Seta'dan Suriye Konulu Panel

Seta'dan Suriye Konulu Panel

SETA DC Direktörü Dr. Kadir Üstün, ABD'nin söylemlerinden birinin de Suriye'de istikrar kurmak olduğunu belirterek, "Eğer bunu istiyorsa Türkiye'yle çalışması lazım. YPG/PKK gibi devlet altı aktörlerle çalıştığı zaman aslında istikrarsızlık yaratmış oluyor.

Seta'dan Suriye Konulu Panel

SETA DC Direktörü Dr. Kadir Üstün, ABD'nin söylemlerinden birinin de Suriye'de istikrar kurmak olduğunu belirterek, "Eğer bunu istiyorsa Türkiye'yle çalışması lazım. YPG/PKK gibi devlet altı aktörlerle çalıştığı zaman aslında istikrarsızlık yaratmış oluyor." dedi.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından Ankara'da "Suriye Krizinde Yeni Aşama Türkiye, ABD, Rusya ve İran Perspektifi" konulu panel düzenlendi.

SETA Genel Koordinatör Yardımcısı Prof. Dr. Muhittin Ataman'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde konuşan SETA DC Direktörü Dr. Üstün, Suriye krizi ile ilgili Amerika'nın stratejisini değerlendirdi.

ABD'nin Suriye'ye müdahale ettiği hafta ABD Başkanı Donald Trump'ın avukatının ofisinin basılması gibi birçok gelişmenin yaşandığına dikkati çeken Üstün, saldırıyı dikkat dağıtma argümanı şeklinde yorumladı.

Üstün, "Suriye gündemi dışarıdan ABD'nin ana gündemi olarak görünüyor ama değil. İçerde Rusya tartışması var. Birçok farklı ekonomik tartışmalar var. Trump'ın gündeminde Suriye o kadar önemli bir yer tutmuyor." diye konuştu.

Trump'ın kendini "anti-Obama" şeklinde tanımladığını belirten Üstün, "Trump, Obama'nın yaptığı her şeyin neredeyse tersini yapmaya çalışıyor. Obama'ya en büyük dış politika eleştirilerinden biri, Esed'in kullandığı kimyasal silahlara bir cevap vermemesiydi." ifadelerini kullandı.

ABD'nin kapsamlı bir Suriye politikası olmadığı görüşünü savunan Üstün, şunları kaydetti:

"ABD'nin söylemlerinden biri de Suriye'de istikrar kurmak. Eğer bunu istiyorsa Türkiye'yle çalışması lazım. Devlet aktörleriyle çalışması lazım ama gidip YPG/PKK gibi devlet altı aktörlerle çalıştığı zaman aslında istikrarsızlık yaratmış oluyor. Burada ortaya koyulan misyon ve politikayla, uygulama çelişiyor ve çatışıyor."

Üstün, kimyasal silah kullanımının uluslararası normlara aykırı olduğunu belirterek, "Bu zamana kadar ABD bu normları fiilen korudu. Ama son zamanlarda bu liderliğini sorgulamaya başladı. Bunu yerine getirememeye ve Batı ittifakını bir arada tutamamaya başladı." dedi.

"İran, Suriye meselesini sadece Suriye olarak düşünmüyor"

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) İç Politika Uzmanı Mehmet Koç ise Suriye krizinde İran perspektifini anlattığı konuşmasında, güncel durumun en kritik taraflarından birinin İran olduğunu söyledi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi'nin, Astana ve Soçi sürecinin ilerletileceğine dair açıklamalarını hatırlatan Koç, "İran, Astana ve Soçi sürecinin devam etmesi gerektiğini düşünüyor. Türkiye'nin bu operasyonla ilgili açık ve net tavrını bilmesine rağmen bu İranlılar için yeni bir şey değil. Çünkü Türkiye'nin durduğu noktayı biliyorlar ancak Türkiye ile sahada ilerletilebilecek durumların sürdürebileceğini de söylüyorlar." diye konuştu.

Koç, İran için ABD, İngiltere ve Fransa'nın Esed rejimine yönelik operasyonunun, Transatlantik olarak bilinen Avrupa ile ABD arasındaki yakınlaşma açısından önemli olduğunu dile getirerek, "Bu operasyon aslında bu yakınlaşmayı kısmen de olsa sağlamış durumda ve bu diğer taraftan diplomatik açıdan nükleer meseleyle bağlantılı olarak İran'ı tedirgin ediyor." ifadelerini kullandı.

İran'ın Suriye'de kendince ağır bedeller ödediğini ve bunun sonucunda bir takım başarılar elde ettiğini düşündüğünü belirten Koç, İran'ın bunu masada bir pazarlık aracı olarak da kullanmak istediğini kaydetti.

Koç, "İran, Suriye meselesini sadece Suriye olarak düşünmüyor, bağımsız bir konu olarak ele almıyor. Nükleer anlaşma, Suriye krizi, Lübnan meselesi, Yemen'deki çatışma, Bahreyn'de sürmekte olan operasyon ve Irak'taki gelişmeler, İran bütün bunları bir siyasetin, bir doktrinin parçası olarak görüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin hedefi, PKK'nın askeri kapasitesinin minimize edilmesi

SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Murat Yeşiltaş da konuşmasında Türkiye'nin Suriye konusundaki stratejisine değindi.

Yeşiltaş, "Türkiye'nin aynı kampta bulunduğu aktörlerle bir uyuşma içerisinde olması söz konusuyken şu anda bir ayrışma ortaya çıkmış durumda." diye konuştu.

Türkiye'nin Suriye'deki taraflardan bir tanesini seçmek durumunda kalmak istemediğine dikkati çeken Yeşiltaş, taktiksel olarak Suriye'deki aktörlerin çok farklı noktalara gitmiş olduğunu vurguladı.

Yeşiltaş, bu durumun Türkiye'yi zor duruma soktuğunu ve Suriye siyasetinin bütünsel bir resim içerisine oturtulmasını güçleştirdiğini ifade etti.

Türkiye'nin tehdit algısını belirleyen unsurun terör örgütü PKK/PYD olduğunun altını çizen Yeşiltaş, "Bütün olarak PKK'nın Suriye coğrafyasında topraksızlaştırılması, askeri kapasitesinin minimize edilmesi ve siyasi etkinliğinin dağıtılması Türkiye'nin hedefleri arasında yer alıyor." şeklinde konuştu.

Yeşiltaş, "PKK'nın özellikle ABD ile sahada ilerlemesi, Fırat'ın doğusundaki bölgede bu sayede etkinliğini artırmış olması, Türkiye'nin PKK'yı merkeze oturtmasına neden oluyor." ifadelerini kullandı.

Türkiye ile ABD'nin ilişkilerini yeniden rayına oturtması gerektiğini belirten Yeşiltaş, Astana sürecinde Suriye krizine yönelik bir ilerleme olursa Cenevre gibi uluslararası toplantılarda da ilerlemenin kolay olacağı görüşünü savundu.