Sadıkoğlu: ''İslamofobya Antisemitizm gibi suç sayılmalı''

Sadıkoğlu: ''İslamofobya Antisemitizm gibi suç sayılmalı''

İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği(İDSB) Başkanı Necmi Sadıkoğlu, özellikle batı dünyasında yayılmaya başlayan ''İslamofobya''nın Antisemitizm gibi suç sayılması gerektiğni söyledi.

Sadıkoğlu: ''İslamofobya Antisemitizm gibi suç sayılmalı''

İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği(İDSB) Başkanı Necmi Sadıkoğlu, özellikle batı dünyasında yayılmaya başlayan ''İslamofobya''nın Antisemitizm gibi suç sayılması gerektiğni söyledi. İslamofobya'yı terör ve ırkçılıktan beslenen tehlikeli bir ayrımcılık olarak nitelendiren Sadıkoğlu, "Terörü İslam'la özdeş gösterme gayretleri kesinlikle kötü niyetli bir söylemdir ve İslamofobyayı artırmaya dönük karanlık bir propagandanın ürünüdür.'' dedi.

İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) tarafından gerçekleştirilen Uluslararası İslamofobya Konferansı Grand Cevahir Otel'de başladı. 8-9 Aralık 2007 tarihleri arasında devam edecek olan konferansın açılışına İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, İDSB Genel Sekreteri Necmi Sadıkoğlu, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Başkanı Necati Ceylan, Malezya eski Başbakan Yardımcısı Anwar İbrahim, Keşmir eski Cumhurbaşkanı Serdar Muhammed Abdulkayyum Khan, milletvekilleri, akademisyenler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Konferans Kur'an-ı Kerim okunması ile başladı.

Toplantının açılışnda konuşan İDSB Başkanı Necmi Sadıkoğlu,İslamofobya'nın önüne geçebilmek için önemli bir teklifte bulundu. İslamofobya'nın dünya barışına açık bir tehdit olduğunu aktaran İSDB Genel Sekreteri Necmi Sadıkoğlu, İslamofobyanın antisemitizm gibi suç sayılması gerektiğini vurguladı. İslamofobya'yı terör ve ırkçılıktan beslenen tehlikeli bir ayrımcılık olarak nitelendiren Sadıkoğlu, "Terörü İslam'la özdeş gösterme gayretleri kesinlikle kötü niyetli bir söylemdir ve İslamofobyayı artırmaya dönük karanlık bir propagandanın ürünüdür. 'İslami terör', İslamofaşizm gibi tabirlerin kullanılması ise İslam düşmanlığının yaygınlaşmasına yönelik topyekün bir saldırı planının parçasıdır. Cehaletten, kötü niyetli politikalardan, provokatif medya operasyonlarından beslenen İslamofobya ve İslam karşıtlığına karşı hep birlikte mücadele edeceğiz. Bu mücadelenin yolları bu konferansın esas konusu olacaktır. Ama bu ortak mücadelede, özellikle dini liderlerimize, din adamlarımıza, alimlerimize; sivil toplum temsilcilerimize, akademisyenlerimize, siyasilerimize çok önemli görevler düşmektedir."diye konuştu.

- "İSLAMOFOBYA'NIN RESMİYET KAZANMASI BİZİ ENDİŞELENDİRİYOR"-

Konferasın açılışında konuşan İKÖ Genel Sektereri Ekmeleddin İhsanoğlu, İslamofobya'nın artık İslam dünyası için çok tehlikeli bir boyut kazandığını söyledi. Konunun sadece hükümetler tarafından ele alıncak boyutu çoktan aştığını aktaran İhsanoğlu, problemin kökenine inmenin en etkili yolunun sivil toplum örgütlerinin etkin hareket etmesinden geçtiğini dile getirdi. İslamofobya'nın sebebinin ön yargılar ve cehalet olduğunu aktaran İhsanoğlu, geçmişte İslam karşıtı yayınlanan bazı haberlerin kendilerini endişelendirdiğini vurguladı. Kendilerini en çok telaşlandıran şeyin ise İslamofobya'nın resmiyet kazanması olduğunu ifade eden İhsanoğlu, "Bizi daha çok telaşlandıran şeyse, İslamofobya'nın git gide daha hızlı bir hale gelmesi ivme kazanması ve batıda bazı bölgelerde resmiyet kazanmaya başlamasıdır. Başka bir kaygı oluşturan konu ise İslamofobya'nın bir düşünce biçimi olarak kabul edilmesidir. Özgürlüklere saygımız olmasına karşın, insan haklarına saygısı olan ve insan haklarının her şeyin üzerinde tuttuğunu düşünen kişiler dahi, bazı ahlaki değerleri bir yana bırakarak bu şekilde yaklaşabiliyor." diye konuştu.

İslam dünyasının muhatapları ile diyaloğu devam ettirmesi gerekliliğine değinen İhsanoğlu, geçtiğimiz yıl meydana gelen karikatür krizleri hakkında da açıklamada bulundu. Karikatür krizi sonrası batı dünyasında duyulan pişmanlığın önemli ancak yeterli olmadığını vurgulayan İhsanoğlu, artık pişmanlığın ötesinde bu tür saldırıları engelleyecek kanuni düzenlemelerin yapılmasını beklediklerini ifade etti.

İslam'ı yanlış anlayan batının İslam dünyasının ve özellikle İstanbul'un tüm kültürleri, dinleri ve ırkları harmoni halinde taşıyan yapısını değerlendirmesi gerektiğini anlatan İhsanoğlu, batının İslam'ı anlayarak, ön yargılarından kurtulmuş bir şekilde yorumlamasını beklediklerini dile getirdi.

Tarihte Hristiyanlık ve Yahudilik arasında yaşanan ihtilafların barışla çözümlendiğine dikkat çeken İhsanoğlu, İslam ve Hristiyanlığın da barışarak bir araya gelmesini istediklerini vurguladı. İhsanoğlu şunları söyledi: "İslam ve Hristiyanlık arasında bir barışma bir araya gelme istiyoruz. Tarihi bir barışma Hristiyanlık ve Yahudilik arasında gerçekleşmişti daha önce bütün insanların yararına gerçekleşecektir."