Sessiz sedasız

A Milli Erkek Voleybol Takımımız uzun yıllardır FIVB Nations League’in bir alt klasmanında mücadele ediyordu ve amaç pek tabi bir üst klasmana yükselmekti.

Sessiz sedasız

A Milli Erkek Voleybol Takımımız uzun yıllardır FIVB Nations League’in bir alt klasmanında mücadele ediyordu ve amaç pek tabi bir üst klasmana yükselmekti. Birçok yetenekli oyuncu grubuyla maçlara çıkan milli takımımız bir türlü beklenilen başarıyı yakalayamıyordu. Gerek Türk oyuncuların takımlarında yeteri kadar süre alamaması, gerek antrenör ve onun kadro tercihi; alınan sonuçlarda etkili olmuştu. Bu durumu düzeltmek adına Türkiye Voleybol Federasyonu 2018 yazında baş antrenörlüğe Galatasaray’da iyi işler yapan Nedim Özbey’i getirdi. Nedim Özbey göreve gelirken şu sözleri söylemişti: “Türk voleybolunu çok iyi biliyorum. Oyuncuları çok iyi tanıyorum. Genç ve yetenekli bir jenerasyonumuz var. Oyuncu portföyümüz çok iyi ve katılacağımız Altın Avrupa Ligi ile Akdeniz Oyunları'nda başarılı sonuçlar elde etmek için elimizden geleni yapacağız.” Bu yaz elde edilen Altın Lig şampiyonluğundan sonra Nedim Hoca’nın dediğini yaptığını söylemek yanlış olmaz.

Nedim Özbey, geçen sezon kadroda başarılı fakat yaşça daha büyük bir kadro ile Final Four oynama başarısı göstermişti. Yarı finalde Çek Cumhuriyeti’ne 3-0 yenilen milli takımımız bir üst klasmana yükselme umudunu yitirmişti. Portekiz’e karşı alınan 3-2’lik galibiyet ise teselli hediyesi olan bronz madalyayı getiriyordu. 2019 yılına gelindiğinde ise Nedim Özbey sezon içinde Galatasaray ile başarılı bir sezon geçirip üçüncü oldu. Kısacası Özbey de bir antrenör olarak formdaydı. Kendisi gibi formda olan bir oyuncu havuzu oluşturan Özbey, geçen seneki kadrodan tam 12 oyuncu değiştirerek daha genç en önemlisi takımlarında düzenli olarak oynayan bir oyuncu grubu ile önce Altın Lig’i sonra da Avrupa Şampiyonası’nı oynamak istedi.

CEV Avrupa Erkekler Altın Ligi’nde A grubunda yer alan milli takımımız; lig usulüne göre Letonya, Belçika ve Slovakya ile toplam altı maç yaptı. Yüksek performans gösteren milli takımımız, oynadığı altı maçın altısını da kazanarak Final Four’a yükseldi. Bu performansı gösterirken bizleri en çok sevindiren ise ilk altıda Arslan Ekşi ve Burutay Subaşı dışındaki tüm oyuncuların genç diye nitelendirdiğimiz oyuncular olmasıydı. Özellikle ilk maçlarda blok performansıyla adından söz ettiren Çağatay Durmaz, birçok maçta en skorer olan Adis Lagumdzija öne çıkan isimler olurken Yasin Aydın, Oğuzhan Karasu ve Doğukan Ulu da gayet iyi performans gösterdiler. MVP seçilen Arslan Ekşi ve Burutay Subaşı’nın kaliteleri ve terübeleriyle yükselen bu taze takım, yarı finalde son şampiyon Estonya’yı 3-1, finalde ise Belarus’u 3-0 ile yenip, büyük bir dominasyonla namağlup şampiyon oldu. Milli takımımız, şampiyonluğun yanında finale çıkarak FIVB Challenger Kupası’na katılmaya hak kazandı. Eğer Türkiye, Challenger Kupası’nı kazanabilirse en büyük hedeflerinden biri olan en üst klasmana yükselecek.

Aslında takımın elde ettiği başarıyı anlamanın en iyi yolu onların maçlarını izleyip kendilerinden emin ve coşkulu oyunlarını görmek. Fakat maçların çoğunun yayınlanmadığı bir ortamda öyle gözüküyor ki milli takımımız sessiz sedasız işini yapmaya devam edecek. Sakin, kimsesiz ve sahipsiz…


YORUMLAR
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.