Son dakika haberi | DHA YURT BÜLTENİ - 1

Son dakika haberi | DHA YURT BÜLTENİ - 1

07.10.2020 08:18 | Son Güncelleme: 07.10.2020 09:57
Son dakika haberi | DHA YURT BÜLTENİ - 1

Son dakika gündem haberine göre Şehit Uzman Onbaşı törenle memleketine uğurlandıFreni boşalan jandarma midibüsünün park halindeki otomobile, ardından inşaat halindeki caminin duvarına çarpması sonucu yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede şehit olan Jandarma Uzman Onbaşı Orkun Eyice'nin cenazesi, Kocaeli'nin Kartepe...

Şehit Uzman Onbaşı törenle memleketine uğurlandı

Freni boşalan jandarma midibüsünün park halindeki otomobile, ardından inşaat halindeki caminin duvarına çarpması sonucu yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede şehit olan Jandarma Uzman Onbaşı Orkun Eyice'nin cenazesi, Kocaeli'nin Kartepe ilçesindeki Cengiz Topel Havalimanı'nda düzenlenen askeri tören ile memleketi Ordu'ya uğurlandı. Şehidin naaşının havalimanına getirilmesinin ardından dualar okundu. Daha sonra şehidin cenazesi tören mangası tarafından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ait uçağa konularak memleketi Ordu'ya hareket etti.

"ALLAH SENİ BANA EMANET ETTİ. BEN DE ANNENE VERECEĞİM OĞLUM"

Şehidin naaşının taşındığı sırada arkasından takip eden teyzesi, "Ellerimle götürüyorum, annene teslim edeceğim seni oğlum. Allah seni bana emanet etti. Ben de annene vereceğim oğlum" diyerek gözyaşı döktü. Şehit Jandarma Uzman Onbaşı Orkun Eyice'nin cenazesi, bugün Ordu'nun Kumru ilçesinde toprağa verilecek.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------Törenden görüntülerŞehidin naaşının taşınmasıTeyzenin feryadıDetay

HABER: Dinçer AKBİR-KAMERA: Alişan KOYUNCU/KARTEPE(Kocaeli),

================================

Boynuna perdenin ipi dolanan Esmanur, yaşama tutunamadı

KOCAELİ'nin Başiskele ilçesinde, stor perdenin ipinin boynuna dolanması sonucu nefessiz kalan 2 yaşındaki Esmanur Yavuz, 15 gündür tedavi gördüğü hastanede yaşam savaşını kaybetti.

Olay, 15 gün önce Başiskele Mahmutpaşa Mahallesi'nde yaşayan Elif ve Tufan Yavuz çiftinin evinde meydana geldi. Esmanur, annesi mutfaktayken evin salonunda stor perdenin ipiyle oynamaya başladı. Esmanur, ipin boynuna dolanmasıyla nefessiz kaldı. Durumu fark eden anne, hemen kızını ipten kurtararak sağlık ekiplerine haber verdi. Eve gelen ambulans ile hastaneye kaldırılan Esmanur, burada yoğun bakıma alındı. Çocuk yoğun bakım servisinde 15 gündür tedavisi devam eden Esmanur Yavuz, doktorların tüm müdahalelerine rağmen dün hayatını kaybetti. Esmanur'un cenazesi dün Mahmutpaşa Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kocaeli Kent Mezarlığı'nda defnedildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------------------------Evin önündeki taziye çadırından görüntü-Hastane görüntüsü-Esmanur'un fotoğrafları

HABER: Dinçer AKBİR-KAMERA: Alişan KOYUNCU/BAŞİSKELE(Kocaeli),

=============================

İzmir'de 2 doktor ile hastane polisi darbedildi; o anlar kamerada 

İzmir'in Bornova ilçesindeki Ege Üniversitesi Hastanesi'nde, trafik kazası şikayetiyle gelen Ersin B. ve arkadaşı İbrahim Halil Ç.'nin, doktorlara saldırdığı ve hastane polisi M.K. tarafından engellendiği anların görüntüsü ortaya çıktı. Hastanenin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, medikal boyunlukla sedyede yatan Ersin B.'nin bir anda bağırarak sedyeden kalkıp doktorlara saldırdığı ve hastane polisi M.K.'nin ona engel olduğu görülüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: O anların güvenlik kamerası görüntüsü

Haber: Davut CAN- Kamera: İZMİR,

=========================

Yangında 11 yaşındaki çocuk zincirlenmiş halde bulundu, babasının yaptığı ortaya çıktı BURSA'nın Yenişehir ilçesinde, bir evde çıkan yangın, itfaiye ekiplerince kısa sürede söndürüldü. Yangın sırasında eve giren bir itfaiye eri, 11 yaşındaki E.B.'yi odada zincire bağlanmış halde buldu. Mahallelinin yardımı ile kurtarılan E.B. hastaneye kaldırıldı. E.B.'yi babası Mehmet B.'nin çok yaramaz olduğu ve evden çıkmaması için zincirlediği ortaya çıktı. Tepki toplayan Mehmet B. ise pişman olduğunu söyledi.

Yangın, saat 13.00 sıralarında Yenişehir ilçesindeki Tabakhane Mahallesi, Taraklı Sokak'ta çıktı. Tek katlı evde bilinmeyen nedenle çıkan yangını gören mahalleli, durumu itfaiyeye bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yaptığı çalışmayla yangını kısa sürede söndürdü. Eve giren itfaiye, yaptığı kontrolde bir odada 11 yaşındaki E.B.'yi ayak bileğinden zincirlenmiş halde buldu. Mahallelinin de yardımıyla zinciri baltayla kesen itfaiye ekipleri E.B.'yi kurtardı. 

Hafif yaralı E.B., olay yerine gelen sağlık görevlilerince yapılan ilk müdahalesinin ardından Yenişehir Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

BABASI YARAMAZLIK YAPTIĞI İÇİN ZİNCİRE BAĞLAMIŞ

E.B.'yi, babası Mehmet B.'nin zincirle bağladığı ortaya çıktı. 8 çocuklu baba Mehmet B., oğlu E.B.'nin çok yaramaz olduğunu ve evden çıkmaması için sadece evde gezebilecek kadar bir zincir ile bağladığını söyledi. Böyle bir şeyin olacağını düşünmediğini belirten Mehmet B., çok pişman olduğunu söyledi. Mehmet B.'ye hem mahalleli hem de olayı öğrenenlerden tepki yağdı.

KAYMAKAM: BÖYLE BİR ŞEY KABUL EDİLEMEZ

Olay yerine gelen Kaymakam Suat Seyitoğlu, söndürme çalışmalarını ve E.B.'nin zincirden kurtarıldığı anları izledi. Olay yerinde inceleme yapan Kaymakam Seyitoğlu, Mehmet B.'ye tepki gösterip, böyle bir şeyin kabul edilemez olduğunu belirterek, "Çocukla bizzat görüşüp, gereken neyse yapacağız. Böyle bir şey asla kabul edilemez" dedi.

İTFAİYE ERİ: ÇOCUĞU ALLAH KORUDU

Çocuğu zincire bağlı gören itfaiye eri de, "Yangının ortasında küçük bir çocuk gördüm. Çocuğu kolundan tutup kucağıma almak istediğimde ayaklarından zincirle bağlı olduğunu gördüm. Dışarıdan gelen sivil bir vatandaş elinde bulunan balta ile zinciri kesti ve çocuğu dışarıya çıkarmaya başardık. Evden çıktıktan çok kısa süre sonra evin çatısı çöktü. Çocuğu Allah korudu" diye konuştu.

Kiracı olarak oturdukları evleri yanan aileye, TOKİ sosyal konutlarından geçici olarak bir ev verilirken, Kaymakam Suat Seyitoğlu ve Yenişehir Belediye Başkanı Davut Aydın tarafından da eşyaların karşılanacağı belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ---------------------------------Çocuğun ayaklarının zincirden kurtarılması-Fotoğraflar

Yavuz YILMAZ- İlkay ALTAY/YENİŞEHİR (Bursa),

=================================

Düğün konvoyunda havaya ateş açıp, yolda zikzak yaptılar

DÜZCE'de, yol ortasında duran düğün konvoyundaki araçların birinden inen kişi tabanca ile defalarca havaya ateş açtı. Harekete geçen konvoy tüm şeritleri kapatırken, trafikte tehlike yaratan araçlar zikzak çizerek ilerledi. 

Düzce'de, D-655 yolunda Akçakoca yönüne giden bir düğün konvoyu yol kenarında durdu. Otomobilden inen bir kişi belinden tabancayı çıkararak havaya defalarca ateş etti. Ardından harekete geçen düğün konvoyundaki araçlar bu kez tüm şeritleri kapatarak diğer araçların geçmesine izin vermedi. Konvoydaki araçlar zikzak çizerek ilerledi. Bu sırada düğün konvoyunda olan bir kişi yaşananları sosyal medya hesabından canlı yayınladı.  

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ -------------------------------Havaya ateş etme görüntüsü Araçların tüm şeritleri kapatması Araçların zikzak çizmesi ve detaylar 

HABER: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE,

==================================

Marmaris halk plajında şemsiyelere zarar veren kişi kameraya kaydedildi MUĞLA'nın Marmaris ilçesinde, alkollü olduğu ileri sürülen Z.A.'nın halk plajındaki şemsiyelere zarar vermesi bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Belediye zabıta ekipleri tarafından bulunan Z.A.'ya, kamu malına zarar vermekten para cezası kesilerek, hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Marmaris İlçesi Atatürk Caddesi'nde bulunan mavi bayraklı halk plajında önceki gün akşam saat 19.40 sıralarında ilginç bir olay yaşandı. İddiaya göre, alkollü olduğu ileri sürülen Z.A. plaja gelerek, 8 şemsiyeye zarar verdi. Şemsiyeleri kumdan söken ve yere atarak tekmeleyen Z.A, orada oturan bir vatandaş tarafından cep telefonuyla görüntülendi. Devriye gezen zabıta ekipleri şüphelinin şemsiyelere zarar verdiğini farketti. Bunun üzerine Z.A.'ya 'kamu malına zarar vermek' suçundan para cezası kesildi ve Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuldu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------------------------Z.A.'nın şemsiyelere zarar verirken cep telefonuyla çekilen görüntüsü

Haber-Kamera: Ali GÜNDOĞAN/MARMARİS,(MUĞLA),

==============================

OTOBÜSTE SOSYAL MESAFE TARTIŞMASI, YANINDAN KALDIRMAYA ÇALIŞTI

İZMİR'de, şehir içi yolcu otobüsünde yolculuk eden bir kişi, yanına oturan kişiye sosyal mesafe kuralı gereği kalkması gerektiğini söyleyince tartışma çıktı. Bir yolcunun diğerini kolundan tutup kaldırmaya çalıştığı anlar, vatandaşlar tarafından cep telefonuyla görüntülendi.İzmir'de, şehir içi yolcu otobüsünde yolculuk eden bir kişi, yanındaki koltuğa oturan bir diğer yolcuyu sosyal mesafe kuralı gereği kalkması gerektiği konusunda uyardı. İkisi de 65 yaş üstü olduğu tahmin edilen 2 yolcu arasında tartışma çıktı. Yolculardan biri kalkmamakta ısrara edince, diğeri kolundan tutup kaldırmaya çalıştı. Olay, otobüstekiler tarafından cep telefonuyla kaydedildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------------------------Olayın cep telefonu görüntüsü

Haber: Davut CAN- Orçun BAŞER- Kamera: İZMİR,

==========================

Bursa'da 3 kişinin yaralandığı zincirleme kaza kamerada BURSA'da, 3 aracın karıştığı zincirleme kazada 3 kişi yaralandı. Kazaya yol açan ve kaçan otomobilin sürücüsünü yakalamak için polis ekiplerince çalışma başlatıldı. Kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerası görüntülerine anbean yansıdı.

Kaza, önceki gün öğleden sonra merkez Nilüfer ilçesi Sanayi Caddesi'nde meydana geldi. Sürücüsü ve plakası bilinmeyen otomobil, yolcu indirmek için yolun sağ şeridinde durdu. Bu sırada sağ şeritte hareket halinde olan başka bir araç da otomobilin arkasında durdu. İki aracın durduğunu fark etmeyen S.E. yönetimindeki 16 FU 418 plakalı başka bir otomobil, önündeki araca çarptı. Çarpmanın şiddetiyle sol şeride savrulan S.E.'nin otomobiline, M.S.'nin kullandığı 16 S 1997 plakalı servis minibüsü çarptı. Kazaya yol açan otomobilin sürücüsü kaza yerinden kaçtı. Kazada, servis minibüsündeki 1 kişi, S.E. ve yanındaki bir kişi yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, gelen sağlık görevlilerince yapılan ilk müdahalelerinin ardından hastanelere kaldırılarak, tedaviye alındı. 

Polis, kazaya yol açan otomobil sürücüsünü yakalamak için çalışma başlattı.

KAZA ANI KAMERADAÖte yandan kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerası görüntülerine anbean yansıdı. Görüntülere; bir otomobilin yolcu indirmek için durduğu, başka bir otomobilin duran başka bir araca çarptığı ve savrulan otomobile servis minibüsünün çarptığı anlar yansıdı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------------------------Zincirleme kaza anının güvenlik kamera görüntüsü

Haber: Muammer İRTEM/BURSA, - Kamera: BURSA,

============================

Günlük 38 bin lira kazanan tefeci polise yakalandı

KAHRAMANMARAŞ'ta kredi kartından alışveriş yapıyormuş gibi gösterip karttan çektiği miktardan yüzde 5 komisyon alarak tefecilik yapan A.E.'ye (52) polis operasyon düzenledi. 20 kredi kartının ele geçirildiği operasyonda A.E.'nin tefecilikten günlük 38 bin lira kazandığı tespit edildi.

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, tefecilere yönelik yaptığı çalışmada İsmetpaşa Mahallesi Milli Egemenlik Caddesi'nde bir iş yerinin pos cihazı ve mail order (sanal pos) ile tefecilik yapıldığını belirledi. İş yerine operasyon düzenleyen ekipler, yaptıkları aramada 20 kredi kartı, pos silipleri ile mail order işlemlerinin yapıldığı dizüstü bilgisayar ele geçirdi. Tefecilikte kullanılan pos cihazı ise iş yerinin asma katındaki merdiven altında, tefecilikten elde edilen 38 bin 150 lira da çekmecenin altındaki kumbara ile yazıcı içerisinde bulundu.

YÜZDE 5 KOMİSYONOperasyonda iş yeri sahibi A.E. ekiplerce gözaltına alınarak sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Yapılan ilk incelemede A.E.'nin kredi kartını alışveriş yapıyormuş gibi pos cihazından ya da mail orderdan geçirerek kart sahibine para verdiği ve paranın da yüzde 5'ini komisyon olarak aldığı tespit edildi. A.E.'nin bu yöntemle günlük kazancının 38 bin lira olduğu belirlendi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ------------------------------KOM tabelasıOperasyonda ele geçirilen paralarıPos cihazıParalardan detay

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)

=================================

Otobüsten indirilmek istenen yolcu tehditler savurdu

SİVAS'ta, halk otobüsünde ayakta yolcu kapasitesi aşıldığı için otobüse alınmayan yaşlı adamın şoförü tehdit etmesi cep telefonu kamerası ile görüntülendi. 

Olay, kent merkezindeki bir halk otobüsü içerisinde yaşandı. Koronavirüs tedbirleri kapsamında yolcu kapasitesi aşıldığı için ismi öğrenilemeyen yaşlı adam bindiği araçtan tekrar aşağı indirilmek istendi. Şoförün bu yöndeki uyarılarını dikkate almayan kişi, otobüstekilerle de tartışmaya başladı. Şoförün ve yolcuların yoğun çabası sonrası otobüsten indirildi. Yaşlının bu esnada halk otobüsü şoförüne 'seni gebertirim' diye tehdit savurduğu görüldü. Bu anlar otobüsteki bir yolcu tarafından cep telefonu kamerası ile görüntülendi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Otoüste yaşananlar-Yaşlının tavırları ve sözleri-Araçtan indirilişi

Haber: SİVAS, DHA

=============================

Bodrum'da  içme suyu isale hattı patladı, 2 ev ve 1 iş yerini su bastı

MUĞLA'nın  Bodrum ilçesinde, içme suyu ihtiyacını karşılayan ana isale hattında patlama meydana geldi. Patlama nedeniyle ana yol, dereye dönerken araçlar yolda mahsur kaldı. Öte yandan ilçede 2 ev ve 1 iş yerini su bastı.                                     

Bodrum yarımadasının içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılamak için 2011 yılında Milas ilçesindeki Geyik Barajı'ndan 140 kilometre uzunluğunda ana isale hattı döşendi. Ancak kullanılan boruların su isale hatları için tercih edilmeyen 'cam elyaf takviyeli polyester' olması sorunlara neden oldu. İsale hattında çeşitli yerlerinde 9 yılda irili ufaklı 3 bine yakın patlama meydana geldi. Son olarak isale hattının Torba Mahallesi'ndeki ana depo çıkışındaki 1000'lik boru önceki gün saat 19.00 sıralarında büyük bir gürültüyle patladı. Patlayan su borusu nedeniyle Torba Gölköy yolu dereye dönerken bazı araçlar yolda mahsur kaldı. Öte yandan 2 ev ve 1 iş yerini su basarken, iki katlı binanın al katında kalan Fatma Mete'ye (58)  ait ev ev  tamamen sular altında kaldı. Haber verilmesi üzerine MUSİKİ ekipleri suyu keserek çalışma başlattı.

Bodrum Kaymakamı Bekir Yıkmaz olay yerinde incelemelerde bulundu.Anayolda biriken taş ve topraklar kepçe yardımı ile temizlendi. Patlamadan doloyı  yolda büyük göçük oluşurken iki evde maddi zarar meydana geldi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ---------------------------------Olay yerinden detay

Haber-Kamera: Selçuk AKBAŞ/BODRUM,(Muğla ), 

=====================================

Antalyalı estetik mağduru Uzunoğlu: Estetik mağdurlarını görünce ağlıyorum 

ANTALYA'da, daha güzel görünmek için yaptırdığı 4 estetik operasyon sonrasında alt dudağını kaybeden ve ağız içi dokularında çürüme meydana gelen Songül Uzunoğlu (42), "Dudağımın kötü görüntüsü nedeniyle yakın çevremi kaybettim. İnsanlardan çekinip saklanıyorum. Maskeyle kendimi kamufle ederek yaşamaya çalışıyorum" dedi.Antalya'da aşçılık yapan 3 çocuk annesi Songül Uzunoğlu, gözaltı torbalarından kurtulmak için arkadaşlarının tavsiyesi üzerine geçen yıl şubat ayında Muratpaşa ilçesi Lara turizm bölgesindeki güzellik ve estetik merkezine gitti. Uzunoğlu'na, göbek bölgesinden alınan yağın, yüz bölgesinin dolgusunda kullanılacağı, operasyonun çok kalıcı, ekonomik ve 2 yıl garantili olduğu söylendi. Estetik merkezindeki yetkililerle görüşen ve mart ayı başında ameliyatının yapılmasını isteyen Uzunoğlu, operasyon için 5 bin 500 lirayı nakit ödedi.Mart ayında, Uzunoğlu'nun yanaklarına yapılan ve kalıcı olacağı söylenen dolgu, kısa süre sonra yok oldu. Operasyonun başarısız olması nedeniyle Uzunoğlu, nisan ayında ikinci kez aynı operasyonu geçirdi. Yüzündeki dolgu işlemi tamamlanmadan, ameliyatı yapan doktorlar, "Alt dudağınıza da dolgu yapalım, çok daha iyi görünür" diyerek, telkinde bulundu.Alt dudağına yapılacak işlem için gün sayan Songül Uzunoğlu'na nisan ayında yapılan ikinci operasyon da sonuç vermedi. Doktorlar, geçen yıl mayıs ayında Uzunoğlu'nu üçüncü kez estetik operasyon için merkeze çağırdı. Uzunoğlu'nun göbek bölgesinden alınan yağ dokusu yanaklarına uygulanırken, alt dudağına da dolgu yapıldı.Yapılan tüm işlemler için estetik merkezine 7 bin 500 lira ödeyen Uzunoğlu'nun yüzüne ve dudağına yapılan dolgu kısa sürede kayboldu. Bunun üzerine 18 Kasım'da Uzunoğlu'nun göbek bölgesinden alınan yağ dokusu, 4'üncü kez yüzüne, ikinci kez alt dudağına dolgu olarak kullanıldı.Son operasyonun ardından bir sabah uyandığında çene altında morluklar ile alt dudağında siyahlaşma ve çürüme olduğunu gören Uzunoğlu, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi'nde tedaviye alındı. Uzunoğlu, estetik operasyonları yapan doktor E.D. ile tıp merkezi hakkında şikayetçi oldu.Alt dudağının büyük kısmını kaybeden Songül Uzunoğlu, AÜ Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından muayene edildi. Prof. Dr. Özkan, zarar gören dudağı eski haline getirmek için bir dizi operasyona başladı. Songül Uzunoğlu'nun dudağına, Prof. Özkan, tarafından iki kez operasyon yapıldı. Operasyonlara, koronavirüs nedeniyle ara verildi.'YAKIN ÇEVREMİ KAYBETTİM'Psikolojik olarak hala çok kötü olduğunu söyleyen Uzunoğlu, "Dudağımın kötü görüntüsü nedeniyle yakın çevremi kaybettim. İnsanlardan çekinip saklanıyorum. Maskeyle kendimi kamufle ederek yaşamaya çalışıyorum. Aylarca yemek yiyemedim, su bile içemedim. Çevremin etkisiyle bu işe kalkıştım, çok dikkat etmek, iyi araştırmak gerekiyor. Estetik mağdurlarını gördüğümde ağlıyorum. Yaşadığım zorluklar, travmalar gözümün önüne geliyor" diye konuştu.Gülmeyi unuttuğunu, mimiklerini kaybettiğini aktaran Uzunoğlu, "Kahve içmeyi, sıcak yemek yemeyi özledim. Dudağınız yoksa siz tam olamıyorsunuz" dedi. 19 Aralık 2019'da Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına, operasyonu yapan tıp merkezi ve doktor hakkında şikayette bulunduğunu hatırlatan Songül Uzunoğlu, hukuki sürecin devam ettiğini kaydetti. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ- GÜNCEL GÖRÜNTÜLERLE --------------Kadından detay görüntülerKadın ile röpMuhabir alparslan çınarın anonsu Kadını yüzünden detay görüntüler

Haber: Alparslan ÇINAR- Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA,

================================

Koronavirüsle kat kat giyinerek mücadele ediyorlar

BİLECİK Devlet Hastanesi Pandemi Polikliniği ve Yoğun Bakım Ünitesi'nde sağlık çalışanları adeta 'robocop'a benzer kat kat kıyafetler, maske ve eldivenlerle kendilerini korumaya çalışarak koronavirüsle mücadele ediyor. Hastanenin Covid-19 servisinde çalışan Dr. Gül Sene Topal, her gün koronavirüs olabilecekleri şüphesiyle yaşadıklarını ifade ederek, "Hastaları takip ederken öncelikle bizim giyinme aşamamız var, kat kat giyiniyoruz. Her biri emek, her biri vakit ve zorluk anlamına geliyor. Her hastamıza biz bu şekilde müdahale etmek durumundayız" dedi.

Bilecik'te yeni hizmete alınan devlet hastanesinde yer alan Pandemi Polikliniği ve Yoğun Bakım Ünitesi'nde sağlık çalışanlarının koronavirüsle mücadelesi görüntülendi. Sağlık çalışanları adeta 'robocop'a benzer kat kat kıyafetler, maske ve eldivenlerle kendilerini korumaya çalışarak koronavirüsle mücadele ediyor. Hastanenin Covid-19 servisinde çalışan Dr. Gül Sene Topal koronavirüs ile en iyi mücadelenin sosyal mesafe, maske ve hijyen kurallarına uymak olduğunu söyledi. Dr. Gül Sena Topal, hastaneye Covid-19 şüphesi ile gelen her hastayı titiz bir şekilde muayene ettiklerini ifade ederek, her birimde çalışan diğer sağlık personelinin de ayrı ayrı giyim ve kuşanmalarına dikkat ettiklerini söyledi.

Pandemi Polikliniği'nde, Covid-19 olabilecek hasta tek tek değerlendirdiklerini anlatan Dr. Topal, "Bu hastalar her geldiği birimde, oradaki sağlık çalışanları arkadaşlar tarafından büyük bir özenle değerlendiriliyor. Her defasında her gören arkadaş vakaları pozitif olarak düşündüğü için gerekli önlemleri alarak maskesini, gözlüğünü, önlüğünü giyerek karşılamak durumunda. Bu hastalardan kan alırken yine oradaki birimdeki arkadaşlar, yine bu şekilde giyiniyor. Röntgene gidiyor, tomografiye gidiyor. Her birimde, her gören arkadaş bu şekilde hastalara müdahale etmek durumunda ve daha sonra hastalar değerlendirildikten sonra bu birimler titizlikle temizleniyor" dedi.Hastalığın her aşamasında bu zorlukları tekrar tekrar yaşadıklarını kaydeden Dr. Topal, kat kat giyinerek korunmaya çalışmanın ayrı bir zorluğa neden olduğunu belirterek şunları söyledi: "Hastaları takip ederken öncelikle bizim giyinme aşamamız var, kat kat giyiniyoruz. Her biri emek, her biri vakit ve zorluk anlamına geliyor. Her hastamıza biz bu şekilde müdahale etmek durumundayız. Bunun yanı sıra hastaneden çıktıktan sonra bir süre arkadaşlarımızla, akrabalarımızla görüşmüyoruz. 'Biz de acaba Covid olduk mu? Taşıyıcı olabilir miyiz?' diye şüpheleniyor ve bir nevi kendimizi karantinaya alıyoruz. Siz lütfen evde kalın, lütfen kurallara uyalım, bu hastalığı birlikte yenelim. Bunun en önemlisi mesafe, maske ve hijyen olmazsa olmaz. Hastalığı hep beraber yenelim ve artık normal günlerimize eski günlerimize dönelim."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------------Bilecik Devlet Hastanesi havadan görüntüsü-Pandemi yoğun bakım-Pandemi kliniği-Dr. Gül Sena Topal'ın açıklaması-Giydikleri kıyafetler-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Cafer ELMAS/BİLECİK,

======================================

71 yaşındaki kadın 1 ay bitkisel hayatta kaldı, yaşama tutundu KONYA'da Hamiyet Yıldırım (71) kalp kapakçığının çürümesiyle, beynine pıhtı atması sonucu yürüme ve konuşma yetisini kaybetti. Ameliyat sonrası yaklaşık 1 ay bitkisel hayatta kalan Yıldırım, yeni kalp kapakçığı ile tekrar yürüyüp konuşmaya başladı.

Akşehir ilçesinde, kalp kapakçığının çürümesiyle, beynine pıhtı atması sonucu vücudunun sağ tarafı felç olan ve konuşma yetisini kaybeden Hamiyet Yıldırım, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ndeki müdahale sonrası yaklaşık 1 ay bitkisel hayatta kaldı. Hamiyet Yıldırım'ın, gerçekleştirilen operasyonla kalp kapakçığı değiştirilerek kalbindeki enfeksiyon giderildi ve kalp damarlarına by-pass yapıldı. Yıldırım, felç riskini atlatıp tekrar yürümeye ve konuşmaya başladı.

'UMUDU YİTİRMEDİK'Hamiyet Yıldırım'ın tedavisini gerçekleştiren Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Büyükateş Hamiyet Yıldırım'ın başarılı bir operasyon geçirmesine rağmen ameliyat sonrası hiç uyanmadığını, yaklaşık bir ay derin bitkisel hayatta kaldığını söyledi. Bu sırada hastadan umudu kesmediklerini anlatan Prof. Dr. Büyükateş şöyle konuştu: "Sürekli hastanın tedavisi ve bakımı yapıldı. Boğazından delik açılarak solunum cihazına bağlandı. Midesine indirilen hortumla beslenmesi ve damar yolundan beslenmesi sağlandı. Hastanın birkaç defa MR ve tomografisi çekildi. Ameliyat öncesi ve sonrası beyinde farklı, yeni bir hadisenin olmadığı izlendi. Fakat bitkisel hayat süreci, derin koma tablosu hiçbir şekilde izah edilemedi. Nöroloji tarafından da defalarca değerlendirilmesine rağmen hasta bir uyanıklık ve beyin fonksiyonu belirtisi göstermedi. İlginç olan, hasta bir ay sonra kendiliğinden gözlerini açtı. Uyanıklığı yavaş yavaş başladı. Zaman içinde de söylenen sözleri anlamaya başladı. Hastayı fizik tedavi ile rehabilitasyona aldık. Hasta, Allah'a şükür bugün ikinci ayında, konuşması düzelmeye başladı. Sağ tarafındaki felci tamamen düzeldi. Kalpteki problem tamamen giderildi. Hastamız bugün kendisi ayağa kalkıp yürüyebilmekte, beslenebilmekte. Evine taburcu olacak duruma geldi. Hastamız, iki aylık çok ciddi bakım ve tedavi neticesinde bitkisel hayattan yeniden hayata bağlanmış oldu."

'SABRETTİK, SONU SELAMETE ÇIKTI'Annesi için hiçbir zaman umudunu yitirmediğini anlatan Hamiyet Yıldırım'ın kızı Tülin Özbudak, "İyi bir ameliyat gerçekleştirildi. Annemiz ameliyat sonrasında bir ay hiç uyanmadı, bitkisel hayatta kaldı. Şükürler olsun uyandı ve şimdi çok iyiyiz. Emeği geçen tüm sağlık personelinden Allah razı olsun. Sabrımızın sonu selamete çıktı" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------------------------Hamiyet Yıldırım'ın hastane koridorlarında yürümesi-Prof. Dr. Mustafa Büyükateş röp-Hamiyet Yıldırım'ın kızı Tülin Özbudak röp-Detaylar

Haber-Kamera: Muhammed Salih BÜYÜKSAMANCI/ KONYA,

=========================

'Emzirme Haftası'nda anne sütünün önemine dikkat çektiler

SİVAS Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri 1-7 Ekim Emzirme Haftası kapsamında anne sütünün önemine değindi.

SCÜ Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri, 'Emzirme Haftası' ile ilgili farkındalık oluşturmak amacıyla anne sütünün önemini anlattı. Anne sütünün ve emzirmenin önemine dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Doç. Dr. Elif Ünver Korgalı, şunları söyledi:  "Dünya Sağlık Örgütü ve tüm sağlık kuruluşları her bebeğin ister prematüre ister term ister sağlıklı ister hastalıklı dünyaya gelsin; tüm bebeklerin ilk 6 ay boyunca sadece anne sütü ile beslenmesini öneriyor. Çünkü biliyoruz ki anne sütü, bebeğin büyüme ve gelişmesi için gereken tüm besin öğelerini içinde eksiksiz bir şekilde barındırıyor. Genellikle biz anne sütünü tam alamayan ya da sıkıntı yaşayan anne ve bebekleri polikliniğimizde karşılıyoruz. Bu bebekleri ve Annelerin bebeklerini emzirmelerini gözlemliyoruz, sıkıntı neredeyse bunu çözmek için poliklinikte yardımcı olmaya çalışıyoruz. Gerekirse bu bebekleri her gün polikliniğimize çağırarak emzirme konusunda anneye ve bebeğe eğitim vermeye çalışıyoruz. Bugüne kadar hiç emmeyen bebeklerimizin sadece anne sütüyle evlerine gittiğini biliyoruz. O yüzden sadece şunu belirtmek istiyorum. Annelerimiz yalnız değiller. Emzirme sorunu yaşıyorlarsa lütfen bizlere ulaşsınlar ve biz onlara elimizden gelen bütün desteği sağlayalım. Çünkü anneler eve gittikleri zaman bebekle baş başa kalıyorlar ve çok yalnız hissediyorlar, desteksiz hissediyorlar ve kime başvuracaklarını bilmiyorlar. Biz bu konuda her zaman onlara yardıma hazırız. Bir ekip olarak Üniversitemizin Çocuk Polikliniği'nde çalışıyoruz. En kısa zamanda da inşallah Sosyal Pediatri Bilim Dalı'nın şemsiyesi altında Emzirme Polikliniği açarak daha resmi bir şekilde bu işlerimizi devam ettirmek istiyoruz ve annelerimize diyoruz ki 'Bizi bulun, anne sütü her bebeğin hakkıdır'." 

'BEBEKLER İÇİN EN ÖZEL GIDA'Öğretim üyesi Dr. Ayça Kömürlüoğlu ise anne sütünün, bebeklerin beslenmesi için en ideal ve en özel gıda olduğunu belirterek, şöyle konuştu:  "Bir bebeğin ihtiyacı olan bütün takviyeler anne sütünün içerisinde mevcut. Anne ile bebeği birbirine bağlayan en önemli faktörlerden bir tanesi. Sadece beslenme değil. Elbette bebeğin psikososyal gelişimi, anne bebek bağlanması, bebeğin bağışıklığı, ekonomik faktörler, anne yararına faktörler; bunların hepsi bizim emzirme olayımızın içerisinde. Bebeği hastalıklardan koruyor anne sütü. İshalli hastalıklar, pnömoni, idrar yolu enfeksiyonu hastalıkları gibi. Bu hastalıkları daha az görüyoruz anne sütü ile beslenen bebeklerde. Bebeğin duyusal ve bilişsel gelişimini, zeka gelişimini olumlu yönde etkilediğini biliyoruz. Bunun dışında anne sütüyle beslenen bebeklerin bağışıklık sistemlerinin daha iyi olduğunu, alerjik hastalıklara daha az yakalandıklarını, ilerleyen yaşlarında obezite, diyabet gibi hastalıklara daha az yakalandıklarını biliyoruz. Aynı şekilde anne için de olumlu faktörler söz konusu. Yumurtalık kanseri, meme kanseri gibi kanserleri emziren kadınlarda daha az gördüğümüzü biliyoruz. İlk 6 ay sadece anne sütü yeterli. Sonrasında da en az 2 yaşına kadar tamamlayıcı beslenme ile beraber anne sütüyle beslenmeyi mutlaka öneriyoruz." 

'KANGURU YÖNTEMİNİ UYGULUYORUZ'Öğretim üyesi Dr. Gaffari Tunç ise Yenidoğan Yoğun Bakım Servisi'nde 2 yıldır hizmet verdiklerini söyleyerek, "Burada doğan bebeklerimizi ve hastane dışında doğan bebekleri servise almaktayız. Ayrıca prematüre doğan bebekleri serviste takip ediyoruz. Bu bebekleri servise aldıktan sonra özellikle anneyle bebek ile ilişkilerini sıkı tutmaya çalışıyoruz. Çünkü bu bebeklerimiz hasta bebekler de olsa prematüre bebekler de olsa bunların anneleriyle mutlaka iyi bir etkileşim içerisinde olması ve ileriye yönelik beslenmelerini düzenlemek için bu şart. Biz de burada kanguru yöntemi ile bu bebeklerimize anne ile ilgili etkili bir şekilde iletişimlerini sağlayıp emmelerini ve anne sütü almalarını mutlaka sağlıyoruz. Ayrıca her gün annelerin bebeklerini görmeleri, sütünün artırılması için birçok şeyi burada uyguluyoruz ve bebeklerimizin en az 2 yaşına kadar anne sütü almalarını sağlamış oluyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Hastaneden görüntü-Yenidoğan servisinden görüntüler-Ayça Kömürlüoğlu'nun açıklaması-Elif Ünver Korgalı'nın açıklaması-Gaffari Tunç'un açıklamaları

Haber: SİVAS, DHA

=============================

ADANA 'Babam, annemin eline silahı zorla tutuşturdu'

'Babam, annemin eline silahı zorla tutuşturdu' ADANA'da, kendisini darbettiğini öne sürdüğü eşi Hakan Ö.'yü (33) pompalı tüfekle vurarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan ve hakkında 'eşi kasten öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası istemiyle dava açılan Fikriye Ö.'nün (28) 10 yaşındaki oğlu M.Ö.'nün olay gecesi yaşananlara tanık olduğu ortaya çıktı. Küçük çocuk, "Babam annemi her gün kemerle dövüyordu. Annemin eline silahı zorla tutuşturdu. Tüfeğe 3 kere vurdu ve tüfek patladı" dedi. Genç kadının avukatı Sevil Aracı ise, "Fikriye katil değil, şiddet mağduru" diye konuştu.Seyhan ilçesi Gökçeler Mahallesi 1002 Sokak'ta, 2 Eylül gecesi yaşanan olayda, iddiaya göre 2 çocuklu Fikriye-Hakan Ö. çifti arasında kıskançlık nedeniyle çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Hakan Ö., eşi Fikriye Ö.'yü darbetti. 2 çocuk annesi kadın da evdeki pompalı tüfeği alarak, eşine ateş açtı. Hakan Ö., göğsüne isabet eden saçmalarla yere yığılırken, silah sesini duyan komşuların ihbarı üzerine eve polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yapılan kontrolde Hakan Ö.'nün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Gözaltına alınan Fikriye Ö. ise yakınlarına, "Ben öldürmeseydim o beni öldürecekti" dedi. Polisteki ifadesinde ise öldürme amaçlı ateş etmediğini söyleyen Fikriye Ö., sevk edildiği adliyede tutuklandı.

SİLAH BİR ANDA PATLADI, ELİM TETİKTE DEĞİLDİFikriye Ö., DHA'nın ulaştığı ifadesinde, daha önce gördüğü şiddet nedeniyle 183 Aile İçi Şiddet Hattı'nı arayıp yardım istediğini ancak eşinin kendisini, 'ailesine zarar vermek' ile tehdit etmesi üzerine eve gelen polislere şikayetçi olmadığını bildirdiğini anlattı. Ayrıca, alkol ve uyuşturucu bağımlısı olan eşi Hakan Ö.'nün kıskançlık nedeniyle kendisini kemerle dövdüğünü, üzerinde sigara söndürdüğünü ve kızgın yağ dökmekle tehdit ettiğini ifade eden Fikriye Ö., "Olay gecesi elime silahı zorla verdi. 'Ben bu tüfeğin huyunu biliyorum' dedi ve namluya üç kez vurdu. Tüfek ateş aldı. Benim elim tetiğe hiç değmedi" dedi.

KASTEN ÖLDÜRMEK SUÇUNDAN İDDİANAME HAZIRLANDIFikriye Ö. hakkında, 'eşi kasten öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle Adana 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. İlk duruşması 6 Kasım günü görülecek olan davada Fikriye Ö.'yü savunacak olan avukat Sevil Aracı, "Eşini öldürmek suçuyla suçlanan bir sanık oldu Fikriye. Ancak biz biliyoruz ki Fikriye bu cinayeti işlemedi. Kendi anlatımı ve yaşadığı tüm olaylardan baktığımızda aslında onu bu noktaya getiren sürecin çok büyük bir mağduriyet içerdiğinin farkındayız. Yıllarca çok ciddi anlamda şiddet görmüş. Hatta işkence boyutlarında bir şiddet görmüş" dedi. 

'FİKRİYE KATİL DEĞİL ŞİDDET MAĞDURU'Çiftin 10 yaşındaki oğlu M.Ö.'nün yaşananlara tanık olduğunu, bu nedenle mahkemede dinlenmesini talep edeceklerini kaydeden avukat Aracı, "Biz müebbet ile cezalandırılacağına inanmıyoruz. Olayı kendisinin yapmadığını ifade ediyor. Çocuğun da olayı gördüğünü öğrendik. O sırada Fikriye de bunu bilmiyordu. Babasının zorla silahı annesinin eline verdiğini, patlamasına sebep olduğunu çocuk görmüş. Biz de mahkemede dinlenmesini talep edeceğiz. Bu ifade de alındıktan sonra net bir şekilde ortaya çıkacaktır gerçek. Fikriye katil değil, şiddet mağduru. Biz beraat edeceğine inanıyoruz" diye konuştu.  TEK TANIK OLAY GÜNÜNÜ ANLATTIOlayın tek tanığı 10 yaşındaki M.Ö. de annesinin her gün babasından şiddet gördüğünü söyleyerek, olay gününü şöyle anlattı: "Annemin eline silahı zorla tutuşturdu. 'Eğer bana sıkmazsan ben de yarın anneni öldüreceğim, seni de onun önünde öldürüp, anneni çıldırtacağım' dedi. Annem 'ben yapmam, sıkmam Hakan' dedi. Babam da 'Sıkacaksın, çocuklarımın ölüsünü öpeyim ki ben bu silahı patlatmasını bilirim' dedi. Silaha üç kere vurdu. Tüfek patladı. Sonra korkumdan içeri gidip, uzandım. Yan komşumuz Ali abi geldi. Polisi aradılar, polis geldi."

'ANNEM KORKU İÇİNDE YAŞARDI'M.Ö., "Annem korku içinde yaşardı. Babam onu her gün kemerle dövüyordu. Bizi dövmez sadece kızardı. Anneme küfürler saydırır, bir şey söylediği zaman da hemen döverdi. Akşamları hep kavga ediyorlardı. Bir kere de yağ kızdırmış, üzerine dökecekti, arkadaşı kurtardı" dedi.

ANNE: İZLERİ BENDEN SAKLIYORDU

Kızının sürekli şiddet gördüğünü ve 'Bana dua et anne' dediğini ileri süren anne Rabiya Çulha (48) da "Ben her gün kızım ölecek diye düşünüyordum. Sabah kalkıp, kızımın sesini duyduğumda şükrediyordum. Vücudundaki izleri bana göstermezdi, saklardı. Arkadaşlarından öğrenirdim. Üzerinde sigara söndürürmüş. Kemerle vururmuş. 'Anne üzülme bir şey olmaz, bizi öldürür, seni öldürür' derdi. 'Anneni, kardeşini öldürürüm, evinizi yakarım' diye kızıma korku veriyordu. O da korkusundan bir şey yapamıyordu. Anneler ağlamasın artık, şiddet görmesinler" dedi. 

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet

Haberler

title