Sümerbank Davası'nda Karar

Sümerbank Davası'nda Karar

Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin Önceki Hükmü Kısmen Bozmasının Ardından Yeniden Görülen 'Sümerbank Davası'nda, Hayyam Garipoğlu Dışındaki 4 Sanık da 6 Yıl 8 Ay ile 7 Yıl 5 Ay 10 Gün Arasında Hapis Cezalarına Çarptırıldı.

Sümerbank Davası'nda Karar

Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin önceki hükmü kısmen bozmasının ardından yeniden görülen ''Sümerbank Davası''nda, Hayyam Garipoğlu dışındaki 4 sanık da 6 yıl 8 ay ile 7 yıl 5 ay 10 gün arasında hapis cezalarına çarptırıldı.

İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, sanıklardan Cem Feridun Yeşil ve Metin Berk katıldı. Duruşmaya katılan TMSF avukatları, önceki celsede sundukları esas hakkındaki iddialarını tekrar edip sanıkların cezalandırılmasını istedi. Sanık Hayyam Garipoğlu'nun avukatı Hamdi Say, müvekkilinin suç işleme kastı içinde hareket etmediğini söyledi. İddia edilen eylemlerin suç olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını savunan Say, müvekkilinin beraatını ve hakkındaki yakalama emrinin kaldırılmasını istedi. Diğer sanık avukatları da beraat talep etti. Duruşmada söz alan sanıklardan Cem Feridun Yeşil ile Metin Berk de suçsuz olduklarını ifade ederek beraat istedi. Kararını açıklayan Mahkeme Heyeti, 'Efektifbank off-shore Limited Şirketi' üzerinden 'banka kurumunu aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık' suçuna ilişkin olarak, Sanık Hayyam Garipoğlu'nu daha lehe olduğu belirlenen 5237 sayılı TCK'nın uygulamasıyla, TCK 158/1. fıkra ''f'' bendi uyarınca, temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gerekenler göz önünde bulundurularak, dolandırıcılık suçunun işleniş biçimi, suç konusunun ülke ekonomisinde oluşturduğu olumsuz nitelikteki zararın önemi ve dolandırıcılık suçuna konu paranın değerinin çok yüksek bulunması, meydana gelen zarar ile tehlikenin ülke ekonomisine getirdiği ağır yük ve sanığın suça konu olaydaki rolü ve kastının yoğunluğu bakımından, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın takdiren en üst sınırı olan 7 sene hapis cezası ve 5 bin gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi.

TCK'nın 43. maddesi uyarınca, Garipoğlu'nun değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlemesi nedeni ile verilen cezanın takdiren 4'te 1 oranında artırılarak 8 sene 9 ay hapis ve 6 bin 250 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmeden mahkeme, TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca, Garipoğlu'na verilen cezanın Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozma ilamındaki tespitler de dikkate alınarak etkin pişmanlık hükümleri konusunda yapılan değerlendirmede, sanığın bizzat pişmanlık göstererek uğranılan zararın tazmini suretiyle yapılan protokoller ve ödemelerle kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmezden önce giderilmiş olduğu gerekçesiyle, yarı oranında indirim yaparak, 4 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 3 bin 125 gün adli para cezası ile cezalandırdı. TCK'nın 62. maddesi uyarınca, Garipoğlu'nun geçmişteki sabıkasızlık durumu ve yargılama sürecindeki saygılı tutumu mahkemece lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek, ceza 3 sene 7 ay 22 gün hapis ve 2 bin 604 gün adli para cezasına çevrildi. Garipoğlu'nun ekonomik durumu ve diğer şahsi halleri dikkate alınarak, günlük 100 YTL'den, toplam 260 bin 400 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildi. Mahkeme sonuç olarak sanık Hayyam Garipoğlu'nun ''bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık'' suçundan 3 yıl 7 ay 22 gün hapis ve 260 bin 400 YTL adli para cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanık Cengiz Biçer'in de ''bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık'' suçundan, kanuni artırım ve indirim maddelerini uygulayarak 1 yıl 15 gün hapis ve 100 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmetti. Mahkeme, Biçer'e verilen cezayı erteledi.

Mahkeme Heyeti, ''bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla nitelikli dolandırıcılık'' ve ''zimmet'' suçlarına ilişkin olarak da sanık Hayyam Garipoğlu'nu bir firmaya kullandırılan kredilere ilişkin, ''Banka Parasını İhtilasen Zimmete Geçirmek'' suçundan, Yargıtay bozma ilamındaki tespitler dikkate alınarak, yürürlükteki 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile 765 sayılı TCK'nın uygulamasıyla, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 160/2. maddesi uyarınca, kastının yoğunluğu, meydana gelen zararın miktarı ve ülkemiz ekonomisindeki önemi, suça konu eylemler sonucunda bizzat kendisinin faydalanmış olması, suça konu paranın pek fahişin de üzerinde olması, olayın oluş ve özelliği, sanığın TMSF ile yapmış olduğu protokol, protokole bağlı oluşu, geçen zaman içinde hakkındaki yakalama emrine rağmen ödemelerdeki sadakati de dikkate alınarak 20 yıl ağır hapis cezası ve meydana gelen zararın 3 katı olan 2 milyon 745 bin 759 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.

TCK'nın 80. maddesi uyarınca, sanık Hayyam Garipoğlu'nun aynı kasıt altında suç oluşturan eylemlerini birden fazla tekrarladığı anlaşıldığından cezanın 23 yıl 4 aya çıkartılmasına hükmeden mahkeme, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 160/5. maddesi uyarınca, sanığın zimmetine geçirdiği iddia edilen paradan daha fazlası olan 104 milyon 886 bin 648 ABD Doları'nı hükümden önce TMSF ile yapmış olduğu protokol çerçevesinde iade etmiş olduğu anlaşıldığından verilen cezasının taktiren indirilerek 15 yıl 6 ay 20 gün müddetle hapis ve 1 milyon 830 bin 506 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmetti.

TCK'nın 59. maddesi uyarınca, Garipoğlu'na verilen cezaların, geçmişteki sabıkasızlık durumu ve duruşmalardaki saygılı tutumu mahkemece lehinde takdiri indirim nedeni sayılarak, sonuç olarak sanık Hayyam Garipoğlu'nun ''ihtilasen zimmet'' suçundan 12 sene 11 ay 16 gün müddetle hapis ve 1 milyon 525 bin 421 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmetti.

Sanıklar Cengiz Biçer, Ali Resul Ergeç ile Cem Feridun Yeşil'in de bir firmaya kullandırılan kredilere ilişkin olarak ''ihtilasen zimmet'' suçundan 7 sene 5 ay 10'ar gün müddetle hapis ve 1 milyon 525 bin 421'er YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildi. Sanık Metin Berk'in de ''ihtilasen zimmet'' suçundan 6 sene 8 ay hapis ve 387 bin 240 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildi. Bu sanıkların ayrıca, TCK 31. maddesi uyarınca müebbeten kamu hizmetlerinden memnuiyetine ve ceza müddeti zarfında kanuni kısıtlılık altında bulundurulmasına karar verildi. Sanıklar hakkında diğer bazı firmalara kullandırılan kredilere ilişkin olarak ise zaman aşımı süresi dolduğu için davanın ortadan kaldırılmasına hükmedildi. Sanık Fahri Bahçivanoğlu hakkındaki davanın da 7 yıl 6 aylık uzatılmış zaman aşımı süresi dolduğu için ortadan kaldırılmasına karar verildi.

Sanıklar Hayyam Garipoğlu, Cengiz Biçer, Metin Berk, Ali Resul Ergeç ve Cem Feridun Yeşil hakkındaki yurt dışı yasağının devamına hükmeden mahkeme heyeti, Fahri Bahçivanoğlu hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının ise hükmün kesinleşmesi halinde kaldırılmasına karar verdi.

Sanık Hayyam Garipoğlu hakkındaki yakalama emrinin, Yargıtay'ın mahkemece uyulan bozma ilamındaki tespitleri, sanıkla aynı konumda bulunan kimi sanıkların tutuksuz olarak yargılanması, Garipoğlu'nun TMSF ile yaptığı protokol, yapılan bu protokole sanık tarafından ödemeler nedeniyle duyulan sadakat, TMSF'nin protokol kapsamında sanık tarafından hüküm tarihi itibariyle zimmete konu paranın da fevkinde 104 milyon 886 bin 648 ABD doları ödemede bulunulmuş olması, protokol çerçevesinde bakiye ödemelerin sanık hakkındaki yakalama emri nedeni ile riske gireceği, ayrıca mahkemenin önceki hükümden daha az cezaya hükmetmiş bulunması ile tüm dosya kapsamı karşısında 1 milyon YTL nakdi kefalet karşılığında kaldırılmasına karar verildi. Bu miktarın devlet hazinesine yatırıldığına dair makbuzun mahkemeye ibrazı halinde yakalama emrinin kaldırılması konusunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılmasına, sanığın bu dosyayla ilgili mahkemeye veya yargı mercilerine çağrıldığında mazeretsiz olarak gelmediği taktirde belirtilen miktarın Hazine'ye irat kaydına hükmedildi.

Ayrıca, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22 Ocak 2001 ve 19 Eylül 2001 günlü, sanık Muhittin Fisunoğlu ve arkadaşları hakkında takipsizlik kararlarına konu eylemlerle ilgili sanıklar hakkında, yine 3 grup firmalarına kullandırılan back to back kredilerle ilgili olarak bu kredileri alan firma sorumlularının da suça iştiraki düşünüldüğünde bu sorumlular hakkında da, gerekmesi halinde yeniden değerlendirmede bulunarak mukteza tayini için karar kesinleştiğinde bir örneğinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine hükmedildi.

(FD-AS-OK-Y)