TBMM Genel Kurulu

27.11.2019 19:18 | Son Güncelleme: 27.11.2019 19:18
TBMM Genel Kurulu

AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek, kadına yönelik şiddetle mücadelede toplum genelinde farkındalığın geliştirilmesinin çok önemli olduğunu söyledi.

AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek, kadına yönelik şiddetle mücadelede toplum genelinde farkındalığın geliştirilmesinin çok önemli olduğunu söyledi.

Genel Kurulda, grup önerileri görüşüldü.

İYİ Parti'nin şehir hastanelerine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, bütün dünyanın büyük merkezi hastane sisteminden vazgeçtiğini söyledi.

Şehir hastanelerinin büyük çoğunluğunun yerleşim birimlerinin dışında olduğunu ve doğru dürüst yollarının bulunmadığını dile getiren Altıntaş, "Gece geç saatlerde dar gelirli bir vatandaşımız rahatsızlanırsa, acile gitmesi gerekirse ne yapacak? Bütün vatandaşlarımız istedikleri zaman taksiye para veremiyor, istedikleri zaman özel hastanelerde tedavi olamıyor. Bu insanlar, bulundukları yerlerdeki devlet hastanelerine, belki bir komşularından rica ederek belki de ceplerindeki son parayı taksiye vererek gidiyorlar. Acilde neyle karşılaşıyorlar? Sırayla. Bu, muayene sırası da değil. Bu sıra, muayene sırası almak için sıra." diye konuştu.

HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, şehir hastaneleri sisteminin Türkiye'ye faydasının olmadığını, bu sistemin kamu kaynaklarını eriten bir sistem olduğunu savundu.

CHP Balıkesir Milletvekili Fikret Şahin, şehir hastanelerinin, "yandaşa kaynak aktarma ve gelecek nesillerin kullanacağı sağlık bütçesinin üzerine ipotek koyma projesi" olduğunu savundu.

Milletvekillerinin hiçbirinin şehir hastaneleri sözleşmesini bilmediğini dile getiren Şahin, "Bunu ben şahsen Sağlık Bakanlığına sordum. Cevap verilmedi. Kara bir delik. Bu sözleşmeler açıklanamadığı sürece şehir hastanelerinin üzerinden yandaşa, yabancı şirketlere dövizle kaynak aktarıldığı ve yolsuzluk yapıldığı iddiamızı şiddetle devam ettireceğiz." dedi.

"Şehir hastanelerine ihtiyaç hissedildi"

AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer, sağlığın tüm dünyada pahalı olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığının 2003 yılından itibaren vatandaşların kaliteli sağlık hizmetine eşit biçimde erişmesi amacıyla Sağlıkta Dönüşüm Projesi'ni başlattığını ifade etti.

Tamer, milletvekillerine, 2002 yılında sağlık alanında yaşanan durumu hatırlatarak, "Neden şehir hastanelerine ihtiyaç hissedildi? Mevcut hastanelerimizin yaş ortalaması 49-50 civarındaydı. O zaman toplam 107 bin yatak kapasitesi vardı, 2002 öncesini söylüyorum. 7 bin tanesi bunların ancak nitelikli yatak şeklindeydi. Günümüzün ekonomik şartlarında şehir hastanelerine ihtiyaç hissedildi." değerlendirmesini yaptı.

İnsanlara en iyi şekilde sağlık hizmeti vermenin devletin görevi olduğunu vurgulayan Tamer, "O beğenmediğiniz şehir hastanelerindeki memnuniyet oranı yüzde 90'lara çıktı. Şehir hastanelerine kesinlikle laf atmaya gerek yok. Beş yıldızlı otel konforundaki şehir hastaneleri içinde Türk insanının hak ettiği şekilde sağlık hizmetini vermeye devam ediyoruz, devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Tahir Elçi'nin öldürülmesi

Daha sonra HDP'nin, "Tahir Elçi'nin öldürülmesi" ile ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş, Elçi'nin 4 yıl önce 28 Kasım 2015 günü kameraların önünde katledildiğini, aradan geçen zamana karşın failin bulunmadığını belirterek, "Dört yıl değil aslında dört saatte bu cinayet aydınlatılabilir. Çünkü kameralar var, bütün basın mensupları oradadır. Deliller şu anda bile istense dört saatte bulunabilir." diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi cinayetinin aydınlatılması için sözler verildiğini ancak dosyanın olduğu gibi durduğunu söyledi. Tanrıkulu, "Eğer bir talimat verilseydi, gerçekten o kararlılık gösterilseydi bugün o failler ortaya çıkacaktı. Ama Tahir Elçi seçilmiş bir hedefti. Çünkü 90'lı yılların JİTEM'cilerinin, katillerinin, komutanlarının ve güvenlik güçlerinin peşindeydi, teker teker onları yargının önüne çıkarıyordu. Bu insanların korkulu rüyası haline gelmişti ve bilinçli hedef gösterildi, bu şekilde vuruldu." dedi.

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, 28 Kasım 2015'te Diyarbakır Sur'da teröristlerle çatışma çıktığını ve bu olayda iki polis memurunun şehit olduğunu, çatışma sonrasında teröristlerin Tahir Elçi'nin basın açıklaması yaptığı alana doğru kaçtığını ve alanın güvenliğini alan polis memurları ile kaçan teröristler arasında çıkan çatışma esnasında Elçi'nin kaynağı belli olmayan bir kurşunun isabet etmesi sonucu hayatını kaybettiğini anımsattı.

Tunç, bu saldırıyı kınayarak, Elçi'ye ve olay öncesi şehit olan polislere Allah'tan rahmet diledi. Elçi'nin öldürülmesine ilişkin soruşturmada yaşananları anlatan Tunç, "Hepimizin ortak temennisi, Tahir Elçi'nin ölümüne neden olan kişi ya da kişilerin adli soruşturma neticesinde belirlenmesi, kim olursa olsun faillerin cezalandırılması." diye konuştu.

Usul tartışması

Yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, İYİ Parti Grup önerisi oylaması sırasında kabul oyu kullanan milletvekillerinin sayısının daha fazla olduğunu iddia etti.

TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç'in, "Bakanlık Divanı'nın böyle bir tespiti yok." demesi üzerine Altay, usul tartışması açılmasını istedi.

Usul tartışmasının ardından Bilgiç, Başkanlık Divanı olarak oylamaları daha dikkatli yapacaklarını kaydetti.

HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Kadına şiddet

CHP Grubu'nun, kadına yönelik şiddetin araştırılmasına ilişkin önergenin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

Partisinin önerisi üzerinde söz alan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, "Türkiye'de bir tabloyu bir türlü değiştiremiyoruz, erkekler tarafından öldürülen kadınların sayısı yıldan yıla artıyor. 2012'de 210, 2013'te 237, 2014'te 294, daha sonra 303, 328, 409, 2018 yılında 440 ve 2019 yılının 10 ayında 383 kadın öldürüldü. Özgecan Aslan, Helin Palandöken, Emine Bulut, Ayşe Paşalı, Güleda Cankel, Şule Çet ve daha nicelerine birlikte gözyaşı döküyoruz. Sonra her 25 Kasım'da bu kürsüden konuşuyoruz 'Bu son olsun.' diyoruz ama bir türlü son olmuyor, vahim tablo hiç değişmiyor." ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, konuyu çok önemsediklerini vurgulayarak, "Bugün ülkemizde 14 milyon kadının şiddet gördüğünden, son 10 yılda kadına yönelik şiddetin ne kadar arttığından, 2 bin 337 kadınımızın cinayete kurban gittiğinden söz ettik. 2008'de 80 olan şiddete uğrayan sayısının her yıl artarak geçen sene 4-5 kat fazla bir sayıya ulaştığından da söz ettik. Araştırma önergeleri verdik, maalesef AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi. Çözüm önerileri sunduk, dinlemediniz." dedi.

Cesur'un konuşmasına tepki gösteren MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, grup önerilerine karşı ortaya konulan tavrın meselenin esasına yönelik olmadığını ifade ederek, MHP'nin kadına şiddete taraftarmış gibi bir algının ortaya çıkmasını kabul etmediklerini söyledi.

Toplumumun genelini ilgilendiren meselelerle alakalı Meclis'in hep birlikte hassasiyet sahibi olduğunu dile getiren Bülbül, bunun karşısında yapılan bütün değerlendirmeleri reddettiklerini söyledi.

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, kadın yoksulluğuna karşı mücadele etmeden şiddetin önlenemeyeceğini belirterek, "İstanbul Sözleşmesi'ni etkin uygulamadan şiddet önlenemez. Yalan yanlış sözlerle nafaka hakkımız gasbedilmeye çalışılarak şiddet önlenemez." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek ise şiddetin temel hak ve hürriyetlerin önündeki en büyük engel olduğunu dile getirerek şiddetin bahanesi, mazereti ve gerekçesinin olamayacağını vurguladı.

Dünyada her yıl 1,4 milyon insanın şiddet sebebiyle hayatını kaybettiğini vurgulayan Atabek, buna en çok kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, göçmenler, evsizler ve mültecilerin maruz kaldığını, kadına yönelik şiddetin ise bugün tüm dünyada bir insan hakları sorunu olarak devam ettiğini ve Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, dünyada her üç kadından birinin yaşamının herhangi bir sürecinde fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldığını kaydetti.

Atabek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Daha geçen hafta CHP grup başkanvekilinin, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin'e, 'Bu kadına haddini bildirin.' diyerek uyguladığı sözlü şiddet sonrası bu öneriyi Meclis'e getirmeniz son derece manidar. Şunu sormak istiyorum: Bu öneriye imza atan CHP'li milletvekili arkadaşlarım, Özlem Hanım'a gösterilen sözlü şiddet eyleminden sonra kendi genel merkezlerinize de benzer bir öneride bulunmuş muydunuz? Biz, AK Parti olarak şiddet nereden, kime gelirse gelsin her zaman şiddet eyleminin karşısında bir duruş sergilemekteyiz."

Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadeleye dair yapılan çalışmaları anlatan Atabek, "Kadına yönelik şiddetle mücadelede toplum genelinde farkındalığın geliştirilmesi çok önemli. Bu amaçla ilgili kurumlarla Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında eğitim protokolleri imzalamış ve farklı kurumlardan 954 bin kamu çalışanına eğitim verilmiştir." dedi.

Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Grup önerilerinin ardından İçişleri Bakanlığına ilişkin yeni düzenlemeleri de içeren, Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KHK'de Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

Öte yandan sanatçı Rafet El Roman da izleyiciler için ayrılan bölümde bir süre Genel Kurul çalışmalarını izledi.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Manşet Haberler

title