Şahin: "İrticai Tehdidin Tarifi Yapılmalı"

Şahin: "İrticai Tehdidin Tarifi Yapılmalı"

Başbakan Vekili, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, "Türkiye'de İrticai Tehdit Yoktur" Demediğini, Ancak Bunun Tarifinin Yapılması Gerektiğini Söyledi.

Şahin:

Başbakan Vekili, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, ' 'Türkiye'de irticai tehdit yoktur'' demediğini, ancak bunun tarifinin yapılması gerektiğini söyledi.

TBMM'de yeni yasama yılı resepsiyonuna katılan Şahin, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in yeni yasama yılı açış konuşmasındaki değerlendirmelerinin hangi bölümüne katılmadığının sorulması üzerine, şunları söyledi:

''Hassasiyet noktasında hepsine katılıyorum ama endişe açısından katılmıyorum bazı noktalarına. Ben de Türkiye'de yaşıyorum, icranın içindeyim. O bakımdan öyle endişe boyutunda Türkiye'de bir tehdidin ve özellikle irticai tehdidin varolduğu kanaatinde değilim. Varsa bile bunu bertaraf edecek Türkiye Cumhuriyeti devletinin gücü, imkanı vardır. Sadece şöyle bir tespitim var: Ben sık sık sokakta halkla birlikte olmaya özen gösteriyorum. Altı doldurulmadan ve ne anlama geldiği belirlenmeden çokça irticai tehlikeden bahsederseniz mütedeyyin halkımız bundan rahatsızlık duyuyor, 'acaba ben mi kastediliyorum' diye... Teravihe giden vatandaşımız rahatsızlık duyuyor. O nedenle bunun altının doldurulması gerekir.

Bugün cumhurbaşkanımız, hem laiklik hem de irticayla ilgili değerlendirme yaparken mümkün olduğu kadar bunlardan ne anlaşılması gerektiğini de açıklamaya çalıştı. Bana göre bu çok doğru bir şey, böyle yapılması lazım.''

Şahin, bir gazetecinin ''MGK toplantılarında tehlike sıralaması yapılmıyor mu? Burada irtica 1. veya 2. sırada oluyor. Burada altı doldurulmadan mı bir sıralama yapıyorsunuz?'' sorusu üzerine, ''Türkiye'de irticai tehdit yoktur demiyorum. Ama bunun bir tarifinin yapılması, neyin, hangi davranışın irtica olup olmadığının da açıklanması gerekir'' dedi.

''Bu çağda; bilim ve teknolojinin bu kadar geliştiği çağda geriye gitmek, padişahlığı özlemek, demokrasiden vazgeçmek, laik Cumhuriyet'ten vazgeçip teokratik düzen peşinde koşmak için insanın aklını yitirmiş olması lazım'' diyen Şahin, ''Bu şekilde insanlar olabilir. Ama ben bunların sayısının varsa çok az, etkinliğinin de çok azın da altında olduğunu düşünüyorum'' ifadesini kullandı.

Fatih'in Çarşamba semtinde olduğunu gibi, insanların sarıkla-cübbeyle sokaklarda dolaşmalarının irtica ile ilişkilendirildiğinin hatırlatılması üzerine, kılık kıyafet yasasında cübbe ve sarığı kimlerin giyeceğinin belirlendiğini ve sadece dini otoritelerin giyebileceğinin ifade edildiğini söyledi. Şahin, ''Onun dışındaki kişilerin giymemesi lazım. Dışarıda o kıyafetle dolaşılmaz, dolaşılmaması lazım. Dolaşan varsa, tabii ki gerekli işlemlerin yapılması lazım'' diye konuştu.