Radikal Muhabiri Saymaz'dan "Mail" Açıklaması
Haberler » Güncel » Radikal Muhabiri Saymaz'dan "Mail" Açıklaması - Haber

Radikal Muhabiri Saymaz'dan "Mail" Açıklaması

" Sayın İçişleri Bakanımız da, soruşturma başlatıldığını ifade edince, bu sabah yeni bir açıklamayla üçüncü kez görüş değiştirdi."

Radikal Muhabiri Saymaz'dan

" Sayın İçişleri Bakanımız da, soruşturma başlatıldığını ifade edince, bu sabah yeni bir açıklamayla üçüncü kez görüş değiştirdi. Bu kez de Vali Tuna, 'Maili ben gönderdim, tehdit değil, sitem içerikliydi'. 'Oğlum İsmail' dediği bana, 'İsmail Saymaz Bey' diye hitap ederek, 'Onun da bu maili kamuoyuyla paylaşmasını yadırgadım, manidar buldum' şeklinde bir açıklama daha yaptı"

" Bana mail atmasından daha çok, bir valinin bir gün içerisinde üç defa beyanını değiştirmesi, üstelik bunun da gencecik bir çocuğun ölümüne ilişkin bir tartışma üzerinden gelişmesi bence Eskişehir'de yaşayan yurttaşların hem yaşam standardıyla, hem yaşam güvencesiyle ilgili bir problem oluştuğunu ortaya koyuyor"

"Eskişehir Valisi'nin gösterdiği tavır, bu olaya karışmış kamu görevlileriyle ilgili işlem yapmaktan çok, bu olayı soruşturan gazetecinin kendisini sınırlama girişimidir"

Haber: Dilhun GENÇDAL - Kamera: İSTANBUL - DHA

Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna'nın, kendisine gönderdiği mail ve söz konusu maile kadar olan süreci anlatan Radikal Gazetesi muhabiri İsmail Saymaz, "Ali İsmail Korkmaz, 2 Haziran'da dövülmüştü, yoğun bakıma girmişti, 10 Temmuz'da hayatını kaybetti. Ben de 11 Temmuz'dan itibaren haberler yapmaya başlamıştım. Mesela o ilk günlerde vakayı gören bir tanığın anlatımını yazmıştım. Sonra kendine ait görüntülerin silindiği ortaya çıkan otel sahibiyle röportaj yapmıştım. O otelin silinmiş de olsa, arta kalan görüntülerini bulmuş, bir kaç polis ve sivilin bir genci dövdüğüne dair görüntüleri yayınlamıştım. Sonra Vali Tuna ile özel röportaj yapmıştım. Çünkü Vali Tuna, o tarihte CNN Türk'te yaptığı açıklamada, 'bunlar, birbirlerini dövüp, polisin üstüne atma gibi bir halle gösterebilirler' mealinde bir şey söylemişti. Ben de bunu sormuştum. O tarihte 'Ya ben onu Eskişehir için söylemedim, İstanbul'u kastettim' diye tevil etmişti görüşünü. Ben bunu yazmıştım. Zaman içerisinde ben, bir dolu şey yazdım Eskişehirle ilgili. Ali İsmail Korkmaz'ın ölümünden önce son alınan ifadesini yazdım, sonra dövüldüğü anın resmini buldum, sonra kendi görüntüsünü buldum. 50-60 tane yapmışımdır. Sayın Vali, bu döneme kadar aslında hiç itiraz etmedi. Hiç bir haberimin tek bir harfine dahi itiraz etmedi, tekzip göndemedi, hiç bir yasal yol kullanmadı, yalanlama yapmadı. Ta ki, Ali İsmail Korkmaz davasının güvenlik gerekçesiyle Eskişehir dışına gönderilmesine ilişkin mahkemenin sorusu üzerine yazdığı yanıtı ben haberleştirince bu mesele çıktı" diye konuştu.

BUNUN VALİ'YE AİT OLMAYABİLECEĞİNİ DÜŞÜNDÜM

Ali İsmail Korkmaz davasının güvenlik gerekçesiyle Eskişehir dışına gönderilmesine ilişkin Vali Güngör Azim Tuna'nın mahkemeye yazdığı yazıda, "Ali İsmail Korkmaz'ın gösteride yaralandığı iddiasıyla öldüğü" yönündeki ifadesi sonucu, "Eskişehir Valisi, Ali İsmail'in hala nasıl öldüğünü bilmiyor" diye bir haber yaptığını anlatan Saymaz, "Bunun üzerine 2 Eylül akşamı saat 03.56'da bana 'Oğlum İsmail yine rahat durmuyorsun' diye başlayıp, hakaretamiz ifadelerle devam edip,son bulan bir e-mail gönderdi. Aslında benim onunla böyle bir irtibatım, bir kez röportaj yapmak dışında bir hukukum da yok. Olsa dahi, hiçbir haber kaynağım ve hiçbir kamu görevlisi bana böyle hitap edemez zaten. Çünkü ben hiçbir kamu görevlisine böyle hitap etmiyorum. Gazetecilik mesafesi dışında hareket etmesine de izin vermem. Dolayısıyla ben zaten bu avam dille yazıldığı için önce işkillendim ve bunun Vali'ye ait olmayabileceğini düşündüm, tereddüt ettim. Maili okumamla, onu haberleştirmem arasında zaten 2-3 saat fark var" dedi.

VALİ'DEN ÜÇ AYRI BEYAN

Saymaz, söz konusu mail kendisine iletildikten sonra bir süre mailin Vali Tuna tarafından yazılıp yazılmadığını teyit etmeye çalıştığını kaydederek, "Önce maili kontrol ettim, bana gelen maildeki hesapla, Eskişehir Valisi'nin resmi hesabı aynı mı diye, aynı çıktı. Yine ikna olmadım. Bunun üzerine Sayın Vali'ye ulaşmaya çalıştım. Vali'nin korumasına ulaştım, Tataristan'daydı. 'Bunu Vali Bey mi göndedi?' dedim, 'Evet Vali Bey gönderdi' dedi. İlk görüşmeden sonra ikna olmadım bir daha aradım, acaba yanlış mı anladım diye. Tekrar, 'Evet böyle' deyince, bunun üzerine haberleştirdim. Ben, haberimi doğrulayıp, yayınladıktan sonra Hürriyet Gazetesi, Vali Bey'e ulaştı. Vali Bey'ye, 'Bu maili siz mi gönderdiniz?' diye sordular. Vali Bey'in yanıtı şu oldu; 'Mail benim hesabımdan gönderildi. Fakat o maili ben yazmadım. Ama içeriğinin bir bölümüne katılıyorum' şeklinde kısmi doğrulayan bir beyanda bulundu. Fakat anladığım kadarıyla bunun gayriciddi olduğu ortaya çıkınca ve kamuoyunda bir baskı oluşunca, öte yandan Sayın İçişleri Bakanımız da, soruşturma başlatıldığını ifade edince, bu sabah yeni bir açıklamayla üçüncü kez görüş değiştirdi. Bu kez de Vali Tuna, 'Maili ben gönderdim, tehdit değil, sitem içerikliydi'. 'Oğlum İsmail' dediği bana, 'İsmail Saymaz Bey' diye hitap ederek, 'Onun da bu maili kamuoyuyla paylaşmasını yadırgadım, manidar buldum' şeklinde bir açıklama daha yaptı. Bana mail atmasından daha çok bir valinin bir gün içerisinde üç defa beyanını değiştirmesi, üstelik bunun da gencecik bir çocuğun ölümüne ilişkin bir tartışma üzerinden gelişmesi bence Eskişehir'de yaşayan yurttaşların hem yaşam standardıyla, hem yaşam güvencesiyle ilgili bir problem oluştuğunu ortaya koyuyor. Eskişehir'de yaşayan bir yurttaş nasıl güvenebilir, güven içerisinde yaşadığına nasıl ikna olabilir bu saatten sonra diye düşünüyorum" diye konuştu.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NA ŞİKAYETİMİ İLETTİM

Radikal Gazetesi avukatlarının, Vali Tuna hakkında hakaret iddiasyıla suç duyurusunda bulunmaya hazırlandıklarını aktaran Saymaz, "Ben de, İçişleri Bakanlığı'na şikayetimi ilettim. Çünkü, hiçbir gazeteci, hiçbir kamu görevlisinin, elbette ki muhalifi değildir, ama doğal olarak onun basın propaganda birimi mensubu değildir. Gazetecilerin, kendi mesleklerini icra ederken sınırlarını belirleyecek olan da idari görevliler değildir. Gazeteci, eğer onun ilgilendiği haberin kapsamına giriyorsa, ilgili kamu görevlisinin kendisinin hayatını da, meslek hayatını da didikler. Dolayısıyla benim yapacağım haberin ve soracağım sorunun miktarını ne Eskişehir Valisi, ne bir başka kamu görevlisi belirleyebilir. Eskişehir Valisi'nin gösterdiği tavır, bu olaya karışmış kamu görevlileriyle ilgili işlem yapmaktan çok, bu olayı soruşturan gazetecinin kendisini sınırlama girişimidir. Dolayısıyla bunun bir başka ilde, bir başka kamu görevlisine örnek oluşturmasını istemem. Bu aynı zamanda Türkiye'nin ulaştığı demokrasi standardının ve ulaştığı gazetecilik standardının çok gerisinde" dedi.

Kaynak: DHA