Rulet Operasyonu Zanlıları, Suçlamaları Kabul Etmedi

Rulet Operasyonu Zanlıları, Suçlamaları Kabul Etmedi

Rulet Operasyonu Kapsamında Gözaltına Alınan Zanlılar, Savcılıkta Verdikleri İfadelerinde Haklarındaki Suçlamaları Kabul Etmedi. Eski Emniyet Müdürü Yusuf İlhan, Evinde Yapılan Aramada Ele Geçirilen El Bombasının İçinin Boş Olduğunu ve Eski Bir Başkomiser Arkadaşının Küçük Çocuğuna Hediye Amacıyla Verdiğini Söyledi.

Rulet Operasyonu Zanlıları, Suçlamaları Kabul Etmedi

Rulet Operasyonu kapsamında gözaltına alınan zanlılar, savcılıkta verdikleri ifadelerinde haklarındaki suçlamaları kabul etmedi. Eski emniyet müdürü Yusuf İlhan, evinde yapılan aramada ele geçirilen el bombasının içinin boş olduğunu ve eski bir başkomiser arkadaşının küçük çocuğuna hediye amacıyla verdiğini söyledi.

Eski emniyet müdürü Yusuf İlhan, emniyet ve savcılıkta verdiği ifadesinde, Erol Evcil davasında kısa bir süre tutuklu kaldığı cezaevinde Yaşar Öz ile aynı koğuşta kaldığını ve kendisiyle burada tanıştığını söyledi. Herhangi bir suç örgütüne üye olmadığını ifadesinde belirten İlhan, emekli emniyet müdürü olduğunu ve emekli maaşı ile geçindiğini belirtti. 1995 yılında emekli olduktan sonra Erol Evcil ile birlikte Bursa'da tekstil işine girdiğini belirten İlhan, yaklaşık 2.5 yıl birlikte iş yaptıklarını,

1998 yılında ortaklıktan ayrıldıktan sonra başka bir iş yapmadığını savundu.

"YAŞAR ÖZ'Ü MAFYA OLARAK BASINDAN TANIDIM"

Yaşar Öz'ün mafya olarak tanındığını medyadan öğrendiğini belirten İlhan, kendisinin böyle bir tespitinin olmadığını herhangi bir örgüt içerisinde de yer almadığını, eyleme katılmadığını söyledi. Yaşar Öz'ün Kıbrıs'tan sınır dışı edilmesinin ardından Bursa'da tekstil işleri yapan Fehmi Çelikkanat ile birlikte, 'geçmiş olsun' demek için İstanbul'a yanına gittiklerini söyleyen İlhan, "Ben, Öz'e 'geçmiş olsun' dileklerinde bulundum. Konuşma sırasında Kıbrıs'daki işleriyle Bursalı bir avukatın ilgilendiğini

söyledi. Bunun üzerine Çelikkanat'ın işyerinin icra yolu ile satışa çıkarıldığını ve iyi bir avukata ihtiyacı olduğunu söyledi. Öz, avukatının telefonunu ona verdi. Daha sonra bu olayın çözümü ile Yaşar Öz'ün avukatının ilgilendiğini duydum. Öz'ün olaya direkt olarak müdahale edip etmediğini bilmiyorum" dedi. Fehmi Çelikkanat'ın konusu ile ilgili olarak Yaşar Öz'ün Bursa'da nakliye işleri yapan bir şahısla Gemlik'te bir görüşme yaptığını, Öz'ün bu görüşmeye kendisini de çağırdığını söyleyen İlhan, "Yapılan

görüşmeden sonra ben oradan ayrıldım. Olayın neticesi ne oldu, bilmiyorum. Bu konu ile ilgili mahkemenin sürdüğünü biliyorum. Bu olaylarda herhangi bir maddi menfaatim yoktur. Yaşar Öz arkadaşım olduğu için bu görüşmeye katıldım" dedi.

Bursa'daki evinde yapılan aramada ele geçirilen el bombasının içinin boş olduğunu, eski bir başkomiser arkadaşının küçük çocuğuna hediye amacıyla verdiğini söyleyen İlhan, evdeki mermilerin de memurluğu döneminden kaldığını belirtti.

"SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM"

Çete lideri olduğu iddia edilen Yaşar Öz'ün de savcılıkta kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediği öğrenildi. Yaşar Öz'ün, Hüseyin G.'nin hisselerini 60 bin dolar para karşılığında konusuyla ilgili Yaşar Öz, "Hüsetin G.'nin üçte birlik hissesi vardı. Barda müşterilere sarkıntılık yapıyordu. Ben kendisini uyardım, yaptığının yanlış olduğunu belirttim, 'ya kendi hisseni bana sat, ya da ben sana satayım' deyince o da hissesini bana sattı. Hissesini 60 bin dolara aldım. Ödemelerim ortadadır.

Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

"YAŞAR ÖZ'E TALİMAT VERMEDİM"

Zonguldak Barosu avukatlarından Yalçın Keleş, Cumhuriyet Savcısı'na verdiği ifadesinde, Yaşar Öz'e KKTC'de kumarhane açması için 2 milyon dolar borç verdiği iddialarını reddetti. Karadeniz Ereğli ilçesinde bir benzin istasyonu olduğunu, yerel radyo ve televizyon sahibi olduğunu da belirten Yalçın Keleş, avukatlık belgesi olmasına rağmen hiç avukatlık yapmadığını ifade etti. Hayatı boyunca düzgün yaşadığını ve çeteyle, mafyayla hiçbir zaman işi olmadığını söyleyen Keleş, Yaşar Öz'e, benzinlik sahibi Adem

M.'nin öldürülmesinin talimatını verdiği yönündeki iddialara cevap verdi. Keleş, "Osman A. beni aradı. Kendisi 3-4 sene önce de benim benzinliğin bulunduğu bölgenin sorumluluk sahibiydi. Kendisini oradan tanırım. Osman A. beni aradı ve kendi sahasındaki benzinliği bulunan bir şahsın benzinliğinin intifalı olması nedeniyle sorun yaşadığını söyledi. Benzinlik sabinin kendisini rahatsız ettiğini söyledi. Hatta benzinlik sahibinin kendisine sürekli küfür ettiğini söyleyerek benden yardımcı olmamı istedi.

Kendisine, 'savcılığa müracaat et' dedim. O da, 'ancak bunlar belalı adamlar, savcılığa gidersem daha fazla üzerime gelirler' dedi. Ben de bunun üzerine 'Yaşar Öz Düzcelidir. Düzceliler vasıtasıyla ricacı olursa benzinlik sahibi tehditlerinden vazgeçebilir' şeklinde sözler söyledim" dedi. Saha müdürünün sorununu Yaşar Öz'e anlattığını belirten Yalçın Keleş, Yaşar Öz'ün adamları ile bu konular hakkında görüşmediğini ileri sürdü. Sorun yaşayan şahısları barıştırmak istediği için bu işe giriştiğini öne süren

Yalçın Keleş'e, Yaşar Öz ile yaptığı telefon görüşmelerinde olayları anlattığını, kesinlikle 'vur-kır' şeklinde sözler sarf etmediğini belirtti. Keleş, daha sonra benzinlik sahibi Adem M. ile Yaşar Öz ve adamları arasında neler yaşandığını bilmediğini ifade etti.

Yaşar Öz ile yaptığı telefon görüşmelerinde kimsenin öldürülmesi için talimat vermediğini ifade eden Keleş, Yaşar Öz'ü 30 yıldır tanıdığını ve kapı komşusu olduğunu söyledi.

Orhan Dursun da ifadesinde, 'Abdulcabbar Kibaroğlu, mahalleden komşumdur. Bir süre üzerime kayıtlı cep telefonunu kullandı. Daha sonra, Yaşar Öz ile kumar işine bulaştığını öğrendim. Bu nedenle 2.5 yıldır görüşmüyordum. 6 Ağustos'ta oğlu evime gelip, babasının çok sarhoş olduğunu ve Akmerkez'e gitmek istediğini söyledi. İstemeyerek onu kendi otomobili ile Akmerkez'e götürdüm. Yolda eski emniyet müdürü Mustafa Cankurt'u da otomobile aldık. Yerleşim bölümünün 9. katına çıktık. İçerisi kalabalık ve içki

ortamı vardı. Bizi ayrı bir odaya aldılar. Bir süre sonra Mustafa Cankurt da içeriye gitti. İçeriden 3-4 el silah sesi geldi. Ortalık sakinleşince, asansörle aşağıya indim. Abdulcabbar Kibaroğlu dışarıya çıkmadı. Bu sırada 3-4 kişi bir otomobille uzaklaştı. Daha sonra ben de Erhan ile birlikte, bacağından kurşunlanan Abdulcabbar Kibaroğlu'nu hastaneye götürüldüğü sırada gözaltına alındığını öğrendim" dedi.

(YM-CİN-OK-Y)