Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu gündemi değerlendirdi Açıklaması

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu gündemi değerlendirdi Açıklaması

30.09.2020 16:57 | Son Güncelleme: 30.09.2020 18:17
Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu gündemi değerlendirdi Açıklaması

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırılarını üzülerek karşıladıklarını belirterek "Ermenistan'ın kendisini kışkırtan ülkelere itibar ederek saldırı girişimlerine tevessül etmesi, önünde sonunda kendisine zarar verecektir.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırılarını üzülerek karşıladıklarını belirterek "Ermenistan'ın kendisini kışkırtan ülkelere itibar ederek saldırı girişimlerine tevessül etmesi, önünde sonunda kendisine zarar verecektir." dedi.

Karamollaoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırılarını lanetleyen Karamollaoğlu, şöyle konuştu:

"Ermenistan'ın kendisini kışkırtan ülkelere itibar ederek bu girişimlere tevessül etmesi, eninde sonunda kendisine zarar verecek bir girişimdir. Bunu, Ermenistan yöneticilerinin dikkate alması gerektiğine inanıyorum. Ermenistan, içinde bulunduğumuz coğrafyada, Kafkasya'da huzur ve barış istiyorsa bu hususlara dikkat etmelidir. Türk hükümetini de bu konuda Azerbaycan'a verdiği destek için taktir ettik."

Karamollaoğlu, Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırısının sebebinin altında Büyük Orta Doğu Projesi'nin (BOP) yattığına dikkati çekerek "Azerbaycan nerede, BOP nerede demeyelim. Çünkü bu çatışmalar neticede bu bölgedeki ülkeleri birbiriyle kavgalı hale getiriyor. Bizim etrafımız nerdeyse birdenbire ateş çemberiyle daraltıldı." ifadesini kullandı.

"Minsk Grubu uzun zamandır uyuyor"

Minsk Grubu'nun bölgede etkili ve faydalı bir adım atacağını düşündüklerini kaydeden Karamollaoğlu, "Ama ne yazık ki Minsk Grubu uzun zamandır uyuyor. Ne yazık ki bu bölgede problemlerin çözülmesine katkı sağlamadı." dedi.

Karamollaoğlu, Amerika, Rusya ve özellikle Fransa'nın bu konuda daha etkili rol oynayacaklarını fakat onların da Suriye'de, Libya'da, Afganistan ve hatta başka bölgelere uzanan hadiseler karşısında tarafgir davrandıklarını vurguladı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, özellikle Türkiye'de yaşayan Ermenilere karşı Türk halkının çok dikkatli davranması gerektiğine işaret ederek "Buradaki Ermeni vatandaşlar bize emanettir. Ermenistan'daki hadiselerden dolayı onları ne sorgulamak ne de onlara tavır sergilemek doğrudur." diye konuştu.

"İlk hatamız, Amerika'nın Irak'ı işgaline destek vermekti"

Türkiye'nin dış politikada yalnızlaştığını savunan Karamollaoğlu şunları söyledi:

"İlk hatayı yaptık, çorap söküğü gibi geldi. Neydi ilk hatamız? Amerika'nın Irak işgaline destek vermek, Amerikan askerlerine dua etmek. Ondan sonra çorap söküğü gibi geldi. Suriye çıktı, Libya, Yemen çıktı. Bütün İslam ülkeleri birbirine girdi. Mısır'da ihtilal oldu. Yanlış politikalarla Kıbrıs'ı vermeye karar verdi arkadaşlar, Annan Planı'nı destekleyerek. Allah'tan bizim hasımlarımız Rumlar, 'Olmaz böyle şey' dedikleri için şu anda Kuzey Kıbrıs diye bir meselemiz, imkanımız var. ya gitseydi?"

"Kobani olaylarına hükümet 2014'ten beri sessiz kalmış"

Kobani olaylarına ilişkin gözaltı kararlarına da değinen Karamollaoğlu, "Kobani olayları ta 2014'te meydana gelmiş. O günden bugüne seçimler geçmiş. İktidarın gıkı çıkmamış. O gün meydana gelen katliamlara sessiz kalmış. Devlet mekanizmasını çalıştırmamış. Şimdi aradan altı sene geçtikten sonra beraat etmiş insanları toplayıp terör havası estiriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de adalete güven kalmadığını iddia eden Karamollaoğlu, "Anayasa Mahkemesi bile ciddi kararlar alabiliyor. Hükümet de bunu tenkit ediyor. Demek ki Türkiye'de adalet bir temele oturuyor. Bir açıdan bakılınca doğruymuş gibi gözükmesine rağmen, Anayasa Mahkemesinin bu kararlarının hangi mantıkla yorumlandığına bakarsanız, Türkiye'de adalet mekanizmasının doğru çalışmadığını görebilirsiniz." ifadelerini kullandı.

"İktidarda bulunanlar kaosun boyutlarından bihaber"

Ekonominin kontrolden çıktığını söyleyen Karamollaoğlu, bunun en büyük işaretinin ekonomiden sorumlu bakanın doları ve borcu umursamaması olduğunu savundu. Karamollaoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Türkiye bir kaosun içine sürüklendi. Türkiye'de iktidarda bulunanlar bu kaosun boyutlarından bile bihaber. Farkında değiller. İşsizlikten bahsederken sadece rakamlardan konuşuyor. İşsiz demenin bir insanın aç kalması demek olduğu, ailesini geçindirememek olduğu, ayakta durma gücüne sahip olmadığı anlamına geldiğini idrak etmiyor. Sosyal yardım alanların iş bulmak için müracaatta bulunmamalarından dolayı onları işi var kabul ediyor. 2,5 milyon aile. Bir aile 3 kişiden meydana gelse 7 milyon eder. Baktığınız zaman işsizlik fiili olarak 10 milyonun üstünde."

Karamollaoğlu, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) "işsizlik rakamları"na da işaret ederek "TÜİK yalan söylüyor mu, böyle diyemeyiz. Dava etseler, bunu ispatlayacak halimiz yok. Ama şüphe uyandırıyor. Tereddüt doğuruyor." dedi.

Karamollaoğlu, ekonominin düzelmesinin, hükümetin uyguladığı bugünkü ekonomi politikalarının kökten değişmesiyle mümkün olduğunu belirterek "Üretime dönük bir ekonomi politikası uygulayacaklar. Çok basit, çok sade. Hizmete dönük yatırımların bütününü durduracaklar. İsrafı durduracaklar. Üretime dönük olmayan her yatırım şu an israftır." diye konuştu.

"Bir evde üç çocuk varsa, üç televizyon, üç tablet lazım"

Konuşmasında, uzaktan eğitime de değinen Karamollaoğlu, iktidarın geçmişte bina inşa ederek, tablet dağıtarak, sınıflara akıllı tahta koyarak eğitimde bir merhale kat edeceğini zannettiğini söyledi. Dağıtılan tabletlerin yetersiz olduğunu iddia eden Karamollaoğlu şunları söyledi:

"Uzaktan eğitim dediğimiz zaman, evdeki çocukların karşısında mutlaka, dersleri takip edebilecekleri cihazlara ihtiyaç var. Başta televizyon. Hele Milli Eğitim Bakanlığının sitesinden takip etmesi gerekiyorsa ve evde üç ayrı çocuk varsa üç tane televizyon lazım demektir. Bir evde ilk, orta, lisede üç çocuk varsa her birinin ayrı bir tablete ihtiyacı var."

Karamollaoğlu, bazı televizyon kanallarına verilen yayın durdurma cezalarına dikkati çekerek "Sabah programlarında, vatandaşın gözünün içine baka baka en adi, en aşağılık görüntüleri bu millete seyrettirene karşı gıkınız çıkmıyor, Allah'tan korkun." diye konuştu. Bu tür programları, "toplumun çöktüğünün işareti" olarak tanımlayan Karamollaoğlu, Avrupa'da bu programların gösterilmediğini söyledi.

Kaynak: Anadolu Ajansı / Ümmühan Doğan

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title