'Rock'n Roll Yaşıyorum'

'Rock'n Roll Yaşıyorum'

En İyi Kadın Oyuncu Dalında Aday Olan Demet Evgar, Verdiği Röportajda Yeni Oyununu ve Yaşam Tarzını Anlattı.

'Rock'n Roll Yaşıyorum'

EN İYİ KADIN OYUNCU DALINDA ADAY OLAN DEMET EVGAR, VERDİĞİ RÖPORTAJDA YENİ OYUNUNU VE YAŞAM TARZINI ANLATTI.

Korku, gerilim ve komedi dolu bir casusluk öyküsünün anlatıldığı '39 Basamak' adlı tiyatro oyununda üç farklı karakteri canlandıran ve Afife Jale Tiyatro Ödülleri'nde En İyi Kadın Oyuncu dalında aday olan Demet Evgar, Kelebek'e konuştu. Rock'n Roll bir hayat yaşadığını belirten Evgar, beste yapıp söz yazdığını ve henüz bir zaman belirlemese de albüm fikrine sıcak baktığını açıkladı.

Korku, gerilim ve komedi yüklü bir casusluk öyküsünün anlatıldığı '39 Basamak' adlı tiyatro oyununda üç farklı karakteri canlandıran Demet Evgar, bu oyunla Afife Jale Tiyatro Ödülleri'nde En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterildi. Rock'n roll bir hayat yaşadığını belirten Evgar, albüm yapma fikrine de sıcak baktığını açıkladı.

Alfred Hitchcock'un 1953'te perdeye taşıdığı '39 Basamak'ın tiyatro oyununda yer alıyorsunuz. Oyundan biraz bahseder misiniz?

- '39 Basamak', John Buchan'nın romanından Patrick Barlow'un sahneye uyarladığı bir oyun. 1930'lu yılların Londra'sında Richard Hannay, can sıkıntısını dağıtmak üzere bir tiyatroya gider. Müzikholde ajan Annabella Schmidt'le tanışır. O geccenin sonunda Anabella evinde öldürülür, böylece Hannay de kendini bir serüvenin içinde bulur. Hiç macerayı sırtlanacak bir cesareti ve karizması olmayan Hannay'in böyle bir durumun içerisinde bulunması haliyle çok komik. Hakan Gerçek, Bülent Şakrak ve Okan Yalabık ile birlikte dört kişi sahnedeyiz.

Karşımıza üç farklı karakterle geliyorsunuz. Bunlar nasıl roller?

- İlki ajan Annabella Schmidt, İngiltere hükümeti adına çalışıyor ve yurtdışına gizli belgeleri çıkaracak adamların peşine düşüyor ama ölüyor. İkincisi Margaret. Kendi halinde, evli bir kadın. Üçüncüsü ise Pamela. Oyuna gelenler karakterleri yakından tanıma fırsatı bulacaklar.

Bu oyunda üç, 'Anna Karenina'da iki, 'Beyza'nın Kadınları'nda dört kişiyi birden canlandırıyordunuz. Çok kişikli karakterler oynamak daha mı zor bir oyuncu için?

- Her karakter kendi içinde müthiş bir dehlize sahiptir ve daha sade şeyleri oynamak, daha fazla çalışma gerektirebilir. 'Tek karakter oynamak kolay, çok karakter oynamak daha zor' denilemez.

Oyunda müthiş bir aksiyon var. Nasıl yetişiyorsunuz?

- Bir dakika oturmuyoruz, tabii sahne arkasındaki büyük ekip de öyle. Kenter Tiyatrosu'nun sahne arkası dar olduğu için dar alanda kısa kısa paslaşıyoruz. Yaklaşık 1 buçuk-2 aylık bir çalışma süresi geçirdik. Hakan Gerçek ile ikinci, yönetmenimiz Mehmet Birkiye ile üçüncü oyunumuz. Hatta dördüncü, çünkü Müşfik Kenter'in yönettiği oyunda Mehmet Birkiye ile oynamıştık.

MÜZİK ÜZERİNDE ÇOK ÇALIŞIYORUM

Sezona 13. Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri Yılın En İyi Kadın Oyuncusu adaylığı ile başladınız... Afife Jale Tiyatro Ödülleri'nde de En İyi Kadın Oyuncu dalında adaysınız...

- Önüme gelmeden ödüle kendimi hazırlamıyorum. Kimin hakkıysa, kimin zamanıysa ona gider. Ödül öncesinde konuşmanın bir anlamı yoktur. Sadri Alışık'tan adaylık geldi, geçen sene almıştım. Ondan önceki Afife Jale'de En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü çıkıp alamamıştım. Bu durum içimde kaldı çünkü başka bir oyunum vardı. Ama artık tüm ödül törenlerine gidiyorum. Alacak mıyım, orada göreceğiz.

Peki hayatınızda dizi filmler nasıl bir öncelikte?

- Elimden geldiğince doğru porjelerde olmaya çalışıyorum. Şu anda piyasadaki dizi sayısı kadar yönetmen olduğunu sanmıyorum. Bu kadar oyuncu da yok. Gelen teklifleri iyi değerlendirmek gerekiyor, çünkü beyin ufaltan şeyler de geliyor. Bir şekilde Türkiye'de tiyatro yapmaya çalışırken, o tarz işlerle kendi bindiğim dalı da kesmiş olurum.

Yeni sezonda bir dizide görecek miyiz sizi?

- Eylül ayında başlayacak birkaç dizi projesi ve bir de film var. Ama zamanı gelmeden açıklamak yersiz olur.

Rock Müzikalleri'nden tanıdığınız Tuluğ Tırpan'la çalıştığınızı duydum. Yoksa bir albüm hazırlığı mı var?

- Bu aralar müzik üzerinde bayağı çalışıyorum. Tuluğ'la da, Rock Müzikalleri sırasında tanıştığımız arkadaşlarımla da stüdyoda çalışıyoruz, kayıtlar yapıyoruz. Zaten var olan şeyler iyice ayyuka çıktı. Eskiden yazdığım sözleri, besteleri toparlamaya başladım. Bununla mesai harcamaktan mutluluk duyuyorum.

Nasıl besteler sözler çıkıyor sizden?

- Aslında rock'n roll yaşayan biriyim. Bu aralar eve piyano almayı düşünüyorum. Nasıl bir şeyler anlatmak istediğimi belirtmek için bir enstrüman çalmam gerekiyor. Rock tarzında bir söylemim var. Söylerken rock'n roll bir hava ister istemez oluyor bende. Şarkı söylemeyi, stüdyoda olmayı, söz yazmayı ve beste yapmayı seviyorum ama bakalım benden ne tarz bir şey çıkacak... Belki bu yaza albüm olur, belki iki sene sonra.

Boş durmayı sevmem

Bazen hiperaktifliğe varacak kadar enerjik görünüyorsunuz. Yerinde duramayan insanlardan mısınız?

- Enerjimi bir yerlere aktarmam, kanalize etmem; bir şeyler yapmam lazım. Evet, boş duramayanlardanım galiba. Bir şeylerle uğraşmadığım zaman kendimi patlayacak gibi hissediyorum. Hatta kendimi uykuya verip bunalıma girerim herhalde. Yaşın da getirdiği bir durum var. Eskiden vapura falan binemezdim, arkadan ittiresim gelirdi. Bir yerde panik atağa varan bir durumum vardı. Evde sakinimdir ama hareketli bir yapım var. Gün içinde sporumu saatlerce yapmam, yürümem ve terimi atmam lazım. Etrafıma ve kendime sarmamak için yorulmam lazım.

Hayko'yla sıkı dostuz

Hayko Cepkin ile birlikte olduğunuz söyleniyor. Böyle bir ilişki var mı?

- Hayır, yazıldığı gibi bir şey yoktu. Gerçekten kopmayacak bir bağ yakaladık Hayko ile, çok kalbî bir durum var ortada, birbirimizi çok seviyoruz. Çıkan haberlerden sonra, o haberin konusunu bile açmadık mesela. Hayko şu an çok uzun bir turnede. Bir kadın ve bir erkeğin dost olmaları kolay anlaşılmayabilir, ama biz bunu becerebiliyoruz. Bundan sonra da bir arada çok görebilirler bizi. Çünkü biz birbirimizi görmekten zevk alan insanlarız. Bu zamanda böyle kalbî şeyler bulmak zor oluyor. İnsanlar anlayamadıkları şeyleri kendilerine göre yorumluyor. Biz, başımızı birbirimizin omzuna yaslayabilecek kadar sıkı dostuz. Bu tip şeylerden dolayı bu arkadaşlığa ve dostluğa leke getirtmeyiz.

Ogün Sanlısoy'un klibinde zevkle oynadım

Ogün Sanlısoy'un 'Korkma' şarkısının henüz yayınlanmayan klibinde yer aldınız? Çekimler nasıl geçti?

- Ogün ve Hayko Cepkin benim galama gelmişlerdi. 'Korkma' albümü Ogün'ün ilk albümü. Albümde Hayko da klavye çalmış. Sonrasında Hayko'nun sevdiği bir parça olduğu için düzenlemesini o yapmış ve albüme koymuşlar. Galada Ogün, 'Korkma şarkısına bir klip çekmek istiyorum, hadi gelin' dedi. O parçaya bayılıyorum ve seve seve gittim. Kısa film tadında oldu. Sete girerken günlük güneşlikti hava ama setten çıktığımızda her yer kardı. Orada da yine değişik bir kadın var. İki tane de kabus. Biri Ogün diğeri ise Hayko. Onlar bana şarkıyı sanki kafamın içindeymiş gibi söylüyorlar. Onları görmüyorum ama hissediyorum. Dış mekanlarda da çekimler yaptık. Ateşin üstünde atlama sahneleri falan vardı. Sonra biz o ateşin üzerinde sucuk ekmek yaptık.

Kelebek-Sinem Vural