TFF Başkanı Nihat Özdemir'in basın toplantısı: (4)

TFF Başkanı Nihat Özdemir'in basın toplantısı: (4)

06.02.2020 16:02 | Son Güncelleme: 06.02.2020 16:02
TFF Başkanı Nihat Özdemir'in basın toplantısı: (4)

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, istifa edeceği yönündeki haberlerin doğru olmadığını söyledi.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, istifa edeceği yönündeki haberlerin doğru olmadığını söyledi.

TFF'nin Riva'daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde düzenlenen ve iki saat süren basın toplantısında Nihat Özdemir, yaptığı açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularına yanıt verdi.

Özdemir, hakkında çıkan istifa edeceği yönündeki haberlerle ilgili olarak, şunları kaydetti:

"Ben birçok farklı kuruluşta görevde bulundum. Bu, benim 7. ya da 8. başkanlığım. Spor yöneticiliği yaptım, Ankara Atlı Spor Kulübünün başkanlığını yaptım. TFF kadar zorlu bir görev görmedim. Fenerbahçe, Beşiktaş başkanı olmak daha kolay, çünkü tek bir kulübü düşünüyorsunuz. Camia ne istiyor, ona göre konuş, onları mutlu et. Burası öyle değil. Bir karar alıyoruz, bir kısmı memnun, bir kısmı memnun değil. Herkesi mutlu edecek bir karar almamız söz konusu değil. Bu, beni zaman zaman üzüyor, 'Nereden geldim bu zor göreve.' diyorum. Ben sonuna kadar devam edeceğim. Bir arkadaşımız tweet attı, ciddiye bile almadım. Pazartesi günü öğleden sonra şu an içinizde bulunan çok değerli bir arkadaşımız da oltaya takıldı. İstifa edecekler dediklerinde umursamadım. İstifa etsem, istifa ettim derim. Baktım ki alt yazılar geçiyor, arkadaşlarımız beni aradı. 'Nihat Bey böyle böyle bir şeyler var, bir açıklama yapalım.' dediler. 'Bir resmi açıklama yapalım.' dedik. Biraz önce dediğim gibi bir karar alıyoruz, X kulübün başkanı beni arıyor. Twitter yıkılıyor, umrumda değil. Biz doğru yaptığımıza inanıyoruz. O arkadaşlar sanal dünyaya bakarak kendilerini yönlendirmeye çalışıyor. Doğru değil. Yazanlar, onlar açığa düştüler, önce onlar utansınlar, doğru bir kaynaktan haber almadıkları için. Ben onların yerinde olsam bir daha haber yazmam. Posta gazetesinde bugün yine yazmış. Bu kadar açığa düştüğü için o kalemi kırardım."

Beşiktaş'ın tekrar başvurusu

TFF Başkanı Özdemir, Süper Lig'de Göztepe ile Beşiktaş arasında oynanan karşılaşmanın ardından siyah-beyazlı kulübün kural hatası nedeniyle başvuru yaptığının hatırlatılması üzerine şöyle konuştu:

"Bir defa Sayın Çebi, sağ olsun yanında yönetim kurulu arkadaşı Kemal Erdoğan ile dün bizi ziyaret etti. Oturduk, Türk sporunun gündemini konuşurken, konulardan biri de buydu. Süreç devam etmekte. Göztepe-Beşiktaş maçına gelince, evet müracaatları var. Bu bizim işimiz değil, gelen müracaatı MHK değerlendirecektir. Şu anda değerlendirme aşamasındayız. İki konu var, hem o hem de Gaziantep Futbol Kulübünün Gençlerbirliği maçıyla ilgili müracaatı var. İkisi de inceleniyor. Bir karar verecekler, biz de ona göre kamuoyuna açıklama yapacağız. Süreç devam etmekte. MHK, IFAB ile temas halinde. Çok kritik bir karar. Ben de sürecin hızlandırılması için talepte bulundum. Ayın 20'sinde yönetim kurulu toplantısı var. MHK'den bir karar gelirse, bunu açıklayacağız. Zannederim birkaç gün içerisinde bunu neticelendirip açıklarız."

Mustafa Cengiz'e yanıt

Nihat Özdemir, "İlk bölümdeki konuşmanızda Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz'i isim vererek eleştirdiniz. Genellikle açıklamalarınızda isim vererek eleştirmezdiniz. Bu sefer neden bunu tercih ettiniz?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:

"beIN Sports'taki bir yayında açık açık Sayın Cengiz bizi suçladı. 'Aynı şeyi biz yapsaydık, Nihat Özdemir bize ceza verecekti.' dediği için ismini burada kullandım. O sırada, benim Rıdvan Dilmen'le yaptığım röportaja atfen bunun olduğunu söyledi. Ben o programı seyretmedim, Rıdvan Dilmen programa bağlanıyor, 'Sayın Cengiz, o programda federasyon başkanı sadece Galatasaray demedi, Fenerbahçe, Beşiktaş da bu hatayı yapsa hiçbir zaman beklemem gerekli cezayı veririm. Sadece Galatasaray'ı söylemedi, her kulüp için de söyledi.' diyor. 'Aaa öyle mi.' dedi, geçiştirdi. Bundan dolayı Sayın Cengiz'in ismini zikrediyorum."

Harcama limitleri

Nihat Özdemir, kulüplerin harcama limitlerinin yüzde 30'dan 40'a yükseltilmesi ve daha sonra yeniden düşürülmesi sürecinde yaşananlarla ilgili ise şu ifadeleri kullandı:

"Burası bizim malımız değil. Bu genel kurulu onlar seçti. Burası onların. Tüm kulüplere kapımız sonuna kadar açık. Mümkün mertebe görüşmeleri yaparken, hepsini davet etmeye çalışıyorum. Burada bize gelenler oldu. Ben bir iş adamı, bilanço bilen bir insan olarak talimatlar yayınlandıktan sonra yayın gelirlerini yüzde 13 azaltıyorsam, bu kulüplerin gelirleri düştüğüne göre bunların harcama limitlerini biraz artırabiliriz dedik. Bunu çok normal gördüm. Sayın Fikret Orman da bunu istedi, Adil Gevrek ile geldiler. Mehmet Sepil de istedi.

Finans kuruluşlarıyla görüştüm. Bir finans kurulunun başkanı, 'Bu ilk yıl, bu yıl bir deneme yılı, yapabiliriz.' dedi. Biz bunun üzerine 'Kulüplerimiz ona göre bilançolarını kendileri biliyorlar, sene sonu ne olacağını da biliyorlar. Ödedikleri belli, bilançoları da belli, sene sonu ihtar mı, puan silme mi, kadro kısıtlaması mı olacak hepsi bu hesapları yapmak zorunda.' dedik. Biz de bunu yaptık, bir gördük ki A kulübüne yaranmak için yapmışız. Gazeteler, yayınlar, tüm oturumlar buna döndü. Göksel Bey, Mehmet Bey'le konuştuk. Ali Koç çıktı 'Bizim öyle bir talebimiz olmadı.' dedi. Sayın Çebi de benzer açıklamayı yaptı. Sonra 18 kulübün 15'i bize yazılı başvuru yaptı, eski sisteme dönülmesi için. Hayhay. Biz de hata yapabiliriz. Hata yaptığımızı anladık. Kararı oy birliği ile genel kurulda iptal ettik."

Kulüpler Birliği Yasası

Nihat Özdemir, uzun zamandır beklenen Kulüpler Birliği Yasası ile ilgili olarak ise şu değerlendirmede bulundu:

"Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Bakanlığımız bunun bir an önce olmasını istiyor. Ankara'da 5 gün süren bir çalıştay yapıldı. Ana amaç, Kulüpler Birliği Yasası'nın altyapısını hazırlamaktı. Sayın Bakan bunu yaptı. Türkiye'deki tüm takımları ilgilendiren, dernek mi anonim şirket mi olacak, nasıl olacağına dair konuştuk. Bizleri rahatlatacak, lisans kurulunu rahatlatacak, yönetim kurulları göreve geldiği zaman yaptıkları borçlanmadan mesul olacakları maddeler getirilmek isteniyor. İnşallah bu, yakın zamanda Meclis'in gündemine gelecek. Yeni sezon gelmeden Kulüpler Birliği Yasası'nın Meclis'ten geçeceğini düşünüyorum."

Tribünde ayakta maç seyretme

Tribünde taraftarların ayakta maç seyretmesi ile ilgili de çalışmaların yakında sonuç vereceğinin altını çizen Nihat Özdemir, şöyle devam etti:

"Bunu federasyon olarak biz ortaya çıkarmadık. 6222 Sayılı Kanun'a bazı ek maddeler getirildi. Meclis'ten geçen yasada, ayakta da seyirci maçı seyredebilir maddesi getirildi. Devletin çıkarttığı yasayı talimatlarla uygulamak istedik. Başta Göztepe istedi, başka kulüplerin de talepleri var. Statlardaki tribünlerde sağladığımız disipline inşallah bir zarar getirmez. Eskisi gibi tribün kapatma olayları yok. 20'nci haftayı geçtik ancak blok kapatmalar yapabiliyoruz, Passolig sayesinde. Bu disiplini getirmiştik ama kulüpler daha fazla seyirci ve gelir için böyle bir uygulama istedi. Biz de bu uygulamayı başlattık, şu anda çalışmalar devam ediyor."

Özdemir, "Daha çok bağıran haklı oluyor algısı var. Ne düşünüyorsunuz?" sorusuna ise, "Daha çok bağıran hak alıyor, bu olacak iş değil. Kim bağırırsa, kim ne derse desin hiç bakmıyoruz. Biz sadece bağımsız kurullarımızın aldığı kararlarla yürüyoruz. MHK de Tahkim de hepsi aynı yolu izliyor. Bağırıp hak alan görmedim. Bütün bağıran arkadaşlarımıza gerekli cevapları dostane olarak vermeye çalışıyoruz." yanıtını verdi.

Ali Koç'un iddialarına yanıt

TFF Başkanı, "Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, federasyondan bilgi sızdırılıyor iddiasını ortaya attı. Bu iddiaya yanıtınız nedir?" sorusunu ise şu şekilde yanıtladı:

"Lisans Kurulu ile ilgili böyle bir açıklaması oldu. Yedi seçilmiş arkadaşımız var. Bu 7 kişi, oturup bir anda çalışmıyorlar ki bunlara yardım eden, servis veren 20'ye yakın arkadaşımız var. Bunlardan biri bir şey söylemiş olabilir. Bizi rahatsız eden bir haber olmadı. Hiçbir şeyimiz kapalı kapılar ardında yapılmıyor, her şeyimiz açık ve şeffaf. Biriniz temsilen gelsin yönetim kurulu toplantımızda bulunsun. Mehmet Sepil'e 'Temsilci gönderin, biz de sizin toplantılarınıza gelelim.' dedik. Sezon başında burada Kulüpler Birliği, bir toplantı yaptı.

Fikret Orman 'Sezon başlıyor MHK'yi davet et, bu sezonki hakem atamaları nasıl olacak, VAR uygulamaları nasıl olacak anlatsınlar.' dedi. Son yarım saat toplantılarına gittim. Sonra da MHK Başkanı Zekeriya Alp, Oğuz Sarvan ve VAR Başkanı Barış Şimşek geldi, sadece 5 kulüp başkanı kaldı. İşim var diyen gitti. Adamlar bir saate yakın, yapacakları uygulamaları anlattı ama 5 kişi dinledi. 13'ünün işi vardı, gitti. Kamuoyunda her biri VAR üstadı gibi, en iyi yönetmeliği biliyor gibi, 'Burada niye VAR çağrılmadı?' diyorlar. Dinleseydi neden çağrılmadığını bilirdi.

Ayın 11'inde Kulüpler Birliği Vakfı toplantısı var. Sepil bu ekibi yine davet etmek istedi. 'Bir şartla gelirim.' dedim. 18 kulüpsünüz, 1-2 kişinin işi çıkmış olabilir ama vekili olacak orada, diğer kulüplerin de yetkilileri olacak. Olursa yine Zekeriya Alp'e rica ettim, Oğuz başkan ve Barış Bey ile bir sunum daha yapacaklar. Kulüpler Birliğine gidecektim, yine burada yapmaya karar verdik. Ayın 11'inde saat 12.00'de toplantımız başlayacak. Yani biz açığız. Sayın Ali Koç bir şey daha söyledi, 'Bunların hukuk müşaviri de yok.' Koç gibi bir hukuk müşavirimiz var. Bir arkadaşımız ve ekibiyle yola devam ediyoruz. Bazı takviyeler tabii yaparız ama hukuk sistemimiz uyumlu şekilde çalışmaya devam ediyor."

"Fenerbahçe'yi koruyacak karar alsam Zorlu'da mı yapacağım"

Nihat Özdemir, "Fenerbahçe'nin kazandığı maçlardaki hakemler, bir sonraki hafta görev alamıyor" iddialarıyla ilgili ise şunları kaydetti:

"İşte Zorlu odur. Başlamışlar, Fenerbahçe'nin her kazandığı haftadaki hakem öteki hafta yok. Alanyaspor maçının kararları... 'IFAB'dan biliyoruz.' diyor, IFAB'da onların bazı dinledikleri yerler var ama maalesef adresler hep yanlış. Kamuoyunda Sayın Koç konuştuğu zaman hep öne çıkıyor. Bundan çok rahatsızlık duyduk. İşte Zorlu odur. Sen onu düşünüyorsun, gerçekler budur. Artık kamuoyuna yanlış yönlendirmesin diye bu açıklamaları yaptık. Fenerbahçe'yi koruyacak karar alsam Zorlu'da mı yapacağım. Servet de Erhan kardeşim de bilir o ofiste birçok kulüp başkanı ile konuştuk. Çok önemli kararlar aldık.

Basından değerli bir arkadaşımızın da önüne bu haberi koydular, o da yazdı. Boğazımdan haram lokma geçmedikten sonra hiç önemsemem. Çünkü ben ne olacağını biliyorum. Bu sefer Zorlu'nun ortasındaki restoranda yaparız, herkes görsün. Orada neler olduğunu gösterdik kendisine. Hakemlerimize o kadar görev düşüyor ki bu hafta 7 gün maç vardı. İki hafta her gün maç var. Orta hakem, iki yardımcı hakem, bir dördüncü hakem, VAR, AVAR... Bunları düşününce MHK'nin yükü çok zor ama kendilerinden memnunuz. Bir gençleştirme projesine başladılar ve yürütüyorlar. Çok iyi yeni hakemlerimizin yetiştiğini ben gibi sizler de görmektesiniz. Yeni Cüneyt Çakırlar, yeni Hüseyin Göçekler çıkaralım. Bunlarla yürüyelim."

"Niye Malatya'dan takımı Antalya'ya götürdün?"

Nihat Özdemir, "Yeni Malatyaspor Kulübü Başkanı Adil Gevrek, Trabzonspor karşılaşmasının ertelenmesi konusunda sert eleştirilerde bulundu. Federasyondan bir yetkilinin kendisini arayarak, 'Trabzonsporlu oyuncular Malatya'ya gelmeye korkuyor' sözlerini kullandığını belirtti. Bu konu hakkındaki görüşünüz nedir?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:

"Kulüplerden sorumlu bir yönetim kurulu arkadaşımız o görüşmeleri yaptı. Ama Yeni Malatyaspor Başkanı'nın neden o maçı oynamak istediğini ben de merak ediyorum. Stada ambulans dahi yollayamazdık. Çünkü o stada gidecek ambulans dahi yoktu. Şehir ambulansları yaralı taşımakta, enkaz altından insanları çıkarmakla meşguldü. Başka hesaplar da vardı. Bir kulüp, hiç ilgili olmamasına rağmen bu konuya girdi. 'Bu maçı erteliyorlar, göreceksiniz o maçta sarı kartı olan arkadaşı affedecekler ve diğer maçta oynayacak.' dediler. Olmadığını gördüler.

Kulüp müracaat etti, reddedildi ve o oyuncu oynayamadı. Bazı şeylerin altında bazı kötü niyetleri aramayı doğru bulmuyorum. İnsanların, başkanların, yöneticilerin; teknik direktörleriyle, takımlarıyla ilgileneceğine kendi taraftarlarını bu şekilde yönlendirmelerini doğru bulmuyorum. Maçın ertelenmesi belli olduktan sonra, Yeni Malatyaspor ertesi sabah tüm takım neden Antalya'ya gitti? Neden Malatya'da kalmadı? Size o açıklamayı yapan kulüp başkanımıza sorun, 'Niye Malatya'dan takımı Antalya'ya götürdün?' diye. Lütfen çıkınca Sayın Adil Gevrek'e sorun, çok güvenliyse kendi futbolcuları mı gitmek istedi Antalya'ya, onlar mı gitmek istedi?"

UEFA Şampiyonlar Ligi finaline 30 Mayıs'ta ev sahipliği yapacak Atatürk Olimpiyat Stadı'nın son durumu hakkında da bilgi veren Özdemir, "Bitme noktasına geldi, UEFA, mart ya da nisan ayında önemli bir maç yapmamızı istiyor. Marta kadar yetiştirmemiz lazım ama biz bu arada bile hazırız diyebiliriz. Havanın güzel olduğu bir zamanda stadyum neydi, ne hale getirdiğimizi hepinizi davet ederek anlatmak istiyoruz. Şampiyonlar Ligi finaline nasıl hazırlandığımızı, nasıl başardığımızı hep birlikte göreceğiz." şeklinde konuştu.

Nihat Özdemir, siyasetin futbola karıştığı iddialarına da tepki göstererek, şunları ifade etti:

"Bu konudan ben de hicap duyuyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızı ziyarete gittik. Kulüpler Birliği Başkanı, 18 kulüp temsilcisi, ben ve Mehmet Baykan, Hamit Altıntop ve Bakanımız vardı. Kulüplerimiz sıkıntılarını anlattı. Cumhurbaşkanımız şunu söyledi; 'Hepiniz Türkiye'nin seçilmiş, önemli insanlarısınız. Sorunlarınızı, dertlerinizi oturup kendi aranızda konuşup anlaşın ve yürüyün. Hiçbir zaman siyaseti, sporun içine karıştırmayın.' dedi. TFF olarak siyaseti hiçbir zaman futbolun içine sokmamaya çalışıyoruz. Biz zaten özerk bir federasyonuz. Tabii ki aldığım bazı kararlarda, mali kararlarda devletimizin yetkilisi Bakanımızdır, onunla oturup fikir alışverişinde bulunuyoruz ama geliyoruz yönetimimizle kendi kararımızı alıyoruz. Bu tip açıklamaları doğru bulmuyorum."

Servet Yardımcı: "Asker selamının önemini anlatmak için çok çalıştık"

TFF 1. Başkan Vekili Servet Yardımcı, milli futbolculara asker selamı nedeniyle UEFA tarafından kınama cezası verildiği dönemde yaptıkları mücadeleyle ilgili şunları kaydetti:

"O günlerde ülkemiz çok zor süreçlerden geçiyordu. Ülke olarak bu zor günleri atlatmak için kenetlenen, birlik ve beraberliği sağlayan bir ülkeyiz. Milli futbolcularımız da o günlerde hepimiz için çok anlamlı galibiyetler aldı. Milli birlik, beraberlik coşkusunu dışarıya vurma anlamında asker selamı ile bunu pekiştirdiler. Maalesef batı medyasının negatif propagandası ve bazı ülkelerin bakanlarının talebiyle milli futbolcuların ve TFF'nin cezalandırılmasıyla ilgili UEFA üzerinde çok büyük bir baskı oluşturuldu. UEFA, bir soruşturma açtırdı. Aleyhimize zehir zemberek çok sert bir müfettiş raporu çıktı. TFF olarak bunu çok ciddi ele almamız gerekiyordu. Asker selamının ülkemizdeki önemi ve anlamını anlatmak için çok önemli çalışmalar yaptık. Üç hafta içinde 5 kere Madrid, Varşova ve Cenevre'ye gittim. Futbol tabiriyle sıkı markaj içerisinde bulunduk. UEFA'nın prosedüründe olmayan, duruşma talep ettik. Bu konuyu önemsediğimizi göstermek için başkanımız da bizi yalnız bırakmadı. Bir sosyolog, Hakan Çalhanoğlu ve Cenk Tosun, çok güzel bir savunma yaptı. Duygularını anlattılar. Bu cezanın alınması bizi çok derinden üzerdi. Futbolcularımız, bunu hak etmemişti.

Çok güzel bir savunma yaparak, çok sert ortaya çıkan raporu UEFA ve disiplin kurulu üyelerine çok güzel bir şekilde, profesyonel ve samimi bir şekilde anlatarak onları ikna ettiğimize inanıyoruz. Başından beri söylediğimiz gibi herkesin müsterih olması gerektiği konusunda düşündüğümüz bir karar çıktı. Benim açımdan bu bir kınama değil, "reprimant" spor hukukçularının kullandığı bir kelime, UEFA'daki dostlara sordum, "worny"den daha hafif bir kelime olduğunu söylediler. Bizdeki hukukçular kınama olarak değerlendirdiler. Bir uyarı ile geçiştirdik. Para cezasını tribün olaylarından dolayı aldık. Milli takımımız moral kaynağımız, onlara bir ceza gelmemeliydi. Çok şükür dosyayı böyle kapattık. Bu süreci götürürken attığımız adımları paylaşmadık. Doğru olmazdı, zarar verirdi. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuyla çok ilgilendi. Spor Bakanımız başta olmak üzere, Cumhurbaşkanımıza zamanında bütün bilgilendirmeleri yaptık. Bu konuda milli takım futbolcularımızın ceza almalarını istemedik."

TFF Başkan Vekili Yılmaz Büyükaydın ise alt liglerin sorunlarıyla yakından ilgilendiklerini anlatarak, 21. haftadan itibaren sprey kullanımını alt liglerde de başlattıklarını söyledi.

TFF Başkan Vekili Erdal Bahçıvan, Milli Eğitim Bakanlığı ile Hakem Meslek Lisesi projesi için çalıştıklarını aktararak, şöyle konuştu:

"Türkiye'de hiçbir meslek yok ki hakemlik kadar tartışılsın. Bu konuda Milli Eğitim Bakanımız, Bakan Yardımcımız, MHK Başkanı Zekeriya Alp ile beraber çok kısa bir zaman içerisinde protokol aşamasına geldiğimiz, pilot Hakem Meslek Lisesi konusunda bir çalışmamız var. Milli Eğitim Bakanlığının da bu konudaki arzusu ile belirli bir noktaya ulaştık. Bakan Bey de bunu paylaştı. Dünyada örneği çok az olacak bir uygulama olacak. Türkiye'nin en önemli kaynağı, genç nüfusumuz. Ne kadar genç yaştan başlayıp eğitebilirsek, geleceğin temellerini sağlam atmış olacağız. 15-16 yaşından başlayarak, bir hakemlik eğitiminin bugün yaşadığımız boyutlarının gelecek nesillerde yaşanmaması için önemli katkı sağlayacak bir proje olacak. Protokolünü de inşallah en yakın zamanda açıklayacağız."

TFF Başkan Vekili Erhan Kamışlı da kulüp lisanslarıyla ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi vererek, şunları söyledi:

"Bu sene kulüp lisansı için bir öğrenme süreciydi. Bu süreci ilk yarıda başarılı geçirdiğimizi düşünüyorum. Birçoğumuz yeni öğreniyorduk. Yönetmeliklerle ve kurallarla bunu götürmeye çalıştık. Şu anda buna benzer bir sistem, İspanya'da birkaç yıldır uygulanıyor. Hatta UEFA ve sonra İspanya'yı ziyaret ederek bunu daha da geliştirmeye çalışacağız. Amacımız kulüplerin mali disiplinlerini sağlayabilmek. Kulüplere o limitleri verirken, kulüplerin bunu harcayabilecek durumu var mı diye bakıyoruz. Bilgi eksikliği kulüplerde vardı, bizde de oldu, düzeltmeler yaptık. Bu seneki transferler adet olarak çok ama mali olarak çok daha az oldu. Bunun sebebi de buradaki disiplinden dolayı. Bunu iyileştirerek devam edeceğiz, amaç Türk futbolundaki mali yapıyı iyileştirmek olacak. Hiç kimsenin bir endişesi, şüphesi olmasın ki hiçbir kulübe bir ayrıcalık yapmadık, yapmayacağız. Çünkü buradaki rengimiz kırmızı-beyaz."

Kaynak: Anadolu Ajansı

Manşet Haberler

title