Son dakika haberi | Kılıçdaroğlu, canlı yayında soruları yanıtladı: (2)

Son dakika haberi | Kılıçdaroğlu, canlı yayında soruları yanıtladı: (2)

27.11.2020 13:05 | Son Güncelleme: 27.11.2020 14:03
Son dakika haberi | Kılıçdaroğlu, canlı yayında soruları yanıtladı: (2)

Gelen son dakika haberine göre CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni eleştirerek, "Güçlendirilmiş parlamenter sistemi getireceğiz.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni eleştirerek, "Güçlendirilmiş parlamenter sistemi getireceğiz. Bunu eskiye dönelim anlamında değil. Eskiden çok büyük haksızlıklar, yanlışlar oldu. O dönemde parlamentonun iradesi ipotek altındaydı. Onların tümünü kaldıracağız, yepyeni, çağdaş, uygar, güçlendirilmiş bir parlamenter sistem getireceğiz." dedi.

Kılıçdaroğlu, FOX TV canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, "Bir kişiye göre belirlenmiş örneği olmayan bir sistem, tarihte de örneği olmayan bir sistem." ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, bunu değiştireceklerini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

"Güçlendirilmiş parlamenter sistemi getireceğiz, parlamentoya itibarını iade edeceğiz. Gazi Meclis'i gerçek anlamda Milli Kurtuluş Savaşı'ndaki iradesine kavuşturacağız. Meclis'in üzerinde bir kişinin ya da bir partinin gölgesini kaldıracağız. Milletvekillerini bir kişi değil, lider değil, milletin kendisi seçecek. Parlamentoda yürütme organını denetleyecek ve parlamento istediği her bilgiyi yürütme organından yani hükümetten isteyecek. Şehir hastaneleri yaptın, kaça yaptın, bilgi ver diyecek, köprüyü kaça yaptın bilgi ver diyecek. Borsa İstanbul'un yüzde 10'unu yabancılara sattın, hangi gerekçe ile sattın, kaça sattın, parayı ne yaptın? Merkez Bankasından 128 milyar dolar para sattın, Türk Lirası'nın değerini korur mu diye, koruyamadın. 128 milyar doları kimler aldı, bu vurgunu kimler yaptı, ben bunu öğrenmek istiyorum diye soracak.

Dolayısıyla parlamento gerçek anlamda gücünü gösterecek. Bir kişinin talimatını değil milletin sesini dinleyecek. Muhalefet gerçek anlamda muhalefet yapacak. Gerçek anlamda iktidar partisi muhalefete hesap verecek. Bütün bunların hepsinin olması lazım."

Bunların hepsini güçlendirilmiş parlamenter sistem olarak tanımlandıklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bunu eskiye dönelim anlamında değil. Eskiden çok büyük haksızlıklar, yanlışlar oldu. O dönemde parlamentonun iradesi ipotek altındaydı. Onların tümünü kaldıracağız, yepyeni, çağdaş, uygar, güçlendirilmiş bir parlamenter sistem getireceğiz." dedi.

"Öncelikle devleti şeffaf, saydam yapacağız"

Emeklilerin durumuna ilişkin hazırlanan bir haberin gösterilmesinin ardından ana muhalefet partisinin çözüm önerilerinin ne olduğu sorusunu Kılıçdaroğlu, "Öncelikle devleti şeffaf, saydam yapacağız." diyerek yanıtladı.

Kılıçdaroğlu, şu açıklamalarda bulundu:

"Şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir üyesi, herhangi bir milletvekili bazı bilgileri istese de yürütme organı, yani hükümet vermiyor. Önce saydamlığı sağlamak lazım. Parayı kimin için harcayacaksınız, tefeciler için mi harcayacaksınız parayı? Emekli, memur, esnaf, öğretmen, sanayici için yani üreten, çalışan alın teri döken için mi harcayacaksınız, buna karar vereceksiniz. Mevcut yapıda tefecilere hizmet ediyoruz, 83 milyon kişi. Sadece bu yılın ilk 10 ayında tefecilere ödediğimiz para 119 milyar lira, faiz olarak ödediğimiz para. Esnafa, emekliye, sanayiciye ne ödedik, bir kuruş bile değil. Neden? Katar geldi, 'Futbol karşılaşmalarını ben yayımlamayacağım, sözleşmeyi tanımıyorum' dedi, 90 milyon dolar indirdiler. Nasıl oluyor bu, siyasi iktidar kime hizmet ediyor? Vatandaşın şunu bilmesi lazım, oy verdiğim siyasi iktidar bana mı hizmet ediyor, başkalarına mı?"

Kılıçdaroğlu, bir ekonominin başarısının işsizlere yeni iş alanları yaratılması halinde başarılı olarak değerlendirilebileceğini söyledi.

Öğretmene, din görevlilerine, polislere, sağlık çalışanlarına 3600 ek gösterge verileceğine ilişkin açıklama yapıldığını anlatan Kılıçdaroğlu, "Her dediği kanun oluyor, niye çıkarmıyorsun? Kaynak var, tefeciye kaynak var." dedi.

"Tefeci dediğiniz kim?" sorusu üzerine ise Kılıçdaroğlu, "Devlete borç para verip oradan faiz geliri elde eden." ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin çok güzel yönetileceğini, bunun için yeterli kaynaklarının bulunduğunu, zengin bir ülke olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, yurt dışından ithal edilen ürünlere ilişkin eleştirilerde bulundu. Kemal Kılıçdaroğlu, fabrikaların kurularak istihdam yaratılması gerektiğine dikkati çekerek "Saman ithal ediyorsunuz, canlı hayvan, et, mercimek, nohut, ayçiçeği ithal ediyorsunuz. Ayıptır, bunlar yok mu?" diye sordu.

"Sorun masada konuşulduktan sonra çözülmeyecek bir durum yok"

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) konusunda değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, "İktidara gelirseniz EYT meselesini çözer misiniz?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Hepsini çözeceğiz. Devlet Planlama Teşkilatı diye bir teşkilat var mı şimdi, kapattılar. Bir ülke kendi geleceğini nasıl planlanacak, bu işin uzmanlarıyla. EYT'lilerin sorunu, esnafın, çiftçinin sorunu, bütün bunların tamamını çözmeniz mümkün. Bütün mesele şu, çağıracaksınız masaya ve işin uzmanlarıyla beraber sorunu masaya yatıracaksınız, oturup konuşacaksınız, nasıl çözüleceğini anlatacaksınız ve birlikte mücadele edeceksiniz. İstişare dediğimiz olay yapılmıyor."

Bunların yapılabilmesi için paranın olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Siz faize bu kadar parayı niye verdiniz, memleketi borç patağına sordunuz? Bunun hesabını birisinin vermesi lazım." şeklinde konuştu.

Yarın Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile bir görüşme yapılarak iş dünyasının gerçekleştirilecek reformlardan ne beklediğinin ele alınacak olmasına ilişkin değerlendirmesi sorulan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Hiçbir şey olmaz. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği talepleri var, söylemiş. Acaba o taleplerin ne kadarını karşılıyorlar? En son 2,5 milyar dolar borç aldılar. Nereye harcayacaklar parayı, siz biliyor musunuz? Ben bilmiyorum. Üstelik milletvekili olduğum halde. Borç ödemek için borç alıyorsunuz. Borcun faizini ödemek için de borç alıyorsunuz. Türkiye tam bir ekonomik buhran içinde. Bu ekonomik buhrandan çıkışın tek yolu, demokratik, güçlü bir devleti inşa etmek, güçlendirilmiş parlamenter sistemi oluşturmak, kaynakların nerelere ne zaman ne kadar harcanacağını belirlemek ve bunu kamuoyuna açıklamak. Bunu yapacaksınız."

Alaattin Çakıcı'nın sosyal medyadaki paylaşımı

Alaattin Çakıcı'nın, kendisine yönelik tehdit ve hakaret içeren paylaşımına ilişkin değerlendirmesi istenen ve "Kendinizi güvende hissediyor musunuz?" sorusu sorulan Kılıçdaroğlu, "Bir mafya bozuntusunun tehdidi bana ulaştırıldığında sadece gülümsedim. Beş paralık adam. Beni üzen o beş paralık adamın, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) arkasına sığınması ve bunun da Devlet Bahçeli tarafından dile getirilmesidir." dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, güvenlik önlemlerini artırmadığını, il ve ilçelerdeki seyahatlerine önceden olduğu gibi devam ettiğini dile getirdi.

Gerçekleri anlattığı için zaman zaman hedef haline geldiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Gerçeklere tahammül edemiyorlar. En ağır suçlamalar bize yapıldı. Müyesser Yıldız niye hapiste yattı? Devlet sırrını açıklamaktan dolayı. Eğer MİT ile o mafya bozuntusu arasında bir ilişki olmuşsa, Bahçeli de devlet sırrını açıkladı. Bu devlet sırrı değil midir? Devleti bu kadar perişan, aciz hale getirmek kimin hakkıdır?" diye konuştu.

CHP'li belediyeler

Kılıçdaroğlu, CHP'li belediyelerin çalışmalarının, iktidar ile CHP'li belediye başkanları arasındaki ilişkilerin nasıl olduğuna yönelik soruya, "Bütün belediye başkanlarımız gerçekten tarih yazıyorlar." cevabını verdi.

CHP'li belediyeler tarafından ciddi tasarruf ve yatırımlar yapıldığını, birçok hizmet sunulduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Eğer pandemi sürecinde CHP'li belediyeler olmasaydı durum çok daha kötü olurdu. Yani iktidar mensupları otursunlar kalksınlar, dua etsinler, iyi ki bu büyük kentlerde CHP'li belediyeler var." dedi.

Kılıçdaroğlu, Kanal İstanbul projesini eleştiren afişler nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında başlatılan incelemeye ilişkin, "İmamoğlu, nerenin Büyükşehir Belediye Başkanı, İstanbul'un. Kanal İstanbul'un, İstanbul için bir felaket olduğunu biliyor mu, biliyor. Bunu sadece kendisini mi söylüyor, hayır. Bunu işin uzmanları da söylüyor. Deprem, çevre, kent uzmanları da 'Bu bir felakettir.' diyorlar. Buna karşı çıkmayıp, ne yapacak?" ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, "İmamoğlu'nun bir projeyi eleştirebileceğine ama bunu kamu kaynağı kullanarak yapamayacağına" ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Belediye Başkanı elbette kullanabilir. Kendi şahsı için Kanal İstanbul'un etrafında İmamoğlu'nun arsası mı var? Yok öyle bir şey. Belediye Başkanı olarak İstanbul'un çıkarlarını korumak zorundadır. Soruşturma açıyorlar, açmazsanız namertsiniz. Ne olacak yani? Belediye başkanı arkadaşlara söyledim: 'Boğazınızdan aşağıya haram lokma inmiyorsa, o kentin çıkarları için ne gerekiyorsa yapın, her şeyi yapın. Yeter ki orada yaşayan insanlar, sağlık, ulaşım hangi alanda olursa olsun huzur içinde yaşasın.' Onu istiyorlar."

Menemen Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma

Kılıçdaroğlu, Menemen Belediyesine yönelik yürütülen "zimmet ve irtikap" iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında CHP'den seçilen Belediye Başkanı Serdar Aksoy'un tutuklandığının hatırlatılması üzerine, "Olay bize Menemen halkı tarafından duyuruldu. Duyurulduktan sonra ben oraya derhal 3 milletvekili arkadaşımı görevlendirdim." dedi.

Bu milletvekillerinin İzmir'in Menemen ilçesindeki vatandaşlar ve iddialarda bulunan kişilerle görüştüklerini belirten Kılıçdaroğlu, "İzmir İl Başkanımızla görüşüldü ve rapor geldi. Raporun gereğini süratle yaptık. Hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayız. Oturacaksın hizmet edeceksin. Öyle 'cebimi dolduracağım, köşeyi döneceğim, yolsuzluk yapacağım' bizim kitabımızda yoktur." değerlendirmesinde bulundu.

"Borsa İstanbul'u neden satıyorsunuz?"

Türkiye ve Katar arasında, Borsa İstanbul'un yüzde 10'luk payının devri için imzalanan anlaşmaya tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "Borsa İstanbul'u neden satıyorsunuz? 'Denize düşen yılana sarılır' diye güzel bir atasözümüz var. Bunlar denize düştüler. Kim olsa sarılıyorlar. Para verin, ne istiyorsanız. Sarayın yarısını bile, tamamını bile Katarlılara verirlerse şaşırmayın. İktidarda kalmak için bu ülkede satmayacakları hiçbir şey yok." diye konuştu.

"Bankalardaki tasarruf mevduatının yüzde 56'sı dolar"

Kemal Kılıçdaroğlu, vatandaşların iktidara güven duymadığını öne sürerek, sözlerine şöyle devam etti:

"Türk lirasını milli para olmaktan çıkardılar. Nasıl? Şu anda Türkiye Cumhuriyeti'nin bankalarındaki tasarruf mevduatının yüzde 56'sı dolar. Vatandaş 'Türk lirasına güvenmiyorum.' diyor. Bir de bunlar milliyetçi geçiniyorlar. Sana bu ülkenin vatandaşı güvenmiyor, tasarrufu yapan kişi güvenmiyor. Bu ülkeyi bu hale kim getirdi? CHP'yi suçluyorlar. Doğruları söylüyoruz diye rahatsız oluyorlar. Kim getirdi bu hale? Ben mi getirdim? Bu hale getirenler, bu sistemi kuranlar ve sistemin bekçiliğini yapanlar. Aynı zamanda mafya bozuntularına da destek isteyenler."

Türkiye'nin daha önce böyle bir tabloyla karşı karşıya kalmadığını iddia eden Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde ülkenin sorunlarını 5 yıl içinde çözeceklerini kaydetti.

(Bitti)

Kaynak: Anadolu Ajansı / Yeşim Sert Karaaslan

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title