Rusya'daki Müslümanlar, Ülkenin Sosyal ve Siyasal Hayatında Daha Aktif Rol Alacak

Rusya'daki Müslümanlar, Ülkenin Sosyal ve Siyasal Hayatında Daha Aktif Rol Alacak

Sayıları 20 Milyona Ulaşan ve 2050 Yılında Rus Nüfusunu Yakalayacağı Tahmin Edilen Rusya Müslümanları, Yeni Yüzyıla Girerken Ülkenin Sosyal ve Siyasal Hayatında Daha Aktif Rol Almak İstiyor.

Rusya'daki Müslümanlar, Ülkenin Sosyal ve Siyasal Hayatında Daha Aktif Rol Alacak

Sayıları 20 milyona ulaşan ve 2050 yılında Rus nüfusunu yakalayacağı tahmin edilen Rusya Müslümanları, yeni yüzyıla girerken ülkenin sosyal ve siyasal hayatında daha aktif rol almak istiyor.

Moskova'daki Kosmos Hotel'de bugün faaliyete başlayan 3. Rusya Müslümanları Forumu'nda, Rusya'daki 3 temel dinin ortak yönleri, Müslüman, Hıristiyan ve Yahudiler arasındaki ilişkiler, Rusya'da birlik ve dayanışma açısından İslam'ın vazgeçilmez önemi, Rusya Müslümanlar'ının ülkenin siyasal hayatındaki rolü ve basın ile ilişkileri gibi konular ele alındı. Ebu Hanefi Vakfı ile Kültür ve Bilimsel Programları Destekleme Vakfı'nın ortak teşebbüsü ile düzenlenen foruma, aralarında Rusya Müftüler Konseyi Başkanı

Ravil Gaynutdin, Rusya Cumhurbaşkanı'nın Danışmanı Aleksey Grişin gibi isimlerin de bulunduğu çok sayıda bilim adamı, politikacı, sivil örgüt ve farklı din temsilcileri katıldı. Kur'an-ı Kerim okunuşu ve Tolyatti şehrinde dün sabah meydana gelen terör olayı sırasında hayatını kaybedenler için 1 dakikalık saygı duruşu ile başlayan konferansın açılış konuşmasını yapan Nijegorod Müslümanları Dini İdaresi Başkanı Ömer İdrisov, konferansın 4 Kasım'da kutlanacak Rusya Ulusal Birlik ve Dayanışma Günü öncesinde

yapılmasının tesadüfi olmadığını belirtirken, Rusya'nın birlik ve beraberliğinin Müslümanlar olmadan düşünülemeyeceğini vurguladı.

Daha sonra bir konuşma yapan Gaynutdin ise Rusya'da Müslümanlar'ın Avrupa, ABD, Avustralya gibi batılı ülkelerde yaşayan Müslümanlar'dan farklı olarak göçmen değil, bu ülke topraklarının en eski sakinleri olduğuna dikkat çekti. Gaynutdin, "Yüzyıllardan beri Ortadokslar'la birlikte yaşadık. Tarih boyu ilişkilerimizin hep iyi bir seyir izlediğini söyleyemem. Fakat hep birlikte çağdaş Rusya gibi emsalsiz bir devlet kurduk. Bu ülke coğrafi büyüklüğü ve sosyal yapısı bakımından hiçbir devlete benzemiyor.

Rusya Müslümanları, bu devletin yapılanmasında büyük rol oynadı. Rusya'nın iç ve dış politikasının da ülkedeki İslam faktörüne göre Avrasyacılık prensibi çerçevesinde bir oluşuma girmesi çok doğaldır" dedi. Rusya'da farklı din ve etnik kökenli insanlar arasındaki birlik ve beraberliği kimsenin bozamayacağını vurgulayan Gaynutdin, "Başlıca konusu vatanseverlik olan bugünkü konferans, Rusya Müslümanlar'ını bilim ve teknik yönden de kendilerini geliştirmeye teşvik edeceğine ve Müslümanlar'ın politik, fizik,

biyoloji, kimya gibi tüm çağdaş bilim dallarında aktif çalışmalar yapacaklarına inanıyorum" diye konuştu.

İHA'ya açıklamada bulunan Rusya Müftülüğü Vasilik Komitesi Başkanı ve Adil Rusya Partisi'nden Duma milletvekili adayı Farit Farisov ise, "Rusya Müslümanları yüzyıllardan beri bu ülkenin refahı için çalıştı. Müslümanlar, tarihin farklı dönemlerinde Rusya'nın birlik ve bütünlüğüne karşı savaş açan dış güçlerle savaştı. Maalesef birileri Müslümanları karalamaya ve uluslararası terörizmin temsilcileri gibi göstermeye çalışıyor. Düşmanlarımızın bu hedeflerini boşa çıkaracağız. Bugün Rusya Müslümanları son

500-600 yılın en özgür dönemini yaşamakta.

Müslümanlar'a karşı herhangi bir yasaklama veya baskı sözkonusu değil. Aralık ayında yapılacak Duma seçimlerinde de Müslümanlar'ın çok aktif rol alacaklarına inanıyorum. Federasyon Konseyi Başkanı Sergey Mironov rehberliğindeki Adil Rusya Partisi, ülkemizde şimdiye kadar Müslümanlar'ın problemlerine yeterince dikkat edilmediğini açıkça beyan ederek, bu durumu düzeltmek için çalışacağını açıkladı. Ben de bu nedenle Adil Rusya Partisi'nden Duma'ya aday olmaya karar verdim. Şimdiye kadar söylenmekte olan

'Müslümanlar olmadan Rusya' sloganları artık geride kaldı. Ortadokslar olmadan Rusya olamayacağı gibi, Müslümanlar olmadan da Rusya olamaz. En adil olanı da budur. Güç ise adalettedir" şeklinde konuştu.

Rusya'nın ünlü siyasetçisi, Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi, Rusya İslam Konferansı Örgütü Temsilcisi ve İslam Kültürünü Koruma ve Destekleme Vakfı Vasilik Komitesi Başkanı Veniamin Popov da, "2023 yılında dünya Müslümanları sayısının Hıristiyanlar'dan fazla olacağı tahmin ediliyor. Rusya'da da mevcut demografik durum değişmezse, 2050 yılında Müslüman ve Hıristiyan nüfusu eşitlenmiş olacak. Tüm bunları artık kabullenmemiz gerekiyor. İslam dininin dünya ve Rusya medeniyetine katkısı çok büyüktür. Rusya'da

İslam, yeniden canlanma sürecindedir. Son 15 yılda ülkemizdeki cami sayısı 700'den 8 bine çıktı. Ülkemizde farklı inançlar arasında birlik ve beraberliği korumak için dinler arasında ortak yönlere önem verilmesi gerekiyor. Bugünkü konferansta da bunu özellikle dile getirmeye çalıştım" dedi.

Bu arada, 3 gün boyunca çok sayıda İslami kitabın tanıtımı ve sergilerle devam edecek konferansın, Özbekistan'ın ünlü Yalla Grubu ve Türkiye'den Ömer Faruk Tekbilek'in konseri ile 4 Kasım'da sona ereceği bildirildi.

(AK-OYK-OYK-OK-D)