Sabancı: "En Büyük Risk Yaklaşan Seçimlerdir"

Sabancı: "En Büyük Risk Yaklaşan Seçimlerdir"

Tüsiad Başkanı Ömer Sabancı, En Büyük Riski Yaklaşan Seçimlerin Oluşturduğunu Belirterek, "Eğer Seçim Ekonomisi Uygulamalarına Geçilir, Kamu Harcamaları Ölçüsüz Biçimde Artarsa Bu, Son Yıllarda Başarı ile Sürdürülen Bütçe Dengelerini Bozar ve Bedeli de Ekonomimiz İçin Çok Ağır Olur" Dedi.

Sabancı:

TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, en büyük riski yaklaşan seçimlerin oluşturduğunu belirterek, ''Eğer seçim ekonomisi uygulamalarına geçilir, kamu harcamaları ölçüsüz biçimde artarsa bu, son yıllarda başarı ile sürdürülen bütçe dengelerini bozar ve bedeli de ekonomimiz için çok ağır olur'' dedi.

Ömer Sabancı, Silivri Sanayici ve İşadamları Derneği'nce Klassis Otel'de verilen iftar yemeğinin ardından, ''Türkiye ekonomisi ve Türkiye AB ilişkileri'' konulu bir konuşma yaptı.

Gelecek dönemde özellikle yurt dışından gelebilecek etkilerin dikkatle izlenmesi gerektiğini söyleyen Sabancı, ekonominin makro dengeleri konusunda rehavete kapılmamak gerektiğini kaydetti.

Ömer Sabancı, ekonominin üretim tarafına yönelik özensiz yaklaşımlara son verilmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Her fırsatta girişimciyi desteklediğini söyleyen bir hükümetin haksız rekabetin önüne geçme konusunda bir hassasiyet içinde olması gerekmez mi? Faaliyetini yasalara karşı saygı içinde yürüten, büyük-küçük, yerli-yabancı yatırımcının karşısında kayıt dışı çalışan, faturasız mal satan, sigortasız eleman çalıştıran, gelirini eksik beyan eden kişi ve kurumların çok daha etkin bir şekilde izlenmesi gerekmez mi?''

AB ile başlatılan üyelik müzakerelerinin son yıllarda uluslararası piyasalarda Türkiye ile ilgili gelecek beklentilerini olumlu etkilediğini, yatırım ve istihdam açısından bu eğilimin devam etmesine ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Sabancı, ''Hal böyleyken AB sürecindeki kısa dönemli tıkanıklıklar karşısında soğukkanlı ve akılcı olmaktan, kendi kendimize çelme takmaktan vazgeçmekten başka seçeneğimiz olmadığı açık'' dedi.

Düşünce özgürlüğü konusunun buna en çarpıcı örnek olduğuna işaret eden Ömer Sabancı, şunları kaydetti:

''TCK'nın 301. maddesinin yeni düzenlemesi ifade özgürlüğü alanında yeni bir açılım sağlama amacını gütmekteydi. Ancak bu amaç gerçekleşmedi. Düşünce suçu davaları ve bu davaları siyasi gösteri sahnesi olarak kullanmak isteyenlerin yarattıkları tablo bir kez daha konunun istismarına imkan sağlayacak malzemeyi Türkiye aleyhtarı lobilerin eline verdi. TCK'nın 301. maddesi başta olmak üzere düşünce ve ifade özgürlüğünü ilgilendiren tüm maddelerin ana gaye ışığında geliştirilmesi gerekmektedir.''

CHP'nin TCK'nın 301. maddesine yaklaşımına da değinen Sabancı, bunun yalnızca hükümetle ilgili bir konu olmadığını, muhalefetin de hükümeti yıpratmak adına giriştiği siyasi manevraları terk etmesi gerektiğini vurguladı.