Safranbolu belgesel gibisin!

Safranbolu belgesel gibisin!

18.09.2020 15:03 | Son Güncelleme: 18.09.2020 15:34
Safranbolu belgesel gibisin!

Safranbolu'nun büyülü güzelliği ile geç tanışanlardanım. Dünyada hatırı sayılır bir yer edinen 21. Safranbolu Belgesel Film Festivali'nin yaklaşıyor olmasının getirdiği şevk ile hem Safranbolu'yu hem de Altın Safran Uluslararası Belgesel Film Festivalini pek çok yönüyle anlatıp, bu güzellikle henüz tanışmayanlara kapı aralamak isterim.

BELGESEL İLE ORTAYA ÇIKAN GÜZELLİK

Arnavut kaldırımlı taş sokakları, beyaza bürünmüşahşap konakları, tarihi çarşıları, mis gibi kahve kokan arastaları ile Safranbolu Türkiye'de gezilecek yerler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Unesco Dünya Mirası listesindeyer alan Safranbolu aslında Unesco'dan önce bizlere bizlereUsta Yönetmen Süha Arın'ın mirası dersek abartmış olmayız, nitekim saklı güzellik Arın'ın çektiği ve o zamanlar TRT'de yayınlanan'Safranbolu'daZaman 'adlı belgeseli ile gün yüzüne çıkıyor , Türkiye'nin ve dünyanın dikkatini çekerek yeniden parlıyor veturistik bir değer olarak ön plana çıkıyor. Bu belgesele bir vefa borcu veya belgeselin önemini anlayan dönemin yöneticilerinin de desteği ile Ulusal Altın Safran Belgesel Film Festivali gelenekselleşiyor ve bu gelenek günümüze kadar devam ediyor. Bu sene 21.si düzenlenen festivalde dünyanın dört bir yanından gönderilen belgeseller 'Kültürel Miras ve Korumacılık' teması ve serbest tema olarak iki kategoridekabul ediliyor. Çok değerli hocalarım ve yönetmen arkadaşlarımla jürisinde yer almaktan gurur duyduğum belgesel festivaline bu sene dünyanın pek çok ülkesinden1431belgesel filmin gönderilmesi büyük mutluluk.

Bu,Altın Safran Belgesel Film Festivalinin ne kadar güçlü bir marka değerine sahip olduğunun bir göstergesi. Bunun yanı sıra, insanların belirlenen temalara özel çalışmalar yaptığının da bir göstergesi.Yani bu festivalhatta yapılan her bir güçlü festivalsanat üretimini , sanatçıyı yönlendirerek sanata değer katıyor.Nitekim, sanat sadece var olan konjonktürde üretimledeğil, konjonktüre yön verebilmek söz konusu olduğunda bir güce dönüşüyor. Her geçen sana daha güçlü bir festival göreceğimize tam olan inancımla şimdi festivalin ev sahibi şehri anlatalım.

Safranbolu belgesel gibisin!

UNESCO VE OSMANLI

İstanbul'dan otobüsle gidiyorumSafranbolu'ya … Yol boyunca mütevazi şehirler, köyler…8 saatlik yolculuk sonrası önce Karabük'e ulaşıyoruz, otobüs muhtemelen Karabüklü olan yolcuları orada indiriyor, turist olan herkes halaotobüste, biran önce Safranbolu'ya gitmek için sabırsızlıkla bekliyor. Terminalinden15dakikalık bir yolculuk sonrası Safranbolu görünüyor , neredeyse geceyarısı olmasına rağmen Safranbolu ışıl ışıl.Bir tepeye doğru inci gibi dizilen, ışıklandırılan ahşap evleri ilegeçmişe dairbirrüya gibi görünen şehir yaklaştıkça daha da güzelleşiyor.Şehrin hemen girişinde ışıklarla bezenmişkocamanbir yazı beliriyor 'UNESCO' .Türk kent yapısının bozulmamış yapısı, geleneksel şehir dokusu , ahşap evleri ve yapılarıylaSafranbolu 1994 yılında sit alanı ilan edilerek Unesco Dünya Mirası Listesindeki yerini alıyor.

BALKANLARDAKİ KARDEŞ ŞEHİR : ARNAVUTLUK BERAT

Benim gezip de gördüğüm şehirlerdenOsmanlı kent mimarisinin bu kadar iyi ve toplu bir şekilde korunduğunu gördüğüm bir deBerat şehri var. Yine Unesco Dünya Mirası listesinde yer alan şehir Arnavutluk'ta bulunuyor. Berat dabir tepe boyu inci gibi dizilen evleri, arnavut kaldırımları ile devam eden ahşap işçiliği ile Safranbolu'nun Balkanlardaki kardeşi, korunan kent yapısının tasdik edicisi gibi.

Şehir meydanında indikten sonra, etrafıma bir bakıyorum. Gece geç saat etraftakimsecikler yok, dört bir yanım en çok Karagöz Hacivat'ın gölge oyunundan aşina olduğum minyatür ahşap evlerle dolu, her yerden hayat doğallık fışkırıyor. Otelimin bulunduğu sokağı öğrenip oraya doğru ilerliyorum, valizimin tekerlekleri arnavut kaldırımlarında çıkardığı ses ile şehrin sessizliğini bozup, bir gezgin daha geldi mesajı veriyor. Meydandaki Safranbolu lokumcularının yanından geçip, yukarıya doğru hafif kavisli bir yola doğru ilerliyorum ve işte otelim. Bir İmren Lokum Konağı.

Safranbolu belgesel gibisin!

KONAKTA KONAKLAMAK

Bugüne kadar kaç otelde kaldım bilmiyorum, herhalde yüzü geçmiştir. Bende iz bırakanlar hep beş yıldızlı oteller yerine butik, geçmişle bağı olan oteller. Kaldığım konak unutmayacaklarımdan . Konakahşap ve içiyle dışıyla, dekorasyonuyla 17. Yy dair ne varsa koruyor.Check in yapıp odama çıkıyorum,duvarlar ahşap, tavan ahşap, yer ahşap, kapılar, dolaplar ve yatak… Betondan , demirden eser yok. Bu doğal ahşap yapılar , beton ve demir yığınlarından oluşan modernyapıların içinde acı çeken bedenlerimize de ruhumuza da daha ilk andan itibaren terapi gibi geliyor. Dekorasyonda ise yine tüm konaklardaki gibi, geleneksel danteller, el işleri kullanılmış.

Sabah uyandığımda dantelli perdemi aralayıp penceremi açıyorum ve karşılaştığım manzara büyüleyici....Otelin restoranında kahvaltı yapıp keşif için hazırlanıyorum. Heyecan dorukta. Safranbolu'yu Safranbolu'yu kültürüyle, mimarisiyle avucunun içi gibi bilen, dünyanın pek çok ülkesini gezip gören ve başarılı bulduğu uygulamaları Safranbolu'da hayata geçirmeye gayret edenbir dünya insanı arkadaşım Ayşegül Tabak ile gezeceğim.Ayşegül ile önce Safranbolu lokumları eşliğinde kahvemizi içiyor , hasret gideriyor sonra da gezi rotamızı belirliyoruz.

Safranbolu belgesel gibisin!

İNCE DÜŞÜNCE ŞEHRİN MİMARİSİNEİŞLEMİŞ

Daha otelden dışarı adım atar atmaz deklanşöre basıyorum ( otelde çektiğim fotoğrafları saymıyorum bile ) , gece rüya gibi olan şehir, gündüz hayal gibi. Birbirinin manzarasını, güneşini kapatmayacak şekilde örülen Safranbolu evleri ikiye ayrılıyor;şehir evleri ve bağ evleri. Şehir evleri kışlık olarak kullanılırken daha yükseklerde inşa edilen bağ evleri yazlık görevi görüyormuş. Özellikle kış evlerin avlularında havuzlar yer alıyor. Hem temizlik için kullanlanhem dekoratif olarak muhteşem görünen havuzların asıl işlevi ise , zaten ahşap olan ve tutuşması kolay olan evlerde çıkabilecek yangınlara karşıdiye birer itfaiye havuzu olarakkullanılıyormuş. Belediye binasından, dükkanlarına, konaklarından evlerine , şehrin 1008 yapısı koruma altında. Ne büyük bir değer!

Şehrin çarşısını gezmeye başlıyoruz. Karşılıklı dizilmiş şirin dükkanlarda safranlı sabunlar, lokumlar, el işleme havlular, hediyelik eşyalar, baharatlar sıra sıra dizilmiş. Ara sokaklarda şirin kafelerden miss gibi kahve kokusu geliyor. Çarşının derinlerine doğru gittikçe, arastalar görünüyor. Demirci arastalarında demiri adeta birer sanat eserine çeviren demir ustalarının yaptığı anahtarlar, dekoratif eşyalar göz alırkenve Osmanlı çarıklarının yapıldığı yemeni arastalarındaki rengarenk yemeniler endüstri ve sanayi ürünü ayakkabılarımıza meydan okuyor.

Hemen çarşının girişinde yer alanKöprülü Mehmet Paşa Camisininçeşmesinden ta Osmanlı'dan bu yana hem sıcak hem soğuk su akıyor, özellikle hava soğuk iken abdest alanlar üşümesin diye. Bu ne ince bir düşünce… Caminin avlusunda ise bir güneş saati yer alıyor. Saat hala tıkır tıkır çalışıyor,zaten zemine dikey yerleştirilen tabakanın güneş ışığının açısına göre bıraktığı gölge ile okunan saat daha önce kırılmış olsa da Safranbolu'lu ustanın mermer üzerindeki yazıları yeniden tamir etmesi ile saat eskisi gibi çalışır olmuş. Bu camide de bir de namaz vakitlerinin tayini için muvakkithane bulunur, ki bu da Osmanlı mimarisinin en bariz örneklerindendir.

MİNARESİZ CAMİ

İnce düşüncenin bir diğer örneklerinden … Bilirsiniz minarenin iki amacı vardır, birincisi, imam ezan okusun ve ses şehir yapılarına çarpmadan her yere ulaşsın diye, ikincisi de camii kolaylıkla görünsün , rahatlıkla ulaşıldın diye. Şimdi soru şu ya kimse gelsin istiyorsanız ? Evet, Tabakhane camii, tabakhane de çalışan işçilerin kullandığı cami olduğundan pek de güzel kokmazmış , cami uzaktan gelenler gelip namaz kılar ve kokudan rahatsız olurlar diye, minaresiz ve şehrin alçak noktalarından birine yapılmış. Bu arada , biri çok acele edince tabakhaneye birşey mi yetiştirdiği sorulur ya, o atasözünün çıktığı tabakhane de işte buradadır.

Safranbolu belgesel gibisin!

SAFRAN

Şehre adını veren nadide çiçekten söz etmemek olmaz tabii. Safran mor renkli, tohumu altından değerli olan bir çiçek. Baharat olarak da kullanılan çiçek ilaç sektörü için oldukça değerli.Günümüzde iseSafranbolu için turistik bir öge haline dönüştürülmüş. Safranlı yemekler, sabunlar, lokumlar oldukça rağbet görüyor. Hatta özellikle sonbaharda giderseniz safran hasadına tanıklık etmenin yanı sırave safran toplama şansı bile yakalayabilirsiniz. Kibarca sepet sepet toplanan mor çiçeklerin tohumları bir bir ayrıştırılıp kurutularak, bir gramı neredeyse bir gram altın değerinde satılıyor. Türkiye Safran yetiştirilebilen iyi bir iklime sahip, ama yeterince yetiştiremediğimizden yurt dışından alıyoruz safranı hala.Safranbolu belediyesi Safran üretimini arttırmak için ciddi teşviklerde bulunuyor. Safrana çok değer veren ve bize safran ihraç eden İran bu konuda ciddi yol kat etmiş. Hatta İranlılarsafrana o kadar çok değer verir ki ,bir atasözlerinde' eşek safrandan ne anlar' deyerek safranın önemine dikkat çekerler .İyisi mi biz, safranın da Safranbolu'nun da kıymetini iyi bilelim.

DOĞAL SET

Ben daha çok şehrin hikayelerini paylaşmak istedim, gezilecek diğer yerlerden de kısaca bahsedeyim, dilerim kendi deneyimleriniz ileher bir saatlerce anlatılacak deneyimlere dönüşür sizin için.

- Şehri panoramik göreceğiniz bir tepede yer alan Kent Tarihi Müzesi ve hemen yanında yer alan saat kulesi ve şehirlerin saat kulesi minyatürleri

- Yine ahşap olan ve kentin yaşam kültürünün( Kına, ev düzeni,aile yapısı gib )modeller ilesergilendiği Kaymakamlar MüzeEvi

- Kilit anahtarı Türk demir işçiliğinin nadide örneklerinden olan Cinci Hanı ve Hamamı

- Tarihi Cezaevi , Türk Kahve Müzesi, Tabakhane Müzesi

- İncekaya Su Kemeri ve Adrenalin Seviyenizi arttıracak Kristal Teras

Bu arada yönetmenarkadaşlarımın kulağına fısıldamış olayım, Safranbolu belediye başkanıMimar Elif Köse şehri ön plana çıkaran yapımları destekleyebilecek, vizyoner ve naif bir hanımefendi. Mardin, Kapadokya,Tuz gölü ...çekim yeri olarak yeter artık diyorsanız burası da korunan mimarisiyle ve bu tür çalışmaları destekleyen belediye başkanı ve ekibiyle yeni set mekanınız olabilir. Nitekim şehir her anlamda bir doğal set, dönem film çekimleri, klip çekimleri , moda çekimleri için adeta biçilmiş kaftan. Benden söylemesi…

Aklınızda Bulunsun !

Süha Arın'ın ' Safranbolu'da Zaman' belgeseli Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı'nın katkılarıyla olarak restore edilerek HD olarak izlenime açıldı. Belgesele internetten kolaylıkla erişilebilir.

Safran hasadına yetişmekiçin Safranbolu'ya Kasım ayındagidebilirsiniz.

Esra BAYHAN

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet

Haberler

Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Safranbolu belgesel gibisin! - Haber
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 17.10.2020 22:00:40. #1.15#
title