TBMM Genel Kurulu

TBMM Genel Kurulu

TBMM Genel Kurulunda, HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana'nın, anayasaya uygun and içmemesi ve aralıksız olarak Genel Kurulun 212 birleşimine katılmamasına bağlı devamsızlığına ilişkin Meclis Anayasa ve Adalet komisyonlarının üyelerinden kurulu Karma Komisyon raporu görüşülüyor.

TBMM Genel Kurulu

TBMM Genel Kurulunda, HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana'nın, anayasaya uygun and içmemesi ve aralıksız olarak Genel Kurulun 212 birleşimine katılmamasına bağlı devamsızlığına ilişkin Meclis Anayasa ve Adalet komisyonlarının üyelerinden kurulu Karma Komisyon raporu görüşülüyor.

Rapor üzerinde HDP Grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Leyla Zana'nın, bir Kürt kimliğiyle çeyrek asrı aşkın süredir Türkiye'nin siyaset sahnesinde rejimin insanları tek tipleştirmeye çalıştığı anlayışa karşı eşsiz bir mücadele verdiğini ileri sürdü.

"Zana ve onun gibi düşünen milyonlara kendi düşüncenizi kabul ettirdiğinizi mi sanıyorsunuz?" diyen Yıldırım, şöyle devam etti:

"Leyla Zana ve onun gibilerin barış, demokrasi, özgürlük ve mücadele azmini artırdığınızın ne kadar farkındasınız bilmiyorum. Parlamentonun sandalye sayısı 550'den 600'e çıksa ne olur? Siz çok kutsuyor olabilirsiniz ama bu kurumun artık saygınlığı kalmamıştır. Bu parlamentoya kimin ihtiyacı var? Leyla Zana'nın kişisel olarak bu parlamentoya ihtiyacı mı var? 550 arkadaştan kaç kişiyi bu parlamentodaki iş ve işlemler tatmin ediyor? Ülkeyi hızla bölmeye çalışıyorsunuz. Halk size oy verirken 'alın, bu ülkeyi dört yıl boyunca hakkaniyet ölçüsünde yönetin' diye oy verdi, onlar adına bütün kötülükleri sergileyin diye oy vermedi. Biz burada ceylan derisi koltukların sevdalısı değiliz. Mazlumların duygularına tercüman olma, bu ülkeyi daha ileri götürme çabamız var. Barış uygulamalarını çökerten uygulamaları halk mı istiyor? Siz bu ülkeyi oluşturan halkı ne zannediyorsunuz."

"Millet iradesinin temsilcileri teker teker uzaklaştırılıyor"

CHP Muğla Milletvekili Akın Üstündağ, Türkiye'nin ağır bir bunalım içinde olduğunu savundu.

OHAL sonrası çıkarılan KHK'ların adeta bir sopa gibi kullanıldığını öne süren Üstündağ, "Birçok temel hak ve hürriyet askıya alınıyor. CHP olarak ifade etmeye çalıştığımız birçok yanlış görmezden geliniyor. İktidar, adım adım tek adam iktidarını ülke gündemine yerleştiriyor. Milletler camiasındaki saygın yerimiz giderek yok ediliyor. Meclisin iradesi saraya teslim edilmiştir. Millet iradesinin temsilcileri teker teker uzaklaştırılıyor. Çözüm sürecinde masanın devrilmesinden sonra iktidar adeta bir ray değiştirmiş, öç alma refleksini devreye sokmuştur." ifadelerini kullandı.

Leyla Zana'nın geçerli yemini etmekten imtina etmesini doğru bulmadıklarını, yemin metnini değiştirmenin de milletvekilinin kendi iradesine bağlı olmadığını belirten Üstandağ, "Milletvekillerinin en önemli sorumluluklarından biri de Meclisteki faaliyetlere katılmak ve temsil ettiği kitlenin iradesinin çalışmalara yansımasını sağlamaktır. Bu, milletvekilliği için bir yükümlülüktür ancak Leyla Zana, geçerli yemin etmekten imtina etmiş ve bu zamana kadar da yemin etme imkanı olmasına rağmen yemin etmeyerek bu göreve başlamamıştır. Kaldı ki milletvekili adayı olurken milletvekilinin yemin etme zorunluluğu olduğu bilinen bir gerçektir. Milletvekilinin, yemin metnini kendi siyasi iradesine göre değiştirme gibi bir seçeneği düzenlemelerin hiçbirinde mevcut değildir." diye konuştu.

"İçtüzük araçsallaştırılarak Zana'nın milletvekilliği düşürülmek isteniyor"

Şahsı adına söz alan HDP Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman da Leyla Zana'nın okumaktan imtina ettiği yemin metninin 1980 askeri darbe iradesinin bir tezahürü olduğunu söyledi.

Faşist cuntanın dayattığı bu metnin, dikta rejiminin ruhunu sürdürmeye devam ettiğini öne süren Adıyaman, "Meclis içtüzüğü araçsallaştırılarak Zana'nın milletvekilliği düşürülmek isteniyor. Darbeci zihniyetin bu yemin metni hep sorun olmuştur. Hukukun dışında bu tezkere önümüze gelmiş durumdadır. Zana'nın durumu hukuk tekniği açısından bir askı halidir. Bu anlayış yanlıştır. Siyasi iktidar tarih karşısında bunun hesabını verecektir." dedi.

"Halkımızın dertlerini çözmeye devam edeceğiz"

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan da Anayasanın 81. maddesinin açık olduğunu ifade ederek, "İlgili milletvekili 212 kez birleşimlere katılmamıştır. Yemin etmemek, Meclis faaliyetlerine katılmamak öncelikle millete saygısızlıktır." dedi.

AK Parti olarak Türkiye'de kimin ne derdi varsa bedeller ödemek adına çözmeye çalıştıklarını vurgulayan Turan, "Bunları yok sayabilirsiniz ama millet bunu biliyor. Kimin ne derdi varsa onun derdini masaya yatırmak bizim görevimizdir. Hiçbir vekilin görevinin bitmesinden keyif almıyoruz ama bu işin hakkını yapmak, usulü yerine getirmek de bizim görevimiz. İsterdik ki bu demokratik yürüyüşümüzde yanımızda olun. İnsaf güzel bir nimettir. İnsaflı olun bence. Başkalarının uzantıları ne derse desin halkımızın dertlerini çözmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA