Sofralar Ramazan'a yüzde 20 zamlı giriyor

Sofralar Ramazan'a yüzde 20 zamlı giriyor

24.04.2020 17:24 | Son Güncelleme: 24.04.2020 17:24
Sofralar Ramazan'a yüzde 20 zamlı giriyor

Ramazan ayı, koronavirüs salgını nedeniyle önceki yıllara göre pek çok açıdan farklı geçecek.

Ramazan ayı, koronavirüs salgını nedeniyle önceki yıllara göre pek çok açıdan farklı geçecek. Toplu iftar yemeklerinin yapılmayacağı bu sene, oruç tutan ailelerin sofraları da geçen yıllara göre daha pahalıya kurulacak.Gıda ürünleri salgının baş göstermesi ile birlikte son 1,5 aylık süreçte ortalama yüzde 20 zamlandı. Bazı ürünlerde fiyat artışları yüzde 50'yi aştı. DW Türkçe'ye konuşan gıda sektörü temsilcilerine göre, salgın önlemlerinin birkaç ay daha sürmesi halinde gıda ürünlerine yeni zamlar gündeme gelebilir. Zamlanan ve ucuzlayan ürünler neler?

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre, geçen yıla göre en çok zam gören ürünler yüzde 56'lık fiyat artışı ile Antep fıstığı ve mercimek oldu. Bu ürünleri yüzde 52'lik zamla limon, yüzde 33 zamla süt ve yüzde 22 zamla yoğurt takip ediyor. Öte yandan mevsimsellik etkisi ile bazı sebzelerin fiyatlarında ise düşüş var. TZOB verilerine göre, fiyatı ucuzlayan ürünlerin başında yüzde 50,9 ile havuç, yüzde 40 ile kuru soğan, yüzde 28,3 ile domates ve yüzde 27,2 ile patates geliyor. E-ticaret kanallarındaki fiyat trendlerini ele alan BrandZone verilerine göre de; Şubat-Nisan ayları arasında e-ticaret kanallarında en çok fiyat artışı yüzde 19,4'lük oranla tuvalet kağıdında yaşandı.

Tuvalet kağıdını yüzde 15,4 zamla kahve makinesi, yüzde 13,6 zamla kağıt havlu ve yüzde 11,1 zamla çamaşır suyu izledi. Koronavirüs öncesi ve sonrasında düzenlenen insert ve reklam promosyonlarında bulyon ve tuz gibi ürünlerde yüzde 35'lere varan fiyat artışları yaşandığını dile getiren BrandZone Kurucu Ortağı Cem Köz, koronavirüs öncesinde 31 TL olan bulyon fiyatlarının 43 TL'ye çıktığına dikkat çekiyor. Köz, Ramazan ayını da içine alacak olan salgın sürecinde en çok insert ve reklam promosyonu yapılan kategorilerin ise sırasıyla peynir, ev ve yüzey temizleyicileri, kağıt ürünleri, kahvaltılık, çikolata-gofret, hazır yemek-konserve-salça, çamaşır yıkama ürünleri, çay ve et ürünlerinde yaşandığını söylüyor.

Geçen yıla göre ortalama yüzde 20 zam

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu Başkanı (TGDF) Şemsi Topuz, her yıl 10 gün geriye gelen Ramazan ayları için gıda fiyatlarını kıyaslarken, tarımsal üretimdeki mevsimselliği de göz önünde tutmak gerektiğini söylüyor. Ramazan paketlerinin vazgeçilmezleri olan çay, şeker, makarna, bakliyat, sıvı yağ, kıyma gibi ürünlerin fiyatında geçen yıla göre ortalama yüzde 20 civarında bir artış olduğunu kaydeden Topuz, "Ama bunun, koronavirüs salgını dolayısıyla gıda üretim ve tedariğinin zorlaştığı bir dönemde, yıllık artış oranı olduğu unutulmamalıdır" diyor.

"Süreç uzarsa tüm ürünlerin fiyatı artar"

Önümüzdeki aylarda koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirlerin daha da ağırlaşarak devam etmesinin gıda fiyatları için de büyük bir risk oluşturduğunu ifade eden Şemsi Topuz, "Gıda üretim ve tedarikinde salgın kaynaklı sıkıntılar ve artan maliyetler, ilk olarak ithal hammaddeye dayalı bitkisel yağ, çikolata, şekerleme ürünleri fiyatlarında artışlara yol açabilecektir. Ancak salgının daha uzun süre devam etmesi, tarımsal üretimdeki kayıplar gibi faktörler, bu riski bütün gıda ve içecekler için de geçerli hale getirecektir" diye konuşuyor.

"Turist gelmiyor, kendi kendimize kaldık"

İstanbul'un en önemli gıda tedarik merkezlerinden biri olan Mega Center Kuru Gıda Hali'ndeki yüzlerce firmayı temsil eden Mega Gıda Toptancıları Derneği Başkanı Kemal Kılınç da gıda arzında şu ana kadar herhangi bir sıkıntı olmadığını söylüyor. Ancak koronavirüs salgınının ortaya çıkmasından sonra fiyatlarda ortalama yüzde 15-20 artış yaşandığını dile getiren Kılınç, "Ama fiyatlar artık artmıyor. Çünkü restoran ve otellerin kapanması sonucunda talep düştü. Arz var ama talep düşük olduğu için fiyatlar şu anda sabit durumda" diye konuşuyor. Ramazan sonrasında bazı ürünlerde fiyat düşüşleri dahi görülebileceğini kaydeden Kılınç, şunları söylüyor: "Her yıl yaklaşık 40 milyon turistin geldiği Türkiye'de belki de bu yıl hiç turist olmayacak. Dolayısıyla kendi kendimize kaldık. Oteller kapalı, toplu yemekler, toplantılar yapılmıyor. O yüzden üretilen malın tüketilmesi için fiyat indirimleri olabilir."

"Kırmızı ette fırsatçılık yapanlar var"

Ramazan aylarında tüketimi belirgin bir şekilde artan ürünlerden biri de kırmızı et. Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç, etin bol olduğunu ve sektör olarak Ramazan boyunca fiyat artışı yapmayacaklarını söylüyor. Ancak üreticiler olarak fiyatlara zam yapmasalar da, tüketiciye ulaşan ürünlerin market raflarında zam yediğini vurgulayan Tunç, "Maalesef her Ramazan döneminde fırsatçılık yapmak isteyenler ortaya çıkıyor. Reyonlarda, raflarda ciddi fiyat artışları gözlemliyoruz" diye konuşuyor. Kilosu 40 TL civarında olan kıymanın fiyatının bazı marketlerde 70 TL'ye kadar çıktığına dikkat çeken Bülent Tunç, "Böyle bir dönemde ürünlerimizi nihai tüketiciye ulaştıranların biraz daha insaflı olmasını bekliyoruz" diyor.

"Raflar boş kalmayacak"

Peki korona salgını ve doların 7 TL'ye dayanması ile üretimde oluşan maliyetler, Ramazan'da gıda tedariğini zora sokabilir mi?

Geçtiğimiz günlerde Ramazan ayı dolayısıyla yaşanacak gıda talebine ilişkin açıklamalarda bulunan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, perakende sektörünün Ramazan ayı ve salgın önlemlerinin etkisiyle oluşan ek talebe karşı gerekli hazırlıkları yaptığını belirtti. Tüm Türkiye'deki gıda alışverişinin yüzde 25'inin Ramazan ayında gerçekleştirildiği bilgisini veren Bakan Pakdemirli, "Normalde gıda alışverişlerinin 3 misli talebe karşılık verecek şekilde sektör kendini ayarlar. Ramazan için zaten perakende sektörü ön hazırlık yapmıştı. Ramazan ayının ötesinde Kovid-19 ile ilgili ek talebe karşılık da gerekli hazırlıklar yapıldı" diye konuştu. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu Başkanı (TGDF) Şemsi Topuz da gerek salgın önlemleri gerekse Ramazan dolayısıyla oluşan talebin karşılanacağını söylüyor. Topuz, "Gıda sektörü rafları boş bırakmayacak" diyor.

Aram Ekin Duran

(c)

Kaynak: Deutsche Welle

Manşet

Haberler

title