Prim Haberleri

Prim haber, Prim son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Prim - 02.11.2006
Unakıtan : Kayıt Dışını Önlesek, Yabancı Desteğe İhtiyaç Duymayız
İSTANBUL - (DHA) - Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, kayıt dışılığın önlenmesi halinde Türkiye`nin finansal açıdan hiçbir yabancı desteğe ihtiyacı kalmayacağını, kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması için tüm tedbirleri aldıklarını söyledi. Gelir İdaresi Başkanlığı ve Okan Üniversitesi tarafından düzenlenen, ¨Kayıtlı Ekonomiye Geçiş¨ konulu uluslararası sempozyumun açılışında konuşan Unakıtan, kayıt dışının Türkiye`nin en önemli konusu olduğunu, bunun Türkiye`nin geleceği, çağdaşlaşması için büyük önemi bulunduğunu ifade ederek, bu konunun AB sürecinde halledilmesi gereken en önemli problem olduğunu kaydetti. TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, IMF Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp ve maliye bürokratlarının da katıldığı sempozyumda konuşan Unakıtan, Türkiye`nin son 50 yıldaki en büyük projesinin AB`ye katılım olduğunu ifade ederek, ¨AB`ye katılım için kayıtlı ekonomiye geçiş şart. AB`ye katılsak da katılmasak da bu bize lazım. Bizim bu konuda gelişmiş ülkelerdeki hedeflere varmamız gerekiyor. Bu hedeflere vardığımız zaman, hiç kimsenin yardımına, hiçbir mali desteğe ihtiyaç olmayacak. Çünkü Türkiye kendi potansiyelini ortaya koyacak¨ diye konuştu. Unakıtan, kayıt dışı ekonominin kamu dengesi ve özel kesim dengesini olumsuz etkilediğini ifade ederek, gereken vergilerin toplanmaması halinde bütçenin zorunlu harcamaları nedeniyle açık verdiğini, açığın da borç almakla giderildiğini vurguladı. Ülkenin mali dengesi bozulduğu zaman risklerin de arttığını söyleyen Maliye Bakanı, ¨Eskiden günlük borç alıp harcama yaptığımız günler oldu. Toplanan vergiler ödenen faizlere yetmez oldu. Bunun nedeni kayıt dışılıktan dolayı toplanamayan vergilerdir¨ diye konuştu. ¨EĞER EVLATLARIMIZA İYİ BİR TÜRKİYE TESLİM ETMEK İSTİYORSAK, EVLATLARIMIZI SEVİYORSAK KAYIT DIŞI EKONOMİYLE EL BİRLİĞİYLE MÜCADELE ETMEMİZ LAZIM¨ Maliye Bakanı Unakıtan, 2006 yılı sonunda, faizlerin vergi gelirlerine oranının yüzde 35`e düştüğünü, yüzde 105`lerden bu seviyeye gelindiğini ifade etti. Bakan Unakıtan, bu yapının değiştirilmesinin ancak mali disiplin ile mümkün olabildiğini, uzun vadede mali disiplinin sonuç yaratabilmesinin kamunun gelir kaynaklarının sağlam ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasıyla mümkün olduğunu kaydetti. TOBB ve TÜSİAD`ın kayıt dışıyla mücadeleyi desteklediklerini belirten bakan, ¨Ancak bu kayıt dışını yapanlar da onların üyeleri oluyor biraz. O bakımdan kendilerine çok iş düşüyor¨ dedi. Kayıt dışında çalışan bir işletmenin gelişmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Unakıtan, ¨Güdük kalacaklar, hatta işler kötü giderse şirketi kapatmakla her zaman karşı karşıya kalacaklar¨ diye konuştu. Vatandaşların özellikle fiş alma konusundaki şikayetlerini ¨Alo Maliye¨ hattına bildirebileceğini kaydeden Unakıtan, ¨Huzurlarınızda tüm Türk milletine sesleniyorum. Bu kayıt dışıyla mücadelede hepimize düşen bir görev. Eğer evlatlarımıza iyi bir Türkiye teslim etmek istiyorsak, evlatlarımızı seviyorsak kayıt dışı ekonomiyle el birliğiyle mücadele etmemiz lazım. Geldiğimden bu yana bunu söylüyorum. Giderken de son sözüm bu olacak¨ diye konuştu. HİSARCIKLIOĞLU : ¨KAYIT DIŞILIKTAN EN ÇOK RAHATSIZ OLANLAR TÜRK ÖZEL SEKTÖRÜDÜR¨ TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da, kayıt dışılığın verimi azalttığını, kamu için vergi tahsilatının miktarı ile ilgili olduğunu kaydederek, ¨Bizim için kayıt dışılık haksız rekabete karşı ayakta kalma mücadelesi demektir. Bu yüzden kayıt dışılıktan en çok rahatsız olanlar Türk özel sektörüdür¨ dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: Kayıt dışılığı önlemenin yolu yalnızca devletin vergi gelirlerini artırmak olmamalıdır. Sağlıklı bir ekonomik büyüme, kayıtlı ekonominin büyümesi ile doğru orantılıdır. Ne yazık ki kamu idaremiz kendi harcamalarında tasarruf yerine işin kolayına kaçmaktadır.¨ TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı ise Türkiye`nin kayıt dışılık nedeniyle ¨İş yapma kolaylığı¨ açısından dünyada 91`inci sırada olduğunu söyledi. Sabancı, kayıt dışılığın da yüzde 36 civarında olduğunu belirterek, Türkiye`nin ekonomide kat ettiği mesafeye rağmen, kayıt dışılığı ortadan kaldıramadığını, araştırmalara göre bu oranın yüzde 36 civarında olduğu ifade etti. Sabancı vergi yükünün yanı sıra sosyal sigorta primlerinin de çok yüksek olduğunu söyledi.
Prim - 02.11.2006
Kilis: Kilis'e Yatırım Çağrısı
Kilis Valisi Nevzat Turhan, kent ekonomisinin canlanması için yeni sanayi yatırımlarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. İşadamlarını Kilis'e yatırıma çağıran Vali Turhan, "Kilis 5084 sayılı Teşvik kapsamında bir ildir. Yatırım yapacak sanayicilerimize bedava arsa veriyoruz. SSK primiyle elektrik indiriminden de yararlanıyorlar.
Prim - 02.11.2006
İstanbul: Bakan Unakıtan İstanbul'da
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, son 50 yılın en büyük projesi olan AB'ye katılımın, kayıtlı ekonomiyle olacağını belirterek, "Kayıt dışı yüksek olan ülkelerin AB'ye girmesi mümkün değildir, katılsak da katılmasak da bu meseleyi halletmemiz gerekir" dedi. Bakan Unakıtan, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı ve Okan Üniversitesi'nin Princess Otel'de ortaklaşa düzenlediği "Kayıtlı Ekonomiye Geçiş" konulu sempozyuma katıldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk Sanayici İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı ve IMF Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp'ın da hazır bulunduğu sempozyumda konuşan Unakıtan, Türkiye'nin en önemli konusunun geleceğin çağdaşlaşması anlamına gelen AB'ye katılım sürecinde halledilmesi gereken kayıtlı ekonomiye geçiş olduğunu söyledi. Bakan Unakıtan, "Son 50 yılın en büyük projesi olan AB'ye katılım, kayıtlı ekonomiyle olur. Kayıt dışı yüksek olan ülkelerin AB'ye girmesi mümkün değildir, katılsak da katılmasak da bu meseleyi halletmemiz gerekir. Gerekli hedeflere vardığımız takdirde hiç kimseye ihtiyacımız yok. Mali desteğe ihtiyacımız olmayacak. Öncelikle kayıt dışı ekonomiye hangi pencereden baktığımız önemli. Biz maliyeciler, vergi bakımından bakarız. Bir vergi mükellefi vardır. Bu mükellef vergi dairesinin yoluna dahi uğramıyorsa, bir de mükellef vardır, vergiyle ilgili vazifesini tam olarak yerine getirmiyorsa bunlarla mücadele ederiz. Kamu gelirini kayıt dışı ekonominin varlığı olumsuz etkilemektedir. Eğer bu kamu görevini sağlam kaynaklara kavuşturmazsak, kamu açıkları oluşur" dedi. Daha önceki hükümetler döneminde bunlardan dolayı yüksek enflasyon ve yüksek faiz oluştuğunu belirten Unakıtan, "Eğer vergi toplayamazsanız zaruri harcamaları ödemekte güçlük çekersiniz. O zaman bütçede açıklar meydana gelir. 2006 yılında faizlerin vergi gelirine oranı yüzde 35'e indi. Bunlar bizim hükümetimizden önceki dönemde yüzde 100'lerin üzerindeydi. Bu yapının değişmesi mali disiplinle oldu. Vergisi en düşük madde, mesela et. Etin vergisi yüzde 1 ama en çok vergi kaçağı ette söz konusu. Bununla ilgili TOBB ve TÜSİAD'a çok iş düşüyor. Artık meslek örgütleri birbirinin yanlışlarını birbirlerine söylüyorlar. Önceden meslek örgütleri kayıt dışı olan şirketleri korurlardı. Bu da çok önemli bir gelişme. Kayıt dışını tabana daha fazla yayarsak önlemiş oluruz. Kurumlar Vergisi'ni yüzde 20'ye indirdik. Bazı yabancı kuruluşlar vergi avantajından dolayı merkezini Türkiye'ye açmaya başladı" diye konuştu. Kemal Unakıtan, kayıt dışının insanların sağlığıyla da oynadığını söyledi. Merdiven altı imalathanelerine dikkat çeken Unakıtan, "Bunlar kayıt dışı çalıştıkları için ne bir denetim olur, ne de bir inceleme. Bu yüzden yaptıkları ürünler de sağlık açısından önemli tehlikeler arz eder. Bu yüzden de insanların sağlığını etkiler. Kayıt dışı, rekabeti baltalıyor. Kayıt dışındaki işletmelerin küçük ölçekte olması, verimliliği engelliyor. Çünkü bu kayıt dışı olan şirketler büyüyemez. Kapatmayla da karşı karşıya kalabilirler. Çünkü Türkiye global ekonomide entegre olmaya çalışıyor. Yurtdışındaki şirketler de Türkiye'deki şirketlerle ortak olmak için bu kayıt dışı işine çok dikkat ediyor. 'Önce bir bilançonu görelim' diyor. Artık maliyeye farklı, bankalara farklı bilanço dönemi bitti, bu ikilem sona erdi. Türkiye'ye geçen sene 9.7 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye gelmiş. Bu, 20 milyar dolara çıkıyor. Yapısal reformlar çok önemli, bunları yaparak güçleniriz" açıklamasında bulundu. Kayıt dışı çalışan şirketlere seslenen Unakıtan, şunları söyledi: "Devletten çalmaya kalkışırsanız, sizin malınız çalınacak onu bilin. İşyerlerinden fiş isteyen vatandaşlara sesleniyorum, fiş vermeyen şirketler varsa, internet veya telefonla bize başvurun. Kayıt dışında herkese fert ve fert görev düşüyor. Koltuklar geçici, Türkiye kalıcı. Biz evlatlarımıza iyi bir Türkiye teslim etmek istiyorsak, kayıtdışı ekonomiyle mücadele etmeliyiz. Şirketleri vergi vermeye yönlendirmek için tedbirler aldık. İnternetten beyanname verilmesini sağladık. Vergisini vermeyenin üzerine giderek etkin bir mücadele yaptık ve gelir idaresini onun için kurduk. Vergi sistemini basit hale getirmeye çalışıyoruz. Kayıt dışı ekonomiyle mücadeleyi toplumsal mülakat içerisinde yapmalı, bunun bir devlet politikası olduğunu göstermeli ve sivil toplum örgütleriyle, iş dünyasıyla işbirliğiyle sürekli olarak çalışmalıyız. Kayıt dışıyla ilgili komite oluşturup bunun izlenmesi için gerekli çalışmalar yapıyoruz. Bugüne kadar internet üzerinden yaklaşık 40 milyon şirket elektronik beyanname bize gönderdi. Bu, yüzde 80 demek. Mükelleflerinize iyi imkanlar sağlayıp denetimlerle takviye etmeliyiz. BA-BS formlarıyla şirketleri kontrol ettik. Dedik ki, 'bize aldığınızı ve sattığınızı gönderin'. Yaptığımız incelemelerde alan var satan yok, satan var alan yok. 5 bin 800 tane satın alan şirket ama bunların alıcısı yok. 22 bin 500 tane de alıcı şirket ama bunların satıcısı yok. Bunu tespit ettik. Bunlardan bin 750'sine inceleme başlattık. Bin 300 mükellefin sahte belge düzenlediğini, 6 bin 359 şirketin de sahte belgeler dddeğişmesi mali disiplinle olduüzenledinsi mali disiplinle oldu. Vergisi enğini belirledk. 1.7 milyar YTL'lik sahte fatura ele geçirildi. Bunlarla ilgili yasal işlemler başladı. Bize şirketler geliyor. 'Sayın Bakan kayıt dışıdan çıkacağız, tövbe ettik, bize nasıl bir kolaylık sağlayacaksınız' diyorlar. Biz de onlara 'cezaları ödeyin, bir daha yapmazsanız en büyük kolaylık bu' diyoruz. Çalışanlara vergi iadesi. Bununla ilgili 7.7 milyon geçersiz vergi, 170 bin sahte fatura ele geçirdik. Bununla ilgili de 26.2 milyar YTL'lik vergi iadesini geri aldık". TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı da, "Kayıt dışı ekonominin önemli sebeplerinden bir tanesi ağar mevzuattan kaynaklanan idari ve bürokratik yüklerdir. Kayıt dışıyla ilgili yapılan tüm çalışmalarda sorunun vergi sistemiyle ilişkisi temel alınmaktadır. Bu kayıt dışılık, bir ülkenin kurumsal altyapısındaki boşlukların varlığına işaret eden en açık göstergelerden biridir. Bugün kayıt dışı istihdamın toplam istihdamın yarıya yakınını oluşturduğu bilinmektedir. Kayıt dışı ekonominin karmaşık yapısı, mücadeleyi de zorlaştırmaktadır. Mücadelenin getireceği toplumsal payda karşısında firma bazında neden olabileceği kayıplar ve bu mücadelenin vergi ve sosyal güvenlik sisteminden tüm iş ortamı düzenlemelerine uzanan geniş çerçevesi, çok geniş bir toplumsal mutabakatı kapsamlı bir stratejiyi ve kayba uğrayacak kesimler için de çeşitli alternatifler geliştiren ciddi bir eylem planı gerekmektedir. AB süreci bu mücadele için en önemli zemini oluşturmaktadır. Sosyal bilinç, kayıt dışı ile mücadelede çok önemlidir" dedi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise "Kayıt dışıyla mücadele sadece kamu idaresinin değil, özel sektörün de en büyük sorunudur. Haksız rekabete karşı ayakta kalma mücadelesi kamu için genelde vergi tahsilatının miktarıyla ilgili olan kayıt dışılık demektir. Bu yüzden bu konudan çok rahatsızız. Kayıtlı ekonomiye geçemeyen şirketler, küçük kalmaya mahkumdur. 12 milyon kişinin kayıt dışında çalıştığı tahmin edildiğine göre, demek ki 120 milyar dolarlık yıllık üretim artışı potansiyeline sahibiz. Bu kayıt dışılık yüzünden alınamayan vergi ve sigorta primi nedeniyle devletin yıllık kaybı 25 milyar YTL'dir" diye konuştu.
Prim - 01.11.2006
Kahramanmaraş: Kts0 Ekim Ayı Meclis Toplantısı
Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Mehmet Balduk, teşviğin Kahramanmaraş'a getirisinin 81 milyon YTL'yi aştığını söyledi. Balduk, KTSO Ekim Ayı Meclis Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Oda'nın çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Önümüzdeki süreçte eğitim çalışmalarına yine ağırlık vereceklerini kaydeden Balduk, "Aralık 2006 ile 30 Haziran 2007 arasında planladığımız yine ihracat ve doğalgaz, bilgisayar destekli çizim (Auto Cad), üyelerden gelen talep üzerine sekreterlik ve büro yönetimi, yönetici asistanlığı, bankacılık ve sigortacılık eğitimi, ileri düzey mesleki yabancı dil eğitimi (Ağırlıklı İngilizce ve İtalyanca), uygulamalı genel muhasebe, satış, pazarlama ve müzakere teknikleri, etkili konuşma ve diksiyon, liderlik ve yöneticilik konularında sürekli olarak eğitim programlarına devam edilecektir. Bunun dışında mesleki eğitimle ilgili çalışmalar yaptık" dedi. Kahramanmaraş'ın ekonomik göstergeleri hakkında da bilgi veren Balduk, "İlk 9 aylık ihracatımız 204 milyon dolar olmuştur. Yıl sonu projeksiyonu 271.7 milyon dolar olarak hesaplanmaktadır. 2005 ihracatımız 232 milyon dolardı. Projeksiyona göre, yüzde 17.2 arttı. Son dönem yatırımlarda ciddi gelişme kaydediliyor. Son araştırmalarımıza göre 2005'ten bu yana tamamlanan yatırımlar 128.5 milyon dolar, devam eden yatırımlar ise 902 milyon doları bulmuştur. Toplam yatırım 1 milyar 30 milyon dolardır. İstihdamdaki gelişmeler, 2005 Nisan'ından 2006 Ağustos ayına kadar 13 bin 620 kişi yeni istihdam olarak görünmektedir. Genel istihdam SSK kayıtlarına göre 62 bin 152, enerji desteğinden yararlanan 148 firmanın yeni istihdamı ise 9 bin 400'dür" diye konuştu. Teşvik Yasası'nın Kahramanmaraş'a getirisinin 81 milyon YTL'yi geçtiğini vurgulayan Balduk, şöyle konuştu: "Bunun 50.5 milyonu enerji, 17.7 milyonu SSK primi, 12.
Prim - 01.11.2006
Trabzon: Teşvikin Trabzon'a Etkileri
Teşvik kapsamına 2005 yılının Nisan ayında alınan Trabzon'da geçen 1.5 yıllık sürede 5 bin 879 kişi sigortalı olarak iş imkanına kavuştu. Sosyal Sigortalar İl Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre, 2005 yılının Nisan ayında teşvik kapsamına dahil olan Trabzon'da 184 işyeri yasadan yararlanırken, bu tarihten buyana da 39 yeni işyeri açıldı. Teşvik yasasıyla birlikte Arsin Organize Sanayi Bölgesi'nde 33 yeni işyeri açılırken, yasadan önce 3 bin 229 olan sigortalı işçi sayısı 5 bin 879 kişi artarak toplam 9 bin 108 kişiye ulaştı. Teşvik kapsamına alınan işyerlerine bir takım kolaylıklar getirilirken, bu işyerleri elektrik tüketimi, vergi, sigorta primlerinde indirim sağlanıyor.
Prim - 31.10.2006
Samsun: Ttb'den Sağlık Hizmetlerinin Özelleştirildiği İddiası
Türk Tabipler Birliği (TTB) Samsun-Sinop Tabip Odası Başkanı Dr. Cem Şahan, sağlıkta kuralsızlaştırma, değersizleştirme, kaos ve çökertme politikalarının yürütüldüğünü ve sağlık hizmetlerinin özelleştirildiğini öne sürdü. Dünya Bankası'nın (DB) aile hekimliğiyle ilgili 2004 Türkiye Raporu'na dikkat çeken Dr. Cem Şahan, "DB, raporunda 'Aile Hekimliği Türkiye'de sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin en önemli adımıdır. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne 2004 yılında 40.6 milyon euro kredi verilmiştir' diyor. Demek ki DB daha önce toplumu ve bizleri kandırmış, yalan söylemiştir. Sağlıkta dönüşüm ve aile hekimliği daha iyi ve kapsamlı bir sağlık hizmeti sunumunun değil, sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin ilk adımıdır" dedi. AK Parti Hükümeti'nin programının ticari olduğunu savunan Dr. Cem Şahan, AK Parti'nin 4 yıllık iktidarı döneminde sağlık alanına aktarılan kaynakların yaklaşık 2-3 katına çıktığını ifade etti. Sağlık harcamalarının 2003'te 9-10 milyar dolar iken 2005 yılı itibariyle 19-20, 2006'da 23-24 milyar dolara yükseldiğini söyleyen Şahan, "Bunun yüzde 70'i ilaç ve hizmet satın alma ya da teknoloji transferi yöntemiyle sermayeye aktarılmıştır. İlaç harcamalarının payı son 3-4 yıl içerisinde yüzde 45-50'lere çıkmıştır. Özel hastanelerden hizmet satın alma yoluyla oralara aktarılan kaynaklar giderek artmaktadır" iddiasında bulundu. Sağlıkta dönüşümün özellikle yoksul insanlar ve sağlık çalışanları için zararlı olduğunu öne süren Şahan, doktorların düşük ücretlerle çalıştırılmaya zorlanacağını iddia etti. Şahan, "Türkiye uygulamayla ülkesindeki huzursuzluklardan kaçan hekimlerin sığınma yeri haline gelecek. Standart dışı uygulamalar artacak. 'Zorunlu Mesleki Sorumluluk Sigortası' ile tıbbi hatalardan doktorlar sorumlu tutulacak. Sigorta sermayesinin baskılarıyla hazırlanan bu yasal düzenleme tıbbi hataları önlemek yerine bu hatalardan birilerinin para kazanmasını teşvik edecektir" diye konuştu. Piyasalaştırma, ticarileştirme, özelleştirme sürecinde giderek artan sağlık harcamaları içinde en önemli paya sahip ilaç pazarının kamu denetiminden çıkarılması için her türlü tedbirin alındığını da öne süren Şahan, SSK'nın ilaç fabrikasının kapatılması sonrasında bazı ilaçların eczaneler dışında satılmasına izin verilmesiyle ilacın herhangi bir tüketim malı konumuna getirilmek istendiğini kaydetti. Şahan, "22 Temmuz 2006'da çıkarılan yönetmelikle ise hastane bünyesindeki bazı alanlar tıbbi kullanım alanı dışında görülüyor. Bu yönetmelikte eczaneler otel ve büfelerle aynı kategoriye sokulup tıbbi kullanım dışı alan olarak tanımlanıyor. Bu durumda yatarak tedavi gören hastaların ilaç, kan ürünü, hemodiyaliz, kemoterapi reçeteleri vb. eczaneler devre dışı bırakılarak ihale usulüyle büyük sermayeli ilaç dağıtım kuruluşlarına verilmek istenmektedir" şeklinde konuştu. Prim, katkı payı, kapsam dışı hizmet ödemeleri konularında hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının vergi kontrolörü gibi çalıştırılacağını, Maliye Bakanlığı'nın sağlık hizmetlerine el koyduğunu, sistemin sağlık bakanını devre dışı bıraktığını belirten Şahan, şunları söyledi: "1 Temmuz'da çıkarılan 'Vaka başı ödeme' genelgesi ile kamu sağlık kurumları yeni bir ekonomik dar boğaza itilmişti.
Prim - 31.10.2006
Ankara: Çalışma İstatistikleri ve İşgücü Maliyeti Araştırması
Türkiye, 2005 yılında Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü'nün (IMD) 2006 Dünya Rekabet Gücü Sıralaması'nda 60 ülke içinde 2004 yılına göre 3 sıra gerileyerek 51. sıraya indi. Türkiye 2000 yılında 44. sırada, 7 basamak yukarıda yer alıyordu. TİSK, 2005 yılında Türk ekonomisinin uluslararası rekabet gücünün zayıfladığını öne bildirdi. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) 2005 Yılı Çalışma İstatistikleri ve İşgücü Maliyeti Araştırması sonuçlarına göre, 2005 yılında çalışılan saat başına işgücü maliyeti nominal olarak yüzde 10.74, işçi başına yıllık ortalama işgücü maliyeti ise ortalama yüzde 9.51 oranında artış gösterdi. 2005 yılında çalışılan saat başına ortalama işgücü maliyetinde yüzde 2.37, işçi başına yıllık ortalama işgücü maliyetinde yüzde 1.23 oranlarında reel artış meydana geldi. 2005'te çalışılan saat başına brüt giydirilmiş ücret yüzde 1.16, çalışılan saat başına net giydirilmiş ücret yüzde 1.73 oranlarında reel artış kaydetti. Öte yandan, 2005 yılında toplu iş sözleşmesi uygulayan işyerlerindeki, mevsimlik çalışmalardan etkilenen inşaat ve şeker işkolları hariç olmak üzere, istihdamın genel değişim eğilimi değerlendirildiğinde, 2005 Aralık ayında Ocak ayına göre istihdamda yüzde 3.0 oranında artış tespit edildi. Araştırmaya göre 2005 yılında Türk ekonomisinin uluslararası rekabet gücü zayıfladı. Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü'nün (IMD) 2006 Dünya Rekabet Gücü Sıralaması'nda Türkiye 2005 yılında 60 ülke içinde 2004 yılına göre 3 sıra gerileyerek 51. sıraya indi. Türkiye 2000 yılında 44. sırada, 7 basamak yukarıda yer alıyordu. Rekabet gücündeki bu gerilemede, ücret-verimlilik dengesinin kurulamamasının da payı bulunduğu bildirildi. IMD tarafından yayınlanan 2006 Dünya Rekabet Gücü Yıllığı verilerine göre, dolar bazında birim işgücü maliyeti artışında Türkiye 60 ülke arasında ilk 5 ülke içinde yer aldı. İç ve dış piyasalarda rekabet edilen yabancı ülke ekonomilerinin çoğunda birim işgücü maliyeti ya azalmış ya da çok küçük artışlar meydana geldi. OECD verilerine göre 2005 yılı itibariyle Türkiye kişi başına gelir ve işgücü verimliliği açısından OECD ülkeleri arasında en düşük değerlerle en altta yer almasına karşın, yıllık brüt giydirilmiş ücrette Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovak Cumhuriyeti gibi AB ülkelerini ve Meksika'yı geride bıraktı. En yüksek işgücü verimliliği seviyesine sahip olan İrlanda ve Türkiye arasında yaklaşık 3.8 kat (yüzde 283) verimlilik açığı olmasına karşılık, brüt ücretlerde aramızda sadece yüzde 67'lik bir fark bulunuyor. TİSK'e göre ücret-verimlilik dengesinin kurulabilmesi için şunların gerçekleştirilmesi gerekiyor: "- Üretimi, yatırımı, ihracatı ve istihdamı temel alan ve ulusal rekabet gücünü gözeten bir ücret politikasına geçilmelidir. - Ücret artışlarında çalışanın, işletmenin ve işkolunun verimliliği dikkate alınmalı; ücret artışları verimlilik artışını aşmamalıdır. - Üretimle ilintili çıplak ücretin toplam işgücü maliyetindeki payı Türkiye'de sadece yüzde 37.7'dir (2005'te yüzde 36.6). Buna karşılık bu oran 2004 yılı itibariyle diğer ülkelerde yüzde 84.3'e kadar çıkmaktadır. - Üretime bağlı ücretin işgücü maliyeti içindeki payı büyütülmelidir. - Üretimle bağlantısı bulunmayan yan ödemeler ücrette birleştirilmelidir. - Performansa dayalı ücret sistemleri yaygınlaştırılmalıdır. - Çalışılmadığı halde ücreti ödenen gün sayısı, rakiplerimiz seviyesine indirilmelidir. - Tüm ücret ödemeleri, fiili çalışma süresine göre yapılmalıdır. - İşgücü maliyeti düzey ve artışları, iç ve dış piyasalardaki rakiplerimize göre düşük tutulmalıdır. Bu husus, üçlü işbirliği ve koordinasyonu gerekli kılmaktadır. - Ücretin rasyonel biçimde yönlendirilmesi ve ekonominin istihdam ve verimlilik gibi hedefleriyle bağdaştırılabilmesi amacıyla konfederal (ulusal) düzeyde Çerçeve Anlaşmalarına geçilmelidir. Bu anlaşmalar işgücü maliyetinde yapılabilecek azami nominal artışı saptamalı ve grup / işletme / işyeri toplu iş sözleşmeleri ile kamu kesimindeki ücret artışlarında bu koridor esas alınmalıdır. - İşletmeler üzerindeki ağır vergi, prim, tazminat ve istihdamla ilgili diğer yükler hafifletilmeli ve rakip ekonomilerden düşük tutulmalıdır.
Prim - 31.10.2006
Ankara: İşverenler, İşgücü Maliyetinin Yüksekliğinden Şikayet Etti
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye'de işgücü maliyetinin çok yüksek olduğunu, buna karşılık ücrete göre verimliliğin düşük olduğu bildirdi. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) 2005 Yılı Çalışma İstatistikleri ve İşgücü Maliyeti Araştırması'nın sonuçlarına göre, 2005 yılında çalışılan saat başına işgücü maliyeti nominal olarak yüzde 10.74, işçi başına yıllık ortalama işgücü maliyeti ise ortalama yüzde 9.51 oranında artış gösterdi. 2005 yılında çalışılan saat başına ortalama işgücü maliyetinde yüzde 2.37, işçi başına yıllık ortalama işgücü maliyetinde yüzde 1.23 oranında reel artış meydana geldi. 2005'te çalışılan saat başına brüt giydirilmiş ücret yüzde 1.16, çalışılan saat başına net giydirilmiş ücret 1.73 oranlarında reel artış kaydetti. Öte yandan, 2005 yılında mevsimlik çalışmalardan etkilenen inşaat ve şeker işkolları hariç olmak üzere toplu iş sözleşmesi uygulayan işyerlerindeki istihdamın genel değişim eğilimine bakıldığında 2005 Aralık ayında, Ocak ayına göre istihdamda yüzde 3 oranında artış tespit edildi. "VERİMLİLİK, ÜCRETE GÖRE DÜŞÜK" TİSK'in hazırladığı rapora göre 2005 yılında Türk Ekonomisinin uluslararası rekabet gücü zayıfladı. Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü'nün 2006 Dünya rekabet Gücü Sıralamasında Türkiye 2005 yılında 60 ülke içinde 2004 yılına göre üç sıra gerileyerek 51. sıraya indi. Türkiye 2000 yılında 44. sırada, yedi basamak yukarıda yer alıyordu. Rekabet gücündeki bu gerilemede, ücret-verimlilik dengesinin kurulamamasının da payı bulunuyor. Uluslararası Yönetim Geliştirme Enstitüsü tarafından yayınlanan 2006 Dünya Rekabet Gücü Yıllığı verilerine göre dolar bazında birim işgücü maliyeti artışında Türkiye 60 ülke arasında ilk 5 ülke içinde yer aldı. İç ve dış piyasalarda rekabet edilen yabancı ülke ekonomilerinin çoğunda birim işgücü maliyeti ya azalmış ya da çok küçük artışlar meydana geldi. OECD verilerine göre 1996-2005 döneminde dolar cinsinden birim işgücü maliyetinin en fazla arttığı ülkelerden biri Türkiye. Söz konusu dönemde Türkiye 30 OECD ülkesi içinde yüzde 44.6'lık artışla üçüncü sıraya aldı. Öte yandan, OECD verilerine göre 2005 yılı itibariyle Türkiye kişi başına gelir ve işgücü verimliliği açısından OECD ülkeleri arasında en düşük değerlerle en altta yer almasına karşın, yıllık brüt giydirilmiş ücrette Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovak Cumhuriyeti gibi AB ülkelerini ve Meksika'yı geride bıraktı. En yüksek işgücü verimliliği seviyesine sahip olan İrlanda ve Türkiye arasında yaklaşık 3.8 kat verimlilik açığı olmasına karşılık, brüt ücretlerde iki ülke arasında yüzde 67'lik bir fark bulunuyor. İşgücü verimliliği Türkiye'ye göre yüzde 83 yüksek olan Macaristan'ın ücret düzeyi Türkiye kıyasıyla yüzde 26 daha düşük. TİSK'in raporunda ücret-verimlilik dengesinin kurulabilmesi için getirilen öneriler şöyle sıralandı: "Üretimi, yatırımı, ihracatı ve istihdamı temel alan ve ulusal rekabet gücünü gözeten bir ücret politikasına geçilmeli. Ücret artışlarında çalışanın, işletmenin ve işkolunun verimliliği dikkate alınmalı ve ücret artışları verimlilik artışını aşmamalı. Ücret, çalışmayı ve nitelik geliştirmeyi ödüllendiren yapıya kavuşturulmalı. Üretime bağlı ücretin işgücü maliyeti içindeki payı büyütülmelidir. İşletmeler üzerindeki ağır vergi, prim, tazminat ve istihdamla ilgili diğer yükler hafifletilmeli ve rakip ekonomilerden düşük tutulmalıdır.
Prim - 31.10.2006
Ankara: Durmuş Yılmaz'ın Basın Toplantısı (4)
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, kredi talebinin en önemli belirleyicisi olan kredi faiz oranlarının, mevcut durumda, 2006 yılının ilk yarısına göre yüksek bir düzeyde bulunduğunu belirterek, önümüzdeki dönemde bireylerin ve firmaların kredi talebinin sınırlı kalacağının tahmin edildiğini, toplam talebe ve finansal sistemin sağlığına dair içerdiği bilgiler dolayısıyla, bankacılık ve kredi gelişmelerini yakından izlemeye devam edeceklerini söyledi. Yılmaz, 2006 yılının dördüncü ve son Enflasyon Raporu'na ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıdaki konuşmasında kredi talebinin en önemli belirleyicisi olan kredi faiz oranlarının, mevcut durumda, 2006 yılının ilk yarısına göre yüksek bir düzeyde bulunduğunu ifade eden Yılmaz, "Bu nedenle önümüzdeki dönemde bireylerin ve firmaların kredi talebinin sınırlı kalacağı tahmin edilmektedir. Merkez Bankası, toplam talebe ve finansal sistemin sağlığına dair içerdiği bilgiler dolayısıyla, bankacılık ve kredi gelişmelerini yakından izlemeye devam edecektir" dedi. Yılmaz konuşmasında "Kamu Maliyesi" başlığı altında, "2006 yılının Eylül ayı itibarıyla bütçe gelişmelerine baktığımızda, Merkezi Yönetim Bütçesi'nin olumlu performansının devam ettiğini görmekteyiz. Kamu kesimi faiz dışı fazlasının Gayri Safi Milli Hasıla'ya oranının, 2007 yılı hedefi için de yüzde 6.5 olarak belirlenmesi, mali disiplinin önümüzdeki yılda da devam ettirileceğine işaret etmektedir. Ne var ki yüksek seyreden cari işlemler açığı, 2007 yılında özelleştirme gelirlerinde önemli ölçüde gerileme beklenmesi ve 2006 yılının Mayıs ve Haziran aylarında mali piyasalarda yaşanan dalgalanma sonucunda yükselen reel faiz oranlarının borçlanma maliyetini artırması, kamu harcamalarındaki disipline gösterilen özenin artırılarak devamını gerektirmektedir. Borç dinamiklerindeki gelişmelerin, ekonomik birimlerin bekleyişlerini etkilediği, bunun da risk primi, faiz oranları ve enflasyon üzerinde ciddi yansımaları olduğunu geçmiş deneyimlerimizden de bilmekteyiz.
Prim - 31.10.2006
Ankara: Durmuş Yılmaz'ın Basın Toplantısı (2)
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, 2006 yılının ikinci çeyreğinde ekonomide yaşanan dalgalanmayla birlikte artış eğilimine giren enflasyon bekleyişlerinin, Merkez Bankası'nın Haziran ayında verdiği güçlü politika tepkisinin de etkisiyle Ağustos ayından itibaren gerilemeye başladığını belirterek, mevcut durumda orta vadeli enflasyon bekleyişlerinin hedeflerin üzerinde olduğunu söyledi. Yılmaz, 2006 yılının dördüncü ve son Enflasyon Raporu'na ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Merkez Bankası tarafından hazırlanan dördüncü Enflasyon Raporu'nun yedi bölümden oluştuğunu anlatan Yılmaz, raporun ilk bölümünde, açıklanan son veriler ışığında makroekonomik gelişmelerin genel bir değerlendirmesinin yapıldığını, enflasyona ilişkin öngörüler ve olası risklerin özetlendiğini belirtti. Yılmaz, daha öncekilerde olduğu gibi Enflasyon Raporu'nun bu sayısında da gündemde olan bazı konular hakkında değerlendirmeler yapıldığını sözlerine ekledi. Dünya ekonomisinde son üç yıllık dönemde gözlenen güçlü büyüme eğiliminin, emtia piyasalarında hızlı talep ve fiyat artışlarına neden olduğunu anımsatan Yılmaz, "Ancak ABD ekonomisinde yılın ikinci çeyreğinden itibaren ortaya çıkan yavaşlamanın da etkisiyle emtia fiyatlarında düşüş gözlenmiştir" diye konuştu. 2006 yılının üçüncü çeyreğinin sonunda tüketici fiyatlarının yıllık artış oranının yüzde 10.6 olarak gerçekleştiğini kaydeden Yılmaz, yılın ikinci çeyreğinde hızlanan yıllık enflasyonun, üçüncü çeyrekte de yüksek seyrettiğini, Eylül ayı sonu itibarıyla hedefle uyumlu patika etrafında oluşturulan belirsizlik aralığının üzerinde kaldığını anlattı. Yılmaz, "Enflasyonun yükselmesine neden olan temel unsurlar, uluslararası likidite koşullarındaki bozulmaya bağlı olarak, yılın ikinci çeyreğinde Yeni Türk Lirası'nda yaşanan değer kaybının fiyatlar üzerindeki gecikmeli etkileri ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki hızlı artış eğilimidir. Hizmet grubu fiyatlarında yüksek yıllık artışın sürmesi de enflasyonu olumsuz etkileyen bir diğer unsur olmuştur. Uluslararası piyasalarda petrol ve altın fiyatlarında gözlenen gerilemeler ise enflasyon dinamiklerinde olumlu etki yaratmıştır" şeklinde konuştu. Uluslararası enerji fiyatlarındaki gelişmelerin tüketici fiyatlarına doğrudan yansımasının akaryakıt ve doğalgaz fiyatları kanalıyla olduğunu, petrol fiyatlarındaki gelişmelerin belirli bir gecikme ile doğalgaz fiyatlarına yansıdığını anımsatan Yılmaz, son 3 ay içinde petrol fiyatlarının izlediği olumlu seyrin ve Yeni Türk Lirası'nın değer kazanmasıyla birlikte akaryakıt fiyatlarının Ağustos-Eylül döneminde gerilediğini, böylece ulaştırma grubu içinde yer alan enerji kalemlerinin fiyatının yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 4.7 oranında gerilediğini belirtti. 2006 yılının ikinci çeyreğinde ekonomide yaşanan dalgalanmayla birlikte artış eğilimine giren enflasyon bekleyişlerinin, Merkez Bankası'nın Haziran ayında verdiği güçlü politika tepkisinin de etkisiyle Ağustos ayından itibaren gerilemeye başladığını ifade eden Yılmaz, mevcut durumda orta vadeli enflasyon bekleyişlerinin hedeflerin üzerinde olduğunu vurguladı. Eylül ayında açıklanan gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) verilerinin, yılın ikinci çeyreğinde ekonomik faaliyetlerin hızlanmaya ve güçlü iç talebe işaret ettiğini belirten Yılmaz, yılın ikinci yarısından itibaren iç talebin yavaşlayacağına dair öngörünün korunduğunu dile getirdi. Yılmaz, son dönemde gözlenen güçlü küresel büyüme eğilimine bağlı olarak, net dış talepteki artışların devam ettiği, bunun yanında kamu harcamalarındaki artışın da dikkat çekici olduğunu söyledi. 2006 yılı Temmuz-Ağustos döneminde iç talepteki yavaşlamaya bağlı olarak ithalattaki yıllık artışın, ihracatın yıllık artışının gerisinde kaldığını ve 2005 yılının ilk sekiz ayında 15.5 milyar dolar olan cari işlemler açığının, 2006 yılının aynı döneminde 22.4 milyar dolara yükseldiğini anımsatan Yılmaz, 2006 yılının ilk yarısı itibarıyla yıllık bazda cari işlemler açığının, Gayri Safi Milli Hasıla'nın yüzde 7.5'ine ulaştığını belirtti. Yılmaz, son dönemde yaşanan uluslararası dalgalanmalarla ilgili olarak da şunları söyledi: "2006 yılının Mayıs ve Haziran aylarında bozulan uluslararası likidite koşullarının Temmuz ayından itibaren iyileşmeye başladığı gözlenmektedir. Bunun bir sonucu olarak global risk iştahı gelişmekte olan ülkeler lehine hareket etmeye başlamıştır. Buna ek olarak dalgalanmanın ardından alınan para politikası önlemleri de yurt içi piyasalardaki güven ortamının yeniden tesisini büyük ölçüde sağlayarak risk priminin düşmesine katkıda bulunmuştur.
Prim - 30.10.2006
Beşiktaş Yönetimi Dinamo Bükreş ve Fenerbahçe Maçlarını Bekliyor
Beşiktaş yönetiminde dün alınan Sakaryaspor beraberliğinin ardından moraller bozuldu. Süper Lig`in 11. haftası geride kalırken, toplanan 20 puanla lider Fenerbahçe`nin 3 puan arkasında yer alan siyah beyazlı takımda, yöneticiler Dinemo Bükreş karşılaşması ve Fenerbahçe derbisinden alınacak sonuçlar üzerine radikal kararlar almaya hazırlanıyorlar. Beşiktaş Kulübü Genel Sekreteri Kenan Öner, yaptığı açıklamada takımın geleceğini olumsuz etkileyecek kararlar vermek istemediklerini söyledi. Öner şöyle konuştu: ¨Dün aldığımız skor ve oynanan oyun kimseyi memnun etmedi. Taraftarlarımızın tepkisini de doğal karşılıyorum. Ama Beşiktaş yönetimi olarak hızlı karar verip, yanlış yapmak istemiyoruz. Yapacağımız bir hata camiamızın geleceği açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir. İlerleyen günlerde daha iyi olacağımıza inanıyorum.¨ Öte yandan sergiledikleri futbolla eleştirilen siyah beyazlı oyuncuların sezon başından bu yana maç başı paralarını almadıkları öğrenildi. Ayrıca UEFA Kupası 1. ön eleme turunda 2-0 ve 2-2`lik skorlarla sona eren CSKA Sofya maçlarının primi olarak dağıtılacağı söylenen 10 bin Dolarlık miktarın henüz futbolculara verilmemesi, alınan kötü sonuçlarda maddi sıkıntıların etkili olabileceğini gündeme getirdi.
Prim - 30.10.2006
Ankara: 'Milletvekillerine Sağlıkta Ayrıcalık' İddiası
Milletvekillerinin bütün vatandaşları kapsayan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'ndan muaf tutulduğu, ayrıcalık ya da bu konuda yeni bir düzenleme yapıldığı yönündeki haberlerin asılsız olduğu bildirildi. Konuya ilişkin olarak TBMM Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, bugün bazı basın yayın organlarında yer alan bu konudaki haberler hatırlatılarak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince, TBMM üyelerinin, genel sağlık sigortalısı sayıldığı, sözkonusu kanunun da 1 Ocak 2007 tarihinde yürürlüğe gireceği kaydedildi. Bu çerçevede, TBMM bütçe teklifinde, milletvekillerinin sosyal güvenlik devlet primi giderlerinin karşılanması amacıyla gerekli ödeneğin yer aldığı ifade edilen açıklamada, milletvekillerinin de genel sağlık sigortalısı olarak 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren genel sağlık sigortası sistemi içinde yer alacağı vurgulandı.
Prim - 30.10.2006
Samsun: Türkiye'de Milliyetçilik
Türkiye'de, milliyetçilikten ulusalcılığa geçişte "Dinsel hassasiyetlerden arınma" gibi temel şartın yerine getirildiği, oysa ülkede çoğunluğun sahip olduğu İslam inancının, birlikteliği sürekli teşvik etmek suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin üniter yapısı açısından muazzam bir alt yapı hazırladığı bildirildi. Ülkede son yıllarda tartışılan ve son günlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Onların milliyetçiliği saman milliyetçiliği", ana muhalefet lideri Deniz Baykal'ın, "Sağdan CHP'ye oy akacak" diyerek gündeme getirdiği "Milliyetçilik ve ulusalcılık" kavramlarını ele alan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Aydın, Türkiye'nin yeni bir milliyetçilik anlayışına şiddetle ihtiyacı olduğunu vurguladı. Cumhuriyet'in kurucularına da esin kaynağı olan milliyetçiliğin Türkiye'deki algılanışının, Avrupa'ya göre çok daha sağlıklı, ırkçılığı ve mikro milliyetçiliği reddeden bu milliyetçilik konseptinde, asıl olanın kültürel birliktelik olduğunu söyleyen Doç. Dr. İbrahim Aydın, "Tam da bu noktada belirtmek gerekir ki, çoğunluğun sahip olduğu İslam inancı bu birlikteliği sürekli teşvik etmek suretiyle devletin üniter yapısı açısından muazzam bir alt yapı hazırlamıştır. Türkiye'deki milliyetçilik hareketleri, içte birleştirici unsurları barındırmanın yanı sıra başka ülke insanlarını 'ötekileştiren' negatif anlayışlara asla prim vermemiştir" dedi.
Prim - 30.10.2006
Cavcav: Gençlerbirliği Oftaş'ın Süper Lig'e Çıkması İçin Elimizden Geleni Yapacağız
ANKARA-(DHA ÖZEL) Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav, Gençlerbirliği Oftaş`ın Süper Lig`e çıkması için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Gençlerbirliği Oftaşspor`da ana hedeflerinin A takıma oyuncu yetiştirmek olduğunu söyleyen Cavcav, ¨Oftaş bugün lider durumda, ancak ligin bitmesine 24 hafta gibi uzun bir süre var. Her an her şey değişebilir. Oftaş takımındaki futbolcular uzun yıllardan beri birarada oynuyor ve bunun sonucu olarak da bu başarı yakalanmıştır. Yönetim olarak Gençlerbirliği Oftaş`ın Süper Lig`e çıkması için elimizden geleni yapacağız. Ankara`da 3 tane güzide kulübümüzün yanında bir dördüncüsü neden olmasın. Gençlerbirliği adıyla 2. bir kulübün ligde yer alması hukuki açıdan bir sorun teşkil etmez. Çünkü biz bu kulübe sponsor olup, bir isim hakkı tanıdık. Asaşspor takımına sponsor olduk. Şimdi kulübün adını Gençlerbirliği Oftaş şeklinde değiştirdik. Biz bu konuyu federasyonla ve hukukçularla konuştuk ve bir problemin yaşanmayacağını belirttiler. Daha önceleri Oftaş takımını 1. lige çıkartma taraftarı değildim. Ancak gençlerin bu başarılarını gördükten sonra kararımı değiştirdim ve onları ödüllendirmek adına Süper Lig`e çıkmalarında bir mahsur görmüyorum. Bu takım 2. lig B Kategorisi`nden gelip, Süper Lig`e çıkarsa bu başarının benim spor yaşamımda ayrı bir yeri olacaktır.¨ dedi. ¨GENÇLERBİRLİĞİ KULÜBÜ BUGÜNLERE FEDERASYON VE DEVLETTEN PARA YARDIMI ALMADAN GELDݨ Gençlerbirliği Kulübü`nün bugünlere federasyon ve devletten para yardımı almadan geldiğini vurgulayan Cavcav, ¨Sadece Özal ve Yücel Seçkiner`den para desteği aldık. Gençlerbirliği Tesisleri`ne 19 milyon 600 bin Dolar para harcadık. Bugün tüm Avrupa`nın ve Türkiye`nin imrendiği bir tesislere sahibiz. Almanya`nın Werder Bremen kulübü bizim tesislerimizi inceleyerek, proje konusunda bizden yardım istediler. Bu durum sadece Gençlerbirliği için değil, Türkiye için de gurur verici. Bu tesislerimizin olduğu yer önceleri bir çöplük alanıydı. İsmail Hakkı Güngör ve Yücel Seçkiner`in katkılarıyla bu çöplüğe tesisleri inşa ettik. Biz bu tesisleri futbolcu satarak gerçekleştirdik. Bu tesislerden başarılı genç futbolcular yetişerek, yatırımlarımızın meyvesini yiyoruz. Eğer Türkiye`de yabancı futbolcu transferine izin verilmeseydi, en başarılı kulüp Gençlerbirliği olurdu. Çünkü iyi bir altyapımız var.¨ diye konuştu. ¨TESİSLERİMİZİ TÜRK SPORUNA KAZANDIRDIĞIMIZ İÇİN ÇOK MUTLUYUZ¨ Kulüp tesislerinin kiralanmasıyla ilgili bazı sorunların da bulunduğunu ifade eden İlhan Cavcav, şunları söyledi; ¨Kulüp tesislerinin olduğu arazi, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü`ne tahsis edildi. Bu müdürlük de bu araziyi 10 yıl içerisinde tesis yapma şartıyla bize kiraladı. Bu 10 yıllık süre bitmeden önce Atatürk Orman Çiftliği kirayı 10 milyondan 1 milyara çıkarttı ve daha sonra tekrar kira arttırma talebinde bulundular. Ama biz bu talebi reddederek mahkemeye başvurduk, davayı kazandık. Bu sorunu başbakanımıza ilettik ve o da bu sorunu halledeceğini söyledi. Tema Vakfı, `Atatürk Orman Çiftliği yağmalanıyor.` şeklinde yalan yanlış bilgiler veriyor ve CHP`den de bu tesislere karşı olduğunu söyleyenler var. Ancak bize karşı olan CHP`liler ve Deniz Baykal, tesisleri gezip bize yardımcı olacaklarını ifade ettiler. AK Parti içerisinde milletvekili Ergun Bey`in, TEMA Vakfı gibi düşünmesi Gençlerbirliği Kulübü`nü zora soktu. Bu sorun şimdilik çözülmüş değil. Biz bu tesisleri geliştirmek istiyoruz, ancak şu an elimiz kolumuz bağlı. Biz bu tesisleri yaparken bu arazideki Atatürk`ün havuzundan tonlarca uhu çıktı. Ben bu durumu, ¨Lise öğrencileri ne kadar çok uhu kullanmışlar.¨ şeklinde yorumlarken, arkadaşlarım bana gülerek bu uhuların keyif verici madde yerine kullanıldığını söylediler. Biz böyle bir yeri Türk sporuna kazandırdığımız için çok mutluyuz.¨ ¨ANADOLU`DA TRABZONSPOR DIŞINDA ŞAMPİYON ÇIKMADI. BUNDAN SONRA DA ÇIKMAZ¨ Yayıncı kuruluşun, Türk kulüplerine çok büyük yardımlar yaptığını da vurgulayan Cavcav, ¨Bizim tek gelirimizi Digitürk`ten gelen paralar oluşturmakta. Büyük kulüplerin sezon içerisinde ortalama gelirleri 22 trilyon iken, Anadolu kulüplerinin gelirleri ise 3 ile 6 trilyon arası. Gelir dağılımında büyük adaletsizlikler var. Büyük kulüpler bize gelip, `biz olmazsak, siz olmazsınız` diyorlar, ancak biz olmazsak da onların şampiyonlukları olmaz. Onlar bizi yenip, şampiyon oluyorlar. Anadolu`da Trabzonspor dışında şampiyon çıkmadı. Bundan sonra da çıkmaz. Biz maçlarda bırakın kar etmeyi, cebimizden masrafları karşılıyoruz. Şartlar eşit olmayınca büyük kulüplerle bir yarış içerisine girmemiz mümkün değil. Futbolculara da büyük paralar ödeyemediğimiz için onlar da menfaatleri doğrultusunda büyük kulüplere gidiyorlar.¨ şeklinde konuştu. ¨AVRUPA BİRLİĞİ`NE GİRMEK İÇİN SPORUMUZUN DA KÖKLÜ BİR DEĞİŞİM GEÇİRMESİ VE UYGULAMASININ SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE YAPILMASI GEREKİR¨ Futbol Federasyonu`na bazı öneriler de getiren Gençlerbirliği Kulübü Başkanı Cavcav, şöyle konuştu; ¨Federasyona bir ağabey olarak söyleyeceklerim var. Öncelikle Rezerv Lig kurulacak. Bu bölgesel liglerde genç futbolcular pişecek, antrenörler de bu oynamayan futbolcuları görme fırsatı bulacak. Aynı zamanda genç hakemler de bu liglerde tecrübe kazanıp, pişecek. Bu durum Türk hakemliğine büyük yarar sağlayacak. Yabancı oyunculara bazı kriterler getirilmesi gerekiyor. 22 yaşın üstündeki yabancılardan milli olma şartı aranması lazım. 3. ligdeki tüm takımların amatöre dönmesi gerekiyor. Bugün 3. ligde 300 milyar alan da var, 500 milyon alan da. Bu adaletsizliğin önlenmesi lazım. Avrupa Birliği`ne girmek için sporumuzun da köklü bir değişim geçirmesi ve uygulamasının sağlıklı bir şekilde yapılması gerekir. Türk futbolunun ve sporunun daha güzel günler yaşaması için, tüm bunları gerçekleştirecek bir federasyonun başa gelmesi gerekir.¨ ¨AYMAN`A VERDİĞİMİZ CEZAYI TEKRAR OTURUP DEĞERLENDİRECEĞİZ¨ Cavcav, Ayman`ın durumuyla ilgili olarak da, ¨Ayman 5-6 yıl önce Türkiye`ye geldi ve Türkiye`de 5 yılı doldurması sebebiyle Türk vatandaşı oldu. Ayman`ı Mısır milli takımına çağırdılar, ancak ülkesine gittiği zaman kadroya almamışlar. Sonra Ayman da gelemedi. 17 gün gibi bir süre askerliğini bahane ederek Türkiye`ye gelmedi. Gelmeyince de yönetim olarak 50 bin dolar para cezası verdik. Kendisi bu cezaya itiraz etti ve oturup tekrar bu cezayı değerlendireceğiz. Askerliği bizim ilgileneceğimiz bir sorun değil, ülkelerarası görüşmelerle halledilebilecek bir iş.¨ dedi. ¨YABANCI FUTBOLCULARIN TÜRK FUTBOLUNA YARARI OLDUĞU KADAR ZARARI DA VAR¨ Yabancı futbolcuların Türk futboluna yararı olduğu kadar zararının da bulunduğunu söyleyen Cavcav, ¨Bundan 5-6 yıl önce yabancı futbolcular yerli oyuncuların aldığı paranın yarısını alıyorlardı, ancak şimdi yabancılar gözünü açtı, tabiri caizse maymun gözünü açtı. Türkiye`de menajerlik enflasyonu yaşanıyor. Bu kişiler bizim gibi kulüpleri futbolcuların güzel hareketleriyle dolu maç kasetleriyle kandırıyorlar. Bana Geremi için 1,5 milyondan kapı açıp, 150 bin dolara kadar indiler. Bu kişiler Türkiye`yi para kapısı olarak görüyorlar. Biz Gençlerbirliği Kulübü olarak, bu yıl 450 milyar stopaj ödedik. Tüm kulüplerimizin de maç başına futbolculara para ödeyip bu paradan stopajı kesmeleri gerekiyor. Bunu tüm kulüplerin yapmaması halinde dengeler altüst oluyor. Yabancı futbolcuların Türk futboluna yararı olduğu kadar, zararlarının da olduğunu ifade etmek istiyorum.¨ dedi. ¨FEDERASYON BİZİ BİR PARA AĞACI OLARAK GÖRÜYOR GALİBA¨ Bursaspor Başkanı Levent Kızıl`ın ligden çekilebilecekleri yönündeki açıklamalarına da değinen İlhan Cavcav, ¨Levent Kızıl`ın bu açıklamalarını gençliğine veriyorum. Şans oyunlarının kulüplerimize ekstra bir şekilde katkıları oluyor. Özellikle 2. ve 3. lig takımları bu destekle ayakta kalabiliyorlar. Kulüpler Birliği başkanlığı dönemimde şans oyunları gelirlerinin adaletsiz bir şekilde dağıtıldığını ifade ettim. Spor ve Maliye Bakanlığı arasındaki bir uyuşmazlık nedeniyle bu soruna bir çözüm bulunamadı. İddaa oyunundan hak etmediği bir şekilde o kadar çok pay alan teşkilat var ki. Futbol Federasyonu da bizim aldığımız bu paradan yüzde 15 gibi bir pay alıyor. Federasyon bizi bir para ağacı olarak görüyor galiba. Ben bunu yeni öğrendim ve Kulüpler Birliği toplantısında dile getireceğim. Mehmet Atalay ve Toto genel müdürü Bekir Bey`in Türk futboluna hizmet için çabalayan insanlar ancak ellerinde bir yetki yok.¨ şeklinde konuştu. ¨FEDERASYON HERŞEYDEN PAY ALIYOR¨ Federasyon`un her şeyden pay aldığının da altını çizen İlhan Cavcav, ¨Federasyonun Moldova, Malta gibi anı sanı duyulmamış ülkeler karşısında almış olduğu galibiyetler sonrası futbolculara yüksek primler ödemesini doğru bulmuyorum.
Prim - 30.10.2006
İşçinin Gözü Asgari Ücrette
İşçiler, yılbaşında 332 avroya karşılık gelen ancak 289 avroya kadar gerileyen brüt asgari ücretin, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından yeniden belirlenmesi için gün sayıyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 1 Ocak 2007'den itibaren geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere Kasım ayında toplanacak. Komisyonun bu yıl 16 yaşından büyükler için brüt 531 YTL olarak belirlediği asgari ücret, yıl başında 332 avroya karşılık gelirken, döviz fiyatındaki artışla birlikte bu miktar 43 avro azalarak 289 avroya düştü. Türk-İş Araştırma Müdür Yardımcısı Enis Bağdadioğlu, Türkiye'de asgari ücretle çalışanlara ilişkin resmi veri bulunmadığını söyledi. Bu konudaki tek verinin, SSK'nın 2005 yılı istatistiklerine dayandığını ifade eden Bağdadioğlu, buna göre sigorta primi asgari ücret üzerinden ödenen işçi sayısının, kayıtlı işçilerin yüzde 43'üne karşılık gelen 3 milyon kişi civarında olduğunu belirtti.
Prim - 29.10.2006
Yapımcılar Yargıya Gidiyor
Başrollerini Mehmet Ali Erbil ve Özcan Deniz'ın paylaştığı "Keloğlan Kara Prens'e Karşı" adlı filmi "aynı akşam" yayımlayan televizyon kanallarından galip gelen, filmi, Show TV'den 17 dakika erken yayımlayan atv oldu. atv'nin yayımladığı film, 10.3 reytingle günün en çok izlenen yapımıydı. Show TV ise aynı film için aldığı 6 reytingle 9. oldu. Bu savaşa karşın "Tüm Gün" ve "Prime Time"ın tüm kategorilerinde birinciliği Kanal D elde etti.
Prim - 28.10.2006
Lımburg: Sigorta Şirketi, Mağdur Türk İşçiye Çıkış Verdi
Türkiye'de izinde olduğu bir sırada Almanya'daki evini su basan Bahattin Turan adlı Türk, sigortadan zararının karşılanmasını beklerken çıkışını aldı. Mağdur vatandaş, hukuki mücadele başlattı. Almanya'nın Hessen eyaletine bağlı Hadamar Kasabası'nda ikamet eden Burdurlu Bahattin Turan'ın evini Türkiye'de izindeyken su bastı. Geçen Ocak ayında kaloriferin bozulması sebebiyle patlayan su boruları evi kullanılamaz hale getirdi. Su borularının patladığını anlayan Turan'ın Alman komşusu, Türkiye'deki aileye durumu haber verdi. Bunun üzerine Turan ailesi, tatillerini yarıda bırakarak Almanya'ya geri dönmek zorunda kaldı. Kendi mülkiyetlerindeki evleri sigortalı olan Turan ailesi, sigorta şirketinden bilirkişi çağırdı. Sigorta şirketi, evdeki hasarı belirledikten sonra masrafları karşılamak yerine aileye çıkış verdi. Olayı anlatan Turan, "Geçen Ocak ayında Türkiye'ye gittik. Ancak kaloriferler birkaç gün sonra bozulmuş, su boruları da donarak patlamış ve evi su basmış. Komşumun bize haber vermesi üzerine hemen Almanya'ya döndük" dedi. Konuyu sigorta şirketine anlattığını kaydeden Turan, "Eve gelen bilirkişi, hasarı 23 bin 525 Euro olarak tespit etti. Sonra bana dönüp, 'Hasar 2-5 bin Euro arasında olsaydı öderdik' dedi ve gitti. Güya izne gideceğimi sigorta şirketine bildirmem gerekiyormuş. Ben de avukatıma başvurdum. Yasalara göre sigorta, tüm zararımı karşılamak zorunda. Ancak mahkeme süreciyle bunu uzatmaya çalışıyor" diye konuştu. Sigorta şirketine primlerini zamanında yatırdığını söyleyen Bahattin Turan, "Şimdi zararımı karşılamak istemiyorlar.
Prim - 27.10.2006
Muhtar Açıklama Yaptı
"Değerli basın mensubu meslektaşlarım, Olay, üzcü olmanın ötesinde, maalesef korkutucudur... Korkutucu olan, benim yanımda çalışan bir meslektaşımın 4 ay önce ayrıldığı erkek arkadaşının kontrolsüz hareketlerde bulunması değil... Korkutucu olan, genç bir avukat olduğunu öğrendiğim Emin Aslan isimli arkadaşın, kontrolden çıkmasını tetikleyen faktörler... Emin Aslan'ı kontrolden çıkartan olay, bir televizyon programının, arka arkaya insanı çileden çıkartacak şekilde yayın yapmasıdır... İpe sapa gelmez, tamamen yalan ve yanlış bilgilerle, psişik meraklar uyandırmak amacıyla yapılan yayın, ilişkisini aylar önce tamamlamış, avukatlık yapan bir insanı kontrolden çıkartabilmiştir... Bir kişinin, kontrolünü kaybetmesi ve bir insana yönelik tacizkar ifadeler kullanarak, silahını göstermesi hiçbir zaman mazur gösterilemez... Ancak, bu olayın bu şekilde vuku bulması, onun ardında yatan tetikleyeci nedenleri bulup çıkarmamızı da engellemez... Türkiye'de maaselef bazı magazin programları, yalan, yanlış, asparagas haberler ve sanal polemikler yaratarak, konu aldıkları olay kahramanlarını ve çevrelerini her gün istedikleri biçimde batırıp çıkarmakta, hayatları yıkarak o hayatların üzerinden kan içmektedirler... Bazı gazeteci kılıklı insanlar, olayı takip eden olmaktan çıkmış, olayı yaratan, manipüle eden ve olayın tarafı haline gelmişlerdir... Aylardır benim ve yakın çevrem üzerine bazı programlarda yapılan yayınları, kendisine insanım diyen insanlar bir gözlerin önüne getirsinler... Beni geçin, Türkiye'de konu mankeni haline getirilen insanlara yönelik yayınları bir gözönüne getirin... Bu kadar manipülatif, bu kadar iğrenç, yayınlardan sonra, olayın kahramanlarının çevrelerinde kontrolden ve çileden çıkmayan insanları görmek mümkün müdür?.. İnsan haysiyeti, insan onuru, insan namusunun bu kadar kolay harcanabildiği bir sistemde, bu son olay işte bunun için korkutucu ve ürkütücüdür... Malesef bu yayınlar yeni olayların habercisidir... 26 yıldır gazeteciyim... Bunun 10 yılını her gün haber yapan programların ve haber merkezlerinin en başında geçirdim... Binlerce, onbinlerce, haber elimden geçti... Çok eleştirildim... Çok şeyin sorumlusu olarak gösterildim... Onbinlerce haber içinde bir gün bile bir tek yalan haberin yapılmasına izin vermedim... Belki yanlış haber yapıldı... Ama billinçli bir yalan haberciliğin altına hiçbirimiz bir tek gün imza atmadık... Benim ve arkadaşlarımın 26 yıllık sicilinde, şükür Allah'a insanları hedef gösteren, bu tip olaylara neden olan tek bir haberimiz yok... 4 yıldır televizyon haberciliğini bıraktım... Beni yıllar boyu en ağır şekilde eleştirenlerin, 4 yıl sonra yapılan bu kadar pislik karşısında, kıllarını kıpırdatmamaları ve hala benim hayatım üzerinden prim yapmaya çalışmaları çok düşündürücü.
Prim - 27.10.2006
Adana: Türkiye 3. Futbol Ligi
Türkiye 3. Futbol Ligi 1.Grup'ta mücadele eden Ceyhanspor'da, Batman Belediyespor maçı hazırlıkları tüm hızıyla sürüyor. Kulüp Başkanı Sözlü, kendi saha ve seyircileri önünde maç kaybetmediklerini belirterek, "Her gün daha iyi futbol oynuyoruz. Uzun soluklu maratonda ipi göğüslemek istiyoruz. Bu konuda yöneticisinden sporcusuna, teknik heyetten taraftarına kadar herkese görev düşüyor. Batman Belediyespor ile oynayacağımız maçtan 3 puan alıp taraftarımıza Şırnak yenilgisi ile Kayapınar Belediyespor beraberliğini unutturmak istiyoruz" diye konuştu. Öte yandan, Ceyhanspor Kulübü Başkanı Sedat Sözlü hafta sonu oynayacakları Batman Belediyespor maçının priminin 300 YTL olarak belirlendiğini ifade ederek, "Bu maçı kazanmaktan başka birşey düşünemiyorum.
Prim - 27.10.2006
Van: Van'da Yamep'e Büyük İlgi
Van Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Bölge Odası (SMMMO) Başkanlığı'nın Doğu Anadolu Bölgesi Kalkınma Proğramı'nın (DAKP) Sosyal Bileşene sundukları proje çerçevesinde sağladıkları 98 bin 102 Avro'luk hibe kredi ile açacağı 25 kişilik 'Yardımcı Muhasebe Ara Elemanı Eğitim Programı' (YAMEP) için fakülte ve yüksek okulu mezunu 60 kişinin başvurduğu belirtildi. Konu ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan SMMMO Başkanı Yakup Simeklioğlu, Avrupa Birliği (AB) Merkezi Finans ve İhale Birimi'nce onaylanan YAMEP'e büyük bir ilginin olduğunu söyledi. Van sınırları içinde ikamet eden 18 ila 35 yaş arasındaki yüksekokul ile fakültelerin işletme, maliye ve kamu yönetimi bölümlerinden mezun olan işsiz veya işi olup da, iş riski taşıyan kişilere imkan sağlamak ve kalifiye eleman yetiştirmek amacıyla hazırlanan projeyi artık hayata geçirme aşamasına geldiklerini kaydeden Simeklioğlu, projenin bir yıl süreceğini ve 25'er kişiden oluşacak 2 grup halinde 50 kişinin faydalanacağını söyledi. YAMEP için şimdiye kadar 25'i fakülte ve 35'i yüksekokul mezunu olmak üzere toplam 60 kişinin başvurduğunu belirten Simeklioğlu, Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Vakfı (BİTAV) tarafından 28 Ekim 2006 günü yapılacak Seviye Tespit Sınavı sonucu elemanların alacağı puan sıralamasına göre ilk 25 kişinin alacağını ifade etti. Simeklioğlu, 1 Kasım 2006 tarihinde itibaren SMMMO Eğitim Salonu'nda verilecek olan programa katılacak kursiyerlere haftada 5 gün olmak üzere 5 ay süreyle konularından uzman üniversite öğretim görevlileri ve odanın eğitim komisyonunda görevli kişiler tarafından muhasebe ara eğitimi verileceğini anlattı. Eğitimin başında bir ve sonunda olmak üzere 2 ayrı testin yapılacağını ifade eden Simeklioğlu, yapılacak testlerin sonucunda yüzde 60 başarı gösteren kursiyerlere sertifika verileceğini vurguladı. Simeklioğlu, sertifika almaya hak kazanan kişilere ayrıca 2 ay boyunca hizmet akdine dayanarak sigorta primleri ödenmek şartıyla muhasebe bürolarından istihdam edileceğini kaydederek, "Kurs için herhangi bir ücret talebinde bulunmadığımız gibi oda olarak hibe edilen kaynağın yüzde 10 oranında da katkıdan bulunacağız.
Prim - 27.10.2006
Van: Van'da Yamep'e Büyük İlgi
Van Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Bölge Odası (SMMMO) Başkanlığı'nın Doğu Anadolu Bölgesi Kalkınma Programı'nın (DAKP) Sosyal Bileşene sundukları proje çerçevesinde 'Yardımcı Muhasebe Ara Elemanı Eğitim Programı' (YAMEP) için fakülte ve yüksek okulu mezunu 60 kişinin başvurduğu belirtildi. Konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan SMMMO Başkanı Yakup Simeklioğlu, Avrupa Birliği (AB) Merkezi Finans ve İhale Birimi'nce onaylanan YAMEP'e büyük bir ilginin olduğu söyledi. Van sınırları içinde ikamet eden 18 ila 35 yaş arasındaki yüksekokul ile fakültelerin işletme, maliye ve kamu yönetimi bölümlerinden mezun olan işsiz veya işi olup da, iş riski taşıyan kişilere imkan sağlamak ve kalifiye eleman yetiştirmek amacıyla hazırlanan projeyi artık hayata geçirme aşamasına geldiklerini kaydeden Simeklioğlu, projenin bir yıl süreceğini ve 25'er kişiden oluşacak 2 grup halinde 50 kişinin faydalanacağını söyledi. YAMEP için şimdiye kadar 25'i fakülte ve 35'i yüksekokul mezunu olmak üzere toplam 60 kişinin başvurduğunu belirten Simeklioğlu, Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Vakfı (BİTAV) tarafından 28 Ekim 2006 günü yapılacak Seviye Tespit Sınavı sonucu elemanların alacağı puan sıralamasına göre ilk 25 kişinin alacağını ifade etti. Simeklioğlu, 1 Kasım 2006 tarihinde itibaren SMMMO Eğitim Salonu'nda verilecek olan proğrama katılacak kursiyerlere haftada 5 gün olmak üzere 5 ay süreyle konularından uzman üniversite öğretim görevlileri ve odanın eğitim komisyonunda görevli kişiler tarafından muhasebe ara eğitimi verileceğini anlattı. Eğitimin başında bir ve sonunda olmak üzere 2 ayrı testin yapılacağını ifade eden Simeklioğlu, yapılacak testlerin sonucunda yüzde 60 başarı gösteren kursiyerlere sertfika verileceğini vurguladı. Simeklioğlu, sertfika almaya hak kazanan kişilere ayrıca 2 ay boyunca hizmet akdine dayanarak sigorta primleri ödenmek şartıyla muhabese bürolarından istihdam edileceğini kaydederek, "Kurs için herhangi bir ücret talebinde bulunmadığımız gibi oda olarak hibe edilen kaynağın yüzde 10 oranında da katkıdan bulunacağız.
Prim - 27.10.2006
Kırıkkale: Türkiye 2. Futbol Ligi B Kategorisi
Türkiye 2. Futbol Ligi B Kategorisi takımlarından Kırıkkalespor, Pazar günü deplasmanda oynayacağı Yimpaş Yozgatspor maçında mutlak galibiyet hedefliyor. Kulüp Başkanı Hakan Aykul, tek hedeflerinin galibiyet olduğunu belirterek, "Yozgatspor güçlü bir takım. Rakibimizi küçümsemiyoruz. Ancak liderliğin verdiği avantajla sahaya çıkacağız. Yozgatspor maçında sahadan 3 puanla ayrılmak istiyoruz" diye konuştu. Teknik Direktör Harun Aydoslu ise, play off'a kalmak için kararlı olduklarını belirterek, Yozgat'tan galibiyetle dönmek istediklerini söyledi. Galibiyetten başka seçenek düşünmediklerini ifade eden Aydoslu, "Taraftarlarımız bizi bu maçta yalnız bırakmayacak. Rekor denecek oranda taraftarla birlikte Yozgat'a gideceğiz. Galibiyet dışında başka bir seçenek düşünmüyoruz. Yozgatspor'u yenerek rakiplerimizle aramızdaki farkı açmak istiyoruz" dedi. Bu arada Hüseyin'in cezalı olduğu Kırmızı-lacivertli ekipte Ümit'in sakatlığının devam ettiği, Kürşat'ın da hafif sakatlığının bulunduğu bildirildi. Öte yandan Kırıkkalespor yönetimi de, Yozgatspor maçının galibiyet primini 600 YTL'den bin YTL'ye çıkardı.
Prim - 27.10.2006
Samsunspor'a Prim Dopingi
Samsunspor Yönetimi, Pazar Günü Oynanacak Mardinspor Maçının Galibiyet Primini 5000 YTL Olarak Belirlerken Futbolcularına İstanbul Büyükşehir Belediyespor Galibiyeti Nedeniyle 4'er Bin YTL Prim Dağıttı.
Prim - 26.10.2006
Kırıkkale: Türkiye 2. Futbol Ligi B Kategorisi
Türkiye 2. Futbol Ligi B Kategorisi 4. Grup'ta lider Kırıkkalespor, hafta sonu deplasmanda oynayacağı Yimpaş Yozgatspor maçına 2 bin taraftarıyla gitmeye hazırlanıyor. Kırıkkalespor Taraftarlar Derneği Başkanı Hakan Elidemir ve 71'li Taraftarlar Derneği Başkanı Erdal Aydın, yaptıkları açıklamada, "İki dernek olarak taraftarı Yimpaş Yozgatspor maçına gitmeye davet ediyoruz. Kırmızı-lacivertli takım sevgisini göstermek isteyenler buyursunlar bizimle Yozgat'a gelsinler. 2 bin kişi ile deplasmana giderek takımımızı yalnız bırakmayacağız" dedi. Öte yandan, Kırıkkalespor'da galibiyet primi 600 YTL iken, yönetim kurulu kararı ile Yimpaş Yozgatspor maçı galibiyet priminin bin YTL'ye çıkarıldığı öğrenildi.
Prim - 26.10.2006
Diyarbakır: Diyarbakır'da 80 Kişiye İstihdam Yolu
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile Mesleki Eğitim ve Küçük Sanayi Destekleme Vakfı'nın, değişik alanlarda kısa ve uzun süreli mesleki eğitimler vermek için yaptığı 5 yıllık anlaşma meyvelerini vermeye başladı. Proje kapsamında ilk olarak bilgisayar operatörlüğü, bilgisayarlı muhasebe, oto motor ve kaynakçılık alanlarında 80 kişiye istihdam yolu açılacak. MEKSA Vakfı ile Büyükşehir Belediyesi arasında 5 yıllığına yapılan anlaşma çerçevesinde önümüzdeki ay bilgisayarlı muhasebe, bilgisayar operatörlüğü, oto motor ve kaynakçılık alanlarında 3 ay sürecek bir eğitim programına toplam 80 kişinin katılacağı belirtildi. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Projeden Sorumlu Başkan Danışmanı Muharrem Erbey, program kapsamında kursiyerlerin mesleki beceri, mesleki hastalıklar, sigaranın zararları, iş etiği gibi değişik konu başlıkları altında eğitim alacaklarını belirterek, kursiyerlerin bu 3 aylık eğitimden sonra ayrıca kalfalık eğitimi göreceğini ve sonrasında onaylı sertifika alacaklarını anlattı. Eğitimler sonrasında kursiyerlerin istihdam edilmeleri için de program hazırladıklarını kaydeden Erbey, 3 aylık eğitim programının ardından kursiyerlerin kalfa olarak çalışabilecekleri iş yerlerinin temin edileceğini belirterek, program doğrultusunda çalışanların 3 yıl boyunca hem sigorta primlerinin yatırılacağını hem de asgari ücretin 3'te biri oranında kendilerine ödeme yapılacağını aktardı.
Prim - 26.10.2006
Çiftçi de Narı Sevdi
Kalp başta olmak üzere sağlığa büyük yararı olan ve tüketimi son 2 yıldır hızla artan nar çiftçinin de gözdesi oldu. Daha önce 1080 dönümlük alanda nar üretimi yapılırken sadece Adana`da bu yıl 5 bin dönümü aşkın araziye yeni nar ağaçları dikildi. Adana Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, nar suyu ve nar ekşisinin gündeme gelmesi ve tüketiminin artmasının, yeni ürün arayışı içindeki çiftçiyi bu ürüne yönelttiğini söyledi. Sert çekirdekli meyvelere bu yıldan itibaren dönüm başına verilen teşvik priminin de etkili olduğunu belirten İncefikir, ``Nar ekmek isteyen üreticilere Tarım Bakanlığı dönüm başına 250 YTL teşvik primi veriyor.
Prim - 25.10.2006
Berlin: Almanya'da Sağlık Reformu Kabineden Geçti
Yaklaşık 9 aydır hükümette bulunan Hıristiyan Birlikçiler ile Sosyal Demokratlar, Almanya'nın en büyük sorunlarından birisi olan sağlık reformu konusunda nihayet anlaştı. Federal kabinenin bugünkü toplantısında uzlaşan hükümet ortakları, sağlık reformu yasa tasarısı üzerinde yapılan değişiklikleri Eyaletler Meclisi'ne bildirdi. Yasa tasarısı, Federal Meclis'in Cuma günü yapılacak toplantısında da değerlendirilmeye alınacak. Federal Meclis'teki görüşmelerin uzun sürmesi bekleniyor ancak, hükümet bunu en geç yıl sonuna kadar Federal Meclis'ten geçirmeyi planlıyor. Hükümete göre, yeni yasa tasarısı sağlık kasaları arasında adil bir paylaşıma imkan tanıyor ve sağlık kasalarının eşit ortamda rekabet etmesini sağlıyor. Yasa tasarısı yıl sonuna kadar Federal Meclis'ten geçtiği taktirde Şubat ayı başlarında Eyaletler Meclisi'nde tartışmaya açılacak. Tasarı Şubat ayı sonuna kadar Eyaletler Meclisi'nden geçtiği taktirde ise 1 Nisan 2007 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. Sağlık reformu yasa tasarısının son şekline göre; işveren ve işçilerin ödediği aidat ve primlerle vergiler oluşturulacak bir fonda toplanacak.
Prim - 25.10.2006
Denizli: Denizlispor Seri Peşinde
Turkcell Süper Ligi'nin 11. haftasında kendi evinde Antalyaspor'u konuk edecek olan Denizlispor, galip gelerek 3'te 3 yapmak istiyor. Çaykur Rizespor ve Sakaryaspor'u yenerek son 2 haftayı 6 puanla kapatan Yeşil-siyahlı ekipte, Antalyaspor maçı hazırlıkları günde tek idmanla sürüyor. Gümüşler Haluk Ulusoy Tesisleri'nde süren çalışmalara, tedavisi Almanya'da süren Selahattin dışında tüm futbolcular katıldı. Son 2 haftada alınan galibiyetlerle moral bulduklarını ve üst sıralara doğru çıkışa geçtiklerini belirten teknik direktör Faruk Hadzibegiç, "Antalyaspor maçı zorlu geçecek. Taraftarlarımıza bu maçta büyük görev düşüyor. Başarılarımızda önemli pay sahibi olan taraftarlarımızı bu maçta da yanımızda görmek istiyoruz" dedi. Denizlispor Yönetim Kurulu ise, futbolculara ödemelerini sürdürüyor. 30 Eylül'de ödenmesi gereken 1.4 milyon YTL tutarındaki transfer taksitlerini ödeyen Yeşil-siyahlı yönetim, maç başı ve primleri de aksatmadan ödemek için çalışıyor.
Prim - 25.10.2006
Diyarbakır: Türk Telekom Lig A
Türk Telekom Lig A'ya düştükten sonra sıkıntılı günler geçiren, kimsenin yönetmeye talip olmadığı Diyarbakırspor'da, Diyarbakır Vali Yardımcısı Ahmet Aydın ve ekibinin göreve gelmesinden sonra işler yoluna girmeye başladı. Diyarbakırspor Kulüp Başkanı Ahmet Aydın yaptığı açıklamada, hedeflerinin Diyarbakırspor'u borçsuz bir duruma getirmek olduğunu ve bunun için bütün Diyarbakırlılar'ın takımlarına sahip çıkmasının gerektiğini belirterek, "Yönetimler gelip geçicidir, asıl önemli olan kulüplerimizin camia olabilmesidir. Yönetim olarak elimizden geleni yapıyoruz. Kulübümüze kalıcı gelirler sağlamanın gayreti içerisindeyiz. Diyarbakırspor için bu çok önemli bir konudur. Diyarbakırspor'un başarısı için herkesin desteğine ihtiyacımız var" dedi. Yeşil-kırmızılı takımın başkanı Ahmet Aydın, göreve geldiklerinde futbolculara verdikleri sözleri yerine getirmenin gururunu yaşadıklarını söyleyerek, "Uyguladığımız prim sistemi hem saha sonuçlarına yansıyor hem de futbolcularımızın yüzü gülüyor.
Prim - 25.10.2006
İstihdam Vergilerinde "Dünya Şampiyonu"yuz
Türkiye'nin, 30 Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkesi içinde, istihdam vergilerinin ağırlığı bakımından birinci sırada yer aldığı bildirildi. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun (TİSK) hazırladığı, ''Avrupa Birliği'ne Üyelik Sürecinde AB Ülkeleri ve Diğer Aday Ülkeler Karşısında Türkiye'nin Durumu'' adlı raporda, işverenlerin işçi adına ödenen gelir vergisi ile işsizlik sigortası dahil, SSK'ya ödediği işçi ve işveren primlerinden oluşan istihdam vergilerinin ağırlığı bakımından, ''2001'den bu yana olageldiği gibi, 2005'te de şampiyonluğunu sürdürdüğü'' ifade edildi.
Prim - 24.10.2006
Ankara: IMF'nin 5. Gözden Geçirme Çalışmaları Sona Erdi
Stand-by düzenlemesinin 5. gözden geçirme çalışmaları kapsamında Türkiye'de bulunan Uluslararası Para Fonu (IMF) heyetinin 20 Ekim 2006 tarihinde gözden geçirme çalışmalarını tamamlayarak, Türkiye'den ayrıldığı bildirildi. Hazine Müsteşarlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, IMF heyetiyle yürütülen çalışmalarda son gözden geçirmeden bu yana meydana gelen makroekonomik gelişmeler ve 2006 yıl sonu gerçekleşme tahminleri ile 2007 yılına ilişkin görünüm ve temel makroekonomik hedeflerin ele alındığı kaydedildi. Gözden geçirme çalışmaları kapsamında kamu maliyesine ilişkin gelişmelerin de değerlendirildiği, 2006 yılı bütçe gerçekleşmeleri ve program kapsamındaki yıl sonu projeksiyonları, 2007 yılı bütçesi ve konsolide kamu sektörü hedefleri konusunda çalışmalar yürütüldüğü belirtildi. 2006 yılına ilişkin projeksiyonların GSMH'nın yüzde 6.5'i seviyesindeki faiz dışı fazla hedefinin oldukça üstünde bir performans sergileneceğini gösterdiğinin ifade edildiği açıklamada, 2007 yılına ilişkin konsolide kamu sektörü faiz dışı fazla hedefinin ise GSMH'nın yüzde 6.5'i olarak belirlendiği ve 2007 yılı bütçesinin bu hedefle uyumlu olarak hazırlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulduğu hatırlatıldı. Gözden geçirme çalışmaları kapsamında başta vergi politikası ve idaresi, sosyal güvenlik ve mali sektör olmak üzere yapısal reformlarda kaydedilen ilerlemelerin değerlendirildiği de belirtilerek, vergi idaresi reformu alanında Büyük Vergi Mükellefleri Birimi'nin 2006 yılı sonuna kadar tam anlamıyla faaliyete geçmesi yönünde atılan adımların gözden geçirildiği; iş, gelir vergisi reformunun ikinci aşamasına ilişkin çalışmaların hızlandırılarak kısa sürede tamamlanması üzerinde mutabakat sağlandığı bildirildi. Sosyal güvenlik reformu kapsamında yeni Sosyal Güvenlik Kurumu'nun prim tahsilatını iyileştirmeye yönelik çalışmaları ve 2007 yılında uygulamaya girecek genel sağlık sigortası sistemine geçiş öncesi hazırlıkların da değerlendirildiğinin belirtildiği açıklamada, Yeni Bankacılık Kanunu'nun uygulanmasına yönelik ikincil düzenlemeler ve sektördeki son gelişmelerin de çalışmalar sırasında ele alındığı belirtildi.
Prim - 24.10.2006
659 Bin İşsize, 800 Milyon YTL'lik Ödeme
İşsizlik Sigortası Fonu'ndan, 30 Haziran 2006'ya kadar işsiz kalan 659 bin 111 kişiye 800 milyon 364 bin 374 YTL tutarında ''işsizlik ödeneği'' verildi. İşsizlik Sigortası Fonu verilerine göre, ilk ödeneğin verildiği Mart 2002'den 30 Haziran 2006'ya kadar geçen sürede 4447 sayılı ''İşsizlik Sigortası Yasası'' uyarınca, kendi kusuru olmaksızın işini yitiren ve yasanın aradığı koşullara uygun işsizlere toplam 800 milyon 364 bin 374 YTL tutarında işsizlik ödemesi yapıldı. Bu dönemde işsizlik ödeneği alabilmek için Fon'a, 740 bin 106 kişi başvurdu. Bunlardan 659 bin 111'i işsizlik ödeneği almaya hak kazandı. Prim kesintilerinin Fon'a aktarıldığı 1 Haziran 2000'den 30 Haziran 2006 tarihine kadar geçen sürede ise İşsizlik Sigortası Fonu'nda toplam 21 milyar 776 milyon 85 bin 991 YTL toplandı.
Prim - 24.10.2006
Taslak Niyet Mektubu Üzerinde Mutabakat Sağlandı
Hazine Müsteşarlığı, Uluslararası Para Fonu (IMF) heyeti ile stand-by düzenlemesinin beşinci gözden geçirme çalışmaları kapsamında taslak niyet mektubu üzerinde ana hatları ile mutabakat sağlandığını belirterek, IMF İcra Direktörleri Kurulu'nun Aralık ayında toplanarak beşinci gözden geçirmeyi tamamlamasının beklendiğini bildirdi. Hazine Müsteşarlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "stand-by düzenlemesinin beşinci gözden geçirme çalışmaları" kapsamında Türkiye'de bulunan IMF heyetinin, 20 Ekim 2006'da gözden geçirme çalışmalarını tamamlayarak Türkiye'den ayrıldığı anımsatıldı. IMF heyeti ile yürütülen çalışmalarda, son gözden geçirmeden bu yana meydana gelen makroekonomik gelişmeler ve 2006 yıl sonu gerçekleşme tahminleri ile 2007 yılına ilişkin görünüm ve temel makroekonomik hedeflerin ele aldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "2006 yılına ilişkin projeksiyonlar GSMH'nin yüzde 6,5'i seviyesindeki faiz dışı fazla hedefinin oldukça üstünde bir performans sergileneceğini göstermektedir. 2007 yılına ilişkin konsolide kamu sektörü faiz dışı fazla hedefi ise GSMH'nin yüzde 6,5'i olarak belirlenmiş ve 2007 yılı bütçesi bu hedefle uyumlu olarak hazırlanarak TBMM'ye sunulmuştur. Gözden geçirme çalışmaları kapsamında başta vergi politikası ve idaresi, sosyal güvenlik ve mali sektör olmak üzere yapısal reformlarda kaydedilen ilerlemeler değerlendirilmiştir. Vergi idaresi reformu alanında Büyük Vergi Mükellefleri Biriminin 2006 yılı sonuna kadar tam anlamıyla faaliyete geçmesi yönünde atılan adımlar gözden geçirilmiş, gelir vergisi reformunun ikinci aşamasına ilişkin çalışmaların hızlandırılarak kısa sürede tamamlanması üzerinde mutabakat sağlanmıştır. Sosyal Güvenlik Reformu kapsamında yeni Sosyal Güvenlik Kurumu'nun prim tahsilatını iyileştirmeye yönelik çalışmaları ve 2007 yılında uygulamaya girecek Genel Sağlık Sigortası sistemine geçiş öncesi hazırlıkları değerlendirilmiştir.
Prim - 23.10.2006
Sarıyer Kulübü Başkanı Murşit: "Futbolcularımız Bir Gün Öncesinden Bize Bayram Hediyesi Verdi"
Lig B 1. Grup'ta Eyüpspor'u 3-0 mağlup ederek liderliğe yükselen Sarıyer'de büyük bir sevinç yaşanıyor. Sarıyer Kulübü Başkanı Haşmet Mürşit, Eyüpspor ile zorlu bir maç oynadıklarını belirterek, ''Futbolcularımız bize 1 gün önceden bayram hediyesi verdi. Biz de onlara güzel bir armağan verdik ve alacakları garanti paraları ile primlerini ödedik'' dedi.
Prim - 22.10.2006
Denizli: Denizlispor Çifte Bayram Yaşıyor
Turkcell Süper Ligi'nin 10.haftasında deplasmanda Sakaryaspor'u Roman Kratochvil'in penaltıdan attığı 2 golle 2-1 mağlup eden Denizlispor'da bayram erken yaşanmaya başlandı. Lige iyi bir başlangıç yapamayan ancak son haftalarda aldığı başarılı sonuçlarla düşme hattından uzaklaşmaya başlayan Yeşil-siyahlılar, kendi sahasında kazandığı Kayseri Erciyesspor ve Çaykur Rizespor maçlarından sonra ilk deplasman galibiyetini Sakaryaspor'dan alarak galibiyet sayısını 3'e, puanını da 12'ye yükselterek rahat bir nefes aldı. Denizlispor Başkanı Ali İpek, Sakaryaspor maçının zor bir deplasman olduğunu belirterek, "Denizlispor gücünü bir kez daha ortaya koydu. Maddi destek bulduğumuz taktirde bizi kimse tutamaz. Denizli, Denizlispor'un kıymetini iyi bilmelidir. Antalyaspor maçını da kazanarak üst sıralara doğru yükselmek istiyoruz" dedi. Denizlispor Teknik Direktörü Faruk Hadzıbegiç ise, geçen hafta Çaykur Rizespor karşısında çıkardığı ilk on biri Sakaryaspor maçında da sahaya sürdü.İki bayramı bir arada yaşadıklarını belirten Faruk Hadzıbegiç, "İlk yarıda kötü oynadık. Kontrollü futbol oynamaya çalıştığımız için rakibin üzerine gidemedik. Sakaryaspor'un forvetleri ilk yarıda çok etkili oldu. İkinci yarıda ise oyunun kontrolü bize geçti. Son 20 dakikada Denizlispor gerçek kimliğini ortaya koydu. Skor daha farklı olabilirdi. Sakaryaspor maçı bize, Denizlispor'un maç kazanmayı öğrendiğini gösterdi. Önümüzde Antalyaspor maçı var. Saha ve seyirci avantajını kullanarak bu maçı da kazanarak ligde daha iyi yerlere geleceğiz. Denizlispor taraftarı, Sakaryaspor taraftarını örnek almalıdır. Sakaryaspor taraftarlarına hayran kaldım. Bizim taraftarlar da takımını böyle ateşlemelidir. Antalyaspor'u yendiğimiz takdirde üst sıralara hızla tırmanacağız" diye konuştu. Bu arada, Sakaryaspor maçında rakibiyle girdiği mücadele sonrası başı yarılan Bülent Ertuğrul'un, kafasındaki kanı görünce bayıldığı ve hastaneye kaldırıldığı, burada başına 3 dikiş atıldığı ve durumunun ciddi olmadığı öğrenildi. Denizlispor Yönetim Kurulu, Sakaryaspor galibiyetinden dolayı futbolculara 4'er bin YTL prim verecek.
Prim - 21.10.2006
Diyarbakır: Türk Telekom Lig A
Diyarbakırspor hafta sonu kendi sahasında oynayacağı Altay maçının hazırlıklarını tamamladı. Diyarbakırspor Teknik Direktörü Recep Bayık, tek hedeflerinin bu maçı kazanmak olduğunu söyledi. Diyarbakırspor Altay maçının hazırlıklarını tamamlayarak maç saatini beklemeye başladı. Diyarbakırspor yönetimi Altay maçına özel prim vermeye hazırlandığı öğrenildi.
Prim - 20.10.2006
Ankara: SSK ve Bağ-kur, Yeniden Yapılandırma Kapsamında 2.9 Milyar YTL Tahsilat Yaptı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması Kapsamında 31 Ağustos 2006 Tarihi İtibariyle SSK'da 424 Milyon YTL, Bağ-kur'da da 2 Milyar 490 Milyon YTL Olmak Üzere Toplam 2 Milyar 914 Milyon YTL Tahsilat Yapıldığını Açıkladı.
Prim - 20.10.2006
Yalova: Yalova Valiliği'nden Kayıt Dışı Açıklaması
- Kayıt dışı istihdamla mücadele projesi (KADİM) dahilinde Yalova Valiliği tarafından yapılan toplantının sonuçları açıklandı. Yalova Valisi Yusuf Erbay imzalı sonuç bildirisinde, kayıt dışı istihdamla mücadele için alınması gereken tedbirlere geniş yer verildi. Türkiye'de kayıt dışı ekonominin GSMH'nin yüzde 50'sinden daha fazla olduğunun tahmin edildiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Yerel denetimde etkinliğin sağlanabilmesi için diğer bir yöntem de, vergi dairesi yoklama memurlarının düzenledikleri yoklama fişlerinin Bağ-Kur ve SSK'ya bildirilmesinin sağlanmasıdır. İlçelerde dahi örgütlenmiş olan yoklama memurlarının, işyeri açılış, kapanış, adres ve ortak değişikliği ile yaygın ve yoğun denetimlerde düzenledikleri yoklama fişlerinin, işyerinde çalışanların kimlik bilgileri, işe giriş tarihleri ve aldıkları ücret bilgilerini taşıyacak şekilde düzenlemesi ve bu tutanakların birer nüshasının Bağ-Kur ve Sigorta Müdürlüklerine gönderilmesinin zorunlu tutulması gerekmektedir. Böylelikle özellikle vergi dairesine yasal süresinde bildirilen ancak sosyal güvenlik kurumlarına geç bildirilen çalışanların çapraz kontrolü yapılabilecektir. Sosyal güvenlik primlerinin yüksek olduğu ve bunun kayıt dışı istihdama yol açtığı konusunda, işveren kesimi başta olmak üzere, toplumda genel bir inanış bulunmaktadır.
Prim - 20.10.2006
Siirt: Türkiye 2. Futbol Ligi B Kategorisi
Türkiye 2. Futbol Ligi B Kategorisi 5. Grubu'nun 11. haftasında Siirtspor, ligin iddialı takımlarından Adana Demirspor ile karşılaşacağı maçın hazırlıklarını tüm hızıyla sürdürüyor. Siirtspor Teknik Direktörü Yaşar Erten, takımda 4 sakat futbolcu bulunduğundan hafta sonu deplasmanda yapacakları maçın kendileri için zorlu geçeceğini belirtirken, sarı-mavili ekibin başkanı Beşir İlçin ise Adana Demirspor galibiyeti için belirlenen maç priminin 20 bin YTL olduğunu açıkladı.
Prim - 20.10.2006
Sivas: Yem Bitkisi Desteklemeleri Ödenmeye Başlandı
- 2005 Yılı Hayvancılığın Desteklenmesi Kapsamında Alınan Kararla, Yem Bitkisi Eken Çiftçilere Destekleme Primlerinin Ödenmeye Başladığı Bildirildi.
Prim - 19.10.2006
Ankara: 2007 Yılı Bütçesi
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, 2006 yılı merkezi yönetim bütçesinin 43.2 milyar YTL faiz dışı fazla (FDF) ve 3 milyar YTL bütçe açığı ile sonuçlandırılmasının öngörüldüğünü söyledi. TBMM Plan Bütçe Komsiyonu, 2007 yılı bütçesi için toplandı. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, 2007 yılı bütçesini komisyona sunarken yaptığı konuşmada, merkezi yönetim bütçe giderlerinin 175.2 milyar YTL, gelirlerinin 172.2 milyar YTL olarak tahmin edildiğini kaydetti. Bu yıl itibariyle faiz giderlerinin Gayri Safi Milli Hasıla'ya (GSMH) oranının yüzde 8.2 olarak gerçekleşmesinin beklendiğini kaydeden Unakıtan, "Bu oran, 2002 yılında yüzde 18.8 olduğu dikkate alındığında alınan mesafe daha açık şekilde görülmektedir" dedi. Unakıtan, 2007 yılı bütçesinde giderlerin 204.9, gelirlerinin 188.2, bütçe açığının 16.7 milyar YTL, FDF'nin de 36.2 milyar YTL olduğunu anımsatarak, GSMH'ye oranlarına bakıldığında da bu sene yüzde 31.2 olan bütçe giderlerinin yüzde 32.5'e çıkacağını, gelirlerinin de yüzde 30.6'dan yüzde 29.8'e düşeceğini bildirdi. Bakan Unakıtan, açıklamalarında 2007 yılı bütçesinin AK Parti hükümetinin beşinci bütçesi olduğunu belirterek, "Aynı zamanda 3 yıllık olarak hazırlanmış ikinci bütçedir. 2007 yılı bütçesi, uluslararası standartlarla uyumlu, yeni kamu mali yönetim sisteminin amacı ve felsefesi doğrultusunda titiz çalışmalar sonucu hazırlanmış ve huzurlarınıza sunulmuştur" ifadelerine yer verdi. "Biz, bütçeyi milletimizin sırtından yük olmaktan çıkarıp milletimize hizmet eder hale getirdik" diyen Unakıtan, "Göreve geldiğimizde yüzde 14.6 düzeyinde olan bütçe açığının GSMH'ye oranı bugün yüzde 1'lere kadar düştü. Borç dinamiklerinde çok süratli iyileşmeler sağlandı. Kamu net borç stokunun GSMH içindeki payı yüzde 90.4'ten yüzde 49.6'ya kadar düştü. Hükümetlerimizden önce bütçe giderleri daima hedeflenenin üstünde ve bütçe gelirleri de hedeflenenin altında gerçekleşti. Bütçe açığı hedefleri tutmadı. Meclis'ten geçen bütçe hedeflerinin 6 yılın bitiminde çok büyük oranlarda, hatta yüzde 49'lara varan oranlarda saptığını hepimiz gördük. Bu, istikrarsızlığın en önemli işaretidir. Hükümetlerimiz döneminde bütçe açığı hedefimiz daima öngörülerimizden daha iyi gerçekleşti. Bu bütçe istikrarının devamı, güvenilirliğin arttırılması ve Türkiye'nin kalkınması için hazırlanmış bir bütçedir" ifadelerini kullandı. "Bu bütçe, milletimizin refah düzeyinin daha da artırılması anlayışı üzerine hazırlanmış bir bütçedir. Fakire, fukaraya ve özürlüye sahip çıkan bir bütçedir. Ancak, seçim bütçesi asla değildir" diyen Bakan Unakıtan, bütçenin aynı zamanda disipline riayet eden, popülizme meydan vermeyen bir bütçe olduğunu belitti. Unakıtan, "2007 bütçesi, mali disiplin anlayışı içinde hazırlandı. Göreve geldiğimiz günden bu yana sürdürdüğümüz istikrarlı ve kararlı bütçe yönetim anlayışımız aynen devam etmektedir" diye konuştu. Dünya ekonomisiyle ilgili bilgiler de sunan Bakan Unakıtan, "2007 yılında ekonomik büyümenin, gelişmiş ekonomiler için yüzde 2.7, gelişmekte olan ekonomiler için yüzde 7.2 ve dünya ekonomisi için ise yüzde 4.9 seviyelerinde gerçekleşmesi tahmin edilmektedir" ifadelerini kullandı. Ekonomide yaşanan büyüme trendinin 2006 yılında da devam ettiğini kaydeden Bakan Unakıtan şöyle konuştu: "2006'nın ilk çeyreğinde yüzde 6.4, ikinci çeyreğinde ise yüzde 8.5 oranında büyüyen ekonomimiz, tarihinde ilk kez 18 çeyrek aralıksız büyüyerek yeni bir rekora daha imza atmıştır. 2006 yıl sonu itibariyle de yüzde 5'lik büyüme hedefini aşacağız. Böylelikle son 4 yılda ortalama yüzde 7.4 oranında büyüme hızına ulaşmış olacağız. Nitekim, 2002 yılında 181 milyar dolar olan GSMH, 2007 yılında 410 milyar dolar olacaktır. Bu büyüme performansı, kişi başına düşen milli gelir rakamlarında da kendini göstermektedir. 2002 yılında 2.598 dolar olan kişi başına gelir, 2007 yılında 5.550 dolara ulaşacaktır. Bu bir zenginleşmedir. Satın alma gücü paritesine göre ise kişi başına gelirimiz 9 bin dolar seviyesine gelmiştir. Bu rakamlar, milletimizin satın alma gücünün ve refah seviyesinin arttığını göstermektedir." Bakan Unakıtan, dış ticaret ile ilgili bilgiler verirken de "Yıl sonu ihracatımızın 83.5 milyar dolar, 2007 yılı ihracatımızın ise 95 milyar dolar olmasını bekliyoruz. Ocak-Ağustos döneminde ithalatımız yüzde 18.5 oranında artarak 88.9 milyar dolara ulaşmıştır. İthalatımızın 2006 yıl sonunda 135.5 milyar dolar, 2007 yılı sonunda ise 149.7 milyar dolar olmasını bekliyoruz" dedi. Bakan Unakıtan, cari açıkla ilgili bilgi verirken de şunları söyledi: "Cari açığın sürdürülebilmesinde ve risk olarak algılanmamasında finansman kalitesi de çok büyük öneme sahiptir. Ocak-Ağustos döneminde 12.4 milyar dolar doğrudan yatırım ile 32.1 milyar dolar uzun vadeli kredi kullanımı, ülkemizde cari açığın sağlıklı ve kalıcı bir finansman yapısına sahip olduğunu göstermektedir. Ancak, sürekli cari açık bir risktir. Bunun önlemlerini alacağımızın bilinmesini isterim. Bu kapsamda, mikro ekonomik tedbirlerin alınması, istihdamın esnek bir yapıya kavuşturulması, Ar-Ge faaliyetlerinin teşvik edilmesi ve üretim yapısının değiştirilerek yüksek teknolojiye dayalı, katma değeri yüksek ürünlere yönelmek dahil gerekli önlemleri alacağız. Uluslararası kuralları da dikkate alarak ülkemiz için gereksiz olan ithalatı engelleyerek kendi üretimimize, kendi ürünlerimize sahip çıkacağız. Kendi üretimimizin maliyetlerini düşürmek suretiyle ülkemizin rekabet gücünü artıracağız." "ÖDENEKLER, TEMEL ÖNCELİKLERE VE KAMU HİZMETLERİNİN GEREKLERİNE UYGUN OLARAK BELİRLENDİ" Bakan Unakıtan, kamu borç stokunun makro ekonomik istikrar açısından kırılganlık oluşturmayacak seviyelere çekilmesinin temel öncelikleri olduğunun altını çizerken, "2001 yılında yaşanan krizin ardından yüzde 90.4 olan kamu net borç stokunun GSMH'ye oranının 2006 yılı sonunda yüzdsan vermeyen bir bütçe oldue 49.6'ya düşmesini bekliyoruz. Öte yandan, merkezi yönetim toplam borç stokunun yapısında YTL lehine yaşanan önemli değişim, 2006 yılında da devam etmektedir. 2002 yılı sonunda borç stokunun yüzde 42'si YTL cinsinden oluşurken, Ağustos 2006 sonu itibariyle bu oran yüzde 62 seviyesine yükselmiştir. YTL cinsi iskontolu Devlet İç Borçlanma Senetleri'nin kümülatif faiz oranı 2002 yılı sonunda yüzde 62.7 iken, 2006 yılının Eylül ayında yüzde 17.2'ye gerilemiştir. Esasen bu oran, 2006 yılının ilk çeyreğinde yüzde 14'lere kadar düşmüştü" ifadelerini kullandı. Bakan Unakıtan, 2006 yılı sonu itibariyle merkezi yönetim bütçe giderlerinin 175.2, merkezi yönetim bütçe gelirlerinin 172.2, bütçe açığının 3, faiz dışı fazlanın ise 43.2 milyar YTL olarak gerçekleşmesinin tahmin edildiğini belirterek, yıl sonu itibariyle faiz giderlerinin GSMH'ye oranının yüzde 8.2 olarak gerçekleşeceğinin tahmin edilmekte olduğunu kaydetti. Bakan Unakıtan, memur maaşlarına 2007'de yapılacak zamlarla ilgili de şu bilgilere yer verdi: "2007 yılında devlet memurlarımızın aylıklarına, düşük maaş alana daha yüksek, yüksek maaş alana ise daha düşük oranda yansıyacak şekilde bütçe imkanları ve enflasyon hedefleri dikkate alınmak suretiyle artış yapılacaktır. 2006 yılının ikinci 6 aylık döneminde enflasyonun yüzde 2.5'i aşması halinde, 2007 yılı Ocak ayında da enflasyonu telafi edecek şekilde bir artış oranı memurlarımızın aylık ve ücretlerine yansıtılacaktır. Diğer taraftan, 2007 yılı Ocak ve Temmuz aylarında düşük maaş alan devlet memurlarına yüzde 4+yüzde 4 ve yüksek maaş alan devlet memurlarına yüzde 3+yüzde 3 oranlarında maaş artışı sağlanacaktır. 2006 yılında olduğu gibi 2007 yılında da enflasyonun, vereceğimiz zamların üzerinde gerçekleşmesi halinde enflasyon farkları aynı şekilde memurlarımızın aylıklarına yansıtılacaktır. Bu yaptıklarımız sonucunda; 2006 yılı Temmuz ayında aile yardımı ödeneği dahil en düşük dereceli memurun 748 YTL olan net maaşı, yüzde 13.2 oranında artarak 2007 yılı Temmuz ayında 847 YTL'ye yükselecektir." Bakan Unakıtan 2007 yılı bütçe büyüklükleriyle ilgili ise şu bilgilere yer verdi: "GSMH 631.4 milyar YTL, GSMH büyüme hızı yüzde 5, GSMH deflatörü yüzde 7, TÜFE yıl sonu yüzde 4, ihracat 95 milyar dolar, ithalat 149.7 milyar dolar, bütçe giderleri 204.9, bütçe gelirleri 188.2 bütçe açığı 16.7, faiz dışı fazla 36.2 milyar YTL." "Bu durumda, 2006 yıl sonu gerçekleşme tahminlerine göre, 2007 bütçe giderleri yüzde 16.9, bütçe gelirleri ise yüzde 9.3 oranında artış göstermektedir" diyen Maliye Bakanı, 2007 bütçesinde yer alan ödeneklerin temel önceliklere ve kamu hizmetlerinin gereklerine uygun olarak belirlendiğini, bu çerçevede 2007 bütçesinde personel giderleri için 43.7 sosyal güvenlik kurumlarına, devlet primi için 10.
Prim - 19.10.2006
Unakıtan, Bütçe Kanunu Tasarısını Sundu: "Güçlü Bütçeler, Güçlü Ülkelerin İşidir"
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının sunumunu yaptı. AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Sait Açba`nın başkanlığında toplanan komisyonda, 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2005 Yılı Kesin Hesap Kanunu Tasarısının görüşmelerine yapıldı. Bütçenin sunuş konuşmasını yapan Unakıtan, 2007 bütçesinin, uluslararası standartlarla uyumlu, yeni kamu mali yönetim sisteminin amacı ve felsefesi doğrultusunda titiz çalışmalar sonucu hazırlandığını kaydetti. -GÜÇLÜ BÜTÇE- Hükümetin, bir yıl içinde millete sunacağı kamusal hizmetleri, izleyeceği ekonomik ve sosyal politikaları, bütçede ortaya koyduğunu belirten Unakıtan, ¨Geleceğe ilişkin öngörüleri içeren bütçeler, ekonomide geleceğe yönelik beklentilerin de izlerini taşırlar. Bir ülkedeki ekonomik faaliyet düzeyi, bütçelerle şekillenir. Güçlü bütçeler, güçlü ülkelerin işidir¨ diye konuştu. -FAKİR / FUKARA- Bütçelerin iyi idare edilmesi zorunluluğuna dikkati çeken Unakıtan, ¨Göreve geldiğimizde yüzde 14.6 düzeyinde olan bütçe açığının GSMH`ye oranı, bugün yüzde 1`lere kadar düştü. Borç dinamiklerinde çok süratli iyileşmeler sağlandı. Kamu net borç stokunun GSMH içindeki payı, yüzde 90,4`ten yüzde 49,6`ya kadar düştü. Hükümetlerimiz döneminde bütçe açığı hedefimiz daima öngörülerimizden daha iyi gerçekleşti. Bu bütçe, milletimizin refah düzeyinin daha da artırılması anlayışı üzerine hazırlanmış bir bütçedir. Fakire, fukaraya ve özürlüye sahip çıkan bir bütçedir. Ancak seçim bütçesi asla değildir. Hedefimiz, gelişmiş ve güçlü bir Türkiye`dir. Güçlü Türkiye`nin, güçlü bir bütçesi olmak zorundadır¨ diye konuştu. -KÜRESEL EKONOMİ- Bakan Unakıtan, artan emtia fiyatları ile yaşanan doğal afetlere rağmen 2005 yılında dünya ekonomisinin yüzde 4.9 büyüdüğünü kaydetti. Dünya ekonomisindeki büyümenin sonucunda uluslararası likidite koşulların, yükselen piyasalar lehine geliştiğini bildiren Unakıtan, yatırımcıların bu piyasalardaki yatırım araçlarına olan ilgisinin arttığını, bunun sonucunda da piyasalara büyük miktarda sermaye girişi yaşandığını ifade etti. Unakıtan, ¨2006 yılı için, küresel ekonomide 2006 yılındaki olumlu görünümün bir miktar tersine döneceğine dair işaretler vardır. Bundan sonraki dönemde küresel likidite koşullarının nasıl bir seyir izleyeceği konusu, bütünüyle küresel büyüme sürecine bağlıdır. AB ülkeleri ile Japonya ve Çin gibi ülkelerden gelmesi muhtemel yüksek büyüme hızları, bu süreci doğrudan etkiler niteliktedir¨ diye konuştu. -İSTİKRAR- Unakıtan, istikrarın kalıcı hale getirilmesi için reform niteliğindeki yapısal değişimleri gerçekleştirdiklerini belirtti ve istikrarı, ¨içindeyken değerinin çok fazla bilinmediği, ancak kaybedilince değeri anlaşılan bir kavram¨ olarak tanımladı. Unakıtan, yaşanan istikrarın korunması gerektiğini, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da kararlılıkla uygulanan politikalardan asla taviz verilmeyeceğini söyledi Unakıtan, makroekonomik büyüklüklere ilişkin bilgi verdi.Buna göre, GSMH 631,4 milyar YTL olarak belirlendi. GSMH büyüme hızı yüzde 5, GSMH deflatörü yüzde 7, TÜFE yıl sonu da yüzde 4 olarak tespit edildi.İhracat 95 milyar dolar, ithalat ise 149,7 milyar dolar olarak öngörüldü. Kemal Unakıtan`ın verdiği bilgiye göre, 2007 bütçesinde, bütçe giderleri 204,9 milyar YTL, bütçe gelirleri 188,2 YTL ve bütçe açığı da 16,7 milyar YTL olarak belirlendi. Faiz dışı fazla 36,2 milyar YTL öngörüldü. Bu durumda 2006 yıl sonu gerçekleşme tahminlerine göre, 2007 bütçe giderleri yüzde 16,9, bütçe gelirleri de yüzde 9,3 artış gösterdi. GSMH oranlarına bakıldığında da 2007`de bütçe giderlerinin oranı yüzde 31,2`den yüzde 32,5`e çıktı, bütçe gelirlerinin oranı da yüzde 30,6`dan yüzde 29,8`e geriledi. -ÖDENEKLER- Unakıtan, 2007 bütçesinde yer alan ödeneklerin, temel önceliklere ve kamu hizmetlerinin gereklerine uygun olarak belirlendiğini ifade ederek, teklif edilen rakamları şöyle sıraladı: Personel giderleri 43,7 milyar YTL Sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi 10,1 milyar YTL Mal ve hizmet alımları 15,6 milyar YTL Faiz giderleri 52,9 milyar YTL Cari transferler 60,9 milyar YTL Sermaye giderleri 12,1 milyar YTL Sermaye transferleri 3,6 milyar YTL Borç verme 3,7 milyar YTL Yedek ödenek 2,3 milyar YTL Başlıca transfer kalemlerinden sağlık, emeklilik ve sosyal yardım giderlerine 31,6 milyar YTL, mahalli idare ve fon paylarına 17 milyar YTL, tarımsal desteklemeye 5,3 milyar YTL, KİT`lere sermaye desteği olarak 1,4 milyar YTL, öğrenim kredilerine de 1,1 milyar YTL ayrıldı.
Prim - 19.10.2006
İzmir: Çeşmeli Turizmciler Önlem İstiyor
Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB), Çeşme'deki 2007 turizm sezonu için alınması gereken önlemleri sıralayarak, "her şey dahil" sistemin artık bir son bulması gerektiğini belirtti. Otel Karaca'da düzenlenen basın toplantısında konuşan ÇEŞTOB Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Öncel, 2006 turizm sezonunu Türkiye'deki otellerin yüzde 90'ının mutlu kapatmadığını, satılık ve kiralık otel sayısının çok fazla olduğunu söyleyerek, Antalya bölgesindeki yatak artış hızının önlenmesi ve farklı bölgelere yatırımın teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti. Öncel, "Çok cazip fiyatlarla yatakları pazarlamak marifet değil. Antalya'ya her yıl ilave olan 30 bin yatak acaba müşteri buluyor mu? Türkiye'deki turistik tesislerin yüzde 7'si hariç diğer tüm tesisler 30-50 Euro arasında her şey dahil fiyatı nereye kadar uygulayacaklardır. Farkında olmadan otellerimizdeki kalite, fiyat politikasından dolaşımı düşmektedir. Açık büfelere kırmızı eti koyamaz olduk. Tavuk ve hindiden yemek çeşidi herhalde en çok Türkiye'dedir" diye konuştu. Türkiye'de otelciler birliği kurulması gerektiğine de dikkat çeken Öncel, kış aylarında otellerin kapanmaması gerektiğini de belirtti. Kış ayları için SSK primleri, elektrik gibi giderlerde teşvik edici önlemlerin gelmesi durumunda yerli ve yabancı turistlerin çekilebileceğini kaydeden Öncel, Turizm Bakanlığı'nın da turizme bir yıllık değil uzun yılların turizm planlamasını yapması gerektiğini ifade etti.
Prim - 19.10.2006
İzmir: Çeşmeli Turizmciler Önlem İstiyor
- Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB), Çeşme'deki 2007 turizm sezonu için alınması gereken önlemleri sıralayarak, herşey dahil sistemin artık bir son bulması gerektiğini belirtti Otel Karaca'da düzenlenen basın toplantısında konuşan ÇEŞTOB Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Öncel, 2006 turizm sezonunu Türkiye'deki otellerin yüzde 90'ının mutlu kapatmadığını, satılık ve kiralık otel sayısının çok fazla olduğunu söyleyerek, Antalya bölgesindeki yatak artış hızının önlenmesi ve farklı bölgelere yatırımın teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti. Öncel, "Çok cazip fiyatlarla yatakları pazarlamak marifet değil. Antalya'ya her yıl ilave olan 30 bin yatak acaba müşteri buluyor mu. Türkiye'deki turistik tesislerin yüzde 7'si hariç diğer tüm tesisler 30 - 50 Euro arasında her şey dahil fiyatı nereye kadar uygulayacaklardır. Farkında olmadan otellerimizdeki kalite, fiyat politikasından dolaşı düşmektedir. Açık büfelere kırmızı eti koyamaz olduk. Tavuk ve hindiden yemek çeşidi herhalde en çok Türkiye'dedir" diye konuştu. Türkiye'de otelciler birliği kurulması gerektiğine de dikkat çeken Öncel, kış aylarında otellerin kapanmaması gerektiğini de belirtti. Kış ayları için SSK primleri, elektrik gibi giderlerde teşvik edici önlemlerin gelmesi durumunda yerli ve yabancı turistlerin çekilebileceğini kaydeden Öncel, Turizm Bakanlığı'nın da turizme bir yıllık değil uzun yılların turizm planlamasını yapması gerektiğini ifade etti.
Prim - 19.10.2006
Denizli: Denizlispor Çifte Bayram Yapmak İstiyor
Turkcell Süper Ligi'nin 10.haftasında deplasmanda Sakaryaspor ile karşılaşacak olan Denizlispor, bugün yaptığı son idmanla hazırlıklarını tamamladı. Ligin ilk 9 haftasında topladığı 9 puanla 13. sırada yer alan yeşil siyahlılar, Sakaryaspor deplasmanından en az bir puanla dönmenin hesaplarını yapıyor. Haluk Ulusoy Tesisleri'nde yapılan son idmana, tedavisini Almanya'da sürdüren Selahattin dışında tüm futbolcular katıldı. Teknik Direktör Faruk Hadzibegiç, Çaykur Rizespor maçında oynanan futbol ve alınan galibiyet sebebiyle kadroda büyük bir değişikliğe gitmeyi düşünmüyor. Hadzibegiç, geçen haftanın kadrosundan Hüseyin Kartal'ın yerine, cezası biten İbrahim Ege'ye verip, forvette Oliveria Yusuf ikilisini oynatmayı hedefliyor. Türkiye'de futbolun Avrupa standartlarına yakın olduğunu, bu yüzden iç veya dış sahada alınacak her puanın büyük önem taşıdığını belirten Denizlispor Teknik Direktörü Faruk Hadzibegiç, "Sakaryaspor'u bir süredir yardımcı hocalarımızla birlikte yakından takip ediyoruz. Eksileri ve artılarını ortaya çıkardık. Rakibimizin durumuna göre mücadele edeceğiz. Ancak biz özellikle deplasmanda iyi oynayan bir ekibiz. Sakaryaspor deplasmanından mutlaka puanla dönmek istiyoruz. Son haftalarda ortaya koyduğumuz mücadeleyi Sakarya deplasmanında da gösterebilirsek 3 puan da bizim olabilir. Sakaryaspor deplasmanından zaferle dönerek taraftarlarımıza çifte bayram yaşatmak istiyoruz" dedi. Selahattin dışında eksik futbolcusu bulunmayan yeşil siyahlılar, bu akşam uçakla İstanbul'a gidecek. Daha sonra karayolu ile Kocaeli Grand Yükseliş Otel'de kampa girecek olan Denizlispor, maç günü sabah saatlerinde Sakarya'ya hareket edecek. Denizlispor Yönetim Kurulu, Sakaryaspor maçı galibiyet primini 4 bin YTL, beraberlik primini de 2 bin 500 YTL olarak belirledi.
Prim - 19.10.2006
Ankara: İşçi Sendikası ve Konfederasyonları Seçiminde 10 Yıl Çalışmış Olma Şartı
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda İşçi sendikası ve konfederasyonlarının zorunlu organlarına seçilebilmek için gerekli olan en az 10 yıl çalışmış olma şartının kaldırılmasını öngören yasa tasarısı ele alındı. AK Parti Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl'ün başkanlığında toplanan Komisyonda, CHP Kocaeli Milletvekili İzzet Çetin, sendikalar kanununda yapılmak istenen bir maddelik düzenlemeyi olumlu bulduklarını, ancak Sendikalar Kanunu'nda değiştirilmesi gereken birçok madde olduğunu söyledi. CHP Ankara Milletvekili Bayram Meral ise sendikalarla grevli toplu iş sözleşmelerine ilişkin yasaları ''12 Eylül yasaları'' olarak nitelendirdi. 12 Eylül yasalarıyla Türkiye'nin yönetilmesinin bir demokrasi ayıbı olduğunu ifade eden Meral, ''Seçim öncesi bu yasaları değiştireceğini söyleyen partiler, iktidar bile olsalar sonuca varamıyorlar. AB'nin 'şu yasaları çıkarın' demesini mi bekliyorsunuz? Sendikalı olmak önceden işe alınırken aranan koşullar arasındaydı. Şimdi işten atılma nedeni olabiliyor. Memurlara verilen hakların aynısı işçilere verilmeye başlandı. Diğer hükümetler budadı, siz kökten kuruttunuz'' ifadelerine yer verdi. AK Parti Çorum Milletvekili Agah Kafkas, CHP'li Meral'in konuşmasını eleştirerek, sözlerine ''Kapı kilitlendi balyoz getirin'' diyerek başladı. ''Meral'in kan şekerinin düştüğünü'' söyleyen Kafkas, yasal düzenlemeyle ''bir arızanın giderildiğini'' ifade etti. CHP'li Bayram Meral ise ''Sen doktor musun? Benim kan şekerim yok'' diyerek Kafkas'a tepki gösterdi. Sendikalar, toplu iş sözleşmeleri ve grevlere ilişkin yasal düzenlemelerde geç kaldıklarını belirten Kafkas, ''Bu geç kalmamız Meclisin yoğunluğundan kaynaklandı. 12 Eylül artığı bu yasaların, bu dönemde giderilmesi gerekir'' dedi. AK Parti Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi ise "Düzenlemenin tamiratta ve tadilatta hissedilen eksikliklerin giderilmesi için yapıldığını" ifade etti. Görüşmelerin ardından benimsenen Sendikalar Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin tasarıya göre, işçi sendikası ve konfederasyonlarının yönetim, denetim ve disiplin kurullarına seçilebilmek için gerekli olan en az 10 yıl çalışmış olma şartı kaldırılacak. Bu tasarının ardından komisyonda AK Parti Kütahya Milletvekili Abdullah Erdem Cantimur'un Sosyal Sigortalar Kanunu ile Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi ele alındı ve kısa süren müzakerenin ardından kabul edildi. Önümüzdeki günlerde Genel Kurul'da yasalaştırılması beklenen teklifle, geçen yıl Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen ölüm aylığı bağlama şartlarına ilişkin son bir yılda meydana gelen mağduriyetin giderilmesi için düzenleme yapılıyor. Kabul edilen teklife göre, 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinde en az 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyenlerin, ölmeleri halinde hak sahiplerine aylık bağlanabilecek.
Prim - 19.10.2006
Şampiyonlar Ligi, UEFA'dan Daha Çok Kazandırıyor
Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden takımlar, UEFA Kupası'ndaki ekiplere göre daha fazla maddi gelir elde ediyor. Şampiyonlar Ligi'ndeki takımlara UEFA'da mücadele edenlere göre yaklaşık 30 kat daha fazla prim ödenirken, kupayı kazanan takımlar karşılaştırıldığında Şampiyonlar Ligi'nde, UEFA Kupası'na göre yaklaşık 3 kat daha fazla prim veriliyor.
Prim - 18.10.2006
Tarsim'den Sera Sigortası Çağrısı... -Sera Sigortalarında Primin Yarısı Devlet Tarafından Ödenecek
Tarım Sigortaları Havuzu (Tarsim) Genel Müdürü Bülent Bora, Sera Sigortalarında Primin Yarısının Devlet Tarafından Ödeneceğini Belirterek, Çiftçiyi Bu Fırsattan Yararlanmaya Çağırdı.
Prim - 17.10.2006
Roche, Sağlık Bakanlığı'na 1.4 Milyon Avroyu Geri Ödedi
Roche İlaç Firması Türkiye Genel Müdürü George Hodjiev, firmanın bilgisayar kayıtlarına el konulmasının ve deşifre edilmesinin ardından basına da yansıyan iddialara Swissotel`de düzenlediği basın toplantısı ile yanıt verdi. Yazışmaları ortaya çıkaran polise teşekkür eden genel müdür Hodjiev, ¨E-mailler bize verildi. Bizim için kabul edilemeyecek bazı hususlar olduğu kesin.¨ dedi. ¨1.4 MİLYON AVRO ÖDENDݨ Roche Türkiye Genel Müdürü George Hodjiev, firmanın çalışanları arasındaki e-mail yazışmalarından elde edilen verilere göre ortaya çıkan kanser hastalarını kemoterapinin yan etkilerinden korumak için kullanılan ¨Neupogen¨ adlı ilaçtan 1 milyon 471 bin avro haksız kazanç elde edilmesine ilişkin iddiaları yanıtladı. Neupogen isimli kanser ilacından oluştuğu iddia edilen kamu zararının Sağlık Bakanlığı üst düzey yöneticileri ile biraraya gelerek yaptıkları toplantı sonrasında ödendiğini kaydeden Hodjiev, 1.4 milyon Euro`luk ödemenin tanzim edildiğini dile getirdi. Genel müdür, ödeme zamanı konusunda ise bilgi vermek istemeyerek, ¨Çok uzun bir zaman önce olduğunu bilebilirsiniz. Ancak bunlar zaten zamanı geldiğinde açıklanacak.¨ diye konuştu. Hodjiev, ¨Bizim ürünlerimizden kaynaklanan bir kamu zararı söz konusu değildir.¨ dedi. ¨BENİM ROCHE`UN VERGİ KAÇIRDIĞINI GÖSTEREN BİR DELİLİN VARLIĞINDAN HABERİM YOK¨ Genel müdür George Hodjiev`e ¨Hizmet Faturası¨ olarak adlandırılan sistem sayesinde vergi kaçırdıklarına ilişkin iddialar da soruldu. E-mail yazışmalarından ortaya çıkarılan iddiları ¨Başlıbaşına çok saçma bir şey¨ olarak niteleyen genel müdür, ¨Her yerde vergilerimizi ödüyoruz. Türkiye`de vergilerimizi yasal yükümlülükler içinde ödüyoruz. Her türlü denetim yapılıyor hatta uluslararası şirketler gelip denetliyor. Hiçbir olumsuz görüş belirtilmemiştir. Hatta teşekkür bile ediliyor.¨ şeklinde konuştu. Polis raporunun doğru olmadığını vurgulayan Hodjiev, bütün faturaların dosyalandığını kaydederek, raporun e-mail yazışmalarından varılan sonuçlardan oluştuğunu ve bunları bir delil olarak görmediğini de sözlerine ekledi. Hodjiev, ¨Benim Roche`un vergi kaçırdığını gösteren bir delilin varlığından haberim yok.¨ dedi. Önceki yıllarda ödenen dolaysız vergileri hatırlatan Türkiye genel müdürü, 2003`te 18 milyon YTL, 2004`te 17 milyon YTL, 2005`te ise 16 milyon YTL vergi ödendiğini söyledi. Hodjiev, 2001 yılında şirketin uğradığı zarar sonrası 40 milyon YTL`lik yatırım teşviki alındığını ve 2002`den bu yana kurumlar vergisi ödemediklerini de sözlerine ekledi. ¨BİR BİRİMDEKİ ÇALIŞANLARIN YÜZDE 100`Ü DEĞİŞTݨ ¨Süregelen dava bitiminde herşeyi göreceksiniz¨ diyen genel müdür, Roche`daki skandalların ardından şirket bünyesindeki yeniden oluşum sürecinde toplam 4 birimde yaklaşık 300 çalışanın değiştiğini kaydetti. Hodjiev, ¨Birimlerden bir tanesi yüzde 100, biri yüzde 60, diğer ikisinde de yüzde 50 yenilenmiş durumda. Tamamı olay nedeniyle değil. Performans ve bilgiye de dayanıyor.¨ dedi. Eski genel müdür Faruk Yöneyman döneminde bir aylık yönetici maaşlarının 1 trilyona varmasına ilişkin bir soruyu da, ¨Bu rakamı nereden aldınız bilemiyorum ama böyle bir şeyi hayal bile edemiyorum. Bir genel müdür olarak maaş paketinde primler, ödemeler, herşey bulunmak zorundadır.
Prim - 17.10.2006
Ankara: Bayraktar'dan "Ham Yağ İhracatı" Açıklaması
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ham yağ ihracatına izin vermenin bindiğimiz dalı kesmek olduğunu ifade etti. Konuyla ilgili açıklama yapan Bayraktar, son günlerde zeytinyağı rekoltesinin 200 bin tonun üzerine çıkacağı gerekçe gösterilerek ham yağ ihracatının serbest bırakılmasına yönelik tartışmalar yapıldığını ve ham yağ ihracatındaki yasağın kalkması konusu gündeme taşındığını belirterek, bu açıklamaların aksine İzmir Ticaret Borsası'nın 2006/2007 sezonunda zeytinyağı üretiminin 166 bin 324 ton olacağının açıkladığını, yıllar itibarıyla zeytinyağı üretim rakamlarına bakıldığında 166 bin 324 tonluk rakamın görülmemiş bir rekolte olmadığını ve 2006/2007 sezonu zeytinde var yılının olduğu bir dönem olması nedeniyle üretimde geçen sezona göre bir artış olmasının da çok doğal olduğunu ifade etti. Üretimdeki artış gerekçe gösterilerek üretici üzerinde fiyat baskısı oluşturulmaya çalışıldığını ve üreticinin pazarlama problemi ile karşı karşıya kalacağı bazı kesimler tarafından belirtildiğini kaydeden Bayraktar, yağlı tohum ithalatına 1 milyar doların üzerinde bir ödeme yapılan, bitkisel yağ açığının yaklaşık 800 bin ton olduğu Türkiye'de arz fazlasından söz etmenin ve ham yağ ihracatına izin verilmesini istemenin bindiğimiz dalı kesmekten başka bir uygulama olmadığını belirtti. Türkiye'de zeytinyağı kutulu, varilli ve dökme olarak ihraç edildiğini ve lampant yani rafine edilmemiş ham zeytinyağı ihracatının ise Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın iznine tabi olduğunu hatırlatan Bayraktar, "Zeytinyağı ihracatımızda öne çıkan ülkeler sırasıyla İtalya, İspanya ve ABD'dir. İtalya en önemli tedarikçi ülkelerden biri olup, dünyanın en gelişmiş rafineri tesislerine sahiptir. Ham yağ ihracatına izin verilmesi halinde ülkemizde rafineri tesisleri, işleme girecek ürün miktarındaki azalmadan olumsuz etkilenecektir" dedi. Ham yağ ihracatı yasak olduğundan kullanıma uygun olmayan yağlar rafinasyon işleminden sonra ihraç edildiğini ve ürün rafine edildiği için de tedarikçi ülkeler aldıkları ürünü ambalajladıklarında menşeini belirtmek zorunda kaldıklarını belirten Bayraktar, "Ham zeytinyağı ihraç edilmesi halinde ise alıcı ülkeler ürün menşeini belirtmek zorunda olmayacaklarından ülkemizin kendi adı ile dünya piyasalarında var olması mümkün olmayacaktır. Son yıllarda Türkiye imajının yerleştirilmesine yönelik çalışmalar bu durumdan olumsuz etkilenecek, yapılan çalışmalar da heba olacaktır" şeklinde konuştu. Geçen sezon sofralık zeytin ithalatı tartışmalarının ardından bu sezonda ham yağ ihracatının serbest bırakılmasına yönelik tartışmaların kalıcı çözüm üretmekten oldukça uzak olduğunu ifade eden Bayraktar, "Zeytinyağında söz sahibi olmak için çaba sarf edildiği bir dönemde tedarikçi ülke konumuna sokulmak ülke menfaatleri ile bağdaşmamaktadır. Türkiye'de zeytin üretimi gelişme göstermektedir. Bu durumda üretimin doğru yönlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Gerek üretimin doğru yönlendirilmesi gerekse artan üretim nedeniyle pazarlama problemi ile karşılaşılmaması bakımından; AB'deki gibi zeytinyağı piyasasında yaşanabilecek sorunlara karşı özel stoklama yardımı verilmeli, prim miktarı öncelikle üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmeli, tanıtım faaliyetleriyle iç tüketim artırılmalı, bitkisel yağ açığımızın kapatılmasında zeytinyağı devreye sokulmalı, sofralık üretimlerin yağlığa kaymasının engellenmesi bakımından sofralık zeytin için de prim verilmeli, birlikler finansman bakımından güçlendirilmelidir.
Prim - 17.10.2006
Frankfurt: Almanya'da Başörtüsü Tartışmaları Sürüyor
Almanya'da Yeşiller Partisi'nin Türk kökenli Federal Milletvekili Ekin Deligöz'ün Müslüman kadınlara başörtülerini çıkarma çağrısında bulunmasının ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Milletvekili Lale Akgün ile Hür Demokrat Parti (FDP) üyesi Mehmet Daimagüler'in başörtüsüne yönelik görüşlerinin yankıları sürüyor. Başörtüsünün entegrasyona engel teşkil ettiği ve İslamiyet'in bir gereği olmadığı şeklinde Bild am Sonntag Gazetesi'nde çıkan haber ve görüşlere Türk çatı örgütlerinden de tepki yağıyor. Konu hakkında açıklamada bulunan Hürriyetçi Türk-Alman Dostluk Dernekleri Federasyonu (Hür-Türk) Genel Başkanı Hasan Tekin, 'başörtünüzü çıkarın' şeklindeki çağrıyı antidemokratik bulduğunu söyleyerek, "Demokratik bir ülkede böyle bir şey yapılması düşünülemez. Bu hareket, insan haklarına ve demokrasiye aykırıdır. Ancak diktatörlükle yönetilen ülkelerde bunlar yapılabilir. Almanya gibi bir ülkede böyle davranılması çok üzücü" diye konuştu. Her insanın kendi yaşamına istikamet verme hakkı olduğunu bildiren Tekin, "Bir başkasının bunu yapması doğru değil" dedi. CDU'nun kardeş partisi Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi'nin (CSU) son kongresinde 'Almanya İslamlaşıyor' şeklinde bir görüşün ortaya atıldığını hatırlatan Tekin, "Hemen akabinde başörtüsü konusu gündeme taşındı. Bunlar maksatlı yapılıyor. Müslümanlar'ın Alman toplumuna uyumunu engelleyen de bu politikacıların talihsiz açıklamalarıdır. İnsanların kaynaşması isteniyorsa, bu şekilde insanları hedef gösterecek açıklamalardan kaçınmak gerekir" diye konuştu. Avrupa Türk-İslam Birliği (ATİB) Genel Başkanı Fikret Ekin ise, "İnsanlara 'başörtüsünü çıkarın, şu şekilde giyinin' demenin demokrasiyle bağdaşan hiçbir tarafı yok. Dini bir konuyu, uyuma engel göstermek insan haklarına da aykırıdır. Bu, normal insanların yapacağı bir şey değil. İslam'a hakaret edenlerin prim yaptığı bir dünyada yaşıyoruz.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Prim Haberleri | Prim Haber - Haberler - Sayfa 3 - Prim haberleri, son dakika prim haber ve gelişmeleri burada. İstanbul: Doğuş ve Ge Real Estate, Garanti Gyo'nun Yüzde 51 Hissesini Satın Aldı.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 2.3.2021 04:58:07. #1.16#
title