındaki görüşmelerin ne düzeyde olduğunun sorulması üzerine Musa, şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanımızla Macron arasında, Sayın Macron, cumhurbaşkanı seçildikten sonra belli sıklıkta bir görüşme trafiği var. Çeşitli kereler telefonda görüştüler, yüz yüze görüştüler, 18 Eylül'de New York'ta tekrar görüşmeleri söz konusu. Çok ciddi meseleleri gerek ikili gerek çok taraflı ele alıyorlar bu konuşmalar sırasında. Bizim burada edindiğimiz izlenim de bu yöndedir. Fransa sorumlu ve ehil bir AB ülkesi olarak kendi politikalarını izliyor. Türkiye ile müzakerelerin sürdürülmesine ilişkin beyanatları da ben bu yönde okuyorum. Çok sağduyuludur, çok aklı başındadır ve Türkiye ile Fransa arasındaki temelleri asırlar öncesinde atılmış ilişkilerin ruhuna da lafzına da uygundur. Önümüzdeki dönemde Fransa ile ilişkilerimizi daha da geliştirmek istediğimize dair anlaşıyla da çok örtüşmektedir."