TBMM Genel Kurulu - Haberler
Haberi Paylaş

TBMM Genel Kurulu

AA / Adem Balta - Haberler | Politika
TBMM Genel Kurulu

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, "27 Mayıs'ı konuşmaya başladığımızda 12 Mart 1971 muhtırasını, 12 Eylül 1980 darbesini, 28 Şubat postmodern darbesini, 27 Nisan muhtırasını, 15 Temmuz ve bütün demokrasiye müdahale girişimlerinin mekaniğini de konuşmamız gerekiyor.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, "27 Mayıs'ı konuşmaya başladığımızda 12 Mart 1971 muhtırasını, 12 Eylül 1980 darbesini, 28 Şubat postmodern darbesini, 27 Nisan muhtırasını, 15 Temmuz ve bütün demokrasiye müdahale girişimlerinin mekaniğini de konuşmamız gerekiyor." dedi.

Tbmm Genel Kurulu'nda, Meclis Başkanvekili Celal Adan, siyasi partilerin grup başkanvekillerine yerinden söz verdi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, 27 Mayıs darbesinin Cumhuriyet tarihinin ilk darbesi olduğunu belirtti.

Bu olayın milli hafızada kara bir leke olarak yer edindiğine işaret eden Dervişoğlu, darbe sonrasında idam edilen merhum Başbakan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan ile bütün demokrasi şehitlerini rahmet ve minnetle andığını söyledi.

Millet iradesinin tecelli etmesini engelleyecek hiçbir güç olmadığını vurgulayan Dervişoğlu, "Nereden gelirse gelsin milli iradeyi akamete uğratacak ve onun egemenliğini gasbedecek hiçbir yönetim biçimi kabul edilemez. Kendisini milli iradenin üstünde gören bu tür anlayışlar zaman zaman siyasi tarihimizde kontrolü ele geçirmişse de nihayetinde tarih ve millet vicdanında yargılanmaktan ve mahkum edilmekten kaçamamışlardır." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, eski Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak'ın 41 yıl önce bugün teröristlerce katledildiğini anımsattı. 27 Mayıs'ın aynı zamanda ülkücü şehitlerin anma günü olarak kabul edildiğini dile getiren Bülbül, ülkücü hareketin hak ve hakikatin davası olduğunu, her daim Türk milletinin yanında olacaklarını söyledi.

Bülbül, 27 Mayıs 1960 darbesinin üzerinden 61 yıl geçtiğini hatırlatarak "Demokrasi, sabır ve saygı rejimidir. Şartlar ne olursa olsun, milletin verdiği yetkiyi yine milletin kendisi alır. Beğensek de beğenmesek de sandıktan çıkan sonuç zorla, baskıyla ve gayrimeşru araçlarla tasfiye edilmeye çalışılırsa istenmeyen acıklı olaylar zincirleme halinde olgunlaşarak yaygınlaşacaktır." diye konuştu.

Türk demokrasi tarihinin askeri darbelerin izleri ve etkileriyle dolu olduğuna işaret eden Bülbül, "Yaşanılan her darbe ve darbe girişimi milli iradeyi felce uğratmış, ülkemizin refah seviyesinin artmasını sekteye uğratmıştır. Kurmaca suçlamalar ve düzmece mahkemeler eliyle hukukumuzda ve vicdanımızda kapanmaz yaralar açılmış, büyük kayıplar olmuştur." ifadelerini kullandı.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Türkiye'de darbeci bir geleneğin olduğunu, bu nedenle siyasetin çeşitli tarihlerde darbelerle karşılaştığını söyledi. 27 Mayıs 1960 darbesinde halkın iradesinin temsilcisi olan TBMM başta olmak üzere üniversite ve sivil toplum örgütlerine mensup birçok kişinin tutuklandığını, dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idam edildiğini hatırlattı.

Sivil ve asker vesayetten kurtulmanın yolunun demokrasiden geçtiğine vurgu yapan Oluç, milletin verdiği yetkiyi ancak milletin alacağını, sandıktan çıkan sonucun dokunulmaz olduğunu söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da 27 Mayıs darbesinin, üstünde düşünülmesi ve ders alınması gereken, demokrasi tarihinin en kara günlerinden biri olduğunu belirtti.

Altay, "Merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan dış kaynaklı emperyal bir darbe ile idam edildi. Bu, demokrasi adına bir utançtır. Türkiye'deki bütün darbelerin sebebi 1960 darbesidir. Bütün darbelerin hedefinde milli irade, Meclis, milletin özgürleşmesi ve demokrasi vardır. Bunlar nedeniyle Türkiye demokrasi ve ekonomide hak ettiği yere gelememiştir. Bütün darbeleri lanetliyoruz. 27 Mayıs'tan ders alabilseydik 12 Eylül olmazdı. 12 Eylül'den ders alsaydık 28 Şubat olmazdı. 28 Şubat'tan ders alsaydık 27 Nisan ve 15 Temmuz olmazdı." değerlendirmesinde bulundu.

Hiçbir siyasi partinin demokrasiyi tramvay gibi görmemesi gerektiğini dile getiren Altay, böyle bir anlayışın demokrasinin gelişmesine katkı sağlayamayacağını söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, 27 Mayıs'ın darbelerin anası olarak kabul edilen ve Türkiye'de darbe başlangıcının geleneğini oluşturan günün yıl dönümü olduğunu vurguladı.

Ünal, "27 Mayıs'ı konuşmaya başladığımızda 12 Mart 1971 muhtırasını, 12 Eylül 1980 darbesini, 28 Şubat postmodern darbesini, 27 Nisan muhtırasını, 15 Temmuz ve bütün demokrasiye müdahale girişimlerinin mekaniğini de konuşmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Darbelerden ders alınması gerektiğinin altını çizen Ünal, darbe öncesi medya aracılığıyla yapılan kampanyalara dikkati çekti.

27 Mayıs darbesi öncesinde çıkan haberler i anımsatan Ünal, şöyle konuştu:

"27 Mayıs'tan önce, darbe mekaniğinin nasıl işlendiğini hatırlamamız lazım. Medyada 'üniversite öğrencileri toplu olarak öldürülüp, et balık kombinasında kıyma yapıldıktan sonra asfaltlara gömüldüğü, Menderes'in 12 uçak dolu altınla yurt dışına kaçmaya çalıştığı, Kars ve Ardahan'ın SSCB'ye satıldığı, DP teşkilatlarına silah ve askeri elbise dağıtıldığı' gibi haber ve iddialar sürekli gündemde tutuldu. Darbeye giden süreçte ve darbenin sıcak saatlerinde bu iddialar ortaya atılmış ama mahkemelerde hiçbiri doğrulanamadı. Buna rağmen ülkenin bir başbakanı ve bakan arkadaşları idam edildi. Darbe mekaniği bitti mi? Sonra her yıl 27 Mayıs darbesini bize bayram olarak kutsadılar."

Ünal, darbe mekaniğinin diğer darbe veya darbe girişimleri öncesinde de ortaya çıktığını, bu nedenle herkesin dezenformasyonla mücadele etmesi gerektiğini belirtti.

AA / Adem Balta - Son Dakika Haberleri
title