Semih Tufan Gülaltay'ın Yargılanması

Semih Tufan Gülaltay'ın Yargılanması

Eski İnsan Hakları Derneği (İhd) Genel Başkanı Akın Birdal'a Silahlı Saldırı Davasında Yargılanan ve Türk İntikam Tugayı (Tit) Yöneticilerinden Olduğu İddia Edilen Semih Tufan Gülaltay'ın da Aralarında Bulunduğu 32 Sanığın Yargılanmasına Başlandı. Gülaltay, Hakkındaki Suçlamaları Kabul Etmedi ve Danıştay Saldırısına da İsminin Karıştırılmasına Şaşırdığını Söyledi.

Semih Tufan Gülaltay'ın Yargılanması

Eski İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Akın Birdal'a silahlı saldırı davasında yargılanan ve Türk İntikam Tugayı (TİT) yöneticilerinden olduğu iddia edilen Semih Tufan Gülaltay'ın da aralarında bulunduğu 32 sanığın yargılanmasına başlandı. Gülaltay, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi ve Danıştay saldırısına da isminin karıştırılmasına şaşırdığını söyledi.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Semih Tufan Gülaltay'ın da aralarında yer aldığı tutuklu 15 sanık ile tutuksuz yargılanan 12 kişi katıldı. Duruşmadaki ifadesinde hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Gülaltay, iddianamede yer alan 13 olayı tek tek anlatarak bu olaylarla ilgisinin bulunmadığını söyledi. Duruşmaya müşteki olarak ise Avukat Fuat Turgut katıldı. Ulusal Birlik Platformu'nun genel başkanlığını yaptığını belirten Gülaltay, kendisi ile beraber tutuklanan diğer sanıkların büyük

bir bölümünün hayatları boyunca trafik suçu bile işlemediklerini ancak sadece kendi arkadaşları olduğu için tutuklu bulunduklarını savundu. Emniyetten emekli olan bir dostunun olaydan önce başına böyle bir şeyin geleceğini, komplo kurulacağını söylediğini öne süren Gülaltay, Ulusal Birlik Platformu Yönetim Kurulu'ndaki arkadaşlarıyla toplantı yaparak bu konuyu konuştuklarını ve bu konuşmaların CD'ye çekildiğini söyledi.

"MUCİTİZ DİYEREK BİZİ DOLANDIRDILAR"

Bir belediyede başkan danışmanı olan İbrahim Tunçel isimli arkadaşının, Muzaffer ve eşi Esra Gökçimen'i sıvı sabun patenti aldıklarını söyleyerek kendisiyle tanıştırdığını ve ilgisini çektiği için de mucit biriyle tanıştığını söyledi. Avukatı aracılığı ile Muzaffer Gökçimen'in dolandırcılıktan cezavine girdiğini ve ilkokul mezunu olduğunu öğrendiğini söyleyen Gülaltay, "Bu arada patentine sahip olduğu sıvı sabunla ilgili elden, benden sürekli para alıyordu. Kendisine sordum. Muzaffer bana patent

başvurularını gösterdi. Beni ikna etti. Bir süre sonra Muzaffer, benim şirketim olan Kafkas Entegre A.Ş. ve Kafkas Plastik şirketini kefil olarak göstererek, yüksek miktarda kredi kartı başvurularında bulunmuş. Bunu öğrenince Muzaffer ve eşini yanıma çağırdım. 'Aylık kira borcunu ve elden aldığınız paraları ödeyip, burayı terk edin' dedim. Bu kişiler nedeniyle kapıma icra geldi. Şirketlerime haciz işlemleri başlatıldı. Ama benim kimseye borcum yok. Sözde mucitmiş. Nasıl bir mucit olduğunu size açıklayayım.

Zaman makinası icat edeceğini söyledi. Mucit bir sahtekar. Patentleri var, çok kıymetli lisanları var. Ve ben de bunları zorla ellerinden almışım. Muzaffer Gökçimen, PKK'nın çocuğunu kaçırmak istediğini söyleyerek eski Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Fulin'i de kandırmış. Muzaffer'e kim elini vermişse, kolunu kökünden kaptırmış. Muzaffer Gökçimen emniyeti ve adliyeyi yanıltmıştır. Yanıltılan taraf sizsiniz, Tanrı katında bu işin sorumlusu siz olabilirsiniz. Ortada örgüt yok. Bir kurgu sonucu kendimi cezaevinde

buldum" dedi.

"İFTİRAYA UĞRADIM, DOLANDIRILDIM, HAYSİYETİMLE OYNANDI"

Türk İntikam Tugayı'nı kurduğu yönündeki iddiaları "iftira" olarak niteleyen ve bugüne kadar gayri meşru hiç bir işinin olmadığını savunan Gülaltay, Danıştay saldırısının azmettiricisi olduğu yönündeki iddiaları da reddetti. Gülalatay, ifadesini şöyle sürdürdü:

"Benim için 'Semih Tufan kan içicidir' denildi. 'Danıştay suikastını planlamıştır. Muzaffer Tekin ve Alparslan Aslan'ı azmettirmiştir. Olayın arkasındaki kişidir. Türk İntikam Tugayı'nın kurucusudur' denildi. Ben de şaşırdım. Neler yapmışım neler diye. 'Vatan, Millet, Sakarya' diyerek yıllarca çalıştım. Hiçbir gayri meşru işim olmamıştır. Yıllar sonra çocuk sahibi oldum. Çocuğumu gece yarıları eve gidebildiğim için uykuda seviyordum."

Platform adına mazbuz dahi kesmediğini ve babasının servetini harcadığını ifade eden Gülaltay, "DTP, İHD Diyarbakır Büro... benden şikayetçi olmayan kalmadı. Ulusal Birlik Platformu adına bağış makbuzu dahi kestirmedim. Dedemden babamdan kalan serveti harcıyorum. Hakkımda 13 iddia var. Polisin vahim hataları var. Dinleme için bile evraklarda sahtekarlık yapılmış. 7 ay 12 gün, yani toplamda 222 günde karşınıza gelebildik. Türk milleti hukuktan korkar, mahkemeden korkar. Bu adama kim garanti verdi 'Sen

Semih Tufan Gülaltay'a iftira at arkanda duracağız' diye? Son derece profesyonel olan bir kişi. Bu kişiye güvenilerek 34 kişi mağdur oldu. Şimdi kendimizi aklamaya çalışacağız. Dolandırılmışım, haysiyetim ayaklar altına alınmış, iftiraya uğramışım. F Tipi cezaevinde yatıyorum" dedi.

Duruşmaya, diğer sanıkların ifadesi ile devam ediliyor.

(YM-CİN-OK-Y)