'Sıfır Asker, Sıfır Garanti' Söylemi Başlangıç Noktası Olamaz"

'Sıfır Asker, Sıfır Garanti' Söylemi Başlangıç Noktası Olamaz"

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 'Sıfır asker, sıfır garanti' söyleminin başlangıç noktası olamayacağını vurgulayarak, "Sıfır asker, sıfır garanti diyerek müzakereye sadece bunu sağlayacak bir formül için oturamazsınız" dedi.

'Sıfır Asker, Sıfır Garanti' Söylemi Başlangıç Noktası Olamaz

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 'Sıfır asker, sıfır garanti' söyleminin başlangıç noktası olamayacağını vurgulayarak, "Sıfır asker, sıfır garanti diyerek müzakereye sadece bunu sağlayacak bir formül için oturamazsınız" dedi.

İnönü Kültür ve Sosyal Aktivite Derneği (İKSAD) tarafından düzenlenen Sinde Panayırı'na katılan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı açılış konuşması gerçekleştirdi. Akıncı, "O zaman size var olanın virgülü noktası değişmez derler. Halbuki biz de, Türkiye Cumhuriyeti de böyle söylemedik" ifadelerini kaydetti.

Kıbrıs Türk tarafının müzakere sürecinde bugüne kadar gösterdiği iyi niyetin ortada olduğunu ifade eden Akıncı, "Bu işler karşılıksız olmaz" dedi. KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, Cenevre'deki Kıbrıs Konferansı'nın, 4 Haziran'da New York'ta yapılan görüşmede varılan mutabakat gereği, BM'nin tüm taraflarla görüşerek onay almasının ardından 28 Haziran'da başlayacağını açıkladığını da belirterek, "Biz Cenevre'ye her zamanki gibi iyi niyetle Kıbrıs'ta barış için gideceğiz" dedi.

İnönü'deki Geleneksel Sinde Panayırı'nda yaptığı konuşmada Cenevre'ye toptancı yaklaşımlar bir kenara bırakılarak açık zihinle gidilirse zor konuların aşılabileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Akıncı, "Bu ada hepimize yeter. 50 yıldır çözülemeyen Kıbrıs sorununu çözerek, bu adada refah ve barış içinde yaşanacak bir gelecek inşa etmek mümkündür. Biz bu anlayışla gideceğiz. Umut ederim ki Rum tarafı ve Yunanistan da Cenevre'ye aynı şekilde gelirler ve bu adanın kaderini değiştiririz" diye konuştu.

"GÜVENLİK HER İKİ TOPLUMUN DA MESELESİDİR"

Güvenliğin sadece Kıbrıs Rum toplumu için önemli olmadığının, sayıca daha küçük olan Kıbrıs Türk halkı için güvenliğin çok daha önemli olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Akıncı, "Güvenlik sadece bir toplumun değil, her iki toplumun da meselesidir. Bu nedenle güvenlik kaygısının müşterek olduğunu daha önce de vurguladım. Bir tarafın güvenlik ihtiyacı sağlanırken, diğer tarafın tehdit algısı içinde yaşamasını istemeyiz. Bizim güvenliğimizin komşularımız için tehdit olarak algılanmasını istemezken, onların da bizim için aynı şekilde düşünmelerini ve davranmalarını isteriz" dedi.

1960'ta yapılan antlaşmalar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, "Şimdi 2017'deyiz. Artık üniter bir devlet ve Kıbrıslı Türkler'in adanın her tarafında dağınık yaşadığı bir durum yok. Şimdi yeni bir dönem başlıyor. İki kurucu devlete dayalı iki bölgelilik temelinde yeni bir yapı kurulacak" ifadelerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, güvenlik ve garanti sisteminin bu yeni duruma göre uyarlanabileceğini, bunu değerlendirebileceklerini ifade ettiklerini anımsatarak, "Bir taraf kendini güvende hissederken diğer tarafın da bunu tehdit olarak algılamamasının yolu vardır. Bunun mesajını hem biz hem de Türkiye verdi. Rum tarafı ve Yunanistan'ın bu 'sıfır asker, sıfır garanti' toptancı yaklaşımlarını terk etmeleri lazım" dedi.

Cenevre'deki Kıbrıs Konferansı'nda karşılıklı olarak adımlar atılabilirse, tüm tarafların huzur bulacağı, eşitlik, özgürlük ve güvenlik içinde yaşayabileceği bir çözümün mümkün olabileceğini dile getiren Akıncı, "Biz böyle bir geleceği yaratmak için siyasal partilerimiz ve Türkiye ile de yakın istişare ve diyalog içinde en iyisini yapmaya çalışacağız" dedi.

Özellikle bu dönemde, Kıbrıs Türk toplumunun demokratik farklılıklarını koruyarak, Kıbrıs konusu bağlamında dayanışma ve sağlıklı bir diyalog içinde olmasının çok büyük önem taşıdığını vurgulayan Akıncı, "Haklarımızı koruma bilinci içinde olur, diğer toplumun haklı olabileceği kaygıları da elimizin tersiyle itmezsek, onları dinler, kaygılarını anlamaya devam edersek ve onlar da adım atma iradesini gösterebilirlerse, Kıbrıs'ın ve iki toplumun kaderinin; eşitlik, özgürlük, güvenlik ve refah içinde bir gelecek kurarak değişmesi mümkündür" açıklamasında bulundu.

(İHA)