TBMM KİT Komisyonu

24.11.2020 20:43 | Son Güncelleme: 24.11.2020 21:38
TBMM KİT Komisyonu

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, "Son yıllarda açıkladığımız fiyatları üretici birliklerimiz, üreticilerimiz, ziraat odalarımız ve tarım sektörü paydaşları memnuniyetle karşılıyor.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, "Son yıllarda açıkladığımız fiyatları üretici birliklerimiz, üreticilerimiz, ziraat odalarımız ve tarım sektörü paydaşları memnuniyetle karşılıyor." dedi.

TMO'nun 2017 ve 2018 yılı hesapları TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu'nda görüşüldü.

Güldal, komisyonda yaptığı konuşmada, TMO'nun görev aldığı ürün sayısının 17'ye ulaştığını, fındık, kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısı gibi özel ürünlerin de kurumun görev alanına girdiğini söyledi.

Bu ürünlerle ilgili öncelikli görevlerinin alım politikalarını oluşturarak ürün fiyatının üretici alehine düşmesini engellemek olduğunu bildiren Güldal, alım fiyatlarını, üreticinin maliyetleri, ekonomik göstergeler, üretim miktarı, önceki yılların alım fiyatları ve dünya fiyatları gibi çok sayıda faktörü dikkate alınarak belirlediklerini anlattı.

Güldal, alım fiyatlarını hasat döneminden önce açıklayarak, üretici aleyhine oluşabilecek fiyat dalgalanmalarının da önüne geçmiş olduklarına işaret ederek, "Son yıllarda açıkladığımız fiyatları üretici birliklerimiz, üreticilerimiz, ziraat odalarımız ve tarım sektörü paydaşları memnuniyetle karşılıyor. Buğday üretimi ve ekimini artırmak için Bakanlığımız politikalarında destekleme miktarları artırılarak üretim teşvik ediliyor. TMO'nun özellikle buğday ve arpada açıkladığı fiyatlar, yurt dışı piyasa fiyatlarının üzerinde." diye konuştu.

Açıklanan fındık fiyatlarıyla üreticinin hiçbir şekilde mağdur edilmediğini aktaran Güldal, bu yıl açıklanan fiyatın da beklentinin üzerinde gerçekleştiğini ve büyük memnuniyetle karşılandığını belirtti. Güldal, şu anda fındıkta piyasa fiyatının da açıkladıkları fiyatın üzerinde olduğunu da aktarırken, incirde de üretici lehine fiyat oluşması nedeniyle alım fiyatı açıklamadıklarını söyledi. Güldal, bu yıl ilk defa görev aldıkları kuru kayısıda da üreticinin kurumun açıkları fiyatların üzerinde ürününü pazarlayabildiğine dikkati çekti.

"Marketlerin rafları boşalmadan süreci atlattık"

Güldal, salgın döneminde yaptıkları faaliyetlere de işaret ederek, "Stoklarımızı güçlendirdik, planlamamızı yaptık ve sektörle de görüştük. Kuru gıda sektörü ve sanayicilerle görüşerek neler yapabileceğimizi kararlaştırdık. Stoklarımızı piyasaya arz noktasında artırdık. Sektörden de taahhüt aldık fiyatlarda artış ve arz eksikliği meydana getirmeyecek şekilde tedbirli olmalarını istedik. Yeni harman dönemine yani haziran ayına kadar unlu mamuller ve bakliyatta fiyat artışı olmadan piyasada hiçbir eksiklik hissedilmeden marketlerin rafları boşalmadan bu süreci atlatmış olduk." ifadesini kullandı.

Güldal, Türkiye ve TMO'nun neden ithalat yaptığına da açıklık getirerek, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin buğdayda 5 yıllık ortalama üretimi 20,7 milyon ton, tüketimi ise 19 milyon ton. Yani Türkiye'nin tüketimini karşılamayla ilgili problemi yok ama Türkiye 1,3 milyar dolarlık tarımsal ihracatının unlu mamüler bölümünü gerçekleşiyor. Türkiye, ihraç ettiği ürünler için yeterli hammaddeyi üretemediği için ithalat yapıyor. TMO da piyasa dengesi ve düzeni, stoklarını korumak ve piyasadaki beklentileri karşılayacak şekilde arzı gerçekleştirmek amacıyla stoklarını güçlendirmek için ithalat yapıyor. Stoklara takviye yaparak tüketim döneminde piyasa dengesini korumak istiyoruz."

Son dönemde un fiyatlarındaki artış üzerine Elektronik Satış Platformu adı altında bir çalışma başlattıklarını bildiren Güldal, "Paltformla piyasaya arz edilen buğday ürünlerinin takibini yapıyoruz. Un sanayicileri kaçtan unu satacaklarını taahhüt ediyorlar biz de onlara tahsis yapıyor ve takip ediyoruz. 150 lira olan çuval fiyatları 130 lira seviyesine indi." dedi.

Güldal, yem hammaddeleriyle ilgili de takipte olduklarını aktararak, yem fiyatlarını düşürmek için bu ürünleri vade farksız ve 90 gün vadeli olarak verdiklerini, önemli tesirlerini de gördüklerini ifade etti.

"Savunma sanayi kadar stratejik"

Komisyonda söz alan İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, tarım sektörünün savunma sanayi kadar stratejik bir sektör olduğunu belirterek, dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edilen tarım ürünlerinin Türkiye'de üretilmesinin sağlanması gerektiğini söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu da kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) yönetim kurulu üyelerinin bürokratlara ek maaş sağlamak amacıyla oluşturulmaması gerektiğini belirterek, "Yönetim kurulu üyeliklerinde mesleki uzmanlık dikkate alınmalı. Ziraat odalarından, üniversitelerden birileri gelsin. Bürokratlara da daha yüksek maaş ödeyelim." değerlendirmesinde bulundu.

"Pandemide gıda güvenliğinin önemi anlaşıldı"

Milletvekillerinin görüş ve önerilerinin ardından değerlendirmede bulunan Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, pandemi sürecinde tüm dünyada gıda güvenliğinin ne kadar önemli bir mesele olduğunun anlaşıldığını aktararak, "Dünyada çoğu ülkenin başaramadığı gıda arz güvenliğini yeni tip koronavirüs süresince yerine getirdiğimizi ifade etmek istiyorum." değerlendirmesine yer verdi.

Görüş ve önerilerin sunulmasından sonra TMO'nun 2017 ve 2018 yılı bilanço hesapları ibra edildi.

Kaynak: Anadolu Ajansı / Deniz Çiçek Palabıyık

Manşet Haberler

title