Son dakika haberleri! Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılı bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı: (2) - Haberler
Haberi Paylaş

Son dakika haberleri! Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılı bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı: (2)

AA / Hanife Sevinç - Haberler | Güncel
Son dakika haberleri! Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılı bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı: (2)

Edinilen son dakika gelişmesine göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin salgın sonrası döneme güçlü, dayanıklı ve rekabetçi bir küresel oyuncu olarak gireceğini belirterek, "Salgının etkileriyle mücadeleyi hem makro ekonomik hem de mali alanda atacağımız adımlarla destekleyeceğiz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin salgın sonrası döneme güçlü, dayanıklı ve rekabetçi bir küresel oyuncu olarak gireceğini belirterek, "Salgının etkileriyle mücadeleyi hem makro ekonomik hem de mali alanda atacağımız adımlarla destekleyeceğiz. Ekonomimizin güçlü yönlerini sağlamlaştırırken tedbir gerektiren hususların üzerine de kararlılıkla gideceğiz." dedi.

Dolmabahçe Ofisi'nde DEİK Yönetim Kurulu üyelerini kabulünde 2020 yılının aralık ayı ile ocak-aralık dönemi merkezi yönetim bütçe uygulama sonuçlarını açıklayan Erdoğan, ihracatın ithalatı karşılama oranının altın hariç tutulduğunda yüzde 85,6 ile oldukça yüksek bir düzeyde gerçekleştiğini söyledi.

Ülkenin küresel ihracattaki payının geçen yılın ocak-ekim verileri itibarıyla ilk defa yüzde 1'i geçerek yüzde 1,03 seviyesine çıktığını dile getiren Erdoğan, "İhracatçı sayımız 87 binin 400'ü aşarken geçen yıl ilk defa ihracat yapan firma sayımız 18 bin 123 olarak kayıtlara geçti. Sizlere verdiğimiz sözü tutarak başlattığımız ihracatçılarımıza yeşil pasaport uygulamasından şu ana kadar 17 bin 514 iş insanımız faydalandı. Biz de bu süreçte hep ihracatçılarımızın yanında yer aldık." diye konuştu.

Erdoğan, geçen yıl mal ve hizmet ihracatında toplam 3 milyar 150 milyon lira destek ödemesi yaptıklarını belirterek, bu yıl destek ödemesinde hedefin 4,1 milyar liraya ulaşmak olduğunu kaydetti.

Salgın döneminde sanal ticaret heyetleri, sanal fuarlar, elektronik ticaret faaliyetleri gibi organizasyonlarla ihracatçıları desteklemeyi sürdürdüklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Temassız ticaret uygulamasını yaygınlaştırarak ürün sevkiyatlarının kesintisiz yapılabilmesini bu arada temin ettik. Ağustos ayında devreye aldığımız kolay ihracat platformu dünyadaki emsallerine göre çok daha kapsamlı ve etkin hizmetler vermektedir. Yeni nesil ihtisas ve serbest bölge modeliyle özellikle Ar-Ge yoğun, yüksek katmanlı inovasyon ve teknoloji odaklı sektörlerde yeni firmaları ve yatırımları teşvik ediyoruz. Yurt dışı lojistik merkezlerini destekleyerek ihracatçılarımızın tedarik ve dağıtım süreçlerine katkı sağlıyoruz. Halen 102 ülkedeki 146 merkezde görev yapan 201 ticaret müşavirimizle dünyanın her yerinde her an ihracatçılarımızın yanında olduğumuzu gösteriyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yılın son günlerinde İngiltere ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşmasının Gümrük Birliğinden sonraki en önemli ticaret anlaşması olduğunu vurgulayarak, böylece Birleşik Krallıkla ticari ilişkilerin Brexit sonrası daha da genişleyerek sürebilmesini sağladıklarını anlattı.

Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşmasını güncelleme çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Erdoğan, "İnşallah 2021 yılında tüm bu çalışmaları daha da ileriye taşıyarak yolumuza devam edeceğiz." dedi.

"Sosyal bünyeyi ve ekonomiyi destekleyecek tedbirleri aldık"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen yıl başlayan yakın tarihin en şiddetli salgını sürecinde küresel ticaret, sermaye akımları, yatırımlar ve turizm başta olmak üzere ekonomilerde tarihi daralmalar yaşandığını belirterek, salgının seyrine ilişkin belirsizliklerin önümüzdeki dönemi küresel ekonomi açısından daha da zorlaştırdığını kaydetti.

Böyle bir konjonktürde Türkiye olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin sağladığı avantajlar sayesinde sosyal bünyeyi ve ekonomiyi destekleyecek tedbirleri hızla devreye aldıklarını vurgulayan Erdoğan, nasıl bir musibetle karşılaşılırsa karşılaşılsın Türkiye'nin her türlü zorluğa, yeni gelişen fırsatlara ve farklı senaryolara hazırlıklı olduğunu herkese gösterdiklerini anlattı.

Erdoğan, son 18 yıldır eğitimden sağlığa, adaletten sosyal güvenliğe kadar vatandaşın hayatına dokunan alanlarda gerçekleştirilen bu reformların bu zorlu günlerde ülkeyi diğerlerinden ayrıştırdığını belirterek, şöyle konuştu:

"Salgın nedeniyle yapmak zorunda kaldığımız kısıtlamaların üretici ve çalışanlarımızın üzerinde oluşturduğu yükü en az seviyeye indirebilmek için pek çok ilave desteği uygulamaya geçirdik. Gerekirse yeni destekleri de devreye alacağız. Ülkemizin ve milletimizin huzuru, geleceği, güvenliği için özellikle atik olacağız, ihtiyatlı olacağız, gerçekçi olacağız, ayaklarımızı yere sağlam basacağız. Hepsinden önemlisi her hal ve şart altında vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Türkiye salgın sonrası döneme güçlü, dayanıklı ve rekabetçi bir küresel oyuncu olarak girecektir. Salgının etkileriyle mücadeleyi hem makro ekonomik hem de mali alanda atacağımız adımlarla destekleyeceğiz. Ekonomimizin güçlü yönlerini sağlamlaştırırken tedbir gerektiren hususların üzerine de kararlılıkla gideceğiz."

Erdoğan, serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde atılan adımların etkisinin finansal piyasa göstergelerine müspet bir şekilde yansımaya başladığını ifade ederek, "Kur cephesine baktığımızda Türk lirasının dolara karşı yüzde 12, avroya karşı yüzde 10 düzeyinde değer kazandığını görüyoruz. Paramızın değerindeki artış ve altın fiyatlarındaki gerileme sayesinde kasım ayından buyana merkezi yönetim borç stokumuz yaklaşık 150 milyar lira azaldı. Sadece bu netice bile 2020 yılı milli gelir tahminimizin yaklaşık yüzde 3'üne denk geliyor." dedi.

Ülke risk biriminin de düştüğünü belirten Erdoğan, "Son iki ayda 5 yıl vadeli Türkiye CDS'leri 210 baz puanlık bir gerilemeyle 320 baz puana indi. Türkiye'nin borçlanma maliyetlerini atacağımız kararlı adımlar ve güçlü politika çerçevemizle inşallah düşürmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

"Yurt dışındaki yatırımcıların Türk varlıklarına talebi artmaya başladı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışındaki yatırımcıların Türk varlıklarına olan talebinin de artmaya başladığının görüldüğünü ifade ederek, son aylarda ülkeye yurt dışından 15 milyar doların üzerinde portföy girişinin gerçekleştiğini söyledi.

Türkiye'ye güvenen yatırımcıların bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kazanmaya devam edeceğini belirten Erdoğan, "Ekonomimizin uzun dönemli sürdürülebilir ve kaliteli bir büyüme yapısına kavuşmasını amaçlıyoruz. Büyümenin kendisi kadar istikrarını ve istihdam oluşturmasını da önemsiyoruz. Bu doğrultuda yeni hamlelerle Türkiye'yi değişen küresel değer zincirinin önemli bir oyuncusu haline getireceğiz." dedi.

Erdoğan, yüksek teknoloji sektörleri öncelikli olmak üzere çekilecek uluslararası yatırımlarla ülkeyi bir yatırım, üretim ve teknoloji üssü yapacaklarını vurgulayarak, yatırım ortamının daha da iyileştirileceği, öngörülebilirliğin daha da artırılacağı, yatırımcıların beklentilerinin daha yüksek düzeyde karşılanacağı bir ortamın tesisi için gereken tüm adımların atılacağını kaydetti.

"Yakında reformları kamuoyuyla paylaşacağız"

Ekonomi ve hukuk alanındaki reform gündemiyle ilgili yoğun bir hazırlık döneminin geride bırakıldığını anlatan Erdoğan, "Arkadaşlarımız, iş dünyamızın ve sivil toplum kuruluşlarının görüş, öneri ve taleplerini en ince ayrıntısına kadar dinlediler. Yakında bu reformları kamuoyuyla paylaşacağız. Reform gündemimize uygun adımları hızla hayata geçireceğiz. Ekonomide bu sene temel hedeflerimizden biri fiyat istikrarını sağlamak olacaktır." şeklinde konuştu.

Erdoğan, enflasyonun bu ülkede yaşayan her bir ferdin hayatına dokunduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Biz enflasyonu yüzde 30'lar civarından tek hanelere düşürmüş yönetim olarak faiz oranının yüzde 63 olduğu böyle bir dönemden 4,6'ya, enflasyonu da 6,4'e düşürdüğümüz dönemi biz yaşadık. Boşuna konuşmuyorum ben. Yüksek faize karşı olduğumu söylemek boşuna değil. Bütün bunları bu işi yaşayarak söyleyen birisiyim. Şu anda karşımda ağırlıklı yatırımcılarımız var, girişimcilerimiz var ve birçoklarınızın faiz yükü altında nasıl ezildiğinizi biliyorum. Bu bankaların sizi nasıl sömürdüğünü biliyorum. Yeri geldiği zaman Türkiye'yi bir faiz cenneti haline getirmekten bahsediyoruz, ama öbür tarafta bankalarımız, gerek kamu gerek özel sektör bankaları ne kadar kar etmişler, bunu konuşuyorlar. Tamam da sen ne kadar yatırımcı kazandırdın bu ülkeye, bir de bunu söylesene? ve ne kadar yatırımcı var, ne kadar istihdam sağlıyoruz? Bir de bunu konuşun bakalım. Bunu konuşmuyorlar. Bana yatırım lazım, istihdam lazım, üretim lazım, ihracat lazım. Eğer bu dört başlık yoksa hiçbir şey yok. Biz bunla övüneceğiz. Şu anda dünyaya bakalım. Amerika'da faiz oranı ne? Japonya'ya bakalım faiz oranı ne. Eksi. Gelelim Avrupa'ya, 1-2. İsrail, eksi. Bütün bunlar apaçık ortadayken biz yüksek faizlerle övünüyoruz . Yüzde 20, yüzde 25, yüzde 30'lara kadar gitti bir ara. Bununla övünüyoruz. ve birçok şirketimizi adeta batırmakla övünüyoruz. Arkadaşlar beni dinlerler, dinlemezler, ben bunlara karşıyım. Bunlarla mücadelemi de sonuna kadar devam ettireceğim. Kim ne derse desin. Çünkü ben buna inanmıyorum. İnandığım tek şey var, yüksek faizle bir yere varamayız. 'Efendim bizim şu kadar borcumuz var. Bu borcu neyle ödeyeceğiz?.' Bu borcu yüksek faizle dışarıdan kendimize imkan sağlamakla değil, kendi kaynaklarımızla bunu nasıl öderiz, onun çalışmasını yapacağız. Bunun başka çıkışı olmaz."

(Sürecek)

AA / Hanife Sevinç - Son Dakika Haberleri