Tek Koluyla Saz Çaldırıyor
Doğuştan Tek Kollu Olan 44 Yaşındaki Osman Eriş, 32 Yıl Önce Bir Gece Koluna Mızrabın Takıldığını ve Bu Şekilde Saz Çaldığını Gördüğü Rüyasını Esin Alarak Başladığı Sanat Yolculuğunda 100'e Yakın Besteye İmza Attı.
Doğuştan tek kollu olan 44 yaşındaki Osman Eriş, 32 yıl önce bir gece koluna mızrabın takıldığını ve bu şekilde saz çaldığını gördüğü rüyasını esin alarak başladığı sanat yolculuğunda 100'e yakın besteye imza attı.
Doğuştan tek kollu olan 44 yaşındaki Osman Eriş, 32 yıl önce bir gece koluna mızrabın takıldığını ve bu şekilde saz çaldığını gördüğü rüyasını esin alarak başladığı sanat yolculuğunda 100'e yakın besteye imza attı.
Tek koluyla bağlama çalan, beste yapan, gençlere ders veren, kendi gayretiyle saz çalmayı öğrenen Eriş'in, 2 kaset çıkardığı öğrenildi.
Bir engellinin azmi sayesinde neler yapabileceğinin örneği olan Osman Eriş, sağ kolunun doğuştan dirsekten itibaren olmadığını, babasının bu nedenle saz çalmasına izin vermediğini kaydetti. Babasının ise sürekli saz çaldığını ve bundan etkilendiğini belirten Eriş, şöyle devam etti:
“Uzunca bir süre saz çalıyormuşum gibi kollarımı hareket ettirdim. Bir gece rüyamda koluma mızrabın takıldığını ve saz çaldığımı gördüm. Sabah aynı şekilde mızrabı bir ip yardımıyla koluma bağlayarak saz çalmaya çalıştım. Sazdan ilk sesi böyle almaya başladım. Daha sonra ise kendi uğraşlarım sonunda saz çalmaya başladım.”
Hiçbir ders almadan saz çalmaya başlayan ve zamanla kendisini ilerleten Eriş, 16 yaşındayken Kütahya Halk Eğitim Merkezinde kendisinden yaşça büyüklere ders vermeye başladığını anlattı.
2 SENFONİK ESER YAPTI
TRT Ankara Radyosunun 1989'da açtığı sınavda başarılı olan ve çalışmalarını bir süre burada yürüten Eriş, bu yıllarda iki kaset yaptığını, daha sonra ise işin mutfak kısmına geçerek, gençlere saz çalmayı öğrettiğini kaydetti.
Müzikal araştırmalar üzerine yoğunlaştığını ve bu anlamda senfonik eserler üretmeye başladığını anlatan Eriş, şöyle konuştu:
“Şu anda senfoni anlamında iki eserim var. Dört yıllık bir çalışmanın sonucunda 1,5 saatlik bir senfoni çalışması yaptım. Bu uzunlukta bir senfonik eser dünyada şu anda yok. Müzik literatüründe olmayan bir akort geliştirerek, bütün kıtaları, nerede bir medeniyet varsa onları kapsayan bir eser bu. Modern kültürleri kapsıyor. İkinci senfonik eser ise yaklaşık 40-50 dakikadan oluşuyor. Bu eser ise doğu-batı birlikteliğini sağlamaya yönelik, Türk klasikleriyle Batı klasiklerinin orijinal konseptte sunumundan oluşuyor. Sponsor bulmamız halinde bu eserleri Türk müziğine kazandırmak istiyorum.”






