TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Vergilerin arttırılması kayıt dışını tetikliyor"

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, vergi oranlarının arttırılmasının kayıt dışı ekonomiyi tetiklediğini söyledi.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu:

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, vergi oranlarının arttırılmasının kayıt dışı ekonomiyi tetiklediğini söyledi.

Hisarcıklıoğlu, "Dünyanın gelişmiş en büyük10 ülkesinden biri olmak istiyorsak, 2008 yılında siyasetin ekonominin önüne geçmesine izin vermeyelim." dedi.

Adapazarı Ticaret ve Sanayi Odası'nın (ATSO) 83. kuruluş yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törene katılan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu buradaki konuşmasında, Türkiye'deki ödenen vergi oranlarına bakıldığında ne kurumlar nede gelir vergisi mükellef sayısında, 10 yıldır bir artışın olmadığını vurguladı.

Artan vergi oranlarının kayıt dışını tetiklediğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, bu durumdan kendilerininde rahatsız olduğunu dile getirdi.

Kayıt dışına en çok karşı çıkanların Türk özel sektörü olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, borç alınmayıp verginin arttırılmasının kayıt dışı ekonomiyi arttırdığını söyledi.

Hisarcıklıoğlu, "Ben bu vergi ödül törenlerine çıkarken 2 düşünceyi birden yaşıyorum. Bir sevinci birde üzüntüyü yaşıyorum. Üzüntüyü yaşıyorum çünkü herkes vergisini ödüyor mu diye düşünüyorum. İkinci bir üzüntüm ise vergilerim doğru yere harcanıyor mu diye üzülüyorum.Yüksek vergi oranları hoşuma gelmiyor Ekonomideki kuralı hepimiz biliyoruz. Vergi oranları arttırıldığında kayıt dışı ekonomiyi otomatik olarak destekliyorsunuz. Bu sistemden rahatsızız. Vergi oranları arttıkça kayıt dışı artıyor.Vergi vermesinden hoşlanmıyorsak siyatsecilerimize aman harcamayın demeliyiz. Harcadıkça bizden gidiyor. Ya bizden gidecek, yada borç alacak. Siyaset ve.kamu harcadıkça bunun bedekli bizden gidecek. Borç aldığınız zaman emir alırsınız. Borç almazsan vergiyi arttırırsan, kayıt dışı sistemi tetiklemiş olursun." dedi.

AYAKTA KALMAK İSTİYORSAK ŞİRKETLERİ BÜYÜTMELİYİZ

Küresel rekabette ayakta kalmaları ve kazançlı çıkabilmeleri için şirketleri büyütmek zorunda olduklarını kaydeden Hisarcıklıoğlu, bunun yolunun şirketleri birleştirerek güçlü sermaye şirketlerine dönüştürülmesi ile finansman kaynaklarına ulaşılmasıyla mümkün olacağını belirtti.

Artan dünya ticaretinden elde ettikleri pastanın büyütülmesi için bunların gerekli olduğuna vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, kayıt dışı çalışıldığında ise finansman kaynaklarına ulaşma şansının bulunmadığını ifade etti.

Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi: "Bizim finasman kaynaklarına ulaşabilme şansımız yok. Çünkü kayıt dışı çalışıyoruz. Bugünkü şartlar bizi kayıt dışı çalışmaya teşvik ediyor. Kayıt dışı çalışamazsan ayakta duramıyorsun. Kayıt dışı çalıştığın zaman şirketini büyütemiyorsun. Niye büyütemiyorsun? Kayıt dışı çalıştığın zaman şirketin kasası ile kendi kasan aynı oluyor. Kasayı bir başkasına emanet edemiyorsun. Bir başkasına emanet edemediğin için işini büyütemiyorsun. Siyasetten, hükümetten meclisimizden beklentimiz kayıt altına girmeyi teşvik edici bir sistem getirmeleridir. Bugün bankaya gittiğimizde banka bizden tapu ve kefil istiyor. Artık bu bitiyor. Bundan böyle şirketin bilançosunu isteyecekler. Şirketin bilançosuna göre kredi verecekler. Kayıt dışı çalışan şirketin bilançosunda kar yok. Rakamlar doğru değil. Rakamlar doğru olmayınca finasmana hiç ulaşamayacağız. Yani işimizi büyütemeyeceğiz."

Dünyanın gelişmiş ilk 10 ülkesi arasında olmaları için küresel ölçekte rol oynayacak şirketleri ortaya çıkarmaları gerektiğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi içinde yer alan Türkiye'nin ilk 100'de şirketinin bulunmadığını söyledi.

Türkiye'yi markalaştırmak zorunda olduklarını anlatan Hisarcıklıoğlu, "Dünya'nın en büyük 10 ekonomisi içinde Türkiye var. Ama ilk 100 şirketi arasında bir Türk şirketi yok.Yunan şirketi var. Bu benim zoruma gidiyor. İlk 100'de küresel oyunu oynayan bir şirketimiz olmazsa bizim gelişmiş ilk 10 ülke içine girebilmemiz mümkün değil. Bizim şirketlerimizi dünya ticaretinden pasta payını arttırır vaziyete getirebilmemiz gerekiyor. Bizim kayıtlı ekonomiye girip şirketlerimizi hızla büyütüyor olmamız lazım. Bununla birlikte markalaşmak önemli. Markalaşamazsak aynı gömleği 10 dolarada satarsınız Marka olursanız aynı gömleği 100 dolarada satarsınız.Bu markalaşma sadece benim üretimimle olmayacak. Ülkeyi marka haline getirmek gerekiyor.Ülkeyi marka haline getiremezsek katma değerini alamayız. Marka olduğumuzda ürenlerimiz daha çok para edecek." diye konuştu

Türkiye'de 2007 yılı gündeminin siyaset ağırlıklı olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, 2008 yılında ekonomiyi ön plana çıkarmaları durumunda ülkede yaşayan 72 milyonun bundan kazançlı çıkacağını vurguladı.

Hisarcıklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "2007 yılında ülke gündeminde ekonomiyi tutalım dedim. Biz gündemimizde ekonomiyi tutamadık. 2007'nin gündemi tamamen siyaset ağırlıklı oldu. Siyaset olunca ekonomi unutulur. Bizim kaybımız bu oldu. İnşallah hep beraber 2008 yılında ekonomiyi birinci plana çıkarırsak 72 milyon olarak kazançlı çıkarız. Siyaset ve fotbol yerine ekonomi konuşalım."

Diğer taraftan ATSO ve ilgili kurumların iş birliğiyle yapılan değerlendirmeler sonucunda ATSO özel ödülleri, vergi, ihracat ve çevre dallarında olmak üzere 3 kategoride verildi.

Gelir ve Kurumlar kategorisinde Hüseyin Coşkun ilk sırada yer aldı. İhracatta ve çevre kategorisinde ise Toyotasa Otomotiv Sanayi Türkiye A.Ş. ilk sırada yer aldı. Ödüller Hisarcıklıoğlu'nun da katıldığı törende sahiplerine verildi.