Sancar, HDP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu Açıklaması

Sancar, HDP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu Açıklaması

27.10.2020 14:59 | Son Güncelleme: 27.10.2020 16:46
Sancar, HDP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu Açıklaması

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, "Fransa'da ortaokul öğretmeni Samuel Paty vahşice katledildi.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, "Fransa'da ortaokul öğretmeni Samuel Paty vahşice katledildi. Gerekçe, kutsal değerlere hakaret etmesiydi. Bu saldırıyı en net ve sert şekilde kınamak lazım. Bu vahşi cinayeti bahane ederek İslam'a yönelik aşağılayıcı tavırlara giren Fransız hükümetinin tavrını da en net şekilde kınamak lazım." dedi.

Sancar, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Hatay'ın İskenderun ilçesindeki terör eylemine değinerek, İskenderun'da dün akşam acı bir olay yaşandığını söyledi.

Tesellilerinin, çok fazla zararın ortaya çıkmaması ve can kaybının yaşanmaması olduğunu ifade eden Sancar, "Canlı bomba saldırısı olduğu söyleniliyor. Bunu en sert şekilde kınıyoruz ancak iktidarın da bu konularda halkı gecikmeden aydınlatma sorumluluğu olduğunu tekrar hatırlatıyoruz. Neyin, nasıl yaşandığını bilmek halkın hakkıdır. Bunu anlatmak iktidarın sorumluluğudur. Bütün İskenderun halkına, tüm halkımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum ve saldırıyı kınıyorum." diye konuştu.

Bu sabah çeşitli illerde çalışanlarına yönelik operasyonlar düzenlendiğini ve gözaltıların yaşandığını söyleyen Sancar, "İktidarın sistematik, tutarlı davrandığı tek konu neredeyse HDP'ye baskıdır. Başka hiçbir konuda böyle bir tutarlılık, hırs, heves yok. Bu çabanın, hırsın boşuna olduğunu anlatıyoruz, anlamıyorlar ama bunu anlatmanın etkili yollarını da biliyoruz. Mücadeleyi büyütmek ve bu iktidarı göndermek." dedi.

Sancar, 2021 yılı bütçesinin, "halk için olmadığını, iktidarın ömrünü uzatmak için yandaşı beslediğini" iddia ederek, "İnayetle çay fırlatarak, askıya ekmek asarak bu ayıplarının, günahlarının üstünü örtemezler, halkı kandıramazlar. Askıda ekmek, yoksulların, ezilenlerin kendi aralarında geliştirdikleri bir dayanışma yöntemiydi. Dayanışma, yukarıdan dayatmayla olmaz. Aşağıdan gönül birliğiyle olur. Dayanışma, yoksulların, ezilenlerin asaletidir, zarafetidir. Bunu muktedirler anlayamazlar. Bununla oynamasınlar, halk bunun farkındadır. Sefalet değil, adalet istiyoruz. İnayet değil, sosyal hak istiyoruz. Bunun için de bütün yoksulların birlikte mücadelesini istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

-"Her iki tutumu da kınıyoruz"

Gündemdeki bir başka konunun da Fransa ile yaşanan gerginlik olduğunu anımsatan Sancar, burada samimi ve dürüst davranma zorunluluğunun bulunduğunu belirtti.

HDP'nin, her türlü inanca aynı derecede saygı gösterme anlayışı üzerine kurulduğunu, inançların saygınlığını ve eşitliğini savunduğunu anlatan Sancar, bu nedenle HDP'nin, herhangi bir inancın aşağılanmasına yönelik saldırıları veya açıklamaları ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmeyeceğini ancak bir dinin, saldırgan politikalara alet edilmesini de asla kabul etmeyeceğini kaydetti.

Bu konuda tutarlı olabilmek için hem inançlara saldırılara hem de inançların istismarına karşı çıkmak gerektiğini vurgulayan Sancar, şöyle devam etti:

"16 Ekim'de Fransa'da ortaokul öğretmeni Samuel Paty vahşice katledildi. Gerekçe, kutsal değerlere hakaret etmesiydi. Elbette bu saldırıyı en net ve sert şekilde kınamak lazım. Bu saldırıyı, vahşi cinayeti bahane ederek İslam'a yönelik aşağılayıcı tavırlara giren Fransız hükümetinin tavrını da en net şekilde kınamak lazım. Bizler, İslam dinine ve bütün dinlere yönelik her türlü saldırıya ve rencide edici tutuma karşı çok net bir duruş sergiliyoruz. Aynı şekilde İslam'ı bahane ederek, istismar ederek vahşet siyasetinin önünü açan anlayışlara da karşı çıkıyoruz. Birini görüp diğerini görmemek inançlar arası eşitliği ve barışı samimiyetle savunmamak demektir. Samuel Paty'nin vahşice öldürülmesini teşvik eden ve kınamayanlara da bu vahşeti bahane ederek saldırgan ve provokatif bir tavır sergileyen Fransız hükümetine de en net tavrımızı sergiliyor, her iki tutumu da açıklıkla kınadığımızı belirtiyoruz. En sağlam duruş budur."

Sancar, iki gün sonra Cumhuriyet'in kuruluşunun 97. yıl dönümünün kutlanacağını anımsatarak, Türkiye'de Cumhuriyet'in kuruluşundan beri en temel sorunun, Cumhuriyet'in bir türlü demokrasiyle buluşamaması olduğunu savundu.

Cumhuriyeti demokrasiyle buluşturmak istediklerini dile getiren Sancar, "Eğer Cumhuriyet demokrasi ile buluşamazsa geriye ne Cumhuriyet ne demokrasi kalır. Her ikisini korumanın tek yolu ikisini buluşturmak ve bir arada savunmaktır." ifadesini kullandı.

Kaynak: Anadolu Ajansı / Alper Atalay

Manşet Haberler

title