Tabağınızın Yarısını Açlar İçin Boş Bırakın

Tabağınızın Yarısını Açlar İçin Boş Bırakın

ÇEKÜD, Ramazan ayı vesilesiyle hız verdiği 'Sofrada Sıfır Artık' kampanyasıyla kamuoyunu israfı önlemeye davet etti.

Tabağınızın Yarısını Açlar İçin Boş Bırakın

Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneği (ÇEKÜD), Ramazan ayı vesilesiyle hız verdiği 'Sofrada Sıfır Artık' kampanyasıyla kamuoyunu israfı önlemeye ve gösteriş için çeşit çeşit, gereğinden fazla yemek olan sofralardan uzak durmaya davet etti.

İstanbul Valiliği ve belediyelerin de destek verdiği kampanya ile tabaklara yenilebilecek miktarda yiyecek alıp, israf edilmemesi halinde dünyadaki açların doyma imkanı bulabileceğini açıklayan ÇEKÜD Başkanı Süleyman Yorulmaz, "İsrafa dur demek için önce iftar ve sahur tabaklarından başlamak gerekiyor. Asr-ı Saadet'ten sonra bozulan ilk sünnet yemek oldu. 'Sofrada Sıfır Artık' kampanyasıyla israf karşıtı bir proje başlatmış olduk. Bu yolla önce kendi soframız, kendi tabağımızdan başlamalıyız ki yaşamın diğer alanlarına müdahale edebilelim. 'Sofrada Sıfır Artık' demek sofraya ne gelirse yiyip silip süpürüp, mevcut kilolarımızı arttırmak değil. Olabildiğince az tüketme, az çeşitle ihtiyacımız kadar gıdayı almak, ihtiyaç fazlasını farklı şekilde değerlendirmek esasına dayanıyor' diye konuştu.

İSRAF MÜSLÜMANLIĞA YAKIŞMAZ

Ramazan'da iftar sofralarının her geçen sene gittikçe daha çok israf edilen bir tutum içerisine girdiğini söyleyen Yorulmaz, israf ve gösterişin yaşamın diğer alanlarında olduğu gibi ibadete dayalı olduğunu düşündüğümüz Ramazan ayında ve yine ibadet niyetiyle yaptığımız iftar sofralarına kadar taştığını ifade ediyor. İsraf ve gösterişin Ramazan'ın ruhuna aykırı olduğunu da anlatan Yorulmaz, 'Kamuoyunda bu bilincin ve farkındalığın oluşmasını istiyoruz. İftar sofrası da olsa israf edecek şekilde donatmamak lazım. Daha sade sofralarla daha güzel hizmetler yapabiliriz. Bunun Cenab-ı Hakk'ın hoşuna gitmeyen bir şey olduğunu, müsrifleri sevmediği, sofraya konan gıdanın yarısının çöpe gitmemesi gerektiği konusunda halkımızın ve kamuoyunun bilinçlendirilmesi lazım. Bu konuda belediyelerle kamuoyunu bilgilendirici projeler geliştiriyoruz' dedi.

KONFERANSLAR DÜZENLENDİ

Temel sorunun yaşam tarzımız ve felsefemiz olduğuna da dikkat çeken Yorulmaz, maddeye dayalı bir yaşam felsefesi öngörmüşsek her şeye maddeci olarak bakıyoruz. Kaliteli yemek yemek başka, israf etmek başka şeydir. İnsan ekonomik imkanları ölçüsünde kaliteli giyinebilir, farklı çeşitte yemek yiyebilir fakat bu hiçbir zaman yediği yemeği giydiği elbiseyi çöpe atma hakkı vermez. İsraf ve geri dönüşüm konusunda çok daha titiz ve paylaşım konusunda çok daha cömert olmalıyız. Şu an karnemiz zayıf. Ramazan ayı karnemizi düzeltmek için büyük bir fırsattır' diye konuştu. 33 bin gönüllü üyesiyle kampanyayı yaymaya çalıştıklarını anlatan Yorulmaz, "Çorum'da, Ağrı'da, Rize'de, Erzurum'da bu konuda bir dizi konferans düzenledik. Okulda eğitimler ve sempozyumlarla bilinç seviyesini yükseltmeye çalışıyoruz. Ekmek ve yemek israfı ile ilgili kampanyaya da rapor sunarak katkıda bulunduk" dedi.

PARAYLA DA OLSA İSRAFA HAYIR

ÇEKÜD'ün birinci derece israfın çevresel yönü üzerinde durduğunu anlatan Yorulmaz, "Ekolojik ayak izi kişinin günlük ihtiyaçlarını karşılamak için doğada yaptığı tahribattır. Bilim adamları ekolojik ayak izimizin ortalama 7 milyar nüfusa göre 1.8 hektar olması gerekirken 2.7 hektarlara çıkmış durumda olduğunu söylüyor. Yani dünya insanının ortalama yaşam hızı 1.5 kat fazla. Biz paramız var diye istediğimiz gibi harcar israf edersek, yeryüzü harcadığımızı yerine koyamıyor. Bizim fren basıp hızımızı normale çekmemiz lazım. Afrika'da açlık had safhada insanlar bir lokma ekmeğe bir damla suya muhtaçken israf yapmaya hakkımız yok' diye konuştu. - İSTANBUL

Kaynak: İHA