Türk Dil Bayramı

Türk Dil Bayramı

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkan İsmail Koncuk, "Dilimizi uluslararası alanda saygın ve kabul gören bir konuma getirmek, güçlü olmasını sağlamak bu ülkenin her bireyinin görevi olmalıdır.

Türk Dil Bayramı

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkan , "Dilimizi uluslararası alanda saygın ve kabul gören bir konuma getirmek, güçlü olmasını sağlamak bu ülkenin her bireyinin görevi olmalıdır." ifadesini kullandı.


Koncuk, dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türkçeye sahip çıkıldığı sürece vatana, millete ve bayrağa sahip çıkılabileceğini belirtti.


Dili kuşatılan, kısırlaştırılan, bölücü unsurların saldırısına uğrayan, yabancı akımların etkisine giren milletlerin gelecekte yok olmaya mahkum olduğunu kaydeden Koncuk, başta siyasetçiler, akademisyenler, öğretmenler olmak üzere toplumda birçok meslek grubuna, program yapımcılarına, sanatçılara, belediyelere büyük sorumluluk düştüğünü ifade etti.


Koncuk, Atatürk'ün birçok veciz sözünde dilin önemi vurguladığını anımsattı.


Türkçeyi "Türk milletinin ses bayrağı" şeklinde tanımlayan Koncuk, şöyle devam etti:


"Dilimizi uluslararası alanda saygın ve kabul gören bir konuma getirmek, güçlü olmasını sağlamak bu ülkenin her bireyinin görevi olmalıdır. Dolayısıyla çocuklarımızın çok küçük yaşlardan itibaren dilini doğru öğrenmesi, dil bilinciyle büyümesi, dilimizin geliştirilmesi, dilimizden yabancı ve bölücü unsurların ayıklanması hassasiyetle üzerinde durulması gereken bir konudur. Bölücü faaliyetler dil üzerine yoğunlaşır. Çünkü bir milletin dilini yok ederseniz, o milletin bağımsızlığını da ortadan kaldırmış olursunuz. Dolayısıyla bölücü cenahın iki dilli bir toplum yaratma çabaları sona ermemiştir."


"Yarı Türkçe yarı İngilizce konuşan bir gençlik yetişiyor"


Yarı Türkçe yarı İngilizce konuşan bir gençliğin yetiştiğini savunan Koncuk, şu değerlendirmelerde bulundu:


"İş yerleri, lokantalar, alışveriş merkezleri yabancı isimlerle süslü. Cadde ve sokak isimlerine baktığımızda kendimizi yabancı bir ülkede hissetmemiz mümkün. İngilizce tabela çılgınlığının ardından özellikle son zamanlarda Suriyeli sığınmacıların açtığı bazı lokanta ve iş yerlerinde Arapça tabelaları sıkça görüyoruz. Öte yandan bazı şarkı sözlerinde, reklamlarda, hatta televizyon programlarında Türkçemiz adeta katlediliyor. Yıllardır dile getirmemize rağmen bu sorunlar bugüne kadar çözülmedi. Bu gidişatın önüne geçmek için bir devlet politikasının mutlaka oluşturulması şarttır."

Kaynak: AA

Manşet

Haberler