Rusya'nın Akka'yı Askıya Alma Kararı

Rusya'nın Akka'yı Askıya Alma Kararı

Rusya'nın Avrupa Konvansiyonel Silahlar Anlaşması (Akka) Çerçevesindeki Yükümlülüklerini Askıya Alma Kararı, Rus Siyaset Uzmanları Tarafından Zorunlu ve Yerinde Alınan Bir Karar Olarak Değerlendirildi.

Rusya'nın Akka'yı Askıya Alma Kararı

Rusya'nın Avrupa Konvansiyonel Silahlar Anlaşması (AKKA) çerçevesindeki yükümlülüklerini askıya alma kararı, Rus siyaset uzmanları tarafından zorunlu ve yerinde alınan bir karar olarak değerlendirildi.

Rusya'nın önde gelen siyaset uzmanlarından Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Sergey Oznobişev, Politik ve Askeri Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Aleksandr Şaravin, Avrupa Enstitüsü Güvenlik Şubesi Başkanı Dmitriy Danilov ve Dışişleri Bakanlığı Silahsızlanma ve Güvenlik Şubesi Başkanı Anton Mazur'un katılımıyla RİAN Haber Ajansı'nda düzenlenen basın toplantısında, Rusya'nın AKKA'yı askıya almasının nedenleri ve ortaya çıkacak sonuçlar ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Mazur, AKKA

sözleşmesinin yıllardan beri Rusya tarafından tek taraflı olarak uygulandığını ve NATO'nun bu sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemekle kalmayıp, Rusya'ya baskı yaptığını belirtirken, "Tabii ki bu gidişat Rusya tarafından kabul edilemezdi. Batılı müttefiklerimize bu durumun düzeltilmesi için yeteri kadar şans tanıdık. Ama sözümüzü dinlemediler ve sonunda devlet başkanımız tarafından yerinde bir karar olarak AKKA yükümlülüklerimizin askıya alınması kararı alındı" dedi. Rusya'nın AKKA'yı askıya

alınmasının bu sözleşmeden çıkması anlamına gelmediğini vurgulayan Mazur, "Askıya almakla batıya bir kez daha şans tanıdık. Zira bu sözleşmenin tarihe karışması hiçbir tarafın çıkarlarına uymuyor. NATO'nun bu durumu daha iyi değerlendireceğini ümit ediyoruz" diye konuştu.

NATO'ya sonradan üye olan Baltık Cumhuriyetleri'nin AKKA sözleşmesi dışında tutulmasının, Rusya tarafından kabul edilir bir durum olmadığını belirten Şaravin ise, AKKA sözleşmesinin ABD'nin çıkarlarına hizmet eden politik bir araç haline getirildiğini savundu. Şaravin, "ABD'nin başlıca hedefi, Rusya'nın eski Sovyet Cumhuriyetleri üzerindeki etkisini kırmak ve bu cumhuriyetlerde kendi etki alanını oluşturmaktır" dedi. ABD'nin askeri harcamalarının Rusya'dan 25 kat fazla olduğuna dikkat çeken Aleksandr

ise, "Fakat Rusya da bugün herhangi bir dış saldırıya karşı kendisini savunabilecek güçtedir. Sınırdaş olduğumuz ülkelerle kendi askeri potansiyelimizi kıyasladığımızda, bugün Rusya için herhangi bir dış tehdit unsuru bulunmadığını söyleyebiliriz. Fakat buna rağmen dünyadaki silahlanma yarışı dikkate alındığında, bazı önlemlerimizi almak zorundayız" ifadelerini kullandı.

Rusya'nın AKKA'ya katılımında büyük emeği geçen politikacılardan Oznobişev de, "İmzalanması için 80'li yıllardan beri üzerinde bu kadar emek verdiğimiz sözleşmenin, günümüzde bu hale gelmesi insanın içini acıtıyor. Fakat aldığımız bu sert karar, NATO'nun genişleme politikasına verdiğimiz zorunlu bir yanıttır. NATO üyesi ülkeler bu sözleşmeyi imzalayıp yükümlülüklerini kabul etmediği sürece, Rusya AKKA'ya geri dönmeyecek ve belli bir süre sonra bu sözleşmeden çıkmak zorunda kalacak. AKKA sözleşmesinin

yeniden yaşama kavuşması tamamen NATO'nun alacağı kararlara bağlı. Batılı müttefiklerimizin Rusya'yı suçlama politikası yerine daha akılcı kararlar alacaklarını umut ediyoruz" diye konuştu.

Bilindiği gibi, Sovyetler Birliği ile NATO üyesi batılı ülkeler arasında 19 Kasım 1990 tarihinde imzalanan AKKA anlaşması, özellikle Avrupa kıtasında askeri gerginliğin nabzının düşürülmesi amacını taşıyor.

(AK-OYK-OYK-OK-D)